Ömer Polat

Ömer Polat

YazarÇevirmen
8.3/10
61 Kişi
·
62
Okunma
·
5
Beğeni
·
767
Gösterim
Adı:
Ömer Polat
Unvan:
Türk Yazar
Doğum:
Ağrı, 1943
1943 yılında Ağrı’nın Tutak ilçesine bağlı Sincan Köyü'nde doğdu. Erzurum Atatürk Üniversitesi Alman Dili ve Edebiyatı Bölümünde okudu. Bir süre Ankara’da bir ortaokulda Almanca öğretmenliği yaptıktan sonra Bonn Basın Ataşesi olarak Almanya’da görevlendirildi. Şimdi Almanya’da bağımsız yazardır.

Romanlarında Doğu Anadolu yöresinin insanını, zor doğa koşulları altında ezilişini ve yörenin toplumsal koşullarını işledi. Eserlerinde göçmen çocukların yaşamlarına da değindi. Köy seyirlik oyunlarından esinlenerek yazdığı Aladağlı Mıho ve 804 İşçi Ankara Sanat Tiyatrosunda sergilendi. 1976 yılında Madaralı Roman Ödülü alan Dilan adlı romanı 1986 yılında Erden Kıral tarafından filme alındı.

Polat, evli ve bir kız çocuk babasıdır.
Yaşamından memnun olup olmadığını kimse bilmezdi. Daha doğrusu herkesin öz derdinden sıyrılıp başkalarının derdi olup olmadığını anlamaya zamanı yoktu.
Sonunda evleneceksin. Böyle gelmiş böyle gidiyor. Kadın olmak hem iyi hemde kötü kızım. İyisi o ki her daim olur, bir sahibin olur. Çocukların olur. Kötüsünü ise Allah kimseye göstermesin kızım. Ne bileyim kocan üstüne karı getirir. Seni döver, söver, bakmaz. Daim çıplak karnında aç olur. yüzüne bakmaz. İmrenir gibi bakar.
Madem gönlünde ele gitmek var paşo'dansa, mirkan daha hayırlıdır kızım. Belki sana iyi bakmaz, ama üstüne yar da sevmez. Belki daim çıplak olur ama namusuna leke getirmez. Daha doğrusu halinden anlar. Basın ağrırsa dalına yastık koyar. Birbirinize hem dal hemde umut olursunuz.
Ömer Polat
Sayfa 36 - EVRENSEL BASIM YAYIN
159 syf.
·2 günde·8/10 puan
Kitap kurgusal anlamda çok iyi ve yazarın en iyi özelliğiyse betimlemeleridir çünkü kurgu ve betimlemeleri güzel yansıttığını gördüm. Olay örgüsü oldukça karışık ve oldukçada akıcı bir kitap. Tavsiye edilir mi? Kısmına gelincede kitap genel olarak dram-aşk üzerine kurulu o yüzden sonu güzel bitmiyor ayrıca kitap bitti ama yankısı beyinde devam ediyor. Herkese iyi okumalar.
128 syf.
·5 günde·Beğendi·10/10 puan
Küçük bir Kürt çocuk olan Murat (mırat)'ın Türkçe öğrenerek köy yaşamından çıkıp daha büyük bir yerleşke olan kasabaya ortaokula gitmesini anlatan kitap öğrendiği Türkçe'nin yetersizliğiyle okul da çektiği zorlukları ve savcının kızı Seleni sevmesi ve köyde ki Şilana olan sevgisinin çakışması ile doğan büyük ikilemi konu edinir. Bir de en önemlisi Aloş, Urfa taraflarından gelen bir subayın açlıktan ölmesin diye köyde bir tek Murat'ın babasının almak istediği safkan Arap tayı.. Aloşun büyümesi, Aloşa karşı artan sevgi konu ediliyor.. kısacası masum, temiz bir çocuğun kendi gibi masum sevgisini anlatan kaliteli bir kitap.. sadece Murat ve köyden arkadaşı Koço'nun diyalogları için bile okunmaya değecek bir kitap..
59 syf.
·1 günde·8/10 puan
Her ne kadar bir çocuk masalı olarak bilinse de yazarın diğer kitapları gibi derin anlamları olan bir kitap “Bir Şeftali Bin Şeftali”. Bir şeftalinin gözünden anlatılıyor masal. Belki bir çocuk masalı olarak okuduğumuzda şeftalinin yenip bittikten sonra içindeki çekirdekle yeniden ağaç oluşu ve bir ağacın gelişim sürecini göreceğiz. Ancak daha farklı bir gözle okuduğumuzda toplumsal eşitsizlik çıkıyor karşımıza. İnsanın emeğinin sonucunda ortaya çıkan ürünlerin o emeği sarf eden insanın kendisinin olması gerektiğini vurguluyor. Bir anlamda emeklerin sömürülmesine isyan ediyor. Kendisini yetiştiren iki çocuğa meyve vermeyi arzularken beklenmedik olaylar gelişince zengin toprak sahibine meyve vermektense tüm dallarını kurutup kendince isyan ediyor şeftali. Kitabın sonu masal okuyan bir yetişkin için bile hüzünlü ya da masalı okuyan yetişkin çok duygusal :) Bu kısacık masalı okuyup okutturmalısınız. İyi okumalar :)
59 syf.
Bir Şeftali Bin Şeftali Samed Behrengi
Yine çocuklara yönelik gibi gözüken ama hayatı, büyükleri anlatan bir hikaye. Bir şeftalinin önce çekirdek olması sonra onunfilizlenip ağaç olmasını anlatan yaşamın döngüsünü bir şeftali üzerinden anlatan bir hikayeydi. Kısa ama bir o kadar da etkileyici bir hikaye ve aynı zamanda da baskıcı ve otoriter rejimlere de bir gönderme yapılmış gibiydi. Samed Behrengi'nin üç tane kitabını okudum üç kitapta da şunu gördüm ki yazar hikayelerinde direkt olarak yaşamı, insanlığı ve insanlara dair nasıl yaşanması gerektiğini öğütler verici nitelikte olan hikayelerdi. Kısaca çocuklara gibi görülen ama aslında büyüklere yazılan hikayelerdi...
59 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Samed Behrengi; annesinin adı Sara, babasının adı İzzet' ti. Dönemin politikasını yeren öyküler ve masallar yazdı. Çocuklara ve gizlice büyüklere hitap etti. 29 yaşındayken de şüphe uyandıran bir biçimde Aras Nehri'nde ölmüştü.

