Malik İlyas Tanrıbağı

Malik İlyas Tanrıbağı

Yazar
8.0/10
1 Kişi
·
2
Okunma
·
1
Beğeni
·
744
Gösterim
Kur'an'a göre Hz Muhammed ve Hazreti Musa'nın tanrısına inanıyordu, ancak Kur'an'da Yehova adını neden kullanmadı da onun yerine onun farklı bir sürümü olan "Errahmânir'rahim" ismini kullandı? Çünkü Yehova'nın Tevrat'daki 'penis-vagina' isimleri soyut alanda insanların idraki yönünden fiziki çağrışımla kavram kargaşasına sebep olurken Errahmânir'rahim bunu tamamen soyut alanda "Rahim olan Rahman", yani içyüzünde "dişil de olan eril", hermafrodit veya androjen olarak tanrısal değerinden düşürmeden, yüksek titreşim yani tanrısal boyutunda tutmaktadır
Karagöz'ün yani hayal oyununun Anadolu'daki büyük Üstadı HoHorasanlı Şeyh Küşteri'nin felsefesine göre tanrısal ruh, ışıktır; dünya alemi, perdedir insan ise; hayaldir. Şu halde bu felsefeye göre insanlar dünya perdesinde oynayan hayallerden ibarettirler! Ruhun ışığı söndüğünde yani insan ölünce hayal olduğundan kaybolur. Insanın dünya perdesinde göründüğü süreçteki anına hayat veya yaşam denir. Hayal olan insanı dunya perdesinde perde ardından oynatan Ruh'tur.

Bu felsefe Plato'nun mağara benzetmesi felsefesinin farklı bir sürümüdür
Yaşam boşa geçirilmek üzere sunulan bir hediye değil her anı Evrensel kazanım ve niteliklerle doldurmanız gereken çok önemli bir gelişim sürecidir
Kilisenin ruhbanlığı, İslam dünyasına mürşit, tarikat lideri, şeyh, hoca vb. olarak yansımış Allah ile kul arasına girilerek kurani öğretinin özüne, evrensel İslam hakikatine tamamen aykırı vicdani değil de nefsani bir yapılanmaya, "amaçlarına uygun olarak bulabildikleri her şeyle aldatmaya" kadar varan çıkarcı, siyasi bir yol açılmıştır. Kurani evrensel İslam öğretisinde bölücülük, kutuplaşma, ayrışma lanetlenirken, evrensel ruhsal birlik ve çağdaş akla dayalı evrensel hür ve derin düşünce bilakis yüceltilmiştir.
Kıble sözcüğünün kadim kökeni ana tanrıça Kibele den gelmektedir Kibele'nin isim olarak değişime uğramış versiyonda günümüzde kızlara konan 'Sibel' ismidir
Tanrının gerçeklik boyutunda adı yoktur! Tanrı kendisine isim dahi veremezken peygamber denilen kişiye bunu nasıl söylemiş olabilir? Musa, güya ona adını sormuş; "O" da "ben benim" diye yanıtlamış! Işte Musa bu gerçeğe işaret etmiştir. Şu halde "O" nun gerçek adı kendi titreşimidir, o da burada söz ile ne telaffuz edilebilir ne de anlatılabilir sadece yaşanır! "O" nu ancak "Hu", yani nefes olarak tercüme edebiliriz. "Hu" tüm insanların "ortak fıtratı" veya gerçek tek dinidir!
Tanrı neden her insana dinine, inancına bakmadan tanrısal "Ruh" vermiştir? Niçin her fizik insanın ortak yaratımında rengine, ırkına, diline bakılmadan Yahve-Elohim tarafından suptil Ay kapısında 'Kundalini' monte edilmiştir? Daha günümüzdeki dinler yok iken kadim çağlarda yaşayan insanlar hangi yasalara göre tanrısal kimlik kazanıp bilge oldular? Hangi öğretiyle Tanrı'ya erdiler? Onların ruhları, Kundalinileri yokmuydu? Tüm zamanların Tanrı'sı onların da tanrısı değil miydi? Hangi yasaya göre tanrısal hesap verdiler? Havra, Kilise, Cami yok iken nerede ibadet yaptılar ve ibadetleri kabul olundu da erdiler?
Gerçek tanrısallıkta mekan yoktur! Tanrı insanın içinde olduktan sonra, hangi mekan, hangi din kutsal olabilir ki? Bunların hepsi Tanrı'ya giden yolda aracı motiflerdir.
Yazara henüz inceleme eklenmedi.

Yazarın biyografisi

Adı:
Malik İlyas Tanrıbağı
Unvan:
Yazar

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.
  • 2 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 18 okur okuyacak.