Stephen Greenblatt

Stephen Greenblatt

Yazar
8.8/10
33 Kişi
·
66
Okunma
·
9
Beğeni
·
978
Gösterim
Adı:
Stephen Greenblatt
Unvan:
Amerikalı Edebiyat Eleştirmeni , Kuramcı ve Akademisyen
Doğum:
Boston, Massachusetts, 7 Kasım 1943
Stephen Jay Greenblatt (7 Kasım 1943; Boston, Massachusetts doğumlu) Pulitzer Ödülü kazanan Amerikalı edebiyat eleştirmeni, kuramcı ve akademisyen.

Stephen Greenblatt, Harvard Üniversitesi’nde edebiyat profesörüdür. “Yeni Tarihselcilik” adı verilen edebiyat eleştirisi ekolünün kurucusu ve önde gelen temsilcisidir. Başta İngiltere, Avusturya ve ABD olmak üzere birçok ülkenin üniversitesinde konuk öğretim üyesi olarak dersler vermektedir. Guggenheim Bursu’nu iki kez kazanmış olan Greenblatt, aynı zamanda da Modern Language Association’ın başkanlığını yürütmektedir. Dokuz kitabın yazarı ya da ikinci yazarı ve Norton Anthology of English Literature ve Norton Shakespeare’in de aralarında olduğu on adet derleme ve kitabın editörü olan Greenblatt’ın başlıca eserleri: Representing the English Renaissance, Shakespeareve Kültür Birikimi, Marvelous Possesions, Practicing New Historicism, Hamlet in Purgotary ve Learning To Curse.

