Michael White

Michael White

Yazar
6.9/10
14 Kişi
·
35
Okunma
·
1
Beğeni
·
469
Gösterim
Adı:
Michael White
Unvan:
Yazar
Doğum:
1959 Sidney, Avustralya
Michael White, İngiliz GQ’nun eski bilim editörü. Ondan önce de Thompson Twins pop grubunda çalıştı ve sonrasında Oxford’da ders verdi. Uluslararası en çok satanlar listesine giren "Stephen Hawking: A Life in Science"ın da aralarında bulunduğu yirmi kitap yazdı. Bestseller olan bu kitabının ardından "Isaac Newton’ın Isaac Newton: The Last Sorcerer" adlı bir alternatif biyografisini yazdı ve bu kitap 1997 yılında dört İngiliz gazetesi tarafından yılın en iyi
biyografisi olarak gösterildi, ayrıca Amerika’da Bookman Associates tarafından bilim kategorisinde Yılın Kitabı Ödülü’nü aldı. Son kitapları arasında uluslararası bestseller olan Leonardo: The First Scientist ve seksenlerde yaşadıklarını, ayrıca müzik endüstrisindeki deneyimlerini anlattığı "Thompson Twin: An ’80 Memoir" bulunuyor. 2001 yılında yayımlanan son kitabı "Acid Tongues and Tranquil Dreamers"da ise Newton’dan Gates’e kadar uzanan bilimsel rekabetten bahsediyor. Yazar, şu anda Kent’te, (İngiltere) karısı ve üç çocuğuyla yaşıyor.
Görünüşe göre ruh , çoğu kimsenin inandığı gibi bedene yayılmış bir durumda değil ; tüm duyumların toplandığı , Sensus Communis denilen muhakeme bölgesinde bulunmaktadır.
"Leonardo da Vinci, daha yaşarken bir efsane oldu. Çağ­
daşlarının birçoğu onu nerdeyse sihirli güçlere sahipmişçesi­
ne yüceltti. Oysa o, su götürmez biçimde olağanüstü yete­
neklerle donanmış olsa da, etten kemikten bir ölümlüydü. O
çevresindeki her şeyi merak eden ve önüne çıkan her şeyi
araştıracak kadar yeterli enerjiye sahip biriydi. Sihir ve bü­
yüden uzak duran bir deneyciydi. Alın teriyle, metal ve ah­
şapla, akıl ve iradesiyle çalıştı. Ne var ki yarattıklarından
günümüze kalanlar, yaşadığımız değer bilmez dünyayı kat
kat aşarak; sanki tılsımlı bir dokunuşla, hem bu vahşi evren­
de hem de gizemli bir alemde yerlerini buldular. "
Nitekim aklın olmadığı yerde ,insanlar doğru bulmadıklarını birbirlerine bağırıp çağırarak belirtirler.
İnsan ne bilimle ne de sanatla uğraştığı için eşsizdir.
Ne var ki ,bilim ve sanat aynı ölçüde onun aklının şaşılası biçimde, şekilden şekile girebilişinin ifadesidir.
J. Bronowski
Nenelerin bilgisini ele etmek istiyorsanız , ayrıntılardan başlayın ve bir ayrıntıdan ötekine , ancak ilki hafızanızda iyice yer edip onun hakkında yeterince bilgi sahibi olduğunuzda ilerleyin.
Leonardo
Küçüklüğümden beri , diğer çocuklar Prospertius' u ve Aesopus'u öğrenmek için çaba harcarken ben kendimi bütünüyle Çiçero'ya verdim.
Üstünde biraz daha çalışılsa daha güzel daha heyecanlı bir roman olabilirdi. Özellikle Newton'ın olduğu bölümler çok hoşuma gitmişti. Sakin kafa ile okunabilecek, kendiniz yormadan okuyabileceğiniz çerez niteliğinde bir roman. Eğer ki Orta Dünya hayranı iseniz yazarın Tolkien biyografisini okumanızı tavsiye ederim, ben çok beğenmiştim.