Bu masal da köyün bağında yetişmiş bir şeftali, 7-8 yaşlarında fakir iki çocuğun, Pulad ve Sahibali ' nin hazin mi hazin öyküsüdür. O kadar üzücü ki salt bu nedenle bu masalı çocuğuma kesinlikle okutmak istemezdim. Masallar mutlu sonla bitmeli ve gökten düşen üç elma ya da burada şeftali herkesi mutlu etmeli.
128 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10 puan
İçimizden sıcacık bizi köylerimize çocukluğumuza o saf duygularımıza götüren samimi inanılmaz sürükleyici anlatimi sade harika bir hikaye.
Okumadiysaniz muhakkak okuyun.
59 syf.
·1 günde·Beğendi·8/10 puan
BİR ŞEFTLİ BİN ŞEFTALİ , aslında bir çocuk kitabı ama içinde yetişkinlerin öğrenebileceği o kadar çok şey var ki.. Kitap bir şeftali ağacının yaşamını , sevinçlerini ve acılarını ele alıyor.Okuduğunuzda minik şeftali ağacıyla beraber hayatın güzel yanlarını bulacaksınız , bir dostunu kaybetmenin acısını yaşayacaksınız aslında kısaca her türlü duyguyu içinde barındıran bir kitap. Yalın anlatımı ve içeriğinden dolayı kitap sürükleyici bir şekilde akıp gidiyor. Hayata dair samimi duydular barındıran bir eser.
272 syf.
Ömer Polat (d. 1943, Ağrı), "Mahmudo İle Hazel" adlı romanını 1973 yılında yayımlamıştır. Doğu Anadolu'da (Ağrı ve Süphan Dağı arası) geçer olay.
Ağalık düzeni içerisinde hulamların (kul/köle) ve köylülerin gayri insani hayatlarından bir kesit sunar roman bize. "Köylü, «İt buldu Heydar kaldı» misali."
Yöre insanının şivesi ile verilir konuşmalar. Eşkıyalığın yöredeki düzenin bir parçası olduğu, eşkıyanın ağaların bir tür silahlı kuvvetleri olarak işlev gördüğünü öğretir yaşananlar. Tarımda makineleşme ve şehirleşmenin arttığı bir süreç devam etmekle birlikte, topraksız, fakir fukara halkın seçenekleri hala çok azdır. Gücün insanları nasıl yozlaştırdığına bir örnek Mahmudo ve Hazel'in hikayesi.
88 syf.
Kitap arkadaşlığı, hayvan sevgisini, dayanışmayı, biraz da sarı keçili yörüklerini anlatıyor. Kitabın iki kahramani Alı ve Güller bir de duman adlı yörük kopegi. Kitabın sıcak bir anlatımı var. Özellikle ortaokul öğrencilerine bazı değerleri fark ettirmek icin okutulabilir.

Yazarın biyografisi

Adı:
Ömer Polat
Unvan:
Türk Yazar
Doğum:
Ağrı, 1943
1943 yılında Ağrı’nın Tutak ilçesine bağlı Sincan Köyü'nde doğdu. Erzurum Atatürk Üniversitesi Alman Dili ve Edebiyatı Bölümünde okudu. Bir süre Ankara’da bir ortaokulda Almanca öğretmenliği yaptıktan sonra Bonn Basın Ataşesi olarak Almanya’da görevlendirildi. Şimdi Almanya’da bağımsız yazardır.

Romanlarında Doğu Anadolu yöresinin insanını, zor doğa koşulları altında ezilişini ve yörenin toplumsal koşullarını işledi. Eserlerinde göçmen çocukların yaşamlarına da değindi. Köy seyirlik oyunlarından esinlenerek yazdığı Aladağlı Mıho ve 804 İşçi Ankara Sanat Tiyatrosunda sergilendi. 1976 yılında Madaralı Roman Ödülü alan Dilan adlı romanı 1986 yılında Erden Kıral tarafından filme alındı.

Polat, evli ve bir kız çocuk babasıdır.

Yazar istatistikleri

  • 5 okur beğendi.
  • 62 okur okudu.
  • 21 okur okuyacak.