Stefan Zweig, biyografi, monografi, şiir, tercüme, tiyatro, liberto ve roman gibi eserlerinin yanında yazdığı kısa öyküleriyle dünyada ve ülkemizde en çok okunan yazarlardan biri olmaya devam ediyor. Yaşamı boyunca çok seyahat etmiş olan Zweig, değişik kültür havzalarından topladığı bilgileri, kişilikleri, karakterleri öykülerinde derinlemesine işliyor. Psikolojiye duyduğu derin ilgisinin de etkisiyle oluşturduğu karakterlerin iç dünyasına derinlemesine girebiliyor. O kadar ki Eski Ahit ve Bhagavad Gita gibi kutsal kitaplardan esinlenerek ilginç efsaneleri kendi parlak ve edebi üslubuyla yeniden ürettiğine şahit oluyoruz.
• • •
Nitekim Zweig’in edebi kişiliğinin tüm izlerini, “Efsaneler” adlı eserinde yer alan dört öykünün kahramanlarının hikâyelerinde de görmek mümkün. Bu dört hikâyede yazar, oluşturduğu karakterler üzerinden insanın Tanrıyla olan ilişkisini, kimlik arayışını, hayatı anlama ve anlamlandırma konusunda yaşadığı iç çatışmaları, iyi ve kötünün birbiriyle olan savaşını gözler önüne seriyor. Özellikle de din, ahlâk, vicdan, adalet, suç, savaş, barış, özgürlük ve varoluş gibi birçok konuyu sorgulamamızı sağlıyor.
• • •
Yazar, “Rahel Tanrıyla Hesaplaşıyor” öyküsünde, Yakup peygamberin eşi Rahel örneğinden hareketle insanın Tanrı karşısındaki acziyetini ve onun gazabından kurtulabilmek için içten yakarışını anlatıyor. Özellikle Rahel’in “Tanrım, sabretmek ne kadar zor kulların için” şeklinde başlayan seslenişini ve sonrasında da bir şehrin Tanrının gazabından nasıl kurtulduğunu görüyoruz.
• • •
“Üçüncü Günün Hikâyesi”nde, Nuh tufanında karadan haber getirsin diye gemiden yollanan üçüncü güvercinin hikâyesi anlatılıyor. Keşif için gönderilen iki güvercin gemiye tekrar döndüğü halde üçüncüsü dönmüyor. Yazar, bu hikâyesiyle adeta “dünün dünyasından” günümüze
Kitabın Adı: Efsaneler
Kitabın Yazarı: Stefan Zweig
Tür: Hikayeler
Stefan Zweig, Efsaneler’inde üç ibret verici hikaye ile insanlık arayışını ele alıyor; hikaye edilen kişilerin gerek Tanrıya yakın olma ihtiyacını, gerekse kimlik arayışını ve hayatın anlamını konu ediyor. Eski Ahit ve Bhagavad Gita gibi kutsal kitaplardan esinlenerek kişilerin imtihanlarını eşsiz kurgusuyla okurlara sunuyor.
Zweig, şiddete karşı uyarırken, merhamet etmeyi unutmamamız gerektiğini bizlere hatırlatıyor ve hem bireysel hem toplumsal özgürlüğün altını çizerek insanlığa önemli dersler veriyor. Bu kitabın her hikâyesiyle farklı dünyaları keşfedecek, savaş, din ve ahlak konuları hakkında düşünmeye başlayacaksınız.
Masal anlatmak denildiğinde aklınıza ne geliyor? Genellikle çocuklara anlatırız vs vs durumlarından ziyade ya yetişkinlere masal anlatsaydınız nasıl olurdu? Zweig biraz yetişkin masalı yazdığını itiraf ediyor zaten.
İçerisinde toplam 4 hikaye mevcut. Biraz dini motiflerin fazla olduğunu görüyoruz yahut bize öyle geliyor. Hikayeler: Rahel Tanrıyla Hesaplaşıyor, Üçüncü Günün Hikayesi, Ölümsüz Kardeşin Gözleri ve Zıt İkizler. Son hikaye hariç diğerleri çok yaygın kullanılmadığı için olumlu baktım ben kitaba. Zıt İkizler hani şu Birbirine Benzemeyen Kız Kardeşler adıyla yayımlanan öykü varya, işte o.
Yani daha fazla ne söylenir bilmiyorum kitap için. Yavaş yavaş tamamlıyoruz Zweig eserlerini de. Hepimize keyifli okumalar, iyi günler diliyorum. Neşeniz daim olsun..
EfsanelerStefan Zweig · Doğu Batı Yayınları · 201998 okunma
Ömrümüz, ilkbahardaki bir nehir gibi hızla akıp gidiyor, akıp giden sular
geri gelmiyor... (S:12) Efsaneler
"Üretken bir yazar olanStefan Zweig , birçok konuda denemeler yaptı. Lirik şiirler yazdı, trajedi ve dram türünde sahne eserleri denedi, özellikle biyografi alanında önemli eserler ortaya koydu. Freud ve psikolojiye olan ilgisi onu bu alana yöneltti. Biyografi alanındaki çalışmaları, dönemin birçok ünlü kişisinin hayatlarını gözler önüne serdi. Üç Büyük Usta: Balzac, Dickens, Dostoyevski; Kendi İçindeki Şeytanla Savaşanlar: Hölderlin, Kleist, Nietzsche; Romain Rolland; Marie Antoinette; Magellan, Stendhal, Erasmus, Fouche eserleri bu biyografilerden birkaçıdır.