Michael White adeta bir biyografi uzmanıdır ve Newton'ın biyografisi ile de ismini hatırlamadığım birçok ödül kazanmıştır. Ekinoks isimli polisiye romanında da Newton'a başrol gibi yer vermiştir. Bu biyografiye de gelince, 2004 senesinde 18 yaşında iken gazetede reklamını görüp, kapağında Tolkien resmini görünce hemen kitabı almak için harekete geçmiştim.White adeta roman tadında okutuyor kitabı ve ustanın tüm zorluklarını bana göre az da olsa sevinçlerini okurken hem duygulandım hemde daha başka bir sürü tatlar aldım özellikle de Ustanın romanlarında örümceklerin ve ormanların neden ön planda olduğunu daha iyi anlıyoruz.
Ekinoks'la başlayan ve art arda işlenen ayinsel cinayetler. Astronomik bir takvime göre işlenince cinayetler işler biraz karışık bir hal alıyor. Katil,arkasında hiç iz bırakmıyor.
Kitapta en ilginç bulduğum şey Newton'un simya ve gizli ilimlere olan merakıydı. Yakut Küre'yi eline geçirmek için her şeyi yapıyor ve sonunda geçiriyor. Sonra da yakut küreyi kullanarak kainatın sırrına erişmeye çalışıyor. Ben bunu kurgu sanmıştım. Kısmen kurguymuş zaten ama Newton simyaya gerçekten meraklıymış. Bu çalışmalarını da Keynes ortaya çıkarmış. Daha doğrusu yardım etmiş ortaya çıkmasında. Bir ekonomistin nasıl bir yardımı dokundu bilmiyorum ama Keynes üniversitedeyken benim de başımı çok ağrıttığı için çok uzak bir ihtimal gibi görünmedi bana. Keynes ve Michael White sayesinde artık Newton elmalarıyla mutlu bir adam olmaktan çıktı benim için. O; simya, büyüleri ve elmalarıyla mutlu bir adam artık.
Kitap güzeldi ama biraz eksik kalmış gibi. Daha iyi bir kitap ortaya çıkabilirdi.
Dikkat spoiler içerir.
Oldukça güzel bir polisiye roman. Laura Niven, kızını görmeye Oxford'a gelir. Yeni yazacağı polisiye roman için fikir ararken birden kendini seri işlenen cinayetlerin ortasında bulur. Eski sevgilisi ve kızı Jo'nun babası olan Philip, polis fotoğrafçısıdır ve yakın arkadaşı Charles ve kütüphane müdürü arkadaşı James Lightman çok yardımcı olurlar. Simya ile ilgilenen bir örgüt zamanında Sir İsaac Newton'un ele geçirdiği ve kaybettiği Yakut Küre'nin peşindedir. Ekinoks zamanında öldürülen genç kızların organları ile bir ayin yapılacaktır. Katil ve organizatör hiç beklenmedik isimlerdir ve hem Laura hem Philip hem de Jo'nun hayatı tehlikededir. Acaba bu işten sağ salim kurtulabilecek midir? Soluksuz okunan bir roman. Mutlaka okunması gerekenlerden.
Yeterli belge olmaksızın geçmişte yaşamış büyük bilginlerin yaşamlarını kalem almak bazıları için çok kolay.
Eldeki kısıtlı bilgiler ile yapacağınız kurguları abartmak ve okura beğendirmek çok da zor değil.
Ancak tüm belgelere ulaşmak için çabalamak ,daha yakın zaman diliminde o bilginle ilgili yazılanları taramak ve bu detaylar üzerinden yazı yazmak unutulmaz bir kitap ortaya çıkarmanızı sağlıyor.
Leonardo'nun doğumundan başlayarak yaşadığı hayatı ve son yıllarını bize analatan bu kitapta, o zamanın şartlarını ve büyük bilginin hayata bakışını anlayabiliyorsunuz.
Özellikle Osmanlı imparatorluğu ile ilgili olan bölüm çok ilginç.
İnsan düşünmeye başladığından beri mutlak gerçekliğe ulaşma çabası içindedir. Asırlardır bilim ve sanat alanında yaptığı çabalar birbir üstüne koyarak devam edegelmektedir.