Stephen Greenblatt’in Can Yayınları’ndaki diğer kitabı: Shakespeare Olmak, 2010
...kitaplarsa insanın iliklerine kadar işler. Onlar bizimle konuşur; bize danışır ve canlı, yoğun bir mahremiyetle birer parçamız olurlar.
Hep esaretin karanlığında mı yaşayacaksınız? Ey insanların en iyileri, özgürlüğün ne kadar güzel olduğunu bilmiyor musunuz?
Rönesans'ta bir şey oldu; meraka, arzuya, bireyselliğe, maddi dünyayı ve bedenin isteklerini dikkate almaya yüzyıllarca sınır çekilmişken bunlara karşı ayaklanan bir şey.
""Başka şeylere karşı emin olmak mümkündür, ama konu ölüm olunca biz insanlar hepimiz sursuz bir şehirde yaşıyoruz ""
Epikuros ..
İnsan mutluluğunun önündeki başlıca engeller doymak bilmez bir arzu ve ölüm korkusudur; fakat bunlar aklı kullanarak aşılabilen engellerdir.
Stephen Greenblatt
Sayfa 169 - Can Yayınları
264 syf.
·5 günde·Beğendi·8/10
bir şiirin dünya yörüngesini saptır_ması ...kısaca böyle söylemek geldi içimden
öncelikle POGGİO ile tanıştım kendini kitaplara eski yazmalara adayan bir kitap avcısı ayrıca 8 papa görmüş (katipliklerini yapmiş )bir yazı ustası (günümüzde kullanılan italik harflerin ilk mucidi diyebiliriz ) 1380-1459 yaşam ölüm tarihi fakat bize öyle bir tarih bırakmışki dünyaya onun bulup çıkarttıgı ortacag yazmaları sayesinde ki özellikle lucretius'un de rerum natura'sını ardından gelen pek çok isim bu şiirin peşinde sanat eserleri yaratmış..kitap uzun zamandır okuduğum en farklı kitap diyebilirim ..2012 de plutzer ödülü ile taçlandırılmış..işin gerçeği bu kitabı günümüz yazarı STEPHEN GREENBLATT değilde Francesco Poggio Bracciolini yazmışcasına tarıhın derinliklerine dalıp gittim ..içinden paylaşılacak çok kelime çok fikir ve çok ünlü isim var ..onları keşfetmeyi size bıraktım ...
................................bu kitabı okuyun ...................benden tavsiye
264 syf.
·13 günde·9/10
Dolu dolu bir tarihsel yolculuk sunuyor kitap bize. MÖ ilk yüzyılda yaşamış olan Lucretius’un yazdığı uzun didaktik şiir, zamanının ötesinde olan içeriğiyle insanlık için bir sapma olarak dile getirilmiş fakat bu olumsuz bir sapma olarak algılanmamalıdır. Çünkü bu şiirde atom fikri, din felsefesi, sosyoloji ve kozmoloji gibi alanlarda öne sürülmüş teoriler var. Kitapta da bahsedilen birkaç önemli noktayı yazmak istiyorum.
“Her şey görünmez parçacıklardan oluşur”
“Tüm parçacıklar sonsuz bir boşlukta hareket halindedir.”
“Özgür iradenin kaynağı sapmadır.”
“Doğa durmadan deney yapar.”
“Evren insanlar için veya insanlarla ilgili olarak yaratılmamıştır.”
Ve daha onlarca başlık çıkarılabilir bu eserden. Ayrıca din ve tanrılar konusundaki görüşleriyle de bulunduğu dönemde ve sonraki dönemlerde de pek sevildiği söylenemez. Özellikle dünyanın atomlardan oluştuğu fikri 15.yy’da bile alay konusu olmuştur. İnsanlığın bilime bakışı onca filozofa bilim insanına rağmen ancak Rönesans’tan sonra değişmeye başlamıştır. Fakat maalesef 21.yy’da bile dünyanın hemen hemen her yerinde bilime düşman o bozuk zihniyeti hala görebiliyoruz.
Kitabın üzerinde durduğu bir diğer isim ise “Evrenin Yapısı’” ve daha birçok önemli antik dönem eserinin el yazmalarını bulup bugünlere gelmesine vesile olan İtalyan Rönesans hümanisti Poggio Bracciolini’dir. Poggio 14. Ve 15. Yy ’da yaşamış bir katiptir. Üstün yetenekleri ve kurnaz zekasıyla Papa’nın özel kalemi olmayı başarmış, papalık makamının yaşadığı sıkıntılı dönemlerde ise antik Yunan ve Roma eserlerini farklı şehirlerdeki kütüphanelerde arayarak tekrar topluma kazandırmıştır. Bu eserleri manastır kütüphanelerinde bulup tekrar yazmak hiç kolay olmamıştır.
Francesco Petrarca, Giovanni Boccaccio ve Niccolo Niccoli gibi diğer hümanist isimlerle birlikte eski edebi ve felsefi eserleri tekrar yayınlayarak bilimin ve edebiyatın yeni bir yükselişine yardımcı olmuşlardır. O dönem papa’nın kontrolünde olan bu katipler aynı zamanda birer şair, filozof veya biliminsanıydı. Kendi aralarındaki tartışmaları ve ciddi fikir ayrılıklarına sebep olan konuları da kitapta bulabilirsiniz.
Kitabın başından itibaren aslında “kitap” kavramının geçirdiği evrelere de tanık oluyoruz. Bu anlamda da kitabı beğendiğimi söyleyebilirim. Kitapların serüvenini, İskenderiye kütüphanesinin yok edilişini, Hypatia’yı Cicero’yu, Epikuros’u ve daha onlarca önemli şahsiyeti de okuyacaksınız. İlk başta da söylediğim gibi merkezine kitapları ve fikirleri almış muhteşem bir tarihsel yolculuk. Ve aynı zamanda kitapta adı geçen olay ve şahıslar da sizi bambaşka alanlara ve kitaplara götürecektir.

