Mecburiyet

Stefan Zweig
Çevirmen:
Amine Akyel
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Mecburiyet insana her şeyi yaptırır.
8/10
·96 syf.··
2023 44. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 25 Mayıs 2023 16:26
Kitap genelde roman olarak değerlendiriliyo ama bu kitap için daha çok hikaye denilebilir. Vatana olan bağlılığı ve sevgisiyle; karısına olan bağı ve sevgisi arasında sıkışıp kalan ressam Ferdinand ve eşinin; savaşa bakış açısını her yönüyle görüyor. "Beni ele geçirdiler bile ve biliyorum, her şeye rağmen onlar çağırıyor ve ben gideceğim. - Neden? Neden? Sana soruyorum; Neden? Bilmiyorum. Belki de şu anda dünya üzerinde delilik akıldan daha güçlü olduğu için. Belki de kahraman olmadığım için, bu yüzden kaçmaya cesaret edemiyorum.. açıklayamıyorum. Bu bir mecburiyet gibi. Yirmi milyon insanı boğan zincirleri kıramıyorum. Yapamıyorum..Syf,21
MecburiyetStefan Zweig · Kırmızı Kedi Yayınları · 201875bin okunma
Puan vermedi·96 syf.··
2020 44. kitabı
Bir Stefan Zweig kitabı daha... İnsanın “mecburiyet” karşısında nasıl bir ruh hali içinde bulunduğunu yazar çok iyi çözümlemiş. Bizler de istemediğimiz halde sırf zorunda olduğumuzu düşündüğümüz için neler yapmıyoruz ki:( Bir çırpıda okunabilecek, akıcı bir kitap. “Günümüzde özgür olan biri var mı sanki ?” “Özgürlüğümden başka bir şey istemiyorum !”
MecburiyetStefan Zweig · Kırmızı Kedi Yayınları · 201875bin okunma
Puan vermedi·96 syf.··
2021 85. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 28 Kasım 2021 16:45
İsviçre kırsalında eşi ile birlikte yaşayan ressam Ferdinand'a kendi ülkesinden bir belge gelir. Savaştan kaçarak geldiği savaş olmayan bu ülkede artık huzuru kalmamıştır. Ona resmi bir askerlik çağrısı gönderilmiştir. Her ne kadar gitmeyebilirse de buna kendini mecbur hissediyordur. Eşi Paula, onu bu çağrıya uymaması, kendisiyle ilgisi olmayan bir savaşa katılmaması konusunda ikna etmeye çalışır. Tüm çabaları sonuçsuz kalmakta, Ferdinand ona kulaklarını tıkamaktadır. Bu kitap Zweig'ın savaş karşıtlığının adeta şekil bulmuş hali. İnsanların görünmeyen, adına devlet denilen bir gücün kontrolünde birbirlerini öldürmelerini Zweig gibi Ferdinand ve Paula'da doğru bulmaz. Ama bir yandan mecburiyetler ellerini kollarını bağlıyordur. Zweig'ın hayatını okuyanlar onun 2. Dünya Savaşı yüzünden girdiği bunalım sonucu karısıyla birlikte intihar ettiğini bilirler. Yıllar önce Stefan Zweig'ın biyografik bir eser olan Balzac-Bir yaşam öyküsü- kitabını çok severek okumuştum. Yazarın öykü ve roman dışında çok sayıda biyografik kitabı var. Kaleminin gücünü dünya biliyor. Bu kitap kısa olmasına rağmen ruh tahlilleri ve duyguları yansıtması açısından çok değerli bir eser. *Özgürlüğümden başka hiçbir şey istemiyorum. *"Tek bir vazife tanırım: İnsan olmak ve çalışmak." *"Özgür! Günümüzde özgür olan biri var mı sanki!"
MecburiyetStefan Zweig · Kırmızı Kedi Yayınları · 201875bin okunma
Sıcak-Soğuk Hisler
8/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2019 2. kitabı
·
17 saatte okudu
·
Okunma: 01 Temmuz 2019 17:31
Savaşın soğuk yüzünün ne kadar da berbat bir durum olduğunu, bir kez daha okuduğum kadarıyla hissettim diyebilirim. Hiç savaş yaşamamış olmama rağmen soğuk duyguları kısmen anlayabiliyorsam, savaşı iliklerine kadar yaşamış, yakınlarını ve daha nice duygularını yitirenlerin neler hissettiğini hayal etmek dahi istemiyorum. Paula’nın Ferdinand’a olan bağlığına yine ekmek bandım. Yine İsviçre’yi ve özellikle Zürih Gölü’nü merak ettim. Bir solukta okunabilecek, farklı duygularınıza hitap edebilecek bir eser.
