Giriş Yap

Arthur Conan Doyle

Yazar
8.4
26,8bin Kişi
Tam adı
Arthur Ignatius Conan Doyle
Unvan
İskoç Yazar, Doktor, Sör
Doğum
Edinburgh, İskoçya, 22 Mayıs 1859
Ölüm
Crowborough , Doğu Sussex , İngiltere, 7 Temmuz 1930
Yaşamı
Arthur Ignatius Conan Doyle, (22 Mayıs 1859 - 7 Temmuz 1930) İskoç doğumlu bir yazardır. Suç hikâyelerinde bir çığır açmış olduğu söylenen karakter Dedektif Sherlock Holmes ve Profesör Challenger'ın fikir babasıdır. Yazmış olduğu diğer eserler arasında bilimkurgu, tarihi kitaplar, oyunlar, şiirler ve kurgu dışı düzyazılar vardır. Arthur Conan Doyle 22 Mayıs 1859'da, Edinburgh, İskoçya'da doğmuştur. Babası bir İngiliz olan Charles Altamont Doyle, annesi ise İrlandalı Mary Foley'di. Soyadı "Conan Doyle" ise de, bu bileşik soyadının kökeni bilinmemektedir. Kaynaklardan biri, Arthur ve ablası Annette'in bileşik soyadlarını büyük amcaları olan usta gazeteci Michael Conan'dan aldığını yazmaktadır. Aynı kaynak 1885 yılında, evinin dışarısındaki pirinç levhada ve doktora tezindeki imzada adının "A. Conan Doyle" olarak geçtiğini belirtmektedir. Fakat 1901 Nüfus Kaydı gibi diğer kaynaklar Conan Doyle'un soyadının "Doyle" olduğunu, ve ancak yıllar sonra "Conan Doyle" olarak kullandığını yazmaktadır. Conan Doyle'un babası da kardeşleri (içlerinden bir tanesi illüstratör Richard Doyle'du) ve babası gibi bir ressamdı. Conan Doyle, dokuz yaşındayken St Mary's Hall Katolik Cizvit Stonyhurst hazırlık okuluna gönderildi. Daha sonra Stonyhurst Koleji'nde öğrenimine devam etti, fakat Hıristiyanlığı reddederek 1875 yılında bir agnostik olacaktı. 1876'dan 1881'e kadar Edinburgh Üniversitesi'nde tıp öğrenimi gördü, bu eğitimin bir kısmında şimdi Birmingham'ın bir parçası olan Aston şehrinde çalıştı. Öğrenimine devam etmekteyken kısa hikâyeler yazmaya başladı; 20 yaşından önce Chambers's Edinburgh Journal isimli dergide ilk hikâyesi yayımlandı. Üniversitedeki yıllarının ardından Batı Afrika sahillerine gemi hekimi olarak yolculuk etti, arkasından 1882 yılında Plymouth kentinde kendi muayenehanesini açtı. Doktorasını 1885 yılında "Tabes Dorsalis" üzerine yaptı. 1882'de Portsmouth'ta hekimliğe başladı. Mesleğinde ilk başlarda çok başarılı sayılmazdı; odasında hasta beklerken tekrar hikâyeler yazmaya başladı. İlk önemli eseri, 1887 yılında "Beeton's Christmas Annual"da basılmış olan "Kızıl Dosya" isimli hikâyeydi. Bu hikâye Sherlock Holmes'un ilk kez göründüğü hikâye olma özelliğini taşımaktadır ve karakter kısmen üniversitedeki profesörlerinden bir tanesi olan Joseph Bell'e benzemektedir. Sherlock Holmes'un göründüğü diğer hikâyeler Strand isimli dergide basılacaktı. Garip bir şekilde, İngiliz yazar Rudyard Kipling de başarılarından ötürü Conan Doyle'u kutladı ve "Acaba bu karakter arkadaşım Joe olabilir mi?" diye sordu. Joseph Bell'e olan benzerlik gözünden kaçmamıştı. Fakat Sherlock Holmes için, Bell'den çok, Edgar Allan Poe'nun karakteri C. Auguste Dupin'i model almıştı. Southsea şehrinde ikamet etmekteyken Portsmouth Futbol Kulübü adlı amatör bir futboltakımı için top koşturdu. 