Kitaba başlamadan önce Lucretius’un “Evrenin Yapısı” ( De Rerum Natura) adlı kitabını okumanızı da tavsiye ederim.
Keyifli okumalar.
264 syf.
·Puan vermedi
Evrenin bir yaratıcısı veya bir tasarlayıcısı yoktur. Bütün dinler hurafelerle doldurulmuş birer yanılgıdır. Dinler merhametli değildir, zalimdirler
Bu dinlerde adı geçen varlıklar olan ; melek, şeytan ve hayaletler yoktur. Bu hurafedir.
İnsan hayatının amacı ; hazzı ve mutluluğu arttırarak, acıyı azaltmaktır.
Felsefece Lucretius ( Dönem felsefecileri arasında sevilmez ve düşünceleri itibar görmez biridir.) tarihin her dönemi için aykırı ve tehlikeli düşünlerle doludur.
Kitapta adı geçen kitap avcısı Poggio Bracciolini, kayıp el yazmasını bulduğunda ( Almanya'da ücra bir manastırda bulmuştur), Batı medeniyetini değiştireceğini ve tarihe yön verdiğini bilmemektedir.
Bu elyazması şiir, kilise başta olmak üzere, dönemin bütün güç merkezlerinin baskılarına uğrar. Fakat şiir elden ele dolaşarak, Galileo, Freud, Einstein'e yön verecektir.
Dünyanın atomlardan oluştuğunu ve ölümden korkulmaması gerektiğini söyleye Lucretius, din konusunda, bizim inancımız olan İslamiyet ile düşünceleri taban tabana zıttır. Felsefecinin din konusunda ki düşünlerine uymak, inanan insanı inkara bile taşıyabilir.
Kitap, dili biraz ağır olduğundan, yavaşça ve dikkatlice okunmasında fayda vardır.
Kitapta not alınabilecek bilgiler mevcuttur.
İlginç bir kitap olduğunu söyleyebilirim.
İyi okumalar.
264 syf.
·5 günde·Beğendi·10/10
Kitabın medeniyet sahnesindeki varoluş ve gelişimini, çağların tüm güzellikleriyle birlikte harmanlayıp -belli ki- çok büyük uğraşlar ve emekle hazırlanmış, servet değerinde bir kaynaktır kendisi! Kesinlikle okunmalı. Belli bir zamandan sonra okurken altını çizmekten ciddi manâda yoruldum, çünkü her bir sayfa, herbir paragraf harika bilgilerle dolu. Bol bol notlar aldım, yepyeni şeyler keşfederek kendime yeni paragraflar oluşturdum.
Hakikaten, işte kitap böyle bir şey!
264 syf.
·Beğendi·10/10
neden bu kadar underrated kaldığını anlamadığım mükemmel kitaptır kendisi. yazar o kadar çok emek vermiş ki bu kitap için inanamadım. büyük deneyimler ardından yazılmış eşsiz bir kitap.
264 syf.
·4 günde·8/10
Kitap İtalyan hümanist Poggio Braccioli’nin Lucretius’un Evrenin Yapısı şiirini keşfini anlatıyor. Bunu yaparken de sizi dönemin kültürel ve siyasi kaosunun tam ortasına bırakıyor.
İnsanın düşünsel anlamda bin yıldan uzun zamandır aynı yerde sayıkladığını görmek can sıkıcı olsa da dönemin entelektüellerinin Latince’den İtalyanca’ya, ondan İngilizce’ye ve nihayet bana gelen Türkçe çevirisiyle bile muazzam olan şiirlerini okumak çok doyurucuydu.
264 syf.
Rönesans öncesi batı dünyasının dini algısını, bu zamanda yapılan antik yunan çevirilerini anlatılıyor. Tereddüt etmeden okuyabileceğiniz ve beğeneceğiniz bir eser. Sonuna ulaştığınızda beğendiğiniz ve beğenmediğiniz bilgilerle kalacaksınız. Roman tadında yazılmış, keyifle okuyacağınız bir eser.
264 syf.
·Puan vermedi
İnsanlık tarihi hiç bu kadar doğru şekilde rotasından çıkmış, raylarını terk etmiş midir?

