Seda Diker

Seda Diker

Yazar
7.4/10
144 Kişi
·
522
Okunma
·
41
Beğeni
·
4766
Gösterim
Adı:
Seda Diker
Unvan:
Bilinçaltı Uzmanı ve Tantra Eğitmeni.
Seda Diker; Bilinçaltı Uzmanı ve Tantra Eğitmeni.

Robert Kolej'in ardından Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi Bölümü'nden mezun oldu. Üniversitenin ardından hipnoterapi eğitimi aldı ve klinik hipnoz eğitim programına katıldı.

Columbia Presbyterian Medical Center'daki uluslararası hastaları organize eden bölüm ile ortak bir çalışmayla, New York'taki Türk ve diğer yabancı kanser hastalarına, ağrı kontrolü, stres yönetimi, uyku bozuklukları ve kemoterapi sırasında özel meditasyon ve rahatlama seansları uyguladı.

Kısırlık tedavisi gören hanımlar için workshoplar, toplu ve bireysel seanslar düzenledi.

2006 yılının Ağustos ayında Türkiye'ye dönen Diker eğitimlerine İstanbul'da devam ediyor.
Bir kadın , ancak kocası ona kendini gerçek bir kadın gibi hissettirebilirse,dişiliğini ayaklandırabilirse mutfağa da girer, ona sadece çay değil ruhunu, bedenini, sevgisini de sunar.
Kadın,ilahi olanda yükseldikçe salt bedensel adamlar bir süre sonra gerçek DİŞİ’yi etkileyememeye başlar.
Bir kadın taşıdığı İlahi Sevgi kadar dişi olur.
Korkuları kadar da eril davranır.

Yani sayın erkekler,eşleriniz sevgilileriniz dırdır vs yapıyor kontrolcü davranıyorsa erkeklik (eril) enerjiniz düşmüş demektir.
Şikayet edeceğinize eşinize yükleneceğinize kendinize bakın.
Erkek enerjinizi yükseltin !
#jessy
Duygusal zeka,bilinçaltındaki korkular sebebiyle küçülür.Çünkü toplumda erkek adam olmak,korkusuz olmayı,ağlamamayı,başka insanlarla kıyasıya rekabet etmeyi gerektirir.
Kendini güvende hissetmeyen kadın,dişi enerjisinden çıkarak kontrolcü, dırdırcı, otoriter bir tavır takınmaya başlar. Yani eril enerjisini kullanmaya başlar.
Bir hiç olabildiğinde hep olursun...
Ve her şey ile bir...
Bu ne demektir?
EGO’nu hiç yapmaktır.
Onu ölmeden öldürmek ...
.....genç kızlığa geçiş döneminde sana verilen öğütler,izinler,kısıtlamalar,yönlendirmeler anne babanın senin kadınlığına olan korkusu üzerinde inanılmaz bir baskı oluşturur.
Onların yapmak istediği şey,seni kendi bildikleri gibi kızlık zarın bozulmadan evlendirebilmek,bir erkeğin eline teslim etmektir.
Ataerkil toplumlarda zayıf erkekler her zaman kadının cinsel gücünden korkarlar.Onu korkutarak baskılamaya uğraşırlar.
İster kadın olsun ister erkek, karşımızdaki insana beklediğinden fazla değer verirsek, arkasına bakmadan kaçmaya başlar. Biz de arkasından üzülür, ne kadar büyük bir haksızlığa uğradığımızı düşünüp onu suçlarız. Kendimize dönüp bakmak çoğu zaman aklımıza bile gelmez. Öyle ya, biz mükemmel davranmıştık. Elimizden gelen her şeyi vermiştik.
416 syf.
·Beğendi·8/10
Hepimiz iyi kötü bir hayat yaşıyoruz. Farkında olarak yada olmayarak.Farkında olan kısım azınlıkta olsa da zamanla çoğalacağına inanıyorum.