1885 yılında Louisa (veya Louise) Hawkins ile evlendi. "Touie" diye hitap ettiği Louisa vereme yakalandı ve 4 Temmuz 1906'da vefat etti. 1907'de, 1897 yılında tanışıp aşık olduğu fakat eşine olan sadakatinden dolayı hislerini açılamadığı Jean Leckie ile evlendi. Conan Doyle'un ikisi ilk eşinden, üçü ikinci eşinden toplam beş çocuğu oldu. 1890 yılında Conan Doyle Viyana'da göz üzerine araştırmalar yaptı; 1891'de optalmolog olarak Londra'da bir muayenehane açtı. Otobiyografisinde tek bir hastanın bile kapısına gelmediğini yazacaktı. Bu onun yazarlığa daha fazla zaman ayırmasına fırsat verdi; Kasım 1891'de annesine, "Holmes'u öldürmeyi düşünüyorum... hikâye bitsin gitsin istiyorum. Aklımı daha iyi şeylerden çeliyor anne" diye yazacaktı. Annesi şöyle yazdı: "Sana nasıl uyuyorsa öyle yap, ama insanlar bunu pek hoş karşılamayacaktır." 1893'de, daha "önemli" eserlere (örneğin tarihi romanlarını yazmak için) öncelik vermek için böyle yaptı. "Son Sorun" isimli hikâyede Holmes ve ezeli düşmanı Profesör Moriarty bir şelaleden birlikte düşerek ölüyorlardı. Karakterin ölmesine isyan eden okurları dinleyerek Sherlock'u tekrar hayata döndürdü; Holmes, "Boş Ev Macerası" isimli hikâyede geri dönüyordu, verilen açıklama ise sadece Moriarty'nin düştüğü, ama Holmes'un diğer tehlikeli düşmanları da olduğundan kendisini de ölmüş gibi gösterdiğiydi. Holmes toplamda 56 kısa hikâye ve 4 Conan Doyle romanında yer almaktadır (bu süreden sonra pek çok kez diğer yazarların hikâye ve kitaplarında da gözükmüştür).Güney Afrika'daki İkinci Boer Savaşı'nı takiben 20. yüzyılın başlarında, Birleşik Krallık'ın bölgede olan idaresine olan eleştirilere cevaben Conan Doyle, Krallık'ın Boer Savaşı'ndaki rolünü haklı çıkartan kısa bir kitapçık yazdı ve yayınladı. "The War in South Africa: Its Cause and Conduct (Güney Afrika'daki Savaş: Nedeni ve İdaresi)" isimli bu kitapçık pek çok dile çevrilecekti. Conan Doyle, 1902 yılında şövalye ve Surrey'nin "Deputy Lieutenant" (Teğmen Vekili) olarak ilan edilmesinin nedeninin bu kitapçık olduğunu düşünmekteydi. 1900 yılında daha uzun bir kitap olan "Büyük Boer Savaşı" isimli kitabı da yazmıştı. 20. yüzyılın başlarında Sir Arthur Parlamento'ya iki kez aday oldu, dikkate değer oylar almış olsa da ikisinde de seçilemedi. Conan Doyle, başını gazeteci E. D. More ve diplomat Roger Casement'ın çektiği Kongo'nun Özgürleştirilmesi Kampanyası'na destek veriyordu. 