1000Kitap
MecburiyetStefan Zweig · Kırmızı Kedi Yayınları · 201875bin okunma
9/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2020 78. kitabı
Yalnız başına orta mesafeli tren yolculuğunda okunduğunda tadına doyulmaz kitaplardan. Özellikle kış mevsiminde, kar olsa iyi olur olmasa da, mesele değil. İçerisi sıcak; yakınlarda zırlayan çocuk-yetişkin bebekler yoksa ne ala. Ve Zweig her eserinde yaptığı gibi vurucu cümlelerle değil, eserin tamamında yarattığı mühteşem psikolojik atmosferiyle bizi derinden etkiliyor.
MecburiyetStefan Zweig · Kırmızı Kedi Yayınları · 201875bin okunma
Puan vermedi·56 syf.··
2022 26. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 21 Ağustos 2022 00:31
Stefan Zweig; savaş karşıtı bir yazar. Eserlerinde de çoğu kez, özgürlük temasına yer verir ve savaşın yıkıcı etkilerini anlatır. Mecburiyet adlı eserinde ülkesindeki savaştan kaçıp, İsviçre'ye sığınan evli bir çiftin, yaşamla ölüm arasındaki duygu ve düşüncelerini iliklerinize işleyecek yoğunlukta anlatan bir hikaye. Ferdinand savaş karşıtı düşüncelere ve eşine olan sevgisi yüzünden savaştan kaçsa da görev insanı olması bunu yapmasını zorunlu kılıyordu. Karısına duyduğu sevgi ve görev duygusu arasında sıkışıp kalır. Kitabı okurken nelere mecbur kaldım düşüncesi sizinde içinizi saracaktır. Her ne kadar kısa bir hikaye de olsa her cümlesi duygu ve yoğunluk dolu bir eser.
MecburiyetStefan Zweig · İndigo Kitap · 201975bin okunma
Puan vermedi·50 syf.·
2025 5. kitabı
Çıldırmış insanlara uyum sağlamak için çıldırmış gibi yapmak zorunda değilsiniz! Kendiniz olun yeter. Kendi iradeniz olmalı! Roman, savaş ve sevdiği kadın arasında seçim yapmak zorunda kalan bir erkeğin hayatını anlatıyor. Sırf güçlü olduğu için bir ülke bir ülkeye savaş açmamalı. Savaşlar da her daim fakir insanların eşleri, çocukları, kardeşleri ölüyor. Bu romanda da Stefan Zweig insanların güç uğruna bir kaç insan daha güçlü olabilsin diye çıkan savaşa gidip gitmemek arasında kalan bir adamı konu alıyor. İnsanın savaşları sorgulamasına neden olan bu kitabı kesinlikle okumalısınız. Keyifli okumalar dilerim.
MecburiyetStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202175bin okunma
Puan vermedi·50 syf.··
2024 2. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 04 Ocak 2024 01:12
Kitabı açtığım gibi okudum, bırakmak dahi istemedim, olay örgüsü o kadar merak uyandırıcıydı ki... Klasik Stefan Zweig :) Herkesin okuması gereken bir eser, özgürlük mü yoksa mecburiyet mi?
Edebiyat
MecburiyetStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202175bin okunma
Mecbur değilsin!
