Ayşe Berktay

Ayşe Berktay

Çevirmen
8.4/10
8,9bin Kişi
·
40,6bin
Okunma
·
14
Beğeni
·
2.377
Gösterim
Adı:
Ayşe Berktay
Tam adı:
Ayşe Berktay Hacımirzaoğlu
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
55 syf.
·8 günde·10/10 puan
Sayfa sayısı ile etkisi ters orantılı bir kitap Ermiş. Kitaplığımın en ince kitabı olan bu kitabın, Halil Cibran’ın ustalık eseri olması şaşılacak birşey değil. Yazarın kalemi o kadar anlaşılırki hiç lafları sokak aralarında dolaştırmadan direk caddeye çıkartmış. Yağ gibi akıp gidiyor. Herkesin kendine ait birşeyler bulabileceği nadide eserlerden biri. Eminim altını bolca çizeceğiniz bir okuma olacak. Ayrıca Ermişin Bahçesi Halil Cibran'ın Ermiş kitabının devamı niteliğindedir.

Keyifli okumalar diler, böyle güzel bir mecrayı bizlere sunduğu için 1K ekibine teşekkür ederim.
55 syf.
Kişisel gelişim kitaplarını eleştirdiğimde beni çarmıha gerip domateslemek isteyenlere sesleniyorum, bırakın elinizdekini de Ermişin okyanusundan susuzluğunuzu gidermeye gelin, hem hepimize yetecek kadar var meraklanmayın.

Bu kitap hakkında hali hazırda çok güzel incelemeler yazılmış, birçok farklı açıdan yaklaşılmış. Benim vurguladığım nokta ise bir dostunuza veda ederken ayak üstü yapılan sohbetin doyuruculuğu ve verdiği hazzın üstünlüğü olsun. Çünkü Ermiş tam da bu tarzda yazılmış.
Tam da ihtiyacımız olan noktaları hep tam onikiden vurmuş. Kitaptaki didaktik aforizmalar mükemmel ama daha da mükemmel olan kitabın üslubu sanırım. Sabahattin Ali okumalarından sonra güzel üslup hastalığı bana da bulaştığından bu konudaki arayışımı şu kısacık kitapla doyurmak şaşırtıcıydı. Bazı cümleleri aynı hazzı alabilmek için tekrar tekrar okudum diyebilirim.
Sohbet tarzında ve samimi üslupla yazıldığından kitabın içindeki dünyaya hemencecik adım atmış buldum kendimi. Bu yüzden Ermiş'e ; "Gel boşver gemiyi, bi' çay içelim dertleşelim seninle" diyesim geldi.
Acının da hayatın bir parçası olduğunu bir türlü kabullenemiyoruz, Ermiş kabullen diyor, diğer türlü diyalektik anlayış gereği zevki de algılayamazsın diyor. Ama diyorum keşke hayatın kanunları böyle olmasaydı, ne olurdu ki kötülüğün olmadığı, insanların ve bilhassa hayvanların birbirini vahşice yemediği bir dünya olsa ? Diyorum da kalıyorum. İyisi mi bunları pek fazla düşünmemek.
Ben sonunda erdim galiba, siz de ermek istiyorsanız, açık adres elinizde. Keyifli okumalar :)
55 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10 puan
YouTube kitap kanalımda Ermiş kitabını yorumladım : https://www.youtube.com/watch?v=cPXA_OoAFXY

Halil Cibran'la tanışma kitabım. Kitap 54 sayfa ve kendisinden daha uzun bir inceleme yazısını hak eden bir kitap diye düşünüyorum. Her cümlesinden başka bir kitap çıkabilecek nitelikte öncelikle. Okurken bir ara düşündüm beğendiğim yerlerin altını çok fazla oldukları için artık çizmesem mi acaba diye.