Poggio Bracciolini müthiş bir keşif ve çeviriyle dünyayı rotasından saptıracak bir adımda bulunuyor.

Her şeyin görünmez parçacıklardan oluştuğunu (Atom) ve bu parçacıkların dağılması demek şeylerin yok olmadığını, sadece biçim değiştirdiklerini savunan, hazzın temel ilke ve yaşam biçimi oldığuna inanan bir filozofun, şairin Evrenin Yapısı adlı şiirini çeviren Poggio; papanın özel kalemidir. Ayrıca toplamda sekiz papa görecek kadar yaşamış olan bu kaşifin keşfinin önemi Da Vinci'ye, Newton'a, Darwin'e, Einstein'e, Galileo'ya, Jafferson'a, edebiyata, bilime yani 15. yüzyıldan günümüze değin tüm gelişmelere kaynaklık etmiştir. Ya bu keşfin sahibi kimdir?

Şair ve filozof Titus Lucretius Carus.

De Rerum Natura yani Evrenin Yapısı adlı şiiri ile tüm ortaçağ Hıristiyanlık dönemini kökünden sarsmış hatta Martin Luther'e bile kaynaklık etmiştir. Rönesans ve Reform hareketlerinin temeli onun eserine dayanır.

Tek bir adam tek bir eserle ortalığı kasıp kavurmuştur. Tabi bir de tüm bu düşünceler bir başka kişiyi daha kaynak alır ki o da binlerce kişinin aforoz edilmesine, kazığa bağlanıp yakılmasına, işkence çekmesine neden olan düşüncelerin sahibi Epikuros'tur.

Mithiş bir kitap ve kesinlikle okunmalı.
264 syf.
·Puan vermedi
Kendim bir şeyler yazmak isterim bu kitap hakkında ama şimdileri Prof.dr. MarY Beard’in yorumunu aktaracağım onun sözleri benim düşündüklerimin tıpa tıp benzeri nasıl olsa.. Özgür iradenin kaynağı sapmadır.

Doğa durmadan deney yapar. Ruh ölümlüdür. Ölümden sonra hayat yoktur. Tüm örgütlü dinler hurafelerle dolu yanılgılardır. Dinler şaşmaz biçimde zalimdir. Melekler, şeytanlar, hayaletler yoktur. İnsan hayatının en yüksek amacı, hazzı artırmak ve acıyı azaltmaktır.
Hazzın önündeki en büyük engel acı değil, yanılgılardır."

Lucretius'un Evrenin Yapısı adlı, bin yıldan uzun geçmişi olan kadim şiirinden bu dizeler, tarihin her dönemi için tehlikeli ve aykırı fikirlerle doludur. Gelgelelim yüzyıllardır kayıp elyazmasını 1417 kışında, Almanya'nın güneyindeki ücra bir manastırın tozlu raflarında bulan büyük kitap avcısı Poggio Bracciolini, bu keşfiyle Batı medeniyetinin kaderini değiştireceğini ve tarihe yön vereceğini herhalde bilmiyordu...

Nitekim başta Kilise olmak üzere tüm yerleşik kurumların ve güç odaklarının baskılarına rağmen kopyalanıp çoğaltılan bu şiir, elden ele dolaşarak Galileo, Freud, Darwin ve Einstein'ın bile düşüncelerine yön verecek, hatta Thomas Jefferson eliyle Amerikan Bağımsızlık Bildirgesi'ne yansıyacaktır.

