Amine Akyel

Amine Akyel

Çevirmen
8.1/10
49 Kişi
·
55
Okunma
·
1
Beğeni
·
94
Gösterim
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
68 syf.
·3 günde·Beğendi·Puan vermedi
Günde bir elma yemek gerekliymiş. Tabi organiği olursa. Henry David Thoreau'nun "Yabani Elmalar" ından bulup yiyebilsek daha da müthiş olurdu tabi. Şirin bir eser. Mitolojide ve eski uygarlıklarda elmanın değeri hakkında güzel bilgilere değinilmiş.
"Apple of the eye"
68 syf.
·1 günde·8/10
Kitabın kapağı ve adı, insanı bu kitabı alma konusunda şaşırtıyor. Bence abim o yüzden aldı, yoksa içindekileri okusa bile onu ilgileneceğini düşünmüyorum :D Ama okuyunca bu Henry dedim. Cidden yabani elmalardan, özelliklerinden, türlerinden teker teker bahsetmiş. Bir solukta okudum. Yazacak pek bir şey yok sadece yazdığı bir kaç şey beni çok etkiledi. Elmaları o anda koparıp yemenin ayrı bir his, koparıp eve getirip yiyince ayrı bir his verdiğinden bahsetmiş. Gerçekten de öyle ya. Bu adam hislerime tercüman oluyor ya.

"Bir yabani meyvenin değerini anlamak için yabani bir insan olmak veya yabani bir damak tadına sahip olmak gerekir."
68 syf.
·7/10
Elmaya bakış açım değişti desem yeridir. Elmanın tarihine kısa bir yolculuk yaptım bu kitapla. Ne kadar önemli ve faydalı olduğunu da görmüş oldum. Elma sadece bir meyve değil; dinsel, mitolojik ve tarihi değeri olan bir kavram. Kısacık bir kitaptı ama güzeldi de.
96 syf.
·9/10
Stefan zweig'in diğer eserleri gibi bu eseride bai solukta bitti. Ama bunda diğer kitaplarında farklı olan şey, "mecburiyet" duygusunu hepimizin hayatının bir kısmında yaşadığı bu duyguyu mükemmel bir şekilde anlatması olmuş. Özellikle bir sahne varki orda kitabı okumuyorsunuz, orda siz bulunuyorsunuz. Herkese iyi okumalar dilerim.
68 syf.
·2 günde·7/10
Kitabın başında Sunay Akın'ın yabancı modeli gibi hissettirdi bana yazar kendisini. Elma ile ilgili bir araştırma yazısını güzellemiş gibi hissettiyor açıkçası. Bu güzelleme yazısının son sayfasında da ağıt beliriyor.
Elma sadece bir meyve olmadığını ve geçmişinde dini, tarihi, ve mitolojik birçok yerde bulunduğunu gösteriyor. Bu kısa eserde bu tip bağlamlar verdiği bölümlerin kitabı renklendirdiği ve okuttuğu kanaatindeyim.
68 syf.
·1 günde·9/10
Keyif alarak okudum. Yazarın elmalara, özellikle yabani elmalara olan sevgi saygı ve hürmeti gerçekten enteresan. Ancak içerisindeki bilgiler de düşündürücü. Mesela giriş cümlesi şu: Elma ağacının tarihinin insanlık tarihi ile ne kadar yakından ilişkili olduğunu görmek hayret verici. Sonra açıklıyor, elmaları da kapsayan gülgillerin insanların varoluşundan hemen önce ortaya çıktığı söyleniyor. Gerçekten de kutsal kitaplardaki, mitolojik hikayelerdeki, türlü sanat eserlerindeki elma atıfları sanırım bu meyveyi diğer meyvelerden daha ayrıcalıklı bir konuma getiriyor. İlginç. Saygı duydum. Yazıların puntosu büyük, cep boy kitap olduğundan çok hızlı bitiyor. Küçük bir makale tarzında okuyabilirsiniz.
96 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10
Savaşın soğuk yüzünün ne kadar da berbat bir durum olduğunu, bir kez daha okuduğum kadarıyla hissettim diyebilirim. Hiç savaş yaşamamış olmama rağmen soğuk duyguları kısmen anlayabiliyorsam, savaşı iliklerine kadar yaşamış, yakınlarını ve daha nice duygularını yitirenlerin neler hissettiğini hayal etmek dahi istemiyorum.
Paula’nın Ferdinand’a olan bağlığına yine ekmek bandım. Yine İsviçre’yi ve özellikle Zürih Gölü’nü merak ettim. Bir solukta okunabilecek, farklı duygularınıza hitap edebilecek bir eser.
96 syf.
·Beğendi
Yalnız başına orta mesafeli tren yolculuğunda okunduğunda tadına doyulmaz kitaplardan. Özellikle kış mevsiminde, kar olsa iyi olur olmasa da, mesele değil. İçerisi sıcak; yakınlarda zırlayan çocuk-yetişkin bebekler yoksa ne ala.
Ve Zweig her eserinde yaptığı gibi vurucu cümlelerle değil, eserin tamamında yarattığı mühteşem psikolojik atmosferiyle bizi derinden etkiliyor.
68 syf.
·2 günde·7/10
Kitabın yazarı merak ettiğim bir yazardı ve ben bu eseriyle kendisiyle tanışmış oldum. Gerçekten tarih boyu birçok olayda; mitolojik olaylarda, kızıl elma, Adem elması ve dahası elma meyvesi geçiyordu. Neden bu kadar kutsal sayılabilecek bir meyveydi?
‘’Apple of the eye’’ İngilizce deyimindeki apple kelimesi nerden geldiğini anlamış oldum. Gerçekten günde bir elma yiyin diyen diyetisyen arkadaşların ne demek istediğini anladım. Ve ve pazarda tezgahın yanından geçerken yan gözle bile bakmayacağım yabani elmalara karşı artık başka bir gözle bakacağım.
Henry David Thoreau Yabani Elmalar
96 syf.
·5 günde
İçerisinde 4 hikayenin olduğu kitapta daha önce yayınlanmış olan ve İş bankasina kültür yayınlarına ait olan
Rahel Tanrı’yla Hesaplaşıyor Eseriyle tamamen ayni olmaktadir. Sadece içeriğine bir hikaye daha eklenmiştir Birbirine Benze(me)yen Kız Kardeşler ceviri bakimindan tabikide iş bankası kültür yayınlarını tavsiye ederim. Herkese keyifli okumalar dilerim.

Yazarın biyografisi

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.
  • 55 okur okudu.
  • 47 okur okuyacak.