Mehmet Önder

Mehmet Önder

7.0/10
12 Kişi
·
28
Okunma
·
1
Beğeni
·
703
Gösterim
Adı:
Mehmet Önder
Tam adı:
Mehmet Önder
Unvan:
Dr. Mehmet Önder
Doğum:
Konya, 1 Mart 1926
Ölüm:
Konya, 23 Ağustos 2004
1926 Yılında Konya' nın Çumra İlçesinde doğan Mehmet Önder, Konya Lisesi' nin ardından, Ankara Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Sanat Tarihi bölümünü bitirerek Konya Müzesi' ne atandı. 1963 yılı sonuna kadar bu müzenin müdürlüğünü yaptı. 1964 yılında Eski Eserler ve Müzeler Genel Müdürü, 1967-74 yılları arasında Kültür Müsteşarı görevlerinde bulundu. 1977 yılında Almanya Bonn Büyükelçiliği Kültür Müşavirliği' ne atanarak 1983 yılına kadar bu görevde kaldı. Dönüşte Kültür ve Turizm Bakanlığı Baş Müşaviri oldu. 1987 yılında emekli olan Mehmet Önder,Türkiye İş Bankası Kültür ve Sanat Müşavirliği' ne getirildi. Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu üyesi de olan Dr. Mehmet Önder, yurt içinde ve yurt dışında yüze yakın uluslar arası ve ulusal bilim, kültür ve sanat kongrelerine katılarak bildiriler verdi. Mehmet Önder' in Türk kültürü ve sanat tarihi ile ilgili yayınlanmış 74 kitabı ve bine yakın makalesi vardır. Mehmet Önder binbir emekle topladığı toplam 4 bin 500 adet değerli kitabı Koyunoğlu Müze ve Kütüphanesine hibe etmiştir. Mehmet Önder, 2004 yılı Ağustos ayında hayatını kaybetti.
Konya ve kasabalarında yıllar yılı süregelen bir geleneğe göre, evlenmek isteyen oğul, bu isteğini babasına duyurmak için anasının aracılığı ile sofraya bir fazla kaşık koydururmuş. Sonra ana babaya:
-Sofrada bir kaşık fazla. Kimin kısmeti acaba. Tanrı, bu kaşığın sahibini soframızda güldürsün, dermiş.
Baba durumu anlar. Amin derse evlenmeye izin çıktığı anlaşılırmış. İnşallah derse bu oğlan birkaç yıl daha beklesin, anlamına gelirmiş.
Yavuklusuna sarı bir mendil gönderen kızın sevdası yeğindir, sararıp solmadadır. Yeşil murattır, aşkta karşılık bekler; mavi umuttur, beyaz mutluluk. Siyah üzüntüyü, pembe bozuntuyu dile getirir. "Al giyenin gönlü dolu, mor giyenin çoktur malı." derler.
Yıllar yılı okumamış, okutulmamış Anadolu insanı, yazıdan yoksun olunca, düşüncelerini kendine özgü şekillerle, renklerle dile getirmeye çalışmış; bu şekilleri, renkleri, halısına, kilimine, yağlığına, çorabına işlemiştir.
Malatya’ya gelen Atatürk, Malatya’da şöyle sesleniyordu:
“Demir yolları bu memlekete yalnız vatandaşın arzuladığı ekmeği değil, medeniyeti de getirecek. Demir yolları, Türk milletinin refah ve medeniyet yollarıdır.”
420 yıl önce, batılı bir büyükelçinin Anadolu için söylediği sözler şunnlardır: "Savaşta ve sanatta hünerli, doğruluktan, mertlikten yana eşi bulunmaz, gösterişten uzak, konuksever insanlar cenneti."
Türk beyi kim bilir kaçıncı kez sefere çıkar ordusuyla, dağ taş, dere tepe demez, aşar da aşar. Ağustos sıcağı, dudakları çatlatır, damakları kurutur. Bu sırada, boz bulanık tepelerden, ak saçlı bir ana, omzunda ayran bakracıyla görünür. Yanık bağırların, susuz dudakların umudu olur yaşlı ana. Yaklaşır askerlere:

-Yavrularım, gazilerim! Alın ananızın ak sütü gibi için ayranımdan.

Omzundan bakracını indirir, önündeki taş oluğa döker. Asker oluğa üşüşür, taslarını doldurur.

-Doldur oğlum!
-Dolu ana.
-Doldur yiğitlerim.
-Ana dolu.