1909 yılında Kongo'daki dehşeti yerden yere vurduğu "Kongo'daki Suç" adlı uzun bir kitapçık yazdı. Morel ve Casement ile arkadaş oldu, 1912 yılındaki "Kayıp Dünya" isimli kitabındaki baş karakterlerden ikisi için onlardan ilham alacaktı. İkisiyle de arkadaşlık bağları daha sonra koptu: Sol görüşleri olan Morel I. Dünya Savaşı sırasında pasifist hareketin liderlerinden biriydi; Casement ise İrlanda milliyetçiliğinden dolayı hapishanedeyken İngiltere'ye ihanet etmişti. Conan Doyle, Casement'ın delirmiş olduğunu söyleyerek onu ölüm cezasından kurtarmaya çalıştı, fakat başarısız oldu. Conan Doyle adaletin yılmaz bir savunucusuydu, iki davayı şahsen inceledi ve araştırdı. Sayesinde bu iki davada mahkum edilmiş iki kişi salındı. İlk davanın sanığı 1906'da iddiaya göre tehdit dolu mektuplar yazan ve hayvanlara işkence yaptığı söylenen yarı-İngiliz, yarı-Hintli George Edalji isimli bir avukattı. Polis Edalji'yi hapse tıktı, halbuki hayvanların gördüğü işkence şüphelinin hapse girmesinden sonra da devam etmişti. Temyiz Mahkemesi'nde bu davadan çıkan karar 1907'de yürürlüğe girdiğinde Conan Doyle sadece George Edalji'ye yardım etmiş olmuyordu, çalışmaları adaletin başarısız olduğu diğer noktaları düzeltmekte de büyük rol oynadı. Julian Barnes'ın 2005'te yazdığı roman "Arthur & George"da Conan Doyle ve Edalji'nin hikâyesi kurgusal olarak anlatılmaktadır. İkinci davanın sanığı 1908'de Glasgow'da 82 yaşında bir kadını sopayla dövmekten içeride olan Alman Yahudi kumarhane işletmecisi Oscar Slater'dı. İddia makamının öne sürdüğü savdaki tutarsızlık ve birinin onu ispiyonlamış olduğu hissi Conan Doyle'da merak uyandırmıştı. 1906'da karısı Louisa'nın, ve oğlu Kingsley, kardeşi, iki kayınbiraderi ve iki yeğeninin I. Dünya Savaşı'nda ölümünden sonra Conan Doyle bunalıma girdi. Ruhaniyet ve bu düşüncenin sağladığı ölümden sonra yaşamın güya bilimsel kanıtına destek vererek biraz huzur buluyordu. Kingsley Doyle, 1916'daki feci Somme Çarpışması sonrasında yara aldıktan sonra iyileşmekte olduğu sene, Ekim 1917'de zatürreden öldü. Baba Doyle Ruhaniyet ile öyle ilgilenmişti ki karakteri Profesör Challenger'ın bir romanı olan "Sis Diyarı" tamamen bu konu hakkındaydı. Bu dönemdeki hayatının garip örneklerinden bir tanesi de "Perilerin Gelişi" (1921) isimli kitaptı. Cottingley perileri fotoğraflarının gerçekliğine öylesine inanmıştı ki, bunlara ve ayrıca perilerin ve ruhların doğaları ve varlığı konusunda sunduğu teorilere kitabında yer verecekti. Bu konuda yazmış olduğu yazılar kısa hikâye antolojilerinden biri olan Sherlock Holmes'un Maceraları'nın 1929'da Sovyetler Birliği'nde yasaklanmış olmasının nedenlerinden biriydi. Bu yasak daha sonra kalkacaktı. Rus aktör Vasili Livanov, Sherlock Holmes'u başarılı bir şekilde canlandırmasından dolayı İngiliz İmparatorluğu Nişanı'na layık görülecekti. Conan Doyle bir süre Amerikalı sihirbaz Harry Houdini ile arkadaş oldu; 1920'de annesinin ölümünden sonra