“Felsefe” teriminin kökeni üzerine
“Felsefe” kelimesi, köken olarak, “sofya aşkına” anlamındadır, çoğunlukla ve yaklaşık olarak, “bilgelik aşkına” diye tercüme edilir. Gerçekte ise, Eski Greksophia kavramı, “bilge” (wisdom) kavramından çok daha karmaşık ve kapsamlıdır. Bunun nedeni, “felsefe” kavramını Avrupa terminolojisinin ayrılmaz bir parçası varmış yapmış olan Eflatun’un, sophia kavramını, edinilen bir öznel insanî özellik olarak değil de, akılcı düzeni ve ahengi olan bir dünyaya içkin nesnel bir nitelik olarak “yalnızca Tanrıça’ya özgü” görmesiydi. Eflatun’un bakış açısında insan, doğuştan gelen ölümlülüğü ve kavrayış yetersizliği sebebiyle, sophia ile gerçekten bütünleşemezdi; onu ancak saygıyla ve uzaktan “sevebilirdi”. Eflatun’un “felsefe” kavramına iliştirdiği kesin anlam buydu ve tam anlamıyla karşılamasa da onu “hakikat aşkına” diye tercüme etmek daha doğru olacaktır.