Çizimler çok iyi olsa da, anlatım ortalama ve derinlikten yoksun.
Olaylar çok hızlı gerçekleşiyor ve zaman çizelgeleri çok ileri atlanıyor ve ortada olması gereken yerde sonunu görüyorsunuz...
*spoiler*
Zihnimi dinlendirmek için başladığım çizgi romanın 26. Sayfasında şuanki hayatımın özetini buldum :) Bu kısmı geçersek kitap hakkında okurken aldığım notlarım:
1. Tetikçi kafa adam (bu kendime not) Şans verilmeli. Seriye devam edeceğim.
2. İlk sayfalarda milgram diye bir deneyden söz ediyor, rastgele seçilen her 10 kişiden yedisi yakınlarını öldürmeye ya da onlara işkence etmeye hazırdır. Bu deneyin tasdiklemesini de Almanya polisinin 101. İhtiyat taburunun Nazi zamanı göstermiş olduğu davranış şekli ile sağlıyor sevgili tetikçim. 16 ayda 38 bin Yahudiyi (kadın erkek çocuk) beyinlerinde tek kurşun sıkarak öldürmelerinde hiçbir zorunluluk olmadığını söylüyor. Yapmayana herhangi bir disiplin cezası yok. Reddetme seçenekleri var . Üstelik bu adamların şimdilerde Alman devletinden gazi olarak emekli maaşı olmasından da dem vuruyor. Bunları söyleyerek kendini aklıyor 20 yaşında hukuk fakültesinde öğrenceği kadarını öğrenip tetikçiliğe başlayan başrolümüz.
3.Her şeyi para için yapıyor ki herhalde yani ;) Hakkıyla insan gibi yaşamak için bu mesleğe başlayan tetikçimiz işini sabah yürüyüşleri kadar zevkli buluyor.Ucunda ödül bekleyen bir yürüyüş diyor. (Harbi çatlak bence ). Neyse devam.
4. İşinin zorluğu olarak da Porsche alamamaktan bahsediyor servetin var ancak vergin yok . Mesai saatlerin yok. Her gün iş yok. Patron yok. İstediğin kadar boş zaman. İşini övmeden duramıyor ama bence yaparken rahat da değil. Okurken hep bir bunalım halindeymiş gibi hissettirdi. Bilemeyeceğim belki de ben öyle okumak istedim davranışlarını
5.Zenginlerin onu tuttuğundan ancak fakirlerin bu işleri kendileri üstlenerek ömürlerini çürüttüğüne de değinmeden geçmiyor. (Sosyolojik esintilerrr )
6.Fazla disiplinsiz ve bağımsız bir yaşam için uygun meslek yapan tetikçimiz sürekli