…HAZ… her ne kadar iç gıcıklayıcı bir kelime olsa da hakkını veren kısım da ne yazık ki azınlıkta. Ha sen çok mu biliyordun da bıdı bıdı yapıyorsun diyebilirsin (:
Yooo bilmiyordum ama öğreniyorum ve öğrendikçe de paylaşıyorum. :)
Toplumun ve anne babamızın bize öğrettiği saçmalıklar arasında o kadar kaybolmuşuz ki, bütün yaşamımız boyunca uğraşsak bile doğduğumuz an daki sıfır tertemiz zihnimize asla ulaşamayacağız.Bu çok acı bir gerçek.
Ha ulaşamayacaksak neden çabalayalım o halde diyip beni köşeye sıkıştırmaya çalışacak arkidişlere sesleniyorum.
Ne kadar az arıza o kadar güzel yaşam. Kapiş (:
Gelelim konumuza. Erkek (eril),kadın (dişil) olarak adlandırılıyor.Bunu duymuşsundur. Erkekte de kadında da bu ikisi var. Mesele dengede tutabilmek. Biri baskın olursa sıkıntı başlıyor.
Nedir bu eril ve dişil enerji derseniz;
Eril enerji; sıcaktır, hareketi ve olayları başlatandır. İlk adımı atan, inisiyatif ve sorumluluk alan, tepkinin doğmasına yol açan, kendine güvenen, cesur, harekete geçebilen, meraklı, araştıran, olayları, ilişkileri başlatan, kendini ortaya koyabilen taraftır.
Dişil enerji ise soğuktur, etkiye tepki gösterendir. Takip eden, savunan, güvenliğini düşünen, telaşsız, adım atmadan önce düşünen, edilgen, uyum sağlayan, fedakar, durağan, kolay inanan, harekete geçebilmek için dışarıdan motivasyona ihtiyaç duyan, izleyen, gözleyendir.
Şöyle gıcık bir durum var.Kime aşık olacağımıza bilinçaltımız karar veriyor. Bilinçaltımızdaki korkularımızı deneyimleyeceğimiz ilişkileri hayatımıza çekiyoruz. Mesela kişi de kaybetme korkusu yüksekse çapkın bir erkeğe-kadına aşık oluyor. Böylelikle kaybetme korkusu her defasında tavan yapıyor. Kulağa çılgınca geliyor ama bunlar gerçek. Ben sayısalcıyım öyle körü körüne hiç inanmam birşeylere. Defalarca denklemlerin sağlamasını yaptım ve çok eminim.Bu söylediklerimin hepsi gerçek. Karşı çıkanlar olacaktır elbet. Ben de diyeceğim ki iç dünyanızdaki korkularınızı bastırmak için ego-nuzu öyle bir kullanıyorsunuz ki yeniliğe açık olamıyorsunuz. Alışmışsınız çünkü bu düzene.
Değişim her zaman korkutur (:

İlişkileri etkileyen 5 ana korku var.
1-Değersizlik Duygusu
2-Kaybetme Korkusu
3-Yetersizlik-Başarısızlık Korkusu
4-Yüzleşme Korkusu
5-Yaşam-Ölüm Korkusu

Bu korkuların dozu herkeste farklı.Kim de hangi duygu daha yüksekse hayatına çektiği kişilerde de o duyguyu yaşayacaktır.
Mesela ilk 1-2 buluşmadan sonra erkek kadını aramaz.
Neden ?
Kadın yaydığı korku frekansıyla erkeği iter. Diyelim ki kaybetme korkusu tavan ablamızda (: Sürekli kafa da kuracak aramadı sormadı acaba beni beğenmedi mi bu da beni terkedecek vs bıdı bıdılar işte. Şapşik ablamız durup ne hissettiğine odaklansa çözecek aslında…Ama ablamız o kadar telaşlı yaşıyor ki hayatını. Toplum tarafından öğrendiği abuk sabuk kalıplar yüzünden … Kendini analiz edecek kadar ay-mıyor kafa o sadece evde kaldığına odaklı.
Neden? anne baba öyle öğretti çünkü.
Kadınlar böyle erkekler çok mu akıllı hayır tabiki de (:
Erkeklerde de skor merakı var. İlişki değil futbol maçı sanki a.q (: Size de kızmıyorum çünkü yine anne babaya bağlanıyor her şey. O kadar çarpık düzen ki kim neyin kafasıyla bu saçmalıkları başlatmış ve yıllar içinde onaylanmış bilemesemde kulakları çınlasın (:
Kadın kalbiyle hareket ettiği ve ilahi aşka daha kolay bağlanabildiği için daha özel bir varlık. Erkeği de ilahi olana bağlamak kadının elinde. Ama günümüz kadını kendini daha bağlayamazken ilahi olana erkeği nasıl bağlar bilemiyorum.
Yazar Seda Diker’inde dediği gibi kadını sevdiği erkek karşısında dişi olmaktan, erkeği de eril olmaktan alıkoyan tek şey, bilinçaltında biriktirdiği korkular ve olumsuz inanç kalıplarıdır. Korkular arttıkça kadının dişi enerjisi azalır, erkeğin de eril enerjisi ve karizması küçülür.
Dişi enerjisi zayıf bir kadın eril enerjisi zayıf bir erkek hayatına çeker. Bu bir bilinçaltı oyunudur.
İdeal bir ilişki de erkek kadına güven verir. Ona sevgisini net ifade eder.Kadının gel-git leri arasında kaybolmaz. Onu sakinleştirmesini bilir. Ama günümüzde erkeklerin çoğu bu eril enerjiden yoksun olduğu için kadın güven duyamadığından dır-dır etmeye gerginlikler çıkarmaya kontrol etmeye başlar. Yani kadın erkek gibi davranmaya başlar erkek enerjisine geçer farkında olmadan. Çünkü erkeğe güvenmez korkuya kapılır ve kontrolü bilinçsizce eline alır. Eşlerinize sevgililerinize kızmadan önce kendinize bir bakın sevgili erkekler,gerçekten eril enerji yayabiliyor musunuz ???

