Alphonso Lingis

Alphonso Lingis

Yazar
7.3/10
3 Kişi
·
13
Okunma
·
1
Beğeni
·
412
Gösterim
Adı:
Alphonso Lingis
Unvan:
Gezgin düşünür
Doğum:
ABD, 23 Kasım 1933
Düşünür ve gezgin. Gezgin düşünür. Bir dünya flaneur'ü. Kendisiyle ortak hiçbir şeyi olmayanların izlerini sürmek, "öteki"ne dokunmak için dünyayı gezdi, hâlâ da geziyor. Gezdiği ve yazdığı yerler arasında Meksika, Küba, Peru, Filipinler, Nikaragua, Antartika, Tayland, Brezilya, Endonezya, Hindistan, Bangladeş, Guatemala, Sri Lanka ve Kamboçya var.

Aslan felsefe profesörü, anavatanı ABD'de Pennsylvania State University'de çalışıyor. Merleau-Ponty'nin Görünür ile Görünmez kitabıyla, "ötekinin filozofu" Emmanuel Levinas'ın hemen hemen bütün önemli eserlerini İngilizceye çeviren kişi.
Ötekini tanımak, der Kant, ötekinde hüküm süren yasa buyruğunu tanımaktır. Ötekini tanımak ötekine saygı duymaktır.
Düşünce tutarsız kavramlar oluşturabilir ve tutarsız bir biçimde akıl yürütebilir. Düşünce mutlaka doğru kavrayacak ve doğru akıl yürütecek biçimde belirlenmiş olmadığını, ama bunun kendisine düşen bir yükümlülük olduğunu keşfeder. Düşünce, yani duyu izlenimlerini kavramlarla anlama ve kavramları düzenleme faaliyeti, doğamızdaki bir dürtü ya da serbest bir inisiyatif olarak çıkmaz ortaya. Düşüncenin üzerine bir buyruğun ağırlığı çöker; düşünce kendisine düşünme emri verildiğini keşfeder. Düşünce itaattir.
Kişi kimliğinin tesbit edilmesini sağlayabilecek ellerine bakar; parmağının üzerindeki, insanlığın sahip olduğu dört milyar sağ elin hiçbirinde bulunmayan o bir düzine çizgiye bakar ve bu kimliğin ve bu ellerin sadece kendi­lerinin dokunabilecekleri şeye dokunmamış olduklarını anlar. Kişi yüreğindeki sıkışmada bir tek kendisine ait bir güç kaynağı bulur; kendi beyninin başka hiç kimseninkilerle kıyaslanması mümkün olmayan devreleri içinde, başka hiçbir beynin dert edinmediği evrendeki bu sorunu çözmeye hazır bir güç bulur; kendi sinir ve kas sistemi içinde başka hiçbir bedenin yontamayacağı, dans edemeyeceği ya da şartlamayacağı bir biçimde put yontmasını, dans etmesini ya da sarılmasını sağlayan bir güç bulur; kendi duyarlılığı içinde başka hiç kimsenin yapamayaca­ğı bir biçimde sevmesini, gülmesini ya da ağlamasını sağlayan bir güç bulur. Ama kendisini bu güçlerin onları bekleyen şeyi bulabilecekleri bölgeye yerleştirmemiş olduğunu ve bu bölgeyi tekerrür eden günlerin önüne serdiği işler haritasının dışındaki çöllerde araması gerekeceğini görür.
İnsanları ister hastanelerde olsun ister köprü altlarında tek başlarına ölmeye terk eden bir toplumun kendisini kökten yıktığını düşünmeye başladım ben kendi hesabıma.
Bir başkasıyla konuşmaya girmek, kendi silahlarını ve sa­vunma düzeneklerini bir yere bırakmak; kendi mevzilerinin kapılarını sonuna kadar açmak; kendini ötekine, yabancı olana açmak ve kendini sürprizlere, karşı çıkışlara ve ithamlara açık tutmaktır. Kişinin ortak olarak bulduklarını ya da ürettiklerini riske atmasıdır. Konuşmaya girmek, kendini yabancılara, Balinezyalılara ve Azteklere, kurbanlara ve dışlanmışlara, Filistinli­lere ve Quechualara ve Crow Kızılderililerine, düşçülere, mis­tiklere, delilere, işkence görmüşlere ve kuşlara ve kurbağalara açabilmek için gürültüye, müdahaleye, yerleşik çıkarlara ve bize her zaman kulak kabartan büyük biraderlerle küçük Hitlerlere karşı mücadele etmektir. Kişi konuşmaya öteki için bir öteki olabilmek için girer.
Ölümlülüğümüz içinde tanırız kendimizi. Önümüzde bir olanaklar silsilesi şeklinde uzanan bir dünya içinde eylemde bulunuruz; aldığımız inisiyatifler yoluyla tanıdı­ğımız dünya maişet, kaynaklar,araçlar, yollar, tehlikeler ve sığınaklardan oluşan bir alandır. Dünyanın sunduğu olanakları tö­zümüzde bulunan bir güç sayesinde, kendisi için olanaklı bir konum tasarlayıp kendini o konuma fırlatma gücü sayesinde kavrarız. Eylemde bulunmak, şimdi burada konumlanmış olan varoluşumuzu ilerdeki olanaklı bir konum adına terk etmektir. Eylemde bulunmak başlamaktır, gelip geçmiş olanlardan kopmaktır; içimizde olup bitmiş olanı geleceğe fırlatmaktır.
Kişi iletişimi şiddetin sürdürülmesi olarak görür, ama başka araçlarla sürdürülmesi. Kişi herkesin kendi söylediği şeyin haklılığını kanıtlamak için konuştuğunu gördüğü zaman, iletişimin onaylama ve karşı çıkma yoluyla ilerleyen diyalektik ritmi içinde herkesin kendini ötekinden başkalaştırdığı bir ara görür. Kendi haklılığını kanıtlamak için konuşmak ötekini susturmak için konuşmaktır. Ama Sokrates kişinin kendi haklılığını kanıtlaması imkanını daha en baştan devre dışı bırakmıştır. İletişim ötekini, yani muhatabı değil, dışarıdaki yabancıları (barbarı, kişileşmiş gürültüyü) susturma çabasıdır.
"Si je continue comme ca, je ne serai jamais maitre du monde!"

