Sadık Şanlı

Sadık Şanlı

Yazar
8.5/10
4 Kişi
·
15
Okunma
·
0
Beğeni
·
997
Gösterim
Adı:
Sadık Şanlı
Unvan:
Gazateci,yazar
Lisans eğitimini Yeditepe Üniversitesi Tarih bölümünde, yüksek lisansını aynı üniversitenin Sosyal Bilimler Enstitüsü bünyesinde bulunan Uluslararası Medya Yönetimi alanında tamamladı. Doktora eğitimini ise Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü bünyesindeki Radyo, TV, Sinema bölümünde sürdürmektedir. 1999 yılında muhabir olarak gazeteciliğe başlayan Şanlı, uzun yıllar çeşitli dergi ve televizyonlarda muhabir olarak çalıştıktan sonra, 2009-2012 yılları arasında kültür-aktüalite dergisi Mostar’da editörlük görevinde bulundu. SETA’da Yayınlar Editörü olarak görev alan Şanlı’nın, biri öykü, diğeri tarihi öykü tarzında iki kitabı bulunmaktadır.
Karanlık dışarıda ise bundan çok korkmamak lazım. Korkulacak olan karanlık içeridekidir.
- Sevdin mi İstanbul'u?
- Hiç sevmedim abi. Bir daha da gelmem!
- Niye? Nesini beğenmedin?
- Abi, burada insanlar elleri cüzdanlarında, çantalarında geziyorlar. Kimsenin kimseye güveni yok. Böyle bir şehirde yaşanır mı yaa?
Ne yazık, bugün bayramlarımızı sevinme, coşma fırsatı bilmiyoruz, türlü bahanelerle kaçıyoruz; bayramdan kaçıyoruz, birbirimizden kaçıyoruz, çocukluğumuzdan kaçıyoruz. Size aslını söyleyeyim mi, kendimizden kaçıyoruz!
"Ben gidiyorum, ta ki benden hayırlısı gelsin."
Düşündüm, düşündükçe ürperdim. Bu ilk kez duyduğum yaman bir dua idi.
-Hayırdır ,yolculuk mu var ?
-Hee abi!
-Nereye?
--Memlekee
-Memleket neresi?
-Urfa
-Ziyaret için mi geldin buraya?
-Here abi, ablam burada oturuyor da onu ziyarete geldim
-Buraya ilk gelişin mi?
-Heee abi
-Sevdin mi İstanbul'u?
-Hiç sevmedim abi bir daha da gelmem!
-Niye nesini beğenmedin?
-Abi burada insanlar elleri cüzdanlarında , çantalarında geziyorlar kimsenin kimseye güveni yok. Böyle bir şehirde yaşanır mı yaaa?
Hepimiz hayata dair, insan olmaya dair değerlerimizi unutmuşuz. Masmavi gökyüzüne bakan çocukluğumuz, apartmanların arasına hapsolmuş. Ama sadece çocukluğumuz kaybolmamış apartmanların arasında; içimizdeki güzellikler, sevgilerimiz, umutlarımız, merhametlerimiz, dostluklarımız ve en acısı insanlığımız kaybolmuş..
Geri gelmeyecek hiçbiri. Hatta belki onların içimizde olduğu zamanları hatırlayamaz zihnimiz.
O kadar çok unutmuşuz ki insan olmayı, daha sabahın altısında kalp kırmaya başlıyor diller. Anneler uzak şehirlerde oturan çocuklarını bekliyor, gözleri yaşlı. Ülkesinden ayrı kalmış, okuyan bir genç boş mideyle koyuyor başını yastığa.
Türkü söylemiyor kimse artık, kimsenin yüreğinden akmıyor o güzel nameler..
Mahallelere gelip çocuklara şeker dağıtan amcalar yok şimdi. Şeker uzatan amcalar yürek değil, organ peşine düşmüş!

Bilmiyoruz gönül yapmayı artık, gönül yıkmakla o kadar meşgulüz ki!