Sonuca gelecek olursak aslında konu o kadar uzun ki sayfalarca yazsam bitmez. Bu kitaba özellikle inceleme yazmak istedim. Çünkü şuursuzun biri okumaya değmez vs gibisinden kitabı kötülemiş ama grinin elli tonu serisini okumuş :))))
Kitapta grinin elli tonu tarzı cümleler var evet ama odaklanılması gereken o cümleler değil, kadınların erkeklerin düştükleri zavallı durumlar !

Ve sen gerçekten hayatını değiştirmek istiyorsan bence bir yaşam koçuyla çalışmalısın.
Ama gerçek bir koç ile…Şarlatan ile değil (:
Ben daha ne diyimmmm :)))
Sevgiler…
230 syf.
·8/10
Elimi sallasam ellisi
Başımı sallasam tellisi
Erkekler…
Oooof içim sıkılıyor (:

Diyorsan doğru adres (:

Erkeğin adam olduğu, kadının dişiliğine değer vererek kadın olduğu güven dolu ilişkiler nerde kaldı dersin?

T.Ö-T.S diyorum ben :) Yani teknolojiden önce, teknolojiden sonra…Her şey bu kadar elimizin altındayken neyin değeri kaldı ki dediğini duyar gibiyim.Değer içimizde.Bunları yazıyorum sen okuyorsun eyvallah ta, uygulama kısmı ne alemde acaba ? Tabiki yapmıyorsun:)))
Ama ben seni anne babanın çocukluğunda yaptığı gibi azarlamayacağım. Neden biliyor musun ? Çünkü her hatanda ben seni azarlarsam hem bedeninin hem de ruhunun sınırlarının nerede başlaması, nerede bitmesi gerektiğini öğrenemeyeceksin.Umutsuzca benim onayımı almak, sevilmek için herşeyi yapmaya hazır olacaksın.
Anne babalar çocuklarını azarlarken büyüdükleri zaman duygusal yaşantılarında ne kadar bocalayacaklarını hiç düşünmezler.Evet yine kalıplar..kalıplar…Ezbere yaşantılar…
Anne babam beni onaylasın diye kaç yılım heba oldu bilmiyorum.Özellikle seçtiğim erkekler…CV ile işe alır gibi :))
Mükemmelliyetçi manyak bir aile de büyümenin arızaları :))
5-6 yaşlarında bir yetişkin kadar iyi çatal bıçak kullanabiliyordum. Nedir klasik çatal sol el,bıçak sağ el…
Tane tane kes kızım ağzını sil kızım. :))
Adab-ı Muaşeret kitabımız falan vardı. Sor neden ? Asker baba :)) Arızalı hayat … Babanın babasıda asker 2 kat arıza hayat :))) Neyse çok uzatmayım…Ha şimdi mi ? Şapidik Şupidik yiyorum inadıma annemler deli oluyor :)))))
Hayır demeyi öğrenmelisin. Bunu çevrene kabullendirmen biraz zaman alacak ama vazgeçme.Senin kendinden başka kimsenin onayına ihtiyacın yok.Sen çok değerlisin,unutma.
Çizdiğin sınırları ihlal edenler olacak,kibarca uyar vazgeçme kendine inancını sakın kaybetme.Eğer sınır koydukların giderse bırak gitsinler.Korkma! Onlar ne can dostundur,ne de sevgili,eş vs.olur.Yol ver gitsin (: At ki yerine yenisi gelsin dimi :))
Zaten gidenler muhtemelen sana enerji vampirliğinden başka bişey yapmamıştır.Nedir enerji vampirliği dersen ?
Birisiyle kavga ettiğinde kendini çok yorgun hissedersin, heleki karşındaki haksızsa…Sen ona cevap verdikçe o senin enerjini çalar kendi negatifliğini pozitife çevirir senden deşarj olur.Kendi negatifini de sana yükler. Böyle durumlarda içinde sana söylediklerini kabullenme.Kesinlikle onun kendi görüşleri olduğuna ikna ol. Birisi seni eleştirdiğinde de bunu yap.Yapmayı öğrendikçe iyi olduğuna şaşıracaksın.Karşındaki de kudurduğuyla kalacak :))) Ben çok eğleniyorum inan :))
Sana bir sır daha vereyim. “Aşık olmayı sevmekle” - “aşık olmayı” iyi ayırt et. Ne diyon jessy deme :))
Şimdi biz kadınlar duygusal varlıklarız.Erkek gibi höt höt bir tip değiliz.Hatırla biz İlahi Olan-a bağlıyız.Özell prettyyy womanızzzz kızımmmm :)
Sevilme beğenilme açlığı ki bunun sebebi yine anne baba…
İki süslü kelimeye tav oluruz.Ben olmuyorum artık çok şükür :)
Erkek bunu keşfettiğinden beri kadınların vay haline…
Biraz kafanızı kullanın ya…Her şey adım adım…Matruşka bebek misali ;))
Ulan şimdi sayfadan talip çıksa düşüremem de haaa :))))))
Bütün sırlarımı açıklıyorum tüh! Evde kaldım yineee :)
Hahahahaha :) ay deli ben :)) şaka şaka :)
Ne diyorduk ha süslü kelimeden çok eyleme bakın tatlışlar…
Öyle yok ben bağlanamıyorum,bir gün evlenmeye karar verirsem kesinlikle senle evlenirim, özellikle +18 olacak biraz ama :)) sadece sarılıp uyuyacağız bişey yapmayacağız,evliyim ama karımla sorunlarım var keşke seni daha önce tanısaydım bıdı bıdı, heleki uzak mesafe ilişkileri gelirim ama sende kalırım bana yemek yaparmısın bıdı bıdı ile önceden ayar çekmeye çalışanlara vsvs çok örnek veririm sayfa yetmez :))) yol ver gitsin ya zaman kaybı:))