Ermiş'in her konuya dair bir fikri var, aşka dair, ölüme dair, dine dair, dostluğa dair... Onlarca konuda sayısız düşüncesi var. Hayatın parçalarını anlamlandıran ve onların değerli olmalarını sağlayan birisi. Dertli günlerimizin, eksik gecelerimizin, hüzünlü olduğumuz günlerin olması gerektiğini, insan olmanın erdeminin bunlar olduğunu hatırlatan bir insana başrollük yapan bir kitap. Sevinçle dolabilmek için acıyı tanımak zorunda olduğumuzu, yüreğimizin de mevsimlere sahip olduğunu, kendimizi ve ruhumuzu özgürlük hedefinde sınırlandırmamamız gerektiğiyle Zorba adlı karaktere atıfta bulunan, anca yalnızlıklarımız taştığı zaman konuştuğumuzu soluğun gelgitleri gibi gelmesi arzulanan bir adam tarafından hatırlatan kitap.

Ruhsal devinimler, harika betimlemeler... Her anlattığı konuyu hayatın içinde bir yere oturtuyor, eksik bırakmıyor sizi. O kadar ki kitap bittiğinde "Daha karpuz keseceğdik ermiş." diyesiniz geliyor, bir çay ısmarlayasınız geliyor. Her toplumun ihtiyacı olduğu türden, mantık ve duygu dengesini muhteşem bir şekilde oturtabilmiş bir insan.

Kitabı İş Bankası Kültür Yayınları'ndan çıkmış versiyonunda okudum, çevirisi çok iyiydi. Kırmızı Yayınları'ndan çıkan, her konu içerisinde bahsedilen betimlemelerin resimleştirildiği ciltli bir versiyonu daha var, o da edinmeye değerdir mutlaka.
55 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10 puan
"Yazılanı silecek olan sadece alın terinizdir."
Ermiş'i okurken herkes kendisinden bir şeyler bulacaktır elbette. Bu cümle de Ermiş'ten bana kalan olsun.

Uzun zamandır okumayı planlayıp nihayet sıranın gelmesiyle bir çırpıda bitirdiğim, bir kez daha baştan okuyarak birçok cümlenin altını çizdiğim harika bir eserdi..
Daha erken okumayı isterdim tabi ki. Ancak bu denli ders verici cümlelerin bir zamanı ve yaşının olmadığı da bir gerçek.

Aşk, evlilik, özgürlük, suç ve ceza, zaman, arkadaşlık, sevinç ve bunun gibi hayatımız boyunca üstüne düşündüğümüz, sorguladığımız, sorgulandığımız, seçimler yaptığımız, yapmak zorunda olduğumuz her konuda öğütler bulmak mümkündü eserde.

Konusu ise şöyle; on iki sene Orphalese şehrinde kalan El Mustafa, evine gidecekken Orphalese halkı tarafından durdurulur ve halk ile arasında yirmi altı başlıkta toplanan konuşmalar geçer.

Halil Cibran'ın El Mustafa çizimi de çok dikkatimi çekti. Hatta İş Bankası Kültür Yayınları Modern Klasikler Dizisi'nde kapak fotoğrafının yine kendisi tarafından çizdiği annesi Kamile Cibran olduğunu öğrendim..
Kitabı bitirince Ermiş'in kim olduğuna dair bir araştırma yapma gereksinimi duydum. Ancak ulaşabildiğim tek şey yazarın "Göğsümün bir tarafında İsa, diğer tarafında Muhammed oturur." sözü oldu. Bu cümle ile bir nebze de olsa aydınlanmış oldum..

Keşke daha uzun olsaydı, daha çok okusaydık dedim bitirince.. Her cümlenin altını çizerken buldum kendimi. Sanırım daha önce hiç bu kadar cümlenin altını çizmemiş, böyle ders verici cümleler okumamıştım..
Kısa ancak dolu dolu, anlamlı, öğütleri ile ufkunuzu genişletecek cümlelerle dolu bir kitap var elinizde ve her anlamda özenerek, önem vererek okunmayı hak ediyor..
55 syf.
·1 günde·9/10 puan
Halil Cibran’ı tanıdığım ilk eser.
Kitap, El Mustafa adında bir Ermiş’in 12 yıl boyunca yaşadığı Orfales kentinden ayrılıp doğduğu yere gitme günü gelip çattığında halkıyla vedalaşırken onların sorduğu sorulara verdiği altın değerindeki cevaplardan oluşuyor.
Ve bu sorular tamamen bizim günlük hayatımızın temel taşlarını oluşturuyor.
Aşk, evlililik,çalışma,sevinç/keder,çocuklar, yeme ve içme, suç ve ceza, acı,ölüm, özgürlük gibi konular hakkındaki Ermiş’in düşüncelerini okurken çıkarımlar yapmamanız zor.


