Sabahın Altısında Bir Kalp KırıldıSadık Şanlı

·
Okunma
·
Beğeni
·
539
Gösterim
Adı:
Sabahın Altısında Bir Kalp Kırıldı
Baskı tarihi:
2006
Sayfa sayısı:
80
Format:
Karton kapak
ISBN:
9944-70-050-9
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Eşik Yayınları
Sadık Şanlı'nın hikayelerinde kaybolan güzelliklere, yitip giden insan tiplerine, geri gelmeyecek günlere mersiyeler var. Ama yine bu hikayelerde, iyiliğin ve merhametin direnişine, ümidin yoldaşlığına, sevginin kudretine selam da var.

Bu hikayelerde kâh ilk parasını kazanıp eve karpuz getiren bir yeniyetmeye, kâh patates yemeyi özlemiş yoksul kız çocuklarına, kâh sabahın altısında kırılmış bir kalbi onaramamanın iç sızısına tanık olacaksınız. Evet, diyeceksiniz, hayat böyle bir şey.

Sadık Şanlı'nın hikayelerinde iyiliğin ve kötülüğün o yalın, o basit karşılaşmasının kayıtlarını görürüz. Bu yönüyle bu hikayelerin birilerince yaşanmış ve hayattan alınmış olduklarını söyleyebiliriz.

Çevresinde olup bitenlere sonuna kadar duyarlı birinin hikayeleri olarak bu metinler, daha önce tek tek yayınlandıkları zamanlarda kayda değer bir ilgi görmüş, bir çok radyo ve televizyon programında defalarca seslendirilmişti. Şimdi artık hepsi bir arada.
Hepimiz hayata dair, insan olmaya dair değerlerimizi unutmuşuz. Masmavi gökyüzüne bakan çocukluğumuz, apartmanların arasına hapsolmuş. Ama sadece çocukluğumuz kaybolmamış apartmanların arasında; içimizdeki güzellikler, sevgilerimiz, umutlarımız, merhametlerimiz, dostluklarımız ve en acısı insanlığımız kaybolmuş..
Geri gelmeyecek hiçbiri. Hatta belki onların içimizde olduğu zamanları hatırlayamaz zihnimiz.
O kadar çok unutmuşuz ki insan olmayı, daha sabahın altısında kalp kırmaya başlıyor diller. Anneler uzak şehirlerde oturan çocuklarını bekliyor, gözleri yaşlı. Ülkesinden ayrı kalmış, okuyan bir genç boş mideyle koyuyor başını yastığa.
Türkü söylemiyor kimse artık, kimsenin yüreğinden akmıyor o güzel nameler..
Mahallelere gelip çocuklara şeker dağıtan amcalar yok şimdi. Şeker uzatan amcalar yürek değil, organ peşine düşmüş!

Bilmiyoruz gönül yapmayı artık, gönül yıkmakla o kadar meşgulüz ki!

Yollarda yürürken ya da otobüse bindiğiniz zaman iyi bakın insanlara. Sanki hepsi kalp kırmak için fırsat kolluyor. O fırsat ellerine ne zaman geçer belli de olmuyor hani. En beklemediğiniz anda beliriyorlar başınızda ve dillerini kamçı gibi vuruyorlar. En gencinden tutun, en yaşlısına kadar. Sanki artık kimsenin kimseye tahammülü kalmamış da, benim yüzüm gülmüyorsa kimsenin yüzü gülmesin derdinde millet. Ne yazık..

Hani klasikleşmiş bir söz vardır, "Nerde o eski bayramlar?"
O bayramlar çocukluğumuzda..
Yepyeni elbiselerimizi yanı başımıza koyup uyuduğumuz, sabah bayram namazına koştuğumuz, şeker toplamak için mahalle mahalle dolaştığımız çocukluğumuzda.
O bayramlar temiz yüreğimizde.
O bayramlar insanlığımızda..
Ve biz ısrarla insan olmaktan kaçıyoruz!

Unutulan bu değerlerden, o sıcak mahalle yaşamlarından, o mutlu çocuklardan, güzel yüreklerden oluşan kısacık hikayelerden oluşuyor kitap. Kısacık ama dopdolu hikayeler..
Herkesin okuması gerektiğini düşündüğüm nadide eserlerden biri..

Yüreğinize ve kalbinize dikkat edin.
İnsan olmaktan kaçmayın.
Ve eğer elinizden gönül yapmak gelmiyorsa, gönül yıkmayın..

Keyifli okumalar...
Kitaplıktaki varlığını bile farketmemiştim. Taa ki bu sabaha kadar... Her ne kadar hikayeciklerden oluşan kitapları tercih etmesem de adı merak uyandırdı. Sabahın altısında neden bir kalp kırılırdı ki? Bunun cevabını arıyorum bugün.
Karanlık dışarıda ise bundan çok korkmamak lazım. Korkulacak olan karanlık içeridekidir.
- Sevdin mi İstanbul'u?
- Hiç sevmedim abi. Bir daha da gelmem!
- Niye? Nesini beğenmedin?
- Abi, burada insanlar elleri cüzdanlarında, çantalarında geziyorlar. Kimsenin kimseye güveni yok. Böyle bir şehirde yaşanır mı yaa?
Ne yazık, bugün bayramlarımızı sevinme, coşma fırsatı bilmiyoruz, türlü bahanelerle kaçıyoruz; bayramdan kaçıyoruz, birbirimizden kaçıyoruz, çocukluğumuzdan kaçıyoruz. Size aslını söyleyeyim mi, kendimizden kaçıyoruz!
"Ben gidiyorum, ta ki benden hayırlısı gelsin."
Düşündüm, düşündükçe ürperdim. Bu ilk kez duyduğum yaman bir dua idi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Sabahın Altısında Bir Kalp Kırıldı
Baskı tarihi:
2006
Sayfa sayısı:
80
Format:
Karton kapak
ISBN:
9944-70-050-9
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Eşik Yayınları
Sadık Şanlı'nın hikayelerinde kaybolan güzelliklere, yitip giden insan tiplerine, geri gelmeyecek günlere mersiyeler var. Ama yine bu hikayelerde, iyiliğin ve merhametin direnişine, ümidin yoldaşlığına, sevginin kudretine selam da var.

Bu hikayelerde kâh ilk parasını kazanıp eve karpuz getiren bir yeniyetmeye, kâh patates yemeyi özlemiş yoksul kız çocuklarına, kâh sabahın altısında kırılmış bir kalbi onaramamanın iç sızısına tanık olacaksınız. Evet, diyeceksiniz, hayat böyle bir şey.

Sadık Şanlı'nın hikayelerinde iyiliğin ve kötülüğün o yalın, o basit karşılaşmasının kayıtlarını görürüz. Bu yönüyle bu hikayelerin birilerince yaşanmış ve hayattan alınmış olduklarını söyleyebiliriz.

Çevresinde olup bitenlere sonuna kadar duyarlı birinin hikayeleri olarak bu metinler, daha önce tek tek yayınlandıkları zamanlarda kayda değer bir ilgi görmüş, bir çok radyo ve televizyon programında defalarca seslendirilmişti. Şimdi artık hepsi bir arada.

Kitabı okuyanlar 13 okur

  • Penthos
  • Bayındır Han
  • Kitabî
  • Birisi
  • Turhan
  • Büşra Nur
  • Roseday
  • Erika
  • Yasemin acar
  • Ummuglsm

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%50 (1)
8
%0
7
%0
6
%50 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0