*Bu şarkıyı armağan edin kendilerine (:
https://www.youtube.com/watch?v=t-a6ARuBAhg

Adam dediğin bunlarla uğraşmaz. Zaten bunlarla uğraşan adam yetersiz,kendini sevmeyen bu tarz ilişkilerle beslenen adamdır.Tamamen bedenseldir yani. Ha erkek bedensel kadın değil mi ? Şimdi asıl bomba geliyor.Bedensel enerjide sıkışmış kalmış bir kadınsan bu tip erkekleri çekersin hayatına.Erkeklere bok attık ta sorun bizden de kaynaklı :)
İdeal olan bedensel ve ruhsal dengeyi yakalayabilmek.
İçine dön ve korkularını dönüştür. Dişi enerjini yeniden yakala.İlahi sevgiye yaklaş.Piramitte en tepeye yükselmeye çalış.Şuan en alttasın.Bunlar kitapta hep anlatılmış.
Seda “Haz” kitabındaki gibi yine danışanlarından örneklerle açıklamış herşeyi.Bir çok şey okuduğum kitaplarla da aynı.Seda daha basit dille anlatmış toplumun bunu sevdiğini o da kavramış çünkü :))
Ben bu iki kitabı da bi arkadaşımın dalga geçmesi üzerine okudum kendi getirdi yani :) iyiki de okumuşum :))
Ona da teşekkür ediyorum :)
Sevgiler
Jessy
%67 (152/230)
·Puan vermedi
Adıyla ilgi çeken; ancak içeriği adının ilk çağrıştırdıklarıyla pek uyumlu olmayan bir kitap. Önerilen yöntemlerden biri olan topraklama işe yarıyor. Bunu öğrenmek için kitabı okumanıza gerek yok. Okumazsanız bir kaybınızın, okursanız da bir zararınızın olmayacağı kitaplardan.
230 syf.
·3/10
Arkadaşımın tavsiyesi ile aldığım kitap. Onay verdiğim yerlerde var fazla kastığını düşündüğüm yerlerde. Edebi bi eser olarak görmediğim için dümdüz cümle yapısı beni rahatsız etmedi. Ama keşke örnek teşkil etmesi adina aralara ekledigi ilişki hikayelerini çok zorlama bir dille yazmasaydı. Dediğim gibi amac edebi bi eser yazmaktan ziyade kadin erkek iliskilerine aciklik getirmek. Cok basarili bulmadim daha iyilerini okumuştum
416 syf.
·3 günde·1/10
Bir arkadaşımdan ödünç aldığım Haz’ı iyi ki satın almamışım diyorum. Üç kadının aşk ve cinsel hayatının anlatıldığı kitabı sırf yarım kalmasın, bitirmiş olayım diye sayfaları atlayarak ve sıkılarak okudum. Çok, çok kötü bir kitaptı benim için. 1000kitap.com’da 1 puan verdiğim ilk ve şimdilik son kitap oldu.
230 syf.
·10/10
"Kaybetme korkusu, bize ilişkilerimizde hata yaptırır. Erkeği olduğu gibi kabul etmemizi engeller. Kalbimizi ona tam olarak açamayız. Ne kendimizi ne de erkeği gerçek anlamda sevmeyi bilmiyor oluruz. Herhangi bir erkek hayatımıza girdiğinde, hemen duygusal boşluklarımızı doyurması için beklentiler oluştururuz. Ve bunları bize vermediği zaman, ya ona tutunur ya da terk eder uzaklaşırız. Onu görmediğimiz, haber almadığımız zaman acı çeker, şüphe duyarız. Güvenemeyiz."
416 syf.