Hem bu kadar kısa, hem de bu kadar derin öğütleri nasıl barındırır diye şaşırıyor insan.Bu denli sade diliyle nasıl bir ansiklopedi hissi yaratıyor?
Her yaşa hitap eden pusula değerindeki bu kitapla nasıl bu kadar geç tanıştım diye kendime kızıyordum, ta ki Ermiş’in son cümlesini okuyana dek...:)

“Kısa bir süre sonra, rüzgârın üstünde bir anlık dinlenme ve sonra bir başka kadın taşıyacak beni”


Kendinize ders çıkaracağınız donanımlı bir kitap olacağınızdan şüpheniz olmasın.
Okuyun, okutun.
55 syf.
·1 günde·Beğendi
Yazar hakkında

Halil Cibran (1883-1931):

Lübnan asıllı Amerikalı felsefe ve roman yazarı. Mistik şair ve ressam olan Halil Cibran, ilköğretimini Lübnan'ın başkenti Beyrut'ta tamamladıktan sonra ailesiyle birlikte Lübnan'dan Boston'a göç etti. 1898'de Lübnan'a dönerek Maruni Kilisesi'ne bağlı Me'hadü'l- Hikme'ye girdi ve burada üst düzey bir şekilde Arapça öğrendi. 1903'te Boston'a dönüşünde bir Arap göçmen gazetesi olan El- Muhacir'de deneme türündeki ilk edebi ürünlerini yayımladı. 1931 yılında Amerika'da hayatını kaybetmesine rağmen vasiyeti üzerine Lübnan'a götürülerek gömüldü.


Halil Cibran, göçmen olarak Amerika'ya gittiği için eserlerinde genellikle 'yurt özlem' ağır basmaktadır. Bunların yanı sıra doğa, ölüm ve aşk üzerine de eklemeler yapmıştır.

Kitap son derece yalın bir şekilde aktarılmış. Yabancı kelimelerden, süslü anlatımdan ve karmaşık sözcükler uyandıran birçok eklemelerden uzak durulmuş.

Yazara ait okuduğum ilk kitap. Bu yüzden inceleme de karşılaştırma yapacağım.

Nietzsche'nin 'Böyle Buyurdu Zerdüşt' kitabını okuyanlar bu kitabı okurken direk benzetme yapacaktır. Zerdüş'te inzivaya çekilir, hayvanlarıyla konuşurdur. Bilgelik, İyi insan, İffet gibi... soru yöneltilir ve açıklama yapılırdı.

Nitekim, kitapta, Aşka Dair, Evliliğe Dair, Çocuklara Dair, Vermeye Dair, Yemeye ve İçmeye Dair Çalışmaya Dair, Sevinç ve Kedere Dair, Evlere Dair, Giysilere Dair, Almaya ve Satmaya Dair, Suç ve Cezaya Dair, Yasalara Dair, Özgürlüğe Dair, Akıl ve Tutkuya Dair, Acıya Dair, Kendini Bİlmeyene Dair, Öğretmeye Dair, Dostluğa Dair, Konuşmaya Dair, Zamana Dair, İyiye ve Kötüye Dair, Duaya Dair, Hazza Dair, Güzelliğe Dair, Dine Dair, Ölüme Dair...

Konular ele alınmış ve sorulan sorulara açıklık getirişmiştir. Zerdüşt kitabından ayıran özellik ise yukarıda da belirttiğim gibi karmaşık sözcüklerden ve yalın anlatımdan kaçınmasıydı. Yer yer betimlemelere de yer vermiş ve daha iyi idrak etmemize sebep olmuştur. Bu tür kitaplar kişisel gelişim ve öğreticilik bakımından idealdir. Kısa sayfaları ve öz verili açıklamaları hep okuyucuyu sıkmaktan alı koyuyor, hem de okuru kendi dünyasına çekebiliyor. Böyle Buyurdu Zerdüşt kitabından farklı olmasının bir diğer önemli nedeni de, günümüz yani güncel konuları ele alması. Okuyucuların yabancı olmadığı konular ve terimlere yönelmesi. İlginin artmasına neden olmuştur.