Bilimin ve sanatın çok farklı dallara ayrılmadığı dönemlerde Leonardo Da Vinci, gerek bilim ve gerekse sanat alanında yapmış olduğu çalışmalarla günümüzde bile insanları şaşırtmaya devam etmektedir.

Kitap ta, Da Vinci’nin hayat hikayesinden, başlayarak bilimsel ve sanatsal çalışmaları anlatılmakta.

Dışlanmış bir aile ortamında büyüyen Da Vinci’ye amcasının sahip çıkması, özgürce büyüdüğü Vinci kasabasının doğal ortamı ve rönesansın başlangıcına temel olabilecek kaynakların Floransa ve Milano da toplanmaya başladığı dönemde yaşaması bu yaratıcı insanın altyapısını oluşturmaktadır.

İstanbul fethedilme sürecinde İstanbul’daki el yazmaları batıya akmaya başlamıştır.
“On beşinci yüzyılın ilk otuz yılında, yüzlerce özgün elyazması, büyük ölçüde Doğu’dan alınıp, Floransa’ya getirildi. Bir zamanlar Haçlı Seferleri’ne katılanların Hıristiyanlık dünyası için dövüştükleri yerlerde, Batılı elçiler pazarlık yapıp, Osmanlılardan entelektüel sermaye satın aldılar. Floransalı elçi Giovanni Aurispa tek başına, özellikle verimli geçen 1423'teki seyahatinden, 238 eksiksiz el yazmasıyla dönmüştü.”

Da Vinci’nin bu kaynakların toplandığı merkezlerde bulunması, insanı, dünyayı ve evreni anlama merakına ışık olmuştur.
Astronomiden, Anatomiye, Mekanik bilimlerden, felsefeye, resimden heykele birçok alanda çizimler, notlar,heykeller,resimler, insan ve hayvan kadavraları üzerindeki çalışmaları günümüz biliminin altyapısını oluşturmaktadır.

Öğrenme ve üretme açlığının her zaman farkında olarak yaşamıştır.
“İşlemeyen demir paslanır ... durgun su saflığını yitirir ve soğukta buz tutar. Aynı biçimde, faaliyetsizlik de aklın gücünü zayıflatır."

Doğa ve evrene ve hep bunları anlamaya ömrünü adamıştır. Bu öze ulaşmanın yolunun ise erdemle olabileceğine düşünür.

Da Vinci’yi anlamak için belki başlangıç sayılabilecek bir kitap, ancak okuyucunun merakını ve çabasını kamçılayan bir kitap.
Leonardo da Vinci'nin hayatını abartılardan yoksun şekilde anlatılması çok keyiflidi. Bir bilginin nasıl zamanın zorlukları ile buluşlarını gerçekleştirdiğini, hataları ve kusurları ile, dehasını eğitim eksikliğini kapatacak şekilde kullanarak bir efsaneye dönüştüğünü bölüm bölüm öğreneceksiniz. Farklı bir biyografisini okumak isteyenlere tavsiye ederim.
Leonardo...
Nasıl hem sanatçı hem bilgin hem mühendis olup harikalar yaratabiliyor?
Kitap bu olma süreçlerini anlatıyor. Biz de önemle anlıyoruz ki bilim dalları ve disiplinler birbirinden ayrı gelişim gösterip insanı tekamüle ulaştıramaz.
Bir mühendis aynı zamandasanattan anlamalı.
Bir sanatçı da aynı zamanda felsefe bilmeli mantık okumalı.
Yoksa hep bir göz kör olmaya ve insanı aptal birkendinden eminlikte hapsetmeyedevam edecektir.

Yazarın biyografisi

Adı:
Michael White
Unvan:
Yazar
Doğum:
1959 Sidney, Avustralya
Michael White, İngiliz GQ’nun eski bilim editörü. Ondan önce de Thompson Twins pop grubunda çalıştı ve sonrasında Oxford’da ders verdi. Uluslararası en çok satanlar listesine giren "Stephen Hawking: A Life in Science"ın da aralarında bulunduğu yirmi kitap yazdı. Bestseller olan bu kitabının ardından "Isaac Newton’ın Isaac Newton: The Last Sorcerer" adlı bir alternatif biyografisini yazdı ve bu kitap 1997 yılında dört İngiliz gazetesi tarafından yılın en iyi
biyografisi olarak gösterildi, ayrıca Amerika’da Bookman Associates tarafından bilim kategorisinde Yılın Kitabı Ödülü’nü aldı. Son kitapları arasında uluslararası bestseller olan Leonardo: The First Scientist ve seksenlerde yaşadıklarını, ayrıca müzik endüstrisindeki deneyimlerini anlattığı "Thompson Twin: An ’80 Memoir" bulunuyor. 2001 yılında yayımlanan son kitabı "Acid Tongues and Tranquil Dreamers"da ise Newton’dan Gates’e kadar uzanan bilimsel rekabetten bahsediyor. Yazar, şu anda Kent’te, (İngiltere) karısı ve üç çocuğuyla yaşıyor.

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.
  • 35 okur okudu.
  • 26 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.