Avusturyalı Roman, Oyun ve Biyografi Yazarı, GazeteciStefan ZweigStefan Zweig , Efsaneler’inde üç ibret verici hikâye ile insanlık arayışını ele alıyor; hikâye edilen kişilerin gerek Tanrıya yakın olma ihtiyacını, gerekse kimlik arayışını ve hayatın anlamını konu ediyor. Eski Ahit ve Bhagavad Gita gibi kutsal kitaplardan esinlenerek kişilerin imtihanlarını eşsiz kurgusuyla okurlara sunuyor
.""Zweig, şiddete karşı uyarırken, merhamet etmeyi unutmamamız gerektiğini bizlere hatırlatıyor ve hem bireysel hem toplumsal özgürlüğün altını çizerek insanlığa önemli dersler veriyor.
Yazarın keyıfli bir okumk
isterseniz buyurun Efsaneler
Harika bir kitap insanlığın özündeki kavramları hissetmek isteyen herkesin mutlaka okuması gereken bir kitap MUTLAKA OKUYUN VE UNUTTUĞUMUZ O İNSANİ DEĞERLERİ HATIRLAYIN
EfsanelerStefan Zweig · Doğu Batı Yayınları · 201998 okunma
Zweig'ın bir başka yayın evleri tarafından farklı şekilde harmanlandığı öyküleri
Tam bir yayınevi karmaşası oluşmuş Zwieg öykülerinde. Her biri kafasına göre almış üç beş öyküsünü basmış. Neyse bir kez daha okumuş oldum Rahel'i, üçüncü güvercini, Virata'yı ve zıt ikizleri.
Aşık olun.
İyi okumalar dilerim.
Yazarı çok sevdiğim için içeriğine bakmadan aldım. Aslında daha önce yayınlanan efsanelere dayalı küçük hikayelerden oluşuyor. Artık telif hakkı olmadığı için herhalde her yayınevi bu ve benzer yazarların kitaplarını hikayeleri karma yaparak yeni kitapmış gibi piyasaya çıkarabiliyor. Yine de okumadığım bir hikaye vardı içinde. Ayrıca diğerlerini tekrar okumakta bir sakınca görmedim. Zweig'in akıcı yazısı her zaman beni etkilemiştir. Bilgi amaçlı yazıyorum; içinde "1. Rahel Tanrıyla Hesaplaşıyor, 2. Üçüncü Güvercinin Hikayesi, 3. Ölümsüz Kardeşin Gözleri, 4. Zıt İkizler" hikayeleri var. Tavsiye ederim.
Stefan Zweig, Avusturyalı yazar ve gazeteciydi. Edebi kariyerinin zirvesinde olduğu 1920'li ve 1930'lu yıllarda, dünyanın en çok çevrilen ve en popüler yazarlarından biriydi.
Zweig, Viyana, Avusturya-Macaristan'da büyüdü. Honoré de Balzac, Charles Dickens ve Fyodor Dostoyevski gibi ünlü edebiyatçılar hakkında Üç Büyük Usta (1920) ve belirleyici tarihsel olaylar hakkında Yıldızın Parladığı Anlar (1927) adlı tarihsel incelemeler yazdı. Ayrıca Joseph Fouché (1929), Mary Stuart (1935) ve Marie Antoinette'nin biyografilerini yazdı. Zweig'ın en bilinen kurgu eserleri arasında Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu (1922), Amok Koşucusu (1922), Korku (1925), Karışık Duygular (1927), Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört Saat (1927), psikolojik roman Sabırsız Yürek (1939) ve Satranç (1941) yer almaktadır.
1934 yılında Almanya'da Nazi Partisi'nin yükselişi ve Avusturya'da Ständestaat rejiminin kurulmasının bir sonucu olarak Zweig, İngiltere'ye göç etti ve 1940 yılında kısa bir süre New York'a ve daha sonra yerleştiği Brezilya'ya taşındı. Son yıllarında bu ülkeye aşık olduğunu ilan edecek ve Brezilya, Geleceğin Ülkesi adlı kitabında bu ülke hakkında yazacaktı. Yıllar geçtikçe Zweig, Avrupa'nın geleceği konusunda giderek daha fazla hayal kırıklığına uğradı ve umutsuzluğa kapıldı. 23 Şubat 1942'de Petrópolis'teki evlerinde eşi Lotte ile birlikte aşırı dozda barbitürattan ölü bulundu. Eserleri birçok film uyarlamasına temel oldu. Zweig'ın anı kitabı Dünün Dünyası (1942), I. Franz Joseph yönetimindeki Avusturya-Macaristan İmparatorluğu'nun çöküş yıllarındaki yaşamı betimlemesiyle dikkat çeker ve Habsburg İmparatorluğu hakkındaki en ünlü kitap olarak anılır.