Nurdan Beşergil

Nurdan Beşergil

Yazar
6.9/10
38 Kişi
·
93
Okunma
·
2
Beğeni
·
1254
Gösterim
Adı:
Nurdan Beşergil
Unvan:
Türk Hukukçu, Yazar
Doğum:
İstanbul, Türkiye, 1971
İstanbul'da doğup İzmir'de büyüyen bir yazar, 1971 doğumlu.
Hukuk eğitimi alan yazar, edebiyata öykü yazarak başlamış ve 1994'te Yaşar Nabi Nayır Gençlik Ödülleri'nde dikkate değer bulunmuş... Kısa öykülerini topladığı ilk kitabı, 1996 yılında "Rüzgar Çıktı" adıyla yayımlandı.
Öykü ve yazıları çeşitli dergilerde yayımlanan Beşergil, 1998- 2003 yılları arasında Araf adlı online derginin yayın yönetmenliğini yaptı...
Bir gün insanların içindeki inancı emen bir alet icad edilecek ve bu, insanın görüp görebileceği en yok edici ve kıyıcı silah olacaktır.
160 syf.
·2 günde·7/10
Şans eseri aldığım ve kalemiyle tanıştığım bir yazar oldu.

Kitap kısa öykülerden oluşuyor ve bazı öyküler özellikle çok dikkat çekici. Daha önce hiç okumadığım tarzda öykülerle karşılaştım ve bu durum kitabı sevmemi sağlayan sebeplerden birisi oldu.

Hem zevk alarak öyküleri okuyorsunuz hem yazar bu öyküde ne demek istiyor diye düşünürken kendinizden bir şeyler bulduğunuz cümlelerin altını çiziyorsunuz.

Öyküler ilgi çekici, yazarın üslubu akıcı yani sayfalar akıp giderken okumaktan zevk aldığınız bir kitapla karşı karşıya kalıyorsunuz.

Patates Tarlası adlı hikaye kesinlikle kitaptaki en ilginç hikayeydi. Öldürdükleri kişiyi (kadın veya erkek olduğunu belirtmiyor. Daha doğrusu yazar öldürülen kişi hakkında hiçbir şey söylemiyor) kadın mezardan çıkarıp eve getiriyor ve temizleyip koltuğa ya da sandalyeye oturtuyordu. Deliliğin kaçıncı seviyesi acaba?

Kurtarıcı adlı hikaye de Patates Tarlasından sonra benim etkilendiğim diğer hikaye oldu. Çığ altında kalmış insanlardan birisi kurtuluyor ve diğerlerini kurtarmak yerine sandviç, çay alıp çığın yanına gelerek diğer insanların kendileri gibi çığdan kurtulmasını bekliyor. Bekliyor, bekliyor... Ancak kimse çıkamayınca sinirleniyor ve kazmayı alarak kendisi onları kurtarmaya çalışıyor. Ancak nasıl kurtarmak? İşte orasını okuyup öğrenin derim...

Öykü okumayı seviyorsanız bu kitaba bir şans verebilirsiniz.
160 syf.
·4 günde·7/10
Tesadüfen aldığım bir kitap beni yeni bir yazar ile tanıştırdı.

Farklı öykülerden oluşan bir kitap aslında. Bence öykü severler için ilginç ve farklı bir kitap. Yazarın farklı bir anlatım tekniği var. Açıkçası bazı hikayelerde tam olarak ne anlattığını anlamasam bile hikaye kendini okutuyordu.

Bence bu yazar için garip hikayeler yazdığını söylemek doğru olabilir ama kitabın kendini okutan bir yanı var. O anlayamadığınız garip hikayeler ilgi çekici oluyor.

Açıkçası en ilgimi çeken hikayesi gömdükleri cesedi sürekli yerinden çıkarıp eve geri getiren o kadının hikayesi oldu. O ceset kimdi anlamadım ama cidden tuhaftı.

Kitapta altını çizeceğiniz güzel betimlemeler ve sözler olduğunu da söylemem gerekiyor.