Keyifli okumalar.
55 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10 puan
En sevdiğim kitap türü sayfa sayısı az, anlamca derinliği fazla. Hayata dair felsefi düşüncelerin başlık başlık şiir tadında ele alındığı, her sayfasının yeni bir kitap çıkarma niteliği taşıyan bir eser. Böyle eserleri okuyunca neden daha önce rastlamadım ki diye yakınmaktan geri kalmıyor insan.

Size bir öneri;
Bu eseri okurken beğendiğiniz cümlelerin altını çizmeyi bırakın çünkü bütün kitabı çizmek zorunda kalırsınız. Tam bir başucu kitabı...

Ey Orphalese halkı!
Diye sesleniyor El- Mustafa ve doğumdan ölüme hayata dair bütün sorularını sabırla yanıtlıyor. Siz de bir çok sorunuzun cevabını bulabilir, her yanıtta hayatınızın bir çok bölümünü gözden geçirebilirsiniz.

Bize bizi anlatmış Halil Cibran.
Tek bir cümleyle derin düşüncelere daldıran, tek bir yanıtta hayatın yeni bir tadını keşfedeceğiniz bu eseri geç kalmadan okumalısınız.

Tavsiye ediyor, keyifli okumalar diliyorum...
120 syf.
·9/10 puan
Büyük bir çiftlikte doğan Siyah İnci çok akıllı bir taydı. İyi kalpli sahipleri tarafından güzel bir ortamda büyütüldü ve iyi huylu bir at oldu. Ancak bir gün başkasına satıldı ve insanların hayvanlara karşı ne kadar kötü davranabileceğini öğrendi. Kiralık at olarak, ata binmeyi hiç bilmeyen antrenmansız insanlara katlanmak; fayton ve yük atı olarak çok ağır yükler çekmek zorunda kaldı. Ama her seferinde karşısına hayvanları seven iyi kalpli insanlar da çıktı.
Siyah İnci'nin hikayesini kendi ağzından okumak çok keyifliydi herkese tavsiye ederim :):)
#Hayvanseverbirokur
55 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10 puan
Halil Cibran bizleri biraz daha derin düşünmeye sevk eden güzel bir eser ortaya koymuş. Sayfa sayısına aldanmayın.Harika mesajlar barındırıyor.Çok kısa ancak uzun zamanda sindire sindire çok çok düşünülerek hatta defalarca okunduktan sonra özümsenebilecek bir eser. Derin anlamlar taşıyor ancak dediğim gibi özümsenmesi zor ve tabi ki felsefik. Okumaya değer mi kesinlikle.Yazarın her konuda kendi görüşlerini edebi bir şekilde anlattığı incecik ama oldukça derin bir kitap. Evliliğe dair,Çocuklara Dair,Güzelliğe dair vb"Kitap bu tür konularda öğüt veren bir tarzda yazılmış fakat yazar net bir cevap vermekten kaçınarak daha çok düşünmeye teşvik eden ucu açık bir anlatım kullanmış bu da her konu hakkında bol bol düşünmenizi sağlıyor.Farklı açılardan konulara baktığınız için aynı zamanda kendi düşünceleriniz ile yazarın düşüncelerini de karşılaştırıyorsunuz ve bu da çok faydalı bir okumayı beraberinde getiriyor. Keyifli Okumalar.
248 syf.
·1 günde·8/10 puan
Anna Sewell’ın, bir atın otobiyografisi olarak kurguladığı, 50 milyon kopya satarak tüm zamanların en çok satan kitaplarından biri olan tek romanıdır. Böyle özel bir değeri okumak için acele etmelisiniz. Su gibi akıyor demeyeceğim ama sıkmıyor da. Kitaplıkta bulunması gereken eserlerden biri.

Keyifli okumalar diler, böyle güzel bir mecrayı bizlere sunduğu için 1K ekibine teşekkür ederim.

Yazarın biyografisi

Adı:
Ayşe Berktay
Tam adı:
Ayşe Berktay Hacımirzaoğlu

Yazar istatistikleri

  • 14 okur beğendi.
  • 40,6bin okur okudu.
  • 748 okur okuyor.
  • 10,5bin okur okuyacak.
  • 266 okur yarım bıraktı.