Akış
Ara
Ne Okusam?
Giriş Yap
Kaydol

Ahmed Safi

Ahmed SafiDönmeler Adeti yazarı
Yazar
0.0/10
0 Kişi
5
Okunma
0
Beğeni
1.030
Görüntülenme

En Beğenilen Ahmed Safi Gönderileri

En Beğenilen Ahmed Safi kitaplarını, en beğenilen Ahmed Safi sözleri ve alıntılarını, en beğenilen Ahmed Safi yazarlarını, en beğenilen Ahmed Safi yorumları ve incelemelerini 1000Kitap'ta bulabilirsiniz.
Dönmeler, Müslüman kıyâfetinde (görünümünde) olduklarından, Müslümanlardan ayırt olunmaları biraz güçtür. Ancak işi bilenler, onları derhal tanıyıp fark ederler. Selânik’te bulunan Müslümanlar, başka İslâm ülkelerinden göç ederek buraya gelip yerleşmişlerdir.
Evliyâ Çelebi, “Seyahatnâme”sinin 8. cildinde 1667’deki Selânik seyahatini anlatmaya başlarken şu başlığı kullanmaktadır: “Evsâf-ı Şehr-i Dâr-ı Yehûd-i Karâyî Mâlik Yâni Tahtgâh-ı Kral-ı Rûm Nâm Selânik” (Karâyî Mezhebinden Yahudî Mâlik’in Diyârı Olan Şehrin yâni Selânik Adlı Rum Kralının Pâyitahtının Özellikleri) Evliyâ Çelebi’nin de naklettiği rivâyetlere göre, Selânik’in bulunduğu yer önce Hazret-i Süleymân tarafından imâr edilmiş, sonra milâddan önce 315 yılında Selenik adlı bir prens tarafından şehir kurulmuştur. (Dipnot)
Reklam
Selânik’te bulunan çeşitli milletlerin başlıcaları üç millettir. Bunlar Müslümanlar, Hristiyanlar ve Mûsevîlerdir. Fakat bunlardan başka “Dönme” adıyla, sapkın bir grup insan daha vardır ki, bu kısa kitapçıkta işte onlardan bahsedilecektir.
Selânik'te bulunan çeşitli milletlerin başlıcaları üç millettir. Bunlar da Müslümanlar, Hristiyanlar ve Mûsevîlerdir. Fakat bunlardan başka Dönme adıyla, sapkın bir grup insan daha vardır ki, bu kısa kitapçıkta, işte onlardan bahsedilecektir. Dönmeler, müslüman kıyafetinde olduklarından, müslümanlardan ayırt olunmaları biraz güçtür. Ancak işi bilenler, onları derhal tanıyıp fark ederler. (1879)
Sayfa 14 - Kapı YayınlarıKitabı okudu
Dönmelerin üç grubu, birbirlerine kız verip almazlar. Terpuş grubu, Karu ile Honyoz gruplarının toplantı gecelerine gitmezler, yemeklerini yemezler. Terpuşlu grubuna ait olup fırında pişirtilen bir tepsi börek, çörek, baklava vesaireye diğer iki gruptan birisi elini sürse Terpuşlu o tepsideki taâmın hepsini sokağa döker.
Sayfa 18 - Kapı YayınlarıKitabı okudu
Her üç Dönme grubu da, kendi aralarından, ne kadar gerekiyorsa, birtakım adamları ücretle tutarlar. Ücretleri, sandıklardan ödenen bu adamların vazifesi, beş vakitte, câmilere gidip, müslüman cemaati ile birlikte namaz kılmaktır. Sırf ehl-i İslâm'a gösteriş olsun diye namaz kılan, vazifeli bu Dönmelerin, şimdiye kadar abdest aldıkları görülmemiştir. Otuz kırk seneden beri Selanik'te yaşayan ve sözlerine itimat olunan müslümanlardan bunu işittim. Ben de üç dört ay kadar, bilhassa dikkat etmeme rağmen, hakikaten, abdest aldıklarını görmedim. Mağfiret ayı olan Ramazan'da, bu vazifeliler, güya oruçlu olduklarını [açlıktan sararıp solduklarını] göstermek için yüzlerine safran [sarılık] sürerler.
Sayfa 27 - Kapı YayınlarıKitabı okudu
Reklam
Dönmeler kendi aralarından seçtikleri bir çocuğa elli Osmanlı altını vererek, onu Kur'an-ı Kerim ezberlemesi için çalıştırır ve hâfız ederler. Aynı şekilde içlerinden seçtikleri zeki bir adamı İstanbul'a veya başka bir memlekete ilim tahsili için gönderir ve ona tekmil-i nüsah ettirirler. [Medresede okunan bütün dersleri tamamlatır, mezun olmasını temin ederler.] Bu gibi masrafları göze almalarının sebebi, müslümanlarla olan alış verişlerinin devamını sağlamak için çoğunluğu teşkil eden İslâm milletinin teveccühlerini [sevgi ve itimatlarını] kendi haklarında kuvvetlendirmek maksadıdır.
Sayfa 22 - Kapı YayınlarıKitabı okudu
1877 yılında Osmanlı Devleti ile Rusya arasında çıkan uğursuz savaş sebebiyle, Selânik vilayetinde bulunan ordumuza kâtiplik vazifesi ile tâyin olundum. Selânik’te bulunduğum sırada, orada yaşamakta olan Dönmelerin usûllerini ve âdetlerini dikkatle tedkîk ettim. Bunların hâlleri, gerçekten yazılıp tespit olunmaya değecek şekilde olduğundan, din kardeşlerime nâçizâne bir hediye olmak üzere, işbu kısa risâleyi yazdım. Üç bölüm ve bir hâtimeden (bitiş yazısından) meydânâ gelen risâleye “Dönmelerin Âdetleri” adını verdim.
Dönme kadınları, kendi evlerine gelen Yahudi ve hristiyanlardan asla kaçmazlar ve tesettüre [örtünmeye] lüzum görmezler. Müslümanlardan ise, aksine fazlasıyla kaçınırlar ve örtünmeye son derece riâyet ederler. Terpuşlu grubu, müslümanlara karşı çok dindar ve sofu gibi görünürler. Müslüman hanımlar nasıl giyiniyorlarsa, onlar da kadınlarını aynı kılıkta bulundurmaya çalışırlar.
Sayfa 26 - Kapı YayınlarıKitabı okudu
Şerefli hicret hâdisesinden sonra, Yahudi kavminden bazı münafıklar görünüşte İslâmiyet'i kabul etmiş gibi davranmakla beraber, kendi başlarına kaldıklarında yine Yahudi usul ve âyini üzere hareket ve ibâdet ederlerdi. Münafıkların bu halleri, ikinci halife Hazret-i Ömer radiyallahu anh [Allah ondan razı olsun) zamanında meydana çıktı ve bu sebeple, o menhus münâfıkları Halife Ömer, Medine ve civarından kovdu. Ve tamamen def' edip uzaklaştırdı. Bu uğursuz münafıklar, müslümanların kılıcından kurtulmak için Arap Yarımadası'nı terk ederek Makedonya denen kıt'anın iskelesi olan Selanik'e gelerek yerleştiler. Selanik ve civarında mal mülk sahibi olup zenginleştiler.
Sayfa 15 - Kapı YayınlarıKitabı okudu
15 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.