Alphonso Lingis

Alphonso Lingis

7.3/10
3 Kişi
·
10
Okunma
·
1
Beğeni
·
402
Gösterim
Adı:
Alphonso Lingis
Unvan:
Gezgin düşünür
Doğum:
ABD, 23 Kasım 1933
Düşünür ve gezgin. Gezgin düşünür. Bir dünya flaneur'ü. Kendisiyle ortak hiçbir şeyi olmayanların izlerini sürmek, "öteki"ne dokunmak için dünyayı gezdi, hâlâ da geziyor. Gezdiği ve yazdığı yerler arasında Meksika, Küba, Peru, Filipinler, Nikaragua, Antartika, Tayland, Brezilya, Endonezya, Hindistan, Bangladeş, Guatemala, Sri Lanka ve Kamboçya var.

Aslan felsefe profesörü, anavatanı ABD'de Pennsylvania State University'de çalışıyor. Merleau-Ponty'nin Görünür ile Görünmez kitabıyla, "ötekinin filozofu" Emmanuel Levinas'ın hemen hemen bütün önemli eserlerini İngilizceye çeviren kişi.
Ötekini tanımak, der Kant, ötekinde hüküm süren yasa buyruğunu tanımaktır. Ötekini tanımak ötekine saygı duymaktır.
Düşünce tutarsız kavramlar oluşturabilir ve tutarsız bir biçimde akıl yürütebilir. Düşünce mutlaka doğru kavrayacak ve doğru akıl yürütecek biçimde belirlenmiş olmadığını, ama bunun kendisine düşen bir yükümlülük olduğunu keşfeder. Düşünce, yani duyu izlenimlerini kavramlarla anlama ve kavramları düzenleme faaliyeti, doğamızdaki bir dürtü ya da serbest bir inisiyatif olarak çıkmaz ortaya. Düşüncenin üzerine bir buyruğun ağırlığı çöker; düşünce kendisine düşünme emri verildiğini keşfeder. Düşünce itaattir.
İnsanları ister hastanelerde olsun ister köprü altlarında tek başlarına ölmeye terk eden bir toplumun kendisini kökten yıktığını düşünmeye başladım ben kendi hesabıma.
Kişi iletişimi şiddetin sürdürülmesi olarak görür, ama başka araçlarla sürdürülmesi. Kişi herkesin kendi söylediği şeyin haklılığını kanıtlamak için konuştuğunu gördüğü zaman, iletişimin onaylama ve karşı çıkma yoluyla ilerleyen diyalektik ritmi içinde herkesin kendini ötekinden başkalaştırdığı bir ara görür. Kendi haklılığını kanıtlamak için konuşmak ötekini susturmak için konuşmaktır. Ama Sokrates kişinin kendi haklılığını kanıtlaması imkanını daha en baştan devre dışı bırakmıştır. İletişim ötekini, yani muhatabı değil, dışarıdaki yabancıları (barbarı, kişileşmiş gürültüyü) susturma çabasıdır.
"Si je continue comme ca, je ne serai jamais maitre du monde!"