Puan vermedi·50 syf.·
2024 39. kitabı
Dikkat spoiler içerir! Ülkelerinde yaşanan savaştan kaçan Ferdinand ve karısı Paula, İsviçre'de kendilerine sakin bir yaşam kurar. Ancak Ferdinand'a savaşa katılması için bir çağrı mektubu gelince kurdukları huzurlu yaşamları sona erer. Ferdinand birşeylerin ona hükmettiğini ve kendisini savaşa katılması konusunda mecbur bıraktığını düşünür. Paulaya göre ise savaş bir suç/cinayettir ve kocasının inanmadığı bir amaç uğruna savaşa katılmasını doğru bulmaz. Ferdinand, savaşa katılmak yada karısıyla özgür yaşamak arasında sürekli ikilemde kalır. Savaşa katılmak için karısıyla mücadele etmesi gerekir. Kitapta Ferdinand'ın arada kalmışlığı, ikilemleri, psikolojik buhranı bence iyi işlenmişti. Özellikle Ferdinand'ın 'savaşı ayıran çizgi' konusundaki düşüncesi günümüze de düşündüren bir konu. (Savaş vardı. Fakat savaş sadece karşı taraftaki ülkedeydi). Paula'nın Ferdinandla yaptığı savaş karşıtı konuşmaları da etkileyiciydi. (Aksini düşünmene rağmen dünyanın işlediği bu en büyük suça ortak olacak mısın, olmayacak mısın? Çünkü itiraz etmeyen, karşı koymayan herkes suç ortağıdır.) Stefan Zweig eserlerini beğendiğim bir yazar ve Mecburiyet kitabını da tabii ki beğendim. Zweig'ın okuduğum diğer kitaplarına göre sonu en mutlu biten bu kitap oldu benim için. İlgisini çeken varsa bu mini kitabı okuyabilir. Herkese keyifli okumalar. --- İçinde bir şeyler hayır diyorsa, sen de hayır demelisin ---
MecburiyetStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202175bin okunma
Özgürlük Arayışında Bir Ruhun Çırpınışları: Konstanze'ın Hikayesi
10/10
·50 syf.··
2024 123. kitabı
Hikaye, Konstanze adında özgür ruhlu bir kadının, toplumun dayattığı kurallara ve beklentilere karşı koyma mücadelesini anlatıyor. Konstanze, sevdiği adamla evlenmesine rağmen, toplumun "mecburiyetleri" nedeniyle ondan ayrılmak zorunda kalıyor ve bu durum hayatında derin bir yara açıyor. Zweig, Konstanze'ın içsel çelişkilerini ve duygusal karmaşasını ustaca tasvir ediyor. Konstanze bir yandan sevdiği adama olan tutkusunu yaşamak istiyor, diğer yandan da toplum tarafından dışlanmaktan ve kınanmaktan korkuyor. Bu korku, onu sevdiği adamdan ve mutluluğundan vazgeçmeye zorluyor. Mecburiyet sadece Konstanze'ın hikayesi değil, o dönemdeki birçok kadının yaşadığı trajedilerin de bir yansıması. Zweig, bu eserle toplumun kadınlara bakış açısını ve onlara dayattığı haksız yükleri eleştiriyor. Romanın dili sade ve akıcı, Zweig okurları Konstanze'ın hikayesine kolayca dahil ediyor. Hikayenin sonu ise oldukça etkileyici ve düşündürücüdür. Okurlar, romanı bitirdikten sonra bile Konstanze'ın hikayesini ve yaşadığı trajedileri uzun süre unutamıyorlar.
MecburiyetStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202175bin okunma

Yazar Hakkında

Stefan ZweigYazar · 187 kitap
Stefan Zweig, Avusturyalı yazar ve gazeteciydi. Edebi kariyerinin zirvesinde olduğu 1920'li ve 1930'lu yıllarda, dünyanın en çok çevrilen ve en popüler yazarlarından biriydi. Zweig, Viyana, Avusturya-Macaristan'da büyüdü. Honoré de Balzac, Charles Dickens ve Fyodor Dostoyevski gibi ünlü edebiyatçılar hakkında Üç Büyük Usta (1920) ve belirleyici tarihsel olaylar hakkında Yıldızın Parladığı Anlar (1927) adlı tarihsel incelemeler yazdı. Ayrıca Joseph Fouché (1929), Mary Stuart (1935) ve Marie Antoinette'nin biyografilerini yazdı. Zweig'ın en bilinen kurgu eserleri arasında Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu (1922), Amok Koşucusu (1922), Korku (1925), Karışık Duygular (1927), Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört Saat (1927), psikolojik roman Sabırsız Yürek (1939) ve Satranç (1941) yer almaktadır. 1934 yılında Almanya'da Nazi Partisi'nin yükselişi ve Avusturya'da Ständestaat rejiminin kurulmasının bir sonucu olarak Zweig, İngiltere'ye göç etti ve 1940 yılında kısa bir süre New York'a ve daha sonra yerleştiği Brezilya'ya taşındı. Son yıllarında bu ülkeye aşık olduğunu ilan edecek ve Brezilya, Geleceğin Ülkesi adlı kitabında bu ülke hakkında yazacaktı. Yıllar geçtikçe Zweig, Avrupa'nın geleceği konusunda giderek daha fazla hayal kırıklığına uğradı ve umutsuzluğa kapıldı. 23 Şubat 1942'de Petrópolis'teki evlerinde eşi Lotte ile birlikte aşırı dozda barbitürattan ölü bulundu. Eserleri birçok film uyarlamasına temel oldu. Zweig'ın anı kitabı Dünün Dünyası (1942), I. Franz Joseph yönetimindeki Avusturya-Macaristan İmparatorluğu'nun çöküş yıllarındaki yaşamı betimlemesiyle dikkat çeker ve Habsburg İmparatorluğu hakkındaki en ünlü kitap olarak anılır.