Bu böyle devam ederse, asla dünyanın hâkimi olamayacağım!
Her şey ötekini tanımakla başlıyor. Yedi milyar insanın gerçek değerlerinin ortaklaşa sahip olduğumuz şeyler değil, her birimizi birey kılan, öteki kılan şeyler olduğunu bilerek, Hindistan Kalküta'da mason yağmurları altında ıslanarak hayata gözlerini yuman yaşlı adamdan, Haiti adalarında bütün hayatını vodoo büyüsü yapmaya adamış yaşlı kadına kadar bütün insanlara yeniden bakıp ötekini yeniden tanımak gerektiğini düşündünüz mü? Birey olmak ötekinin bireyselliğini tanımakla başlar.

Yazarın biyografisi

Adı:
Alphonso Lingis
Unvan:
Gezgin düşünür
Doğum:
ABD, 23 Kasım 1933
Düşünür ve gezgin. Gezgin düşünür. Bir dünya flaneur'ü. Kendisiyle ortak hiçbir şeyi olmayanların izlerini sürmek, "öteki"ne dokunmak için dünyayı gezdi, hâlâ da geziyor. Gezdiği ve yazdığı yerler arasında Meksika, Küba, Peru, Filipinler, Nikaragua, Antartika, Tayland, Brezilya, Endonezya, Hindistan, Bangladeş, Guatemala, Sri Lanka ve Kamboçya var.

Aslan felsefe profesörü, anavatanı ABD'de Pennsylvania State University'de çalışıyor. Merleau-Ponty'nin Görünür ile Görünmez kitabıyla, "ötekinin filozofu" Emmanuel Levinas'ın hemen hemen bütün önemli eserlerini İngilizceye çeviren kişi.

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.
  • 13 okur okudu.
  • 10 okur okuyacak.