Bu böyle devam ederse, asla dünyanın hâkimi olamayacağım!
Bir düşüncenin bir şeyi ilk kez aydınlattığı zaman hissedilen mucize hissi, bu düşünce bir hakikat halinde sabitlendikten sonra bir daha çakmayacaktır.
Birine gidip de konuşmasını istediğiniz zaman, ona sözlerini, ortak söylemi yönlendirip rasyonel kılan buyruğa göre yönlendirmesi buyruğunu yüklemiş olursunuz. Doktora, veterinere ya da elektrikçiye gittiğinizde adamın/kadının gerçekten de rasyonel kültürün ortak söyleminin bir temsilcisi olarak konuşup konuşmadığından emin olmak istersiniz öncelikle. Tedbiri elden bırakmayıp birkaç soru sorarsınız: Doktor, geçen hafta Japonların kalp atış hızını ayarlayan cihazlarla ilgili bir araştırma yaptıklarını okumuştum da siz ne düşünüyorsunuz diye bir sorayım dedim. Doktor, kedilerde kan kanserinden bahseden o yazıyı okuyunca benim Simone’un, hani şu İran kedisinin durumunu size bir danışayım istedim, kötü görünüyor da. Beyefendi, şu yeni halojen lambalarla ilgili bir şey okudum, size bir şey soracağım: Sizce bunlar da o eski floresan lambalar gibi gözü bozar mı? Böylece danıştığınız kişinin egzantrik biri -kendi alanındaki son gelişmeleri takip etmeyen bir elektrikçi, virüsler hakkında günümüz biyolojisinin genel teorilerine uymayan kendine ait bir teorisi olan bir veteriner- olup olmadığım kontrol edersiniz. Söylenecek şeyler halk kütüphanelerine giderek ulaşılabilecek olan literatürde bulunabilir zaten; ona bu sorulan literatüre bakıp kendi başınıza da bulabileceğiniz şeylerin sözcüsü olarak etkili bir biçimde konuşsun diye sorarsınız.
Neden sunma iradesi belli bir söylem pratiğinin karakteristik özelliğidir. Antik Yunan’ın ticaretle geçinen liman kentlerine gelen yabancılar Yunanlılara sorarlar: “Bunu neden böyle yapıyorsunuz?“ İnsan gruplarının kendi farklılıklarını çizip geliştirdiği her toplumda bunun cevabı şu olmuştur ve olmaktadır: “Bunu böyle yapmayı bize babalarımız öğrettiği için; bunun böyle olmasını tanrılarımız buyurduğu için.” Yunanlılar babası bu babalardan, tanrısı bu tanrılardan olmayan yabancının kabul edebileceği, aklı başında herkesin kabul edebileceği bir neden sunmaya başladıklarında yeni bir şey başlar. Bu tür konuşma edimleri birer taahhüttür. Cevap veren kişiyi bağlar söyledikleri, söylediklerine bir neden bulmaya, sonra o nedene de bir neden sunmaya çalışacaktır; söylediklerinden sorumlu kılar kendini. Olası her itiraza karşı vereceği cevaplar bağlar onu. Bütün yabancıları kendi yargıcı olarak kabul eder.
Her şey ötekini tanımakla başlıyor. Yedi milyar insanın gerçek değerlerinin ortaklaşa sahip olduğumuz şeyler değil, her birimizi birey kılan, öteki kılan şeyler olduğunu bilerek, Hindistan Kalküta'da mason yağmurları altında ıslanarak hayata gözlerini yuman yaşlı adamdan, Haiti adalarında bütün hayatını vodoo büyüsü yapmaya adamış yaşlı kadına kadar bütün insanlara yeniden bakıp ötekini yeniden tanımak gerektiğini düşündünüz mü? Birey olmak ötekinin bireyselliğini tanımakla başlar.

Yazarın biyografisi

Adı:
Alphonso Lingis
Unvan:
Gezgin düşünür
Doğum:
ABD, 23 Kasım 1933
Düşünür ve gezgin. Gezgin düşünür. Bir dünya flaneur'ü. Kendisiyle ortak hiçbir şeyi olmayanların izlerini sürmek, "öteki"ne dokunmak için dünyayı gezdi, hâlâ da geziyor. Gezdiği ve yazdığı yerler arasında Meksika, Küba, Peru, Filipinler, Nikaragua, Antartika, Tayland, Brezilya, Endonezya, Hindistan, Bangladeş, Guatemala, Sri Lanka ve Kamboçya var.

Aslan felsefe profesörü, anavatanı ABD'de Pennsylvania State University'de çalışıyor. Merleau-Ponty'nin Görünür ile Görünmez kitabıyla, "ötekinin filozofu" Emmanuel Levinas'ın hemen hemen bütün önemli eserlerini İngilizceye çeviren kişi.

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.
  • 10 okur okudu.
  • 9 okur okuyacak.