Atakan Sevgi

Atakan Sevgi

Yazar
10.0/10
1 Kişi
·
1
Okunma
·
1
Beğeni
·
14
Gösterim
Ortaya öyle bir manzara çıkmıştı ki,Edirne’nin içindeki demiryolundan Çatalca’daki bulgarlara vagonlar dolusu yiyecek geçerken,Edirne halkı ve askeri süpürge tohumundan ekmek yaparak hayatta kalmaya çalışıyordu.Buna rağmen Edirne aylar boyunca dayanmaya devam etti.
Atakan Sevgi
Sayfa 123 - Ceren yayıncılık
Emperyalist güçler,gözünü kırpmadan komşusunu öldürebilen canavarlar yaratmıştır:
Olayların çoğunda,Müslümanlara zulmeden Bulgarlar sıradan köylülerdi;hatta bazen halkı karma olan köylerde yüzyıllardan beri babaları,dedeleri Müslümanlarla yan yana yaşamış olan köylülerdi.
Edeköy halkı için katliam ve acılara son veren,Mustafa Kemal Atatürk olmuştur.Bu yüzden 10 Kasım 1938 günü çok yoğun duygularla yaşanır Edeköy’de.
Lütfiye Tezel o günü şöyle anlatıyor:
“Atatürk öldüğünde 13 yaşındaydım.Bayraklar yarıya indi okulda.Eve geldiğimde annemler ağlaşıyorlardı.Ben de ağlamaa başladım.’Biz bir katliam gördük gene mi görücez?Atatürk bizi kurtardı,Atatürk gitmiş,biz gene mi katliam görücez diye ağlaştı annem hep.Ağlaşmaz mı?”
Carnegie Raporunda batı avrupalıları en çok etkilemiş bulunduğu anlaşılan şey,tutukluların Tunca nehri üzerindeki tıkıldığı adada ağaç kabuklarının,bir insanın uzanabileceği yüksekliğe kadar soyulmuş(kemirilmiş ya da koparılarak yenmiş) bulunmasıydı.
İnsanın erişebileceği yüksekliğe kadar kabukları soyulmuş,ağaçlardan oluşan bir koruluk,ağaç kabuklarını yemiş insanların çektiği açlık hakkında pek açık seçik anlatım veriyordu.
...Türkler ise bu topraklara ‘ prestijli bir insanlık duruşu ‘ sergileyerek geri döndüler.Dünyaya medeniyet dersi alması gerekenlerin Türk olmadığını gösterdiler,çünkü asıl medeniyet dersini Türkler verdi.Hem ikiyüzlü Bulgarlara hem de bencil Avrupa’ya.
Edirne Türk’tür ve Türk kalmalıdır.
Ninem otururdu Meriç’in başına,Sofulu’ya bakardı ağlardı.
“Kanlı Sofulu!”derdi,”hem canımızı aldın,hem malımızı aldın!”derdi.”Beni evlatsız bıraktın!”derdi,ağlardı.
“İnsanoğlu,”derdi “taştan pek!Her şeye dayanıyo...”derdi.”Bıçağı taşa vurmuşlar taş dayanmamış,insanlar dayanıyo işte!”derdi.
Atakan Sevgi
Sayfa 211 - Ceren yayıncılık
...Bize köylerin dışında rastladığımız her Türk’ü,silahsız bile olsa,casus sayıp öldürme emri verilmişti.
Atakan Sevgi
Sayfa 236 - Ceren yayıncılık
...Türkler gerçekten haklıydılar.İlk dört gün boyunca,Tunca Nehri’ndeki adaya hayvanlar gibi toplanan,yağmur altında ağaç kabuğu ve eski ayakkabı tabanından başka yiyecek bir şey bulamadığı için açlıktan ve soğuktan ölen 15 000 esire ve yaklaşık 5000 sivile reva görülen mezalimden bahsetmeyeceğim.
Trakya hakkında bugüne kadar bu kadar ayrıntılı araştırma-inceleme ve tarihi bilgi okumamıştım.Bir Trakyalı olarak bu kitabı okuduktan sonra burada yaşayan masum hemşehrilerimin nasıl vahşice canice yapılan eziyetlere soykırıma uğradıklarının,daha 8 yaşındaki çocukların bile namusuna göz diken kendini Avrupalı uygar sanan kan emici Batılıların yaptıklarını hem sinirlenerek hemde gözlerim dolarak okudum.Kitap bende büyük bir farkındalık yarattı.Artık Edirne’de yolda gezerken bile yıllar öncesinde burada vahşice katledilen masum insanların,bebeklerin,kadınların kanlarının ayağımın altında olduğunu hissederek yürümeye başladım.Yazar kitapta anlattığı her şeyi belgeleyerek okura sunuyor içi boş asılsız kulaktan dolma bilgilere yer vermiyor.Bu katliamları birebir yaşamış insanları ve akrabalarını gidip buluyor onlardan dinleyerek notlar alıyor.Sadece Türkiye’de değil Yunanistan ve Bulgaristan’a da gidip o sene neler yaşanmışsa kayıtlı belgeleri gün yüzüne çıkartıp derinlemesine inceleme yapıyor.Herkesin o günlerde masum ve yalnız kalmış bir bölge halkının neler yaşadığına tanık olması açısından okumasını tavsiye ederim.Bu kitabı okumakla hiç bir şey kaybetmeyeceğinize aksine tarihi bilgilerinizin zenginleşeceğinden emin olabilirsiniz.

Yazarın biyografisi

Adı:
Atakan Sevgi
Unvan:
Yazar

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.
  • 1 okur okudu.
  • 3 okur okuyacak.