Yollarda yürürken ya da otobüse bindiğiniz zaman iyi bakın insanlara. Sanki hepsi kalp kırmak için fırsat kolluyor. O fırsat ellerine ne zaman geçer belli de olmuyor hani. En beklemediğiniz anda beliriyorlar başınızda ve dillerini kamçı gibi vuruyorlar. En gencinden tutun, en yaşlısına kadar. Sanki artık kimsenin kimseye tahammülü kalmamış da, benim yüzüm gülmüyorsa kimsenin yüzü gülmesin derdinde millet. Ne yazık..

Hani klasikleşmiş bir söz vardır, "Nerde o eski bayramlar?"
O bayramlar çocukluğumuzda..
Yepyeni elbiselerimizi yanı başımıza koyup uyuduğumuz, sabah bayram namazına koştuğumuz, şeker toplamak için mahalle mahalle dolaştığımız çocukluğumuzda.
O bayramlar temiz yüreğimizde.
O bayramlar insanlığımızda..
Ve biz ısrarla insan olmaktan kaçıyoruz!

Unutulan bu değerlerden, o sıcak mahalle yaşamlarından, o mutlu çocuklardan, güzel yüreklerden oluşan kısacık hikayelerden oluşuyor kitap. Kısacık ama dopdolu hikayeler..
Herkesin okuması gerektiğini düşündüğüm nadide eserlerden biri..

Yüreğinize ve kalbinize dikkat edin.
İnsan olmaktan kaçmayın.
Ve eğer elinizden gönül yapmak gelmiyorsa, gönül yıkmayın..

Keyifli okumalar...
Kitaplıktaki varlığını bile farketmemiştim. Taa ki bu sabaha kadar... Her ne kadar hikayeciklerden oluşan kitapları tercih etmesem de adı merak uyandırdı. Sabahın altısında neden bir kalp kırılırdı ki? Bunun cevabını arıyorum bugün.
Hayata dair herşey!
Kitap kısa kısa hikayelerden oluşuyor .
Her hikayeyi büyük bir ilgiyle okudum
Neleri yitirdiğimizi ne hale geldiğimizi üzülerek okudum
Zamanla insanlığımızi, samimiyetimizi, naifliğimızi nasıl kaybettiğimizi okudum. çocuklar önceden sokaklarda biraz daha fazla oynayamadığı için üzülürken şuan telefon ve televizyon elinden alınınca ağlar oldu

Belki çok klasik ama "Nerde o eski bayramlar"
Bayramlığımız yanı başımızda uyuduğumuz geceler
şeker toplamaya çıktığımız o günler...

kitabı çok beğendim herkesin okuması gerektiğinı düşündüğüm bir kitap oldu okuyacak olanlara tavsiyem kitabın başından hiç kalkmadan okuyun zaten kısa bir kitap :)
~keyifli okumalar

Yazarın biyografisi

Adı:
Sadık Şanlı
Unvan:
Gazateci,yazar
Lisans eğitimini Yeditepe Üniversitesi Tarih bölümünde, yüksek lisansını aynı üniversitenin Sosyal Bilimler Enstitüsü bünyesinde bulunan Uluslararası Medya Yönetimi alanında tamamladı. Doktora eğitimini ise Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü bünyesindeki Radyo, TV, Sinema bölümünde sürdürmektedir. 1999 yılında muhabir olarak gazeteciliğe başlayan Şanlı, uzun yıllar çeşitli dergi ve televizyonlarda muhabir olarak çalıştıktan sonra, 2009-2012 yılları arasında kültür-aktüalite dergisi Mostar’da editörlük görevinde bulundu. SETA’da Yayınlar Editörü olarak görev alan Şanlı’nın, biri öykü, diğeri tarihi öykü tarzında iki kitabı bulunmaktadır.

Yazar istatistikleri

  • 15 okur okudu.
  • 3 okur okuyacak.