Bana Baktığın Gibi Bakma

6,3/10  (3 Oy) · 
9 okunma  · 
2 beğeni  · 
359 gösterim
Edebiyat meraklılarının öykülerinden hatırlayacağı Nurdan Beşergil, yayımlanan ilk romanında sağlam Türkçesi, akıcı, inandırıcı kurgusuyla dikkat çekiyor.

"Bir sudoku bulmacası, başlarken hakkında hiçbir şey bilinmeyen, ama aslında kendi sonunu içinde üzerinde taşıyan yarı kapalı bir sistemdi. Yarı kapalıydı, çünkü onu çözenin yöntemiyle varoluşunda bir farklılık oluşmuyordu ama, varoluş yönteminde, rakamların yazılış sırası ve saptanma şekilleri yüzünden mutlaka bir farklılık oluyordu. Ve bir süredir, bu farklılık, o farkı yaratanlardan bazılarının ölümüne neden oluyordu; nedense bu farklılığın ölüme neden olmasını isteyen birileri vardı."

Romanın anlatıcısı, sudoku uzmanı bir kadın. Şehirde sudoku çözerken ölenlerin sayısı artınca polis onun bilgisine başvuruyor. Bana Baktığın Gibi Bakma, okudukça insanı içine çeken, tertemiz bir Türkçeyle yazılmış, sürükleyici bir roman. Okurun özellikle öyküleriyle hatırlayacağı Nurdan Beşergil'in yayımlanan ilk romanı. Başka polisiyelerin tersine, Bana Baktığın Gibi Bakma, olayların çözümlenmesine değil aşka odaklanmış bir hikâye anlatıyor.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Mayıs 2010
  • Sayfa Sayısı:
    340
  • ISBN:
    9789750711626
  • Yayınevi:
    Can Yayınları
  • Kitabın Türü:

Kitaptan 1 Alıntı

Bilna 
11 Ağu 21:20 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Şişkin ego, çok tehlikeli bir hastalıktır. Kalıtsal olabileceği gibi, zayıf bir bünyeye okuldan, iş ve arkadaş çevresinden ya da ebeveyn düşkünlüğü yoluyla bulaşabilir. Kuluçka dönemi çok uzundur ve bir kez ortaya çıktı mı, ne yazık ki tedavi edilemez, ancak hastadan uzak durmak yoluyla hastanın çevreye vereceği zarar engellenebilir; hastanın kendisine vereceği zarar karşısında, tıp çaresizdir.

Bana Baktığın Gibi Bakma, Nurdan BeşergilBana Baktığın Gibi Bakma, Nurdan Beşergil