Houdini de Ruhani hareketin öncü aleyhtarlarından biri olmuştu. Houdini, Ruhani medyumların numara yaptığında ısrarcı olmasına rağmen, Conan Doyle Houdini'nin kendisinin de doğaüstü güçlere sahip olduğunu düşünmekteydi; bu görüşünü "The Edge of the Unknown" isimli kitabında yazacaktı. Houdini, yaptıklarının alt tarafı sihirbazlık numarası olduğuna Conan Doyle'u ikna edemedi. Bu da iki arkadaş arasında herkesin bildiği buruk bir uzaklaşmaya neden oldu. Doyle, Houdini baş parmağını çıkarıp tekrar yerine koyduğunda şaşkınlığına engel olamamıştı. Amerikalı bir bilim tarihçisi olan Richard Milner, Conan Doyle'un 1912'de ortalığı kasıp kavuran Piltdown Adamı aldatmacasını başlatan kişi olabileceğini iddia etti. Bu sahte hominid fosili bilim dünyasını 40 yıl boyunca kandırmıştı. Milner, Conan Doyle'un en sevdiği medyumlardan birinin adının lekelenmesinden ötürü intikam arayışında olduğunu ve yazarın bu aldatmacadaki rolünün "Kayıp Dünya" eserinde fark edilebileceğini söylemekteydi. Samuel Rosenberg, 1974 tarihli kitabı "Naked is the Best Disguise (Çıplaklık En İyi Kamuflajdır)"da Conan Doyle'un yazıları sayesinde akıl sağlığının bastırılmış ve gizli yönlerine nasıl açık ipuçları bıraktığını yazmaktadır. 7 Temmuz 1930'da Conan Doyle aile bahçesinde elini göğsüne bastırmış bir şekilde bulundu. Hemen sonra kalp krizinden öldü, ve New Forest, Hampshire, İngiltere'de Minstead'deki kilise bahçesine gömüldü. Son sözlerini karısına söylemişti: "Sen harikasın." Mezar taşında şu sözler yazar STEEL TRUE (YAMAN ÇELİK) BLADE STRAIGHT (KESKİN BIÇAK) ARTHUR CONAN DOYLE ŞÖVALYE VATANSEVER, DOKTOR VE EDEBİYATÇI Londra'nın güneyinde Hindhead'de Conan Doyle'un inşa ettiği ev Undershaw'da hayat en az bir on yıl kadar daha devam etti; arkasından 1924'ten 2004'e kadar otel ve restoran olarak işletildi. Daha sonra bir müteahhit tarafından satın alındı; çevreciler ve Conan Doyle hayranları buranın korunması için savaşmaktadır. Ev şu an boş. Doğu Sussex'te, Crowborough'daki Crowborough Cross'ta Sir Arthur Conan Doyle'un onuruna bir heykel dikildi. Sir Arthur burada 23 sene yaşamıştı. Edinburgh, İskoçya'da, Conan Doyle'un doğduğu eve yakın Picardy Sarayı'nda Sherlock Holmes'un da bir heykeli bulunmaktadır.
376 syf.
·
6 günde
·
10/10 puan
Keşke daha önce okusaymışım. Parodi Yayınları’nın 5 kitaplık Sherlock Holmes serisini aldım ve ilk kitabı bitti. Gayet eğlenceliydi. Holmes’un zekası o kadar hoşuma gitti ki. Küçük bir detaydan hayati bilgiler çıkarması… Kesinlikle okunması gereken bir kitap. Özellikle polisiye okuyan insanların mutlaka okuması gerek. Kitabın içinde 12 başlık var ve her başlıkta farklı bir vaka ele alınıyor. Benim en sevdiğim vakalar Benekli Bandana ve Kayınlı Konak oldu. Ayrıca 374 sayfalık bu kitap bir günde bitebilecek bir kitap.
Reklam
224 syf.