"Batı kültürünün unutulmuş iki kahramanını yıldızlaştıran olağanüstü çekici bir kitap. Dünyanın atomlardan oluştuğunu ve ölümden korkmanın akıl kârı olmadığını savunan Romalı şair Lucretius ile, onun büyük şiirini yeniden keşfeden ve modern dünyayı sayısız entelektüel sonuyla karşı karşıya bırakan İtalyan politikacı ve hümanist Poggio Bracciolini... Stephen Greenblatt bir zafere daha imzasını atıyor."
256 syf.
·6 günde·10/10
Tozlu manastır kütüphanelerinin raflarından, Rönesans akımını şekillendiren kitabın keşfedilişini anlatıyor Greenblatt. Bu öykünün arka fonundaysa daha birçok şeyi...
Bir katip olan Poggio Bracciolini, aynı zamanda günümüze ulaşmış önemli eserleri gün yüzüne çıkaran bir kitap avcısı. Bu seferki keşfiyse M.Ö. 50li yıllarda yazılmış Lucretius'a ait "De Rerum Natura" (Evrenin Yapısı) kitabı. 1000 yılı aşkın süre boyunca keşfedilmeyi bekleyen bir eser. Bir Epikurosçu olan Lucretius, bu kitapta atomların varlığından, evrenin oluşmasında tanrının etkisinin olmayışından, insanın bahsedildiği gibi özel bir mahluk olmayışından, ruhun ölümlülüğünden, hayattaki yegane amacın haz almak olduğundan velhasıl dine aykırı birçok düşünceden bahsediyor. Bu yazdıklarıyla Shakespeare, Montainge gibi aşina olduğumuz şahsiyetleri de etkiliyor. Pagan izleri taşıması sebebiyle de 1549'da yasak kitaplar listesine eklenmesi teklif ediliyor. Fakat yine de Denis Lambin, "şiirdeki inançların bizim dinimize yabancı olması onu şiir olmaktan çıkarmaz" diyor. (syf. 214)
Bütün bunların yanında Greenblatt, Roma ve Yunan medeniyetlerinin okuma ve kütüphane alışkanlıkları, Lucretius'un dönemindeki filozoflar, Hypatia ve İskenderiye Kütüphanesi'nin hazin sonu gibi tarihteki önemli olayları resmediyor.
Bana çok şey kattığını düşündüğüm bu muhteşem kitap da sanırım Evrenin Yapısı ile aynı kaderi paylaşıyor ve keşfedilmeyi bekliyor. Herkesi bu keşfe davet ediyorum! :)

Yazarın biyografisi

Adı:
Stephen Greenblatt
Unvan:
Amerikalı Edebiyat Eleştirmeni , Kuramcı ve Akademisyen
Doğum:
Boston, Massachusetts, 7 Kasım 1943
Stephen Jay Greenblatt (7 Kasım 1943; Boston, Massachusetts doğumlu) Pulitzer Ödülü kazanan Amerikalı edebiyat eleştirmeni, kuramcı ve akademisyen.

Stephen Greenblatt, Harvard Üniversitesi’nde edebiyat profesörüdür. “Yeni Tarihselcilik” adı verilen edebiyat eleştirisi ekolünün kurucusu ve önde gelen temsilcisidir. Başta İngiltere, Avusturya ve ABD olmak üzere birçok ülkenin üniversitesinde konuk öğretim üyesi olarak dersler vermektedir. Guggenheim Bursu’nu iki kez kazanmış olan Greenblatt, aynı zamanda da Modern Language Association’ın başkanlığını yürütmektedir. Dokuz kitabın yazarı ya da ikinci yazarı ve Norton Anthology of English Literature ve Norton Shakespeare’in de aralarında olduğu on adet derleme ve kitabın editörü olan Greenblatt’ın başlıca eserleri: Representing the English Renaissance, Shakespeareve Kültür Birikimi, Marvelous Possesions, Practicing New Historicism, Hamlet in Purgotary ve Learning To Curse.

Stephen Greenblatt’in Can Yayınları’ndaki diğer kitabı: Shakespeare Olmak, 2010

Yazar istatistikleri

  • 9 okur beğendi.
  • 66 okur okudu.
  • 6 okur okuyor.
  • 93 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.