·Beğendi·10/10
değişik bir kitaptı ve gerçekten son derece sürükleyiciydi. ayrıca ne kadarı hayal ürünü yada abartı var mı bilmiyorum ama kitaptaki olayların gerçeği yansıtıldığı yazıyordu o yüzden bir çırpıda bitmişti.
416 syf.
·Puan vermedi
bence güzel bir kitap farklı kişilerin yaşadıklarıyla farklı dünyaları farklı içsel çalkantıları görüyor ve belki de kendinizden birşeyler buluyorsunuz.
248 syf.
·3 günde·Beğendi·Puan vermedi
Okumakta çook zorlandığım kitaplardan biriydi ama kendime şunu inandırdım bu kitap mutlaka bana birşey verecek dedim devam ettim.
İlişkiler üzerine yazılmış psikolojik bir kitap ilahi güce inanılması gerektiğini anlatıyor. Manyetik alanınız vardır eski ve artı kutuplara sahipsiniz yaşadığınız iyilikler ve kötülükler bu kutuplarda diyor.
Kitaptan illa birşey alırım diye okudum demiştim ya evet aldım. İnsan önce kendini tanımalı kendini sorgulamalı. Birinin kötü yanını görüyorsak ona nasıl baktığımızın farkına varmalı egomuzu sorgulamalıyız.
Mesela kendimden örnek vermek istiyorum. Ben engelliyim bana acıyorlar bana ondan yardım ediyorlar diye bakıyorsam demek ki ben kendimi aciz görüyorum ve acıyorum demektir. İnsan önce kendini sevmeli iyi yada kötü yönleri ile kabul etmeli ki hayatta mutlu olsun..
Bir de kendiniz olun diyor ben bunu desem nolur böyle yapsam nasıl karşılanır demeyin bırakın karşı taraf karar versin buna..
Nefs nefs'e değil, nefes nefese AŞK..
230 syf.
Basit bir kitap. Arkadaşımın tavsiyesi ile okudum. Puanim yüksek evet, evrene olumlu mesajlar iletmek için. Sanırım 3 cümleden etkilendim sadece kitapta.. Birde evrene olumlu mesaj verelim.

Yazarın biyografisi

Adı:
Seda Diker
Unvan:
Bilinçaltı Uzmanı ve Tantra Eğitmeni.
Seda Diker; Bilinçaltı Uzmanı ve Tantra Eğitmeni.

Robert Kolej'in ardından Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi Bölümü'nden mezun oldu. Üniversitenin ardından hipnoterapi eğitimi aldı ve klinik hipnoz eğitim programına katıldı.

Columbia Presbyterian Medical Center'daki uluslararası hastaları organize eden bölüm ile ortak bir çalışmayla, New York'taki Türk ve diğer yabancı kanser hastalarına, ağrı kontrolü, stres yönetimi, uyku bozuklukları ve kemoterapi sırasında özel meditasyon ve rahatlama seansları uyguladı.

Kısırlık tedavisi gören hanımlar için workshoplar, toplu ve bireysel seanslar düzenledi.

2006 yılının Ağustos ayında Türkiye'ye dönen Diker eğitimlerine İstanbul'da devam ediyor.

Yazar istatistikleri

  • 41 okur beğendi.
  • 522 okur okudu.
  • 12 okur okuyor.
  • 196 okur okuyacak.
  • 11 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları