Adnan Özer

Adnan Özer

YazarÇevirmenEditör
7.8/10
41 Kişi
·
143
Okunma
·
3
Beğeni
·
1.313
Gösterim
Adı:
Adnan Özer
Unvan:
Yazar, Çevirmen, Editör
Doğum:
Tekirdağ, Türkiye, 1957
1957’de Tekirdağ’da doğdu. İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi mezunu. Yayımlanmış altı şiir kitabı bulunmaktadır. Bunlardan Zaman Haritası, 1991 Cemal Süreya Ödülü’ne, Yol Şarkıları, 2016 Fazıl Hüsnü Dağlarca Ödülü’ne (Cenk Gündoğdu ile birlikte) değer görüldü. Ölümsüz Şarkı Victor Jara ve Fernando Pessoa 20. Yüzyılın Yalnızı, (Rüstem Arslan’la birlikte), Hayal Tâbirleri ve Küçük İstasyon (çocuk edebiyatı) diğer yapıtlarıdır. Üç Çiçek, Düşler, E Edebiyat ve
Kaçak Yayın çıkardığı dergiler arasındadır. Pablo Neruda, Octavio Paz, F. García Lorca, Antonio Machado ve Rubén Darío gibi yazarların eserlerini Türkçeye kazandırmıştır.
Bir başkasıydım, kendimi de tanımıyordum,
ruhum,
hissederek hatırladığım yabancılardan meydana gelmişse benim.
Günden güne terk ediyoruz kendimizi,
bizi bize bağlayan bir şey yok, kesin,
Adnan Özer
Sayfa 21 - Everest Yayınları - Birinci Basım: Ekim, 2000
''Bulantı, isteksizlik. Sadece ölmemek için yaşıyor olmak.''
Adnan Özer
Sayfa 26 - Everest Yayınları - Birinci Basım: Ekim 2000
Kendimizi unuttuğumuz bu dünyada birer gölgeyiz sadece.
Adnan Özer
Sayfa 53 - Everest Yayınları - Birinci Basım: Ekim, 2000
Romeo:
Dur, şu karşıki camdan süzülen ışık da ne?
Anladım Şark orası, Juliet'se güneşidir!
Yüksel, ey güzel güneş, öldür şu kıskanç ayı,
Bak nasıl sararıp soluvermiş kederinden
Sen ondan çok daha güzelsin diye.
Seni yıldızsız bir geceye
Benzetirdim
Gel gör ki gözlerin var
Seni rüyasız bir uykuya
Benzetirdim
Gel gör ki türküler söylüyorsun
Onun gizemi, adında saklıdır: Pessoa. Bu kelime Portekizce ''kişi'' anlamında olup, Romalı oyuncunun maskesi olan persona'dan gelmektedir. Maske, hayali kişi, hiç kimse: Pessoa.
Adnan Özer
Sayfa 2 - Everest Yayınları - Birinci Basım: Ekim 2000
92 syf.
·7 günde·Beğendi·10/10
Zincirleme takip, huy herhalde bende.
Bir kitap okuyorum, ondan etkileniyor isem hemen yazarın hayatına, yaşadıklarına, okuduğu kitaplarına, dost edindiklerine, varsa filmlerine, tiyatrolarına elini attığı her işe kadar ciddi takip ediyorum.
"Kötü bir şey mi bu he, kötü bir şey mi?" :) (Kör Baykuş)

İspanya yolculuğu öncesi İspanya'da ne var ne yok diye araştırırken neler bulmadım neler... Zaten gidiş amacım iki kişiydi, şimdi binlerce tekrar gidiş sebebi buldum kendime.
İlki tabiki romanın babası, cağnımm Miguel de Cervantes ve diğeri de elbette Federico Garcia Lorca . Antonio Machado 'ya hemmen bağlıyorum, önce reklamlardı:)
Ben böyle keşfettikçe coşuyor, coştukça paylaşma ihtiyacı hissediyor, kendimce deliriyorum.
Dünya bu kadar boktanken neden kendimizi eğleyemelim ki, değil mi?

Sevgili Machado ile tanışmam da tabiki Federico sayesinde oldu. Federicocuğumun etkilendiği hatta hocam dediği bir isim Machado. Kendileri modern İspanya şiirinin önemli temsilcisi ayrıca yine modern İspanyol tiyatrosunun gelişimine de el atarlar kendisi gibi şair olan kardeşi Manuel Machado ile birlikte.
Biz niye bu kadar az biliyoruz anlamadım ama çok da verimli bir yazar kendileri, hatta şu kitabı da koyayım da merak eden için Kastilya Kırları .

En bayıldığım yerlerden biri de yazarın Salamanca'ya gittikten sonra kurduğu dostluklar. Yani bir çiçeğe dokununca hepsinin kucağına dolması gibi hissettiriyor bu bana. Bu aralar yine İspanyolların İspanyolu Miguel de Unamuno 'ya takmışken, Machado ile kurdukları dostluğu görüyor, birlikte Salamanca Üniversitesi'nde yaptıkları felsefe çalışmalarını öğreniyor, bu arada Federico'nun genç bir şairken hem Unamuno hem de Machado'yu rehber edindiğini, onun şiirleriyle yetiştiğini öğrendikçe mutluluktan uçuyorum.

İspanya gerçekten müthiş bir coğrafya, şairlerinin çiçek bahçelerinden, muazzam doğasına uzanan satırları adeta yaşanıyor ve bunlar ne de güzel anlatılıyor, adeta görsel şölen içte yaşatılıyor. Mesela ne keşfettim;
"Ey Soria, ne zaman baksam taze portakallar...
hoş kokuyla yüklü, ve yeşeren kırlar,
açılmış yaseminler, olgunlaşmış buğdaylar,
çiçekli zeytinlikler ve mavi dağlar;
koşarken denize Guadalquivir meyva bahçelerinden;
Nisan güneşine doğru zambak akıtır tarhlar." diyor Machado.
Ne enfes tarif değil mi ?

"Guadalquivir ırmağı akar
portakallar ,zeytinlikler arasında.
Granada 'nın iki ırmağı
İner kardan buğdaya
Ah,aşk
gitti gelmez bir daha."
Aha bu da Federico'nun, ne güzel benzerlik be:)

Yalnız her güzel şeyin elbette kötü sonu da oluyor. İspanya iç savaşı yıllarında -aklı başında her aydının olduğu gibi- faşist karşıtı Machado da direniyor Unamuno ile birlikte, nasibini alıyor tabi, kalbi güç bela dayanıyor, Fransa'ya sığınmak zorunda kalıyor. Zaten gittikten sonra çok da dayanamıyor kalbi, Kastilya toprağının ruhunu, dostlukları, düşleri yazmak için yaşamış bu insan, beni ekstra kahreden bir tarihte 22 Şubat'ta ( doğum günümde) ölüyor.
Falanjistler ve yardakçıları tarafından Federico'nun katledilmesi sonrası kaçmak zorunda kalıyor ama öğrencim dediği Federico için de "Cinayet Granada'da İşlendi" şiirini yazıyor, bu nasıl incelik ya;

"Öldürdüler Federico'yu
günün ilk ışıklarında.
İnfaz takımındakiler
cesaret edemediler yüzüne bakmaya.
Yumdular gözlerini topu;
söylendiler kötü kötü: Tanrı bile kurtaramaz seni!
Ölü düştü Federico
-alnında kan, ciğerinde kurşunlar-
... Cinayet Granada'da işlendi
bunu bilsin insanlar -zavallı Granada!- onun
Granadasında...
...
Konuştu Federico
kur yaparak ölümle. Ölüm dinledi onu.
Cansız ellerinin vuruşları yol arkadaşım
daha dün dizelerimde çınılıyordu.
Şarkıma soğukluk soktun sen,
acı yazgım keskin ağzıdır gümüş orağının,
şarkı söyleyeceğim olmayan bedenine,
hiç sahip olmadığın gözlerine,
rüzgarda savrulan saçlarına,
bir zamanlar öpülen dudaklarına..."

Elinizdeki kitap kısacık Machado seçkilerinden oluşuyor ve maalesef anca nadirkitapta bulabiliyoruz, güzel şiirleri, yazarları vs. keşfetmenin yeriyse bu site faydası oluyorsa ne güzel.
O zaman vurup gidelim Machado'cum İspanya yollarına:)
343 syf.
·103 günde·Beğendi·9/10
Dünya edebiyatından birbirinden değerli şairlerin en güzel şiirlerini bulacağınız bu anatoloji şiir severler açısından oldukça önemli bir hazine gibi olmuş. İçime sindire sindire altını çize çize okudum. Özellikle Neruda, Rilke, Yesenin, Mayakovski, A. Jarry, Ömer Hayyam, Poe, Pound, Shakespeare ve daha ismini sayamadığım bir çok şairin aşk şiirleri tadına doyulmaz bir keyif verdi bana. Şiir severlerin mutlaka okuması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum. Ben okurken çok keyif aldım. Sizin de alacağınızı düşünüyorum.
168 syf.
·6/10
Yazarımız, İspanyol bir kadının ağzından , iş ve aile yaşamında kadının karşılaştığı sorunları, duygusal problemleri vs hikayeleştirmiş .Rahat ve akıcı bir dili var. Okunabilir fakat ben yeterli bulmadım.
120 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Çeviri şiire fazla uzağım.Mesafeli kalıyorum; tam anlamıyla anlayamıyorum ve hissedemiyorum o dizeleri. Bu yüzden belki sadece "tanıdık bulduğum" dizelerin keyfi benimkisi...

Neruda'ya nereden başlamalı derken elime geçen ilk kitabı bu oldu; şansa..
Yeni bulunmuş şiirleri; yani o tüm dünyanın bildiği dizeler değil aslında... Diğer şiirlerini; o ezbere söylenen dizelerini daha önce okumuş ve sevmiş insanlar bu kitaptan çok daha fazla keyif alabilirler. Ama başlangıç için iyi bir seçim değil.

Kitabın sonuna doğru şiirlerin Tıpkıbasımları var. kimi koparılan not defteri kağıtlarına yazılmış, kimi yemek menüsüne kimi ise bir müzik programı broşürüne...
En sonda da, genişçe bir notlar bölümü var. her şiirin nerede/nasıl bulunduğunu, bazı küçük açıklama ve yorumları içeriyor.

Beğenmedim değil; oldukça beğendim. Ama dediğim gibi belli bir mesafeden fazla yaklaşamadım. Hakkını veremediğimi düşünüyorum bu yüzden. Kitaplığın "Yeniden Okunacaklar" rafına koymam gereken bir kitap oldu.
115 syf.
·43 günde·9/10
Vatanını çok seven bir şair Neruda. Bizde Nazım Hikmet’e benzettim. Kolay bir şair değil Neruda ama bir o kadar da anlaşılabilir bir yapısı var. Onu anlamak için Güney Amerika kültürüne âşina olmak, sol-sosyalist düşünceyi idrak etmek, Neruda’nın yaşantısını da bir ölçüde öğrenmek gerekiyor. Bu kitabında 19-20 şiir var ve kitabın arkasında da her şiire dâir ayrı ayrı açıklamalar yapılmış ve el yazmaları da kitabın arkasına yerleştirilmiş ve okuyucuya sunulmuş. Neruda’nın sol görüşlülüğü ve fikirlerinin kitaplarına yansıması bir tarafa, sol görüşü benimsemiyor olabilirsiniz, bu da sizi kitaptan ya da şairden uzak tutabilir. Tutmasın. Şairin özellikle aşk şiirlerinin olduğu kitapları (Yirmi Aşk Şiiri, Yüz Aşk Sonesi, Aşk Şiirleri) mutlaka alın okuyun. Herkesin ‘her şeyi’ bilip ona göre yaşadığı, gizliliğin önemsiz hale geldiği, aşk dediğimiz, birçoğumuzun başka bir evreden yorumladığı kavramın çürüdüğüyle ilgili düşünceme belki katılırsınız. Aşka nasıl daha farklı, derin ve eşsiz bakılır; Neruda’da göreceksiniz. İyi okumalar!
96 syf.
victor jara'nın kendi hayat hikayesini anlattığı kısım, karısı joan jara'nın, victor jara'ya dair, özellikle darbe döneminde yaşadıklarını anlattığı kısım ve bazı şarkılarının çevirisinin ve notalarının yer aldığı, 3 kısımdan oluşuyor kitap. kısacık ama umut dolu. sözlerini okuduğunuz şarkıyı bir yandan da dinleyerek devrimci sanatçı victor jara'yı anabilirsiniz.

Manifiesto
Şarkı söylemiş olmak için söylemem
Ne de iyi bir sesim vardır diye
Dertli ve haklıdır gitarım
Bunun için söylerim.

Yüreği topraktandır onun
Kanatları güvercinden
Ermiş bir su gibidir
Kutsanmış, mutlu ve çile çeken.

Bu toprakta yetişti şarkım
Violeta'nın dediği gibi
Dolu bahar kokusuyla
Emekçi gitara.

O ne zenginlerin gitarıdır
Ne de ona benzer bir şey
Yapı iskelesidir şarkım
Onunla yıldızlara çıkılır.

İçlenir şarkım
Atarken damarlarda
Ölesiye söylerken
Katıksız gerçekleri.

Ne uçucu övgüler düzer
Ne de ünlü yabancılara benzer
Ancak bir falçata gibi keskindir
Toprağın derinliklerine iner.