·
6 günde
·
Beğendi
·
8/10 puan
Sherlock Holmes
Kitabın yarısından itibaren kurgu değişiyor.Ama benim için güzel bir maceraydı. Arthur Conan Doyle bu seri ile harika bir iş çıkarmış. Kitaba puanım 8/10, polisiye tarzı çok sevmediğim için cesaret edemiyordum okumaya. Birkaç kitabını okumak daha iyi olacak diye düşünüyorum. Polisiye hayranlarının keyifle okuyacağı bir kitap, iyi okumalar.
Korku Vadisi – Sherlock Holmes
8.4/10 · 6,5bin okunma
156 syf.
·
3 günde
~77° | Dörtlerin Yemini
Merhaba. Sherlock Holmes tabanlı hemen hemen tüm kitapları küçükken okumuşumdur. Ancak bu kitapları tekrar, bilinçli bir şekilde ve hele de Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları'ndan okumayı her zaman istiyordum. İlk okuduğum kitap
Korku Vadisi - Sherlock Holmes
idi. Şahsen yeni okuduğum
Dörtlerin Yemini - Sherlock Holmes
'e göre daha sürükleyici bir hikâyeydi. Ancak Dörtlerin Yemini de gayet sürükleyiciydi. Bir aradan sonra Sherlock Holmes ile karşılaşmak beni iyi hissettirdi. Odasında ölü bulunan Binbaşı Sholto'nun, göğsüne iğnelenmiş bir krokideki ''dörtlerin imzası'' ile başlayan bu tuhaf macera seni oradan oraya, İngiltere'den Hindistan'a bir yolculuğa çıkarıyor. Şapkası, paltosu, çizmeleri ve tabii ki piposuyla en ufak detaylardan ilginç doğruları ortaya çıkarabilen ve boş zamanlarında kafasını dağıtmak için kimyasal deneyler yapan çılgın dedektif Sherlock Holmes söz konusu olduğunda sanırım çok da uzun bir inceleme yazmanın bir gereği yok. Derhâl alınıp hıphızlı okunabilecek bir kitap. Korku Vadisi adlı kitap için aylar önce yazdığım incelemeyi de okuyabilirsin. #113818116 Keyifli okumalar!
3 yorumun tümünü gör
193 syf.
·
7 günde
·
10/10 puan
Sir Arthur Conan Doyle'un akıl yürütme yeteneği çok güçlü Edinburglu bir öğretmenden esinlenerek yarattığı Sherlock Holmes karakteri ilk kez 1887'de yayımlanan Kızıl İpucu'nda boy gösterdi. İngiliz edebiyatının en canlı karakterlerinden biri olan Holmes, piposu, şapkası ve kendine özgü giysileriyle farklı bir dedektif olarak daha sonra pek çok romanda okuyucunun karşısına çıktı. Arkadaşı Dr. Watson ve düşmanı Prof. Moriarty ile birlikte birçok filmin de kahramanı olarak ün kazandı. Doyle'un yazdığı tarihi romanlar ve tiyatro oyunları Sherlock Holmes'un kazandığı ünün gölgesinde kaldı. Holmes'un ele aldığı karmaşık cinayetler, karşılaştığı suçlular, sahte ipuçları, çaresiz kalmış kanun adamları, yalan söyleyen tanıklar, rastlantılar, dedektifin gözlem gücü, zekâsı ve ulaştığı umulmadık çözümler zevkli bir kurgu içinde, akıcı bir üslupla edebiyatın klasikleri arasına katıldı.
·
1 yorumun tümünü gör
Reklam
180 syf.
