Lynsay Sands

Lynsay Sands

Yazar
6.6/10
43 Kişi
·
79
Okunma
·
6
Beğeni
·
1.152
Gösterim
Adı:
Lynsay Sands
Unvan:
Kanadalı Yazar
Doğum:
Leamington, Ontario
Pişmanlık ve suçluluk insanı çoktan olup bitmiş bir geçmişte tutan faydasız duygulardır... ve öğrendiğim bir şey varsa o da geçmişin seni yıkmasına izin vermenin kimseye faydası olmadığıdır. Yalnızca olman gereken yerde, yani şu anda olmanı ve anı yaşamanı engeller.
Lynsay Sands
Sayfa 237 - Yabancı Yayınları
İyi bir dedikodu ihtimali kadar, kadınların yüzünü canlandıran başka bir şey daha yoktu.
Lynsay Sands
Sayfa 19 - Yabancı Yayınları
304 syf.
·2 günde·1/10
Zorla bitirdim.
Zaten sevdiğim bir yazar olmadığı için isteksizce başlamıştım. Başlangıcı BİRAZ akıcı olunca da okumaya devam ettim. Ama sonunu zor getirdim.

Tarihsel olarak bir nebze gerçeklik payı yok. Yazar kendine göre ütopik bir tarih oluşturmuş ve bunu tamamen belli amaçlarla kaleme almış. Dönemin şartları göz önüne alındığında kötü karakter son anına kadar kendini iki küçük cümleyle suçsuz çıkarabilirdi. Hakkında daha fazla konuşmak bile istemiyorum. Tüm 'kurgu' saçmalıktı.
328 syf.
·8/10
Annabel, 7 yaşında ailesi tarafından manastıra kapatılmıştır. Onun geleceği ile uğraşmak istemeyen aile, manastıra verip Annabel'in rahibe olmasını ister. Ancak o çok sevdikleri, Annabel'dan bir yaş büyük olan ablası Kate, iki aile arasında anlaşma gereği yapılacak olan evliliği yerine getirmek yerine malikanenin bahçıvanı ile kaçar, gider. Bunun üzerine paniğe kapılan aile 14 yıl sonra bir kızları daha olduğu akıllarına gelir ve anne derhal manastır yoluna konur. Ve Annabel'i evlilik için geri götürür. Tabi bu olayların hiçbirini de yol boyunca kızına açıklama zahmetine bile girmez.


Ross ise İskoç'umuz :D Babasının zamanında iki aile arasında yapılan anlaşmayı yerine getirmek adına gelinini almak için yola koyulur. Ancak anlaşma gereği evlenmesi gereken Kate yerine Annabel ile evlendirilir. Bunu elbette farkeder ancak Annabel'i ilk gördüğünde öyle etkilenir ki kitabın ilerleyen sayfalarında Kate ile değil de Annabel ile evlendiği için bol bol şükür eder :D

Annabel ise bu evlilikten korkar. Çünkü hayatının neredeyse tamamını manastırda geçirmiştir ve ev idaresi ya da kocasını mutlu etmek ile ilgili hiçbir şey bilmez. Tabi annesinin tembihi üzerine de Ross'a manastırda yetiştiğinden de bahsedemez. En azından bir süre için.. İskoç topraklarına yol koyuldukları zaman ve oraya yerleştiğinde başına gelen saldırılar ile çiftimizin hayatları birden karmaşa halini alır.

Derken birgün kapısında 7 yaşından beri görmediği ablası Kate belirir...

Hikayemizin genel olarak konusu bu şekilde.

Olimpos yayınlarından çıkan kitabımızın yazarı ile ilk defa tanışıyoruz. Ben şahsen yazarın kalemini beğendim, okurken keyif aldım. Kurgusu gayet başarılıydı. Ve benim için en önemlisi ise gereksiz uzatmalardan, saçmalamalardan kaçınmış olmasıydı. Çeviri de iyiydi, ancak kitabın başlarında da vardı ama sonlarına doğru özellikle yazım hataları maalesef çoğalmıştı :/

Kitap hakkında sevdiğim bir diğer durum ise Ross'un hislerini saklama gereği duymamasıydı. Yani kitabın ilk bölümünden itibaren Annabel'e karşı hislerini hiç kendine bile yalanlama gereği duymadan göstermesi, okunmayı daha da keyifli bir hale soktu kitabı.

Benim için yazar konusunda eksik diyebileceğim tek şey ise, keşke dedim kitabın sonunda çiftimizin birkaç sene sonraki hallerini de birkaç sayfa da olsa bizlerle paylaşsaydı. Ben şahsen bu tarz kitaplarda bu olayı çok arıyorum.

