Salih Koca

Salih Koca

YazarTasarımcı
7.9/10
62 Kişi
·
66
Okunma
·
0
Beğeni
·
612
Gösterim
Adı:
Salih Koca
Unvan:
Türk Yazar
Doğum:
Kahramanmaraş, 1972
1972 yılında Kahramanmaraş'ta doğdu. 1995 yılında MS Güzel Sanatlar Üniversitesi'ni bitirdi. Çeşitli edebiyat dergilerinde yazıları yayınlandı. İstanbul'da yaşamaktadır.
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
135 syf.
·Puan vermedi
Sınıf arkadaşım öyle çok seviyodu ki bu kitabı 2 günlüğüne istedim okuyup hemen geri vermiştim, sonra neden bu kadar sevdiğini anladım tabii ki. Bu kadar gerçek dışı hisler ama bi o kadar da gerçek. Sanki yaşıyormuşsunuz gibi okurken siz aşıkmışsınız gibi. Saflık. Yalnızca saf bir sevgi.
135 syf.
·10/10
Yazıldığı dönemde gençlerin intiharına neden olan, yasaklanan ve genç kuşağın giyimini değiştiren muhteşem etkileyici bir kitap. Uzun uzun anlatmayacağım .Okuyun, asla pişman olmayacaksınız.
416 syf.
·Beğendi·10/10
Allah Var Problem Yok!
satın al Sponsorlu
Allah Var Problem Yok!
Ferudun Özdemir
Okuyacaklarıma Ekle 8,3/10 (8 Oy) 21 okunma 9 beğeni 480 gösterim
"Kim Allah'a güvenirse O, ona yeter."

Yeryüzüne misafir olup bu inişli çıkışlı hayat yoluna koyulduk hepimiz… Bazen sevindik, bazen üzüldük, bazen tökezledik… En yalnız, en çaresiz kaldığımız zamanlar oldu; belki de çaldığımız tüm kapılar yüzümüze kapandı…

Bazen oldu ki, en dar zamanda ve belki de hayattan ümidimizi kestiğimiz anda yetişti bir imdat eli, elimize… "Kul sıkıştı ve Hızır yetişti…" diyerek tökezlediğimiz yerden doğrularak ayağa kalktık belki…

En mahzun, en çaresiz zamanda kapımıza Hızır'ı kim yolladı peki? "O'na ruhumdan üfledim," diyerek, kendisinden bir cüz ihsan edip değer verdiği insan, tüm bu yakarışlarına icabet eden Dost'tan ne zaman ayrı kaldı ki? Bu, öylesine yüce bir Dost ki, insana "şah damarından" daha yakın…

Böyle yakın bir Dost'u varken insan aciz kalır mı, çaresiz kalır mı? Şu kâinatta her şey geçici; her şey sanal… Bir rüya gibidir hepsi; gelir ve geçer… Bâki olan sadece ve sadece Yüce Allah (c.c.)'tır. Dolayısıyla her şey boştur, geçicidir. Sadece O vardır.

Allah var! O halde neden hâlâ sıkıntılarının içerisinde bocalayıp duruyorsun? O, senin duana icabet etmek, sana derman olmak için her daim vardı ve şimdi de var.