·
Puan vermedi
Sherlock Holmes Hakkında
Sherlock Holmes karakteriyle ilişkimizin tamamen Watson'un onunla ilişkisinin taklidi üzerine veya onun taklidi olmaya yazarın bizi zorlamaya çalışması üzerinden kurulduğunu söylemiştim ( #167884919 ) . Burada ise söylemeye çalışacağım şey de önceki incelemede Watson'ın Sherlock'a bağlanış biçiminin benzerinin,Sherlock ile soruşturmalar arasında ve sonuçta da soruşturmalarla bizim aramızdaki ilişkinin daha kesin olarak kurulabilmesinin amaçlanmış olabileceği olacak. Neticede bütün yollar okurun soruşturmaya bağlanması - çünkü hikaye aslında soruşturmanın kendisi olabilir yalnızca,okurun bağlanması gereken kısım da hikaye.Karakterlere bağlanmak yalnızca başlangıçta mümkün bu da yeni tanışıyor olmamızdan ve tanışıyor olmak için de orada da hikayeleştirilmiş bir şeyler bulabileceğimizden kaynaklanıyor.Daha sonraları ise aynı karakterlerin hiç değişmeden soruşturmadan soruşturmaya koşturmasıyla ilgimizi çekmesi gereken karakterlerden vakalara kaymaya başlıyor. - doğrultusunda oluşuyor. Karakterin sabit olarak hep aynı kişi olarak devam etmesi de yine gözlerin vakalardan karakterlere ve daha sosyal hikayelere bağlanmasını önlemeyi amaçlama çabasından kaynaklanıyor olabilir. Vakaların karakterler için olmadığı sayfalarca öykü ve romanın ardından son eserlerle ilk eserlerin karakterleri arasında pek de fazla fark olmadığı - Sadece dedektif olarak Sherlock'tan söz ediyoruz.Bir dedektif olarak yaşadığı süreçler bile yalnızca vakaların çözülmesiyle ilişkilenecek şekilde gelişim sağlıyor ona.Bunun dışında bir yaşantı görmek ise hiç mümkün değil.Hikayelerde onların hayatında ne olup bittiğini görmeden onları bulmayı umduğumuz rollerde gördüğümüzden karakter gelişiminin önünü açacak iş dışı bir yaşamdan gelen kişilik üzerindeki değişiklikleri görmeyi beklemek de gereksizleşiyor. - ile anlaşılabilir. Sherlock'un daha en başında ondan beklenen her şeyi karşıladığı haliyle bir hikaye anlatım aracına dönüşüp daha sonra da hep aynı hikaye aracı olarak - Bu yüzden de olaylar sürekli değişmeli.Sherlock'un benzer tepkiler vereceği farklı soruşturmalar da külliyat okuru için sıkıcıdır. - kalıyor. Sherlock ile tanışmamız aslında bu yolculukta bize kimin yol göstericilik edeceğini öğreneceğimiz an. Ve onu tanırken de görüyoruz ki o çoktan bir dedektifte bulunması gereken özelliklere erişmiş ve bundan sonra da yeni özellikler edinmesi gerekmeyecek. Artı olarak bunun bir diğer kanıtı da Sherlock'un kendi alanı dışında hiçbir şey öğrenmemesidir. Onun işinde kendisine fayda sağlamayacak hiçbir şey öğrenmediğini öğrendiğimizde - bunla biz de bize yetecek kadarını öğrenmiş olur ve karakterine dair başka şey öğrenme gereği duymayız. -,bu karakter özelliğinin aslında Sherlock Holmes karakterinin dedektiflik yönü dışında hiçbir amaçla kullanılmayacağının haberi yazarı tarafından verilmiştir. Onun hayatında ne olup bittiğini merak etmeyin çünkü kendisi de bunları merak etmiyor demektedir Doyle. Böylece hikayeler arası örüntünün sağlanmasında kullanılacak arazi polisiye ile sınırlı tutulur. Karaktere güncelleme gelmesine gerek kalmaması için tanışma faslımız Sherlock Holmes'un hayat hikayesiyle değil,Watson'un sonradan o dedektif olmuş ve bunda yetkinleşmişken tanışmasıyla gerçekleşir. Bu kitaplar ''Sherlock Holmes ile'' değil de ''Sherlock Holmes'' olsaydı karakterle ilişkimiz Watson ile birlikte başlamazdı.
·
2
265
2.650 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.
©2022 · 1000Kitap Web Uygulaması · 2.26.48