Eğer sizler de tarihi aşk romanları okumayı seviyor ve yeni kalemler arıyorsanız bu kitabı tavsiye ederim kesinlikle ;)
304 syf.
·5/10
Baktım kitap okuyamıyorum bu sıralar. Elime aldığım her kitabı okumaktan geri vazgeçiyorum. En sonunda bu kitapta karar kıldım, uzun zamandır gözüme çarpıyordu ama tarihi aşk tarzı şeyler okuyasım gelmiyordu. Çok hızlı bir girişi var. Olaylar oldukça hızlı ilerliyor. Hızlı ilerleyen bir çok kitap var ama dozunu ayarlayamıyorlar. Bu kitap o kitaplar gibi değildi. 'Daha birbirini tanımayan iki kişi, iki-üç gün sonra nasıl evleniyor. Saçmalığa bak!' demek zorunda kalmadığınız bir kitaptı. Bence her olay mantıklıydı. Kitaptaki o hız, beni hiç sıkmadı. Yargılamadım, neden böyle oldu neden şöyle oldu diye. Kitabın +18 içeriği var, sadece onu konu almayıp içine cinayetleri, eklemesi belki de kitabı okunur kıldı. Çok ciddi bir kitap değildi. Okurken gülebileceğiniz aynı zamanda şaşırabileceğiniz bir kitap olmuş. Reading Slump'tan çıkmak için kitap türümü değiştiriyorum genelde. Bu kitapta amacıma hizmet etti diyelim. Ben, pek bana hitap etmese de okudum. Kendini okutturanı okuyacaksın diyorum ve gidiyorum.
304 syf.
·7/10
Herseycikler oldu da bitti tarzında bi kitaptı. Kizin abilerine bayildim. 7 tane birbirinden catlak abi. Ve kizda o kadr erkk arasinda erkek fatma gibi bir leydi idi. Greer de parali bir askerdn gecme lord. Tam birbirlerini buldular sanirim. Icine cinayet olayini da iyi ki katmislar dedim. Kitap cerezliklerdn okursnz biter :)
304 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Kitap romantik,, komik ve gizem yüklü.....Eğlenceli, bir çırpıda okudum....Kesinlikle tavsiye ederim....
Saidh, yedi ağabey ile büyümüş genç bir kadın. Yetişme şeklinden dolayı tam bir 'leydi' gibi değil. Kılıç kullanıyor, ata biniyor hatta yerine göre küfrediyor.
Greer de kuzeninin ölümünün ardından paralı askerliği bırakıp 'lord' olmak zorunda kalan güçlü, cesur, yakışıklı bir adam.
İki karakterin benlikleri arasındaki çekişmeyi okumak eğlenceliydi, ikisi de ağırlığı olan karakterler ve aralarında bir üstünlük yoktu. Kimi diyalogları da beni epey güldürdü.
328 syf.
·4/10
Başlarda sevmiştim, kızın neredeyse hayatının tamamını kilisede geçirmiş olarak dünyadan bi:haber saflığı vs... Ama sonradan kitapta o kadar tutarsızlıklar ve bunaltıcı bir ilerleyiş vardı ki sıktı. Kız bir leydi olmakla ilgili hiçbir şey bilmemeliyken yıllardır sağa sola emir yağdırmak için eğitim almış gibi konuştuğu kısımlar vardı. Ayrıca genel olarak diyaloglarda ilgiyi tazelemeye yetmiyordu.
328 syf.
·Beğendi·9/10
Kitap benim çok hoşuma gitti.. Hiç sıkılmadan 2 güne bitirdim.. Kitapta hiss etdikleri her şey güzel anlatılıyor.. Özelliklede tutku,şehvet,aşk... Merak insanın istemedende olsa içine yerleşiyor.. Tavsiye ederim..
304 syf.
·9/10
Kitaptaki gizem çok hoşuma gitti. Aslında başından sonuna bu gizemin peşine düşmüş oluyorsunuz ama her nasıl oluyorsa asıl sonlara doğru yoğunlaşmış olduğunuzu farkediyorsunuz. Bu yönü beni şaşırttı. Gerçi kitabın kapağındaki yazı da etkilemiş olabilir ama kitabın hakkını veren bir yazı olmamış diye düşünüyorum bilinçli yapılmadıysa :) Ben okurken eğlendim, gizemi çözerken çok meraklandım ve kafa yordum. 7 abiye ve kız kardeşleriyle olan ilişkilerine bayıldım. Bu tarz kitaplar zaten keyifli vakit geçirmek için o yüzden hakkını vermiş kitaplardan biri ben sevdim, okuyun derim :)

Yazarın biyografisi

Adı:
Lynsay Sands
Unvan:
Kanadalı Yazar
Doğum:
Leamington, Ontario

Yazar istatistikleri

  • 6 okur beğendi.
  • 79 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 36 okur okuyacak.
  • 2 okur yarım bıraktı.