Bil ki, Allah var; problem yok!
135 syf.
·6 günde·Puan vermedi
Kitap, beklentimin altında kaldı. Kitap başladığından itibaren sürükleyici değildi yarım kalmasın diye bitirmek istedim ama son yazılan mektup etkileyiciydi. Kötü bir kitap değildi ama beklentimi de karşılamadı en başında dediğim gibi.
319 syf.
·3 günde·7/10
Özellikle Fransız yazarların kitaplarını okumakta zorluk çekiyorum. İsimler, ünvanlar o kadar çok ve karışık ki karıştırmamak elde değil. Okurken sürekli geri dönüş yapıp kimden bahsettiğini anlamaya çalışmakla uğraşıyorum. Eserden bahsedecek olursam sorumsuz, kendini maceradan maceraya atan, hapislere düşen, başını bir türlü beladan kurtaramayan ailesinden çok halasına sevgi besleyen genç bir adam ve yeğenini çok seven, onun için her şeyi göze alıp elinden heleni ardına koymayan aşık bir kadının yaşadıkları serüvenleri, aşkı, saray entrikalarını, siyaseti, savaşı, tutkuyu, heyecanı kendine özgü olarak kaleme alınmış be biraz ağır bir kitap.
416 syf.
·Beğendi·8/10
Dizilerde filmlerde anlatılan dini menkıbelerin toplandığı- insanın feyz alması gereken hikayeler- bir şaheser olmuş. Mutlaka okunması lazım.
416 syf.
·52 günde·Beğendi·Puan vermedi
Hani eskiden büyüklerimizin anlattığı kıssalar varya onun gibi, öğüt verici, etkileyici, sıkılmadan okunabilecek bir kitap. Bir anda başlayıp bitirmek değilde, bölüm bölüm okumalık bir kitap. Kıssalar Allah var ve her şeye yeter demek, Herşey O'(c.c.)nu anlatıyor demekte...
135 syf.
·3 günde·8/10
hiçlik duygusunu ilk tatdığım kitapdır..daha sonraları bir kaç kez daha okudum.insanın çaresizlik karşısındaki aciziyetini anlatan en iyi kitaplardan birisidir..kadın erkek arasındaki trajedinin özetir..
135 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Heyacanlı bir hisle bir solukta okudum.Ruhunuz rahat olduğu bir dönemde okumanızı tavsiye ederim.iyi okumalar. Aşk arkasında her daim acı bırakır yine de yaşanmalı diye düşünüyorum.
239 syf.
·6 günde·10/10
Aleksey Maksimoviç Peskov nam-ı diğer 'Maksim Gorki'. Yoksullukla ve acıyla dolu bir hayat sürdüğü için Rusçada acı anlamına gelen 'GORKİ' lakabını kullanmıştır. Hal böyleyken yaşamını ele aldığı otobiyografik üçlemeden ilki olan ve çocukluğunu ele aldığı 'Çocukluğum' adlı kitabın çok pembe bir hikaye barındırması beklenemezdi.

Çok küçük yaşta babasını yitiren Aleksey, kendini bir anda; doğumlar, ölümler, nefret, kin ve herkesin herkese düşmanlığının sıradan gündelik olay haline geldiği büyükbabasının evinde bulur. Aslında Gorki bu ev nezdinde binevi 19.yy Rusyasını anlatır.
Çocuğun tek dünyası ve sığınağı anneannesidir, annesini her ne kadar kitabın sonunda kaybetse de kitapta annesinin ölümünden sonra söylediği şu cümle " Bir süre sonra annem öldü. Aslında bu benim için çok önemli değildi artık. Hiç sevmediğim ve hep uzakta bildiğim annemi yine uzaklara göndermiştim. Değişen tek şey, onun bir daha geri gelemeyecek olmasıydı ( syf. 238)" annesi dahil olmak üzere hiç kimseyle anneannesi ile arasında oluşmuş bir bağ kadar sağlam bir bağ kurmadığının göstergesidir.
Öteki tarafta Aleksey'in kendi öz benliğini bulma çabası kitabın sonuna kadar devam eder. Ayrıca kitapta sürekli olarak sorguladığı bir diğer nokta ise anneannesi ve büyükbabasının tanrılarından hangisinin kendine yakın olduğudur ama yine kitapta belirttiği şu cümlede "Yalnız kesin olarak o günlerden anımsadığım bir şey var, o da büyükbabamın Tanrısının yüreğimde yalnız korku ve düşmanlık duyguları uyandırdığıydı. Bu Tanrı kimseyi sevmiyor, öfkeli gözlerle herkesi kolluyor ve insanlarda her şeyden önce kötülük ve günah bulmaya çalışıyordu. İnsanlara güvenmediği de açıktı, onlardan durmadan pişmanlık bekliyor ve cezalandırmaktan hoşlanıyordu. ( syf. 111)" kendisini anneannesinin Tanrısına yakın hissettiği anlaşılmaktadır.

Sosyalist kimliğiyle ön plana çıkan Gorki'nin yeri ben de zaten ayrıydı; ama bu Gorki'yi Gorki yapan hazin çocukluk hikayesi bana daha çok sevdirdi kendisini. Standart bir öz yaşam hikayesinin aksine çok akıcı olan bu kitabı herkese şiddetle tavsiye ediyorum. Bu arada otobiyografik üçlemeden kasıt şu üç kitap: Çocukluğum, Ekmeğimi Kazanırken, Benim Üniversitelerim.

Diğer ikisini en yakın zamanda okumak için sabırsızlanıyorum

Saygılarımla....

Yazarın biyografisi

Adı:
Salih Koca
Unvan:
Türk Yazar
Doğum:
Kahramanmaraş, 1972
1972 yılında Kahramanmaraş'ta doğdu. 1995 yılında MS Güzel Sanatlar Üniversitesi'ni bitirdi. Çeşitli edebiyat dergilerinde yazıları yayınlandı. İstanbul'da yaşamaktadır.

Yazar istatistikleri

  • 66 okur okudu.
  • 5 okur okuyor.
  • 28 okur okuyacak.
  • 2 okur yarım bıraktı.