Öykü severlerin bir sanş vermesi gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum.
176 syf.
Bu deneyim de bildiğim yazarların dışında yeni bir yazarla tanışma fırsatı verdi bana... Kitapyurdu'ndan indirimle aldığım kitaplardan biri daha... Bu sefer bir hikaye değil roman okuduğum kitap.. Akıcı bir dili var, konu insanı sarıyor... Bazı yerlerde iç diyaloglar, betimlemeler biraz gereksiz gibi gelse de gayet başarılı bir roman...
Kitap, sarayda padişah kıyafetiyle dolaşan anlatıcımız Fatih'in ve hayatındaki insanların günlük yaşamlarına odaklanıyor. Aşık olduğu güvenlik görevlisi Sema, herkesin hayranlık duyduğu manken Mete, kardeşi Oğuz ve kardeşinin eşi Gamze... İş hayatları, küçük kişisel gerilimler, espriler, günlük ayrıntılarla ilerleyen ve bir gün beklenmedik bir gelişmeyle karmaşıklaşan hayatları... Yazar, kahramanlarının karakterlerini güçlü bir biçimde ortaya koyuyor, günlük yaşamdaki tuhaf gerilimi başarılı gözlemlerle aktarıyor...
Keyifli okumalar...
124 syf.
·10/10
Bir arkadaşıma önerdiğimde "seninle kitap kafalarımız hiç uyuşmuyor" diyerek kalbimi kırmasına sebep olan kitap. Ne demek uyuşmuyor? Bu kitap dünya üzerindeki tüm dillerde ve kafalarda aynı sesi yankılar gibi gelmişti bana oysa!
Bir başka dostuma verip geri gelmeyeceğini anladığımda koşa koşa gidip yenisini aldığım kitap. Şu an yine bir başka dostuma emanet. Gidip bir yenisini daha almamak için kendimi zor tutuyorum. Zira bu kitap kütüphanemde muhakkak durmalı. Her gün okumam şart değil. Bir bilene danışmak istediğinde orada olduğunu bilmem yeterli.
Kitabı anlatmam gerekirse... Her bir hikâyesi havada asılı kalır. Bir cümle daha yeterdi hikayenin son noktasını koymaya diye düşünürsünüz. Ama bir süre sonra bağımlısı olursunuz o son noktası eksik cümlelerin. Nurdan Beşergil
160 syf.
·Beğendi·8/10
Yine farklı türde öykü kitapları sanırım modern öyküler böyle oluyor biraz ütopik demek sanırım daha doğru. Okunacak başka bir kitap seceneği yoksa okunur anlatım tarzı güzel :)
176 syf.
·1 günde·Beğendi·6/10
Padişah olarak işe başlayan bir adamın en yakın arkadaşının cinayete kurban gitmesi ve onun bunu saklamak zorunda kalması anlatılıyor. Katili tahmin etmek çok zor değil ama edememek de mümkün. Okurken keyif aldım ama mutlaka alın demem.
192 syf.
·8/10
Habil ve Kabil'in bilinen hikayesi üzerinden kişilerin karakterleri ve davranışları hakkında derin ama samimi tespitleri olan bir kitap. Bilinen bir hikaye olmasına rağmen bittiğinde insanda garip bir burukluk yaratıyor.

Yazarın biyografisi

Adı:
Nurdan Beşergil
Unvan:
Türk Hukukçu, Yazar
Doğum:
İstanbul, Türkiye, 1971
İstanbul'da doğup İzmir'de büyüyen bir yazar, 1971 doğumlu.
Hukuk eğitimi alan yazar, edebiyata öykü yazarak başlamış ve 1994'te Yaşar Nabi Nayır Gençlik Ödülleri'nde dikkate değer bulunmuş... Kısa öykülerini topladığı ilk kitabı, 1996 yılında "Rüzgar Çıktı" adıyla yayımlandı.
Öykü ve yazıları çeşitli dergilerde yayımlanan Beşergil, 1998- 2003 yılları arasında Araf adlı online derginin yayın yönetmenliğini yaptı...

Yazar istatistikleri

  • 2 okur beğendi.
  • 93 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 17 okur okuyacak.
  • 2 okur yarım bıraktı.