Yaşlı ana "Doldur" dedikçe, askerler: "Ana dolu" diyerek, buz gibi ayranı doldururlar kalaylı taslara. Bir bakraç ayran, bir orduya yeter, artar bile. O günden sonra bu kutsal topraklara "Anadolu" deyiverir herkes.
Çınar dediğin evlât, devlet gibidir. Koca devletimiz de böyle budanıp gitmedi mi? Ama sen köke bak, gövde­yi ayakta tut.. Yeni dallar sürer, taze yeşillikler doğar, iş kökte ve gövdede...
Açılmamış sayfaları, duyulmamış sözleri, derlenmemiş türküleri, hikayeleri, masalları, destanları, bilinmeyen ozanları ile bitmez tükenmez bir söz yumağıdır Anadolu.
Anadolu insanı, Anadolu'nun bereketini, yaşlı bir ananın bakracındaki ana sütü gibi ak ayranında simgelemiş, bu ana da doğuran ve besleyen Anadolu'yu bulmuştur. Bu yüzden Anadolu'da, tarihin ilk gününden beri, ana sevgisiyle Anadolu sevgisi birbirinden ayrılmaz bir bütündür.
"İşin kıyısı, çorbanın koyusu" tekerlemesi, az iş yapan, yemeğe gelince çok yiyen tembel kişiler için söylenir. "Çorbanın yağı yüzünde, insnın merdi sözünde durur." atasözü de yine Anadolu'da çok söylenir.
Mustafa Kemal Atatürk'ün sadece ulusun bütünlüğünü gözeterek yaptığı faaliyetlerini , birleştirici ve yapıcı düşüncelerini bizlere açan bir kitap . Sadece tarihin önemli noktalarında bizlere anlatılan Atatürk'ün bulunduğu yerlerin dışında Mustafa Kemal'in izlediği yol haritasını ve bulunduğu yurt gezilerinde ki faaliyetlerini düşüncelerini anlatan , bir kitap . Sahaflarda bol bol bulunan , benimde sahaf gezintilerimde alışverişime eklediğim bir kitap . Atatürk'ün yaşamı hakkında makul bilgiye sahip ve Atatürk'ün yaşamına merak duyan herkesin keyif alarak okuyabileceği bir kitap.
Çok eskilerde okuduğum Anadolu'dan güzel hikayeler paylaşan yararlı bir eser eğer bir gün bir çocuğum olursa ona böyle değerli hikayeler okumak istiyorum. Böyle değerli eserlerin daha çok ilgi görmesi için bu tür eserlerin arttırılması gerektiğini düşünüyorum.
Anadolu'yu tanımak,anlamak ve bizi biz yapan değerleri görmek için okunması gereken bir kitap.Gelenekleri,görenekleri türküleri detanları manileri masalları ve daha nice kültürel zenginlikleri ile Anadolu keşfetmek için bir yolculuğa çıkmak isterseniz Aldı Sözü Anadolu ile başlamak yerinde bir karar olacaktır.
Bilgi edinmek için okuyabileceğiniz bir kitap.Anadolu ile ilgili bilgiler..Sıkıcı geldiğini söyleyebilirim
Okurken mutluluk duyduğum bir eser. Anadolu kültürü ile ilgili hemen her konuda söyleşiler, türküler, şiirler vb. örnekleri ile dolu bir kitap.

Yazarın biyografisi

Adı:
Mehmet Önder
Tam adı:
Mehmet Önder
Unvan:
Dr. Mehmet Önder
Doğum:
Konya, 1 Mart 1926
Ölüm:
Konya, 23 Ağustos 2004
1926 Yılında Konya' nın Çumra İlçesinde doğan Mehmet Önder, Konya Lisesi' nin ardından, Ankara Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Sanat Tarihi bölümünü bitirerek Konya Müzesi' ne atandı. 1963 yılı sonuna kadar bu müzenin müdürlüğünü yaptı. 1964 yılında Eski Eserler ve Müzeler Genel Müdürü, 1967-74 yılları arasında Kültür Müsteşarı görevlerinde bulundu. 1977 yılında Almanya Bonn Büyükelçiliği Kültür Müşavirliği' ne atanarak 1983 yılına kadar bu görevde kaldı. Dönüşte Kültür ve Turizm Bakanlığı Baş Müşaviri oldu. 1987 yılında emekli olan Mehmet Önder,Türkiye İş Bankası Kültür ve Sanat Müşavirliği' ne getirildi. Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu üyesi de olan Dr. Mehmet Önder, yurt içinde ve yurt dışında yüze yakın uluslar arası ve ulusal bilim, kültür ve sanat kongrelerine katılarak bildiriler verdi. Mehmet Önder' in Türk kültürü ve sanat tarihi ile ilgili yayınlanmış 74 kitabı ve bine yakın makalesi vardır. Mehmet Önder binbir emekle topladığı toplam 4 bin 500 adet değerli kitabı Koyunoğlu Müze ve Kütüphanesine hibe etmiştir. Mehmet Önder, 2004 yılı Ağustos ayında hayatını kaybetti.

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.
  • 28 okur okudu.
  • 13 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.