Orada, her şeyin başladığı
Ve her şeyin vardığı yerde
Söylerim o her zaman yiğit
Her zaman yeni olacak şarkıyı
1973
https://www.youtube.com/watch?v=uj-3mpjDC8M
144 syf.
·Beğendi·10/10
Matilde Urrutia'ya
Çok sevgili kadınım, sana bu kötü söyleyişli soneleri yazmak büyük çile oldu, acılar verdi ve sanki canımdan bir şeyler aldı, fakat sana bunları sunmanın mutluluğu bir çayırdan daha geniş. Bu işe girişirken, her biri için, aklımın bir köşesinde şairlerin bunca zamandır titiz ve şık beğeniyle gümüşi çınıltılı, saydam ya da top ateşini andırır dizeler kaleme aldıkları vardı. Bense, olanca alçak gönüllüğümle ağaçlardan çattım bu soneleri, demem o ki, pek ışıltılı olmayan, gücünü saflığından alan ezgilerdir duyduğun; nitekim senin kulağına da öyle geliyorlardır. Sen ve ben, yürüyerek ormanlar ve kumsallardan, yitik göller, kül enlemlerden, saf ağaç parçalarını devşirdik, suyla ve hava değişimiyle salınan dallardan. Türküler yaktığım ve tapındığım gözlerini yaşatsınlar diye on dört tahtalı bu küçük evlerin çatısını ve aşk çatılarını o hoş kalıntılardan balta, bıçak ve çakı ile kurdum. İşte sana ait yüze tamamlanmış aşk sonesi: Sana borçlu oldukları yaşamdan başka bir şey olmayan dallardan soneler.
Pablo Neruda
Pablo Neruda eşi için yazdığı şiirleri okurken çok duygulandım. Birini böyle sevmek... Bu kadar içten ve bu kadar saf. Aslında bu şiirlerin içinde Şili'nin durumu da harmanlanmış. Sosyalist bir şair olan Neruda, insanların yoksulluk durumlarını "ekmek" imgesiyle okurlarına sunar.
Şiirler; sabah, öğlen, akşam ve gece olarak ayrılıyor.
Neruda, eşini kaybetmekten korkuyor. Şiirlerinde onsuz bir hiç olacağından bahsediyor.
Pablo Neruda imgeleriyle beni alıp Şili'ye götürdü. Matilde ile tanıştırdı beni.
Sone, iki dörtlük ve iki üçlükten oluşan 14 dizelik bir nazım şeklidir.
120 syf.
·3/10
Kitap kısa. Ama bu kadar sıkılmamı neye baglayacağımı bilemedim. Çeviri de kötü değil. Türkçe okuduğumuz için olaylara dahil olamıyoruz sanırım. Aslına bakılırsa yarısı bir ilkokul çocuğunun bile kurgulayabileceği türden bir oluşumda. Mekanlar, olaylar ve karakterler(çingene kız hariç) hiç iyi resmedilmemiş. Beğenmedim.
120 syf.
·Beğendi·10/10
Neruda'nın yeni bulunan şiirlerinden oluşan bu kitap, hem heyecanlandırdığı gibi hem de aşkı hissettiriyor okuyucularda...Teşekkürler Can yayınları..

Yazarın biyografisi

Adı:
Adnan Özer
Unvan:
Yazar, Çevirmen, Editör
Doğum:
Tekirdağ, Türkiye, 1957
1957’de Tekirdağ’da doğdu. İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi mezunu. Yayımlanmış altı şiir kitabı bulunmaktadır. Bunlardan Zaman Haritası, 1991 Cemal Süreya Ödülü’ne, Yol Şarkıları, 2016 Fazıl Hüsnü Dağlarca Ödülü’ne (Cenk Gündoğdu ile birlikte) değer görüldü. Ölümsüz Şarkı Victor Jara ve Fernando Pessoa 20. Yüzyılın Yalnızı, (Rüstem Arslan’la birlikte), Hayal Tâbirleri ve Küçük İstasyon (çocuk edebiyatı) diğer yapıtlarıdır. Üç Çiçek, Düşler, E Edebiyat ve
Kaçak Yayın çıkardığı dergiler arasındadır. Pablo Neruda, Octavio Paz, F. García Lorca, Antonio Machado ve Rubén Darío gibi yazarların eserlerini Türkçeye kazandırmıştır.

Yazar istatistikleri

  • 3 okur beğendi.
  • 143 okur okudu.
  • 5 okur okuyor.
  • 117 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.