Ben Lerner

Ben Lerner

Yazar
6.3/10
13 Kişi
·
29
Okunma
·
1
Beğeni
·
581
Gösterim
Adı:
Ben Lerner
Unvan:
Şair
Doğum:
Kansas, ABD, 1979
Ben Lerner 1979 yılında Kansas, Topeka’da doğdu. Brown University’de siyaset teorisi okuduktan sonra şiir alanında yüksek lisans yaptı. 2003 yılında Ful­bright Bursu’yla Madrid’de bulundu. "The Lichtenberg Figures” (2004), "Angle of Yaw” (2006) ve "Mean Free Path” (2010) adlı şiir kitaplarıyla adını duyurdu. "The Lichtenberg Figures"ın Almanca çevirisiyle "Preis der Stadt Münster für Interna­tional Poesie"yi kazanan ilk Amerikalı şair oldu. İlk romanı "Leaving the Atocha Station” 2011’de (Atocha’dan Ayrılış, çev. Hakan Toker, Jaguar, 2014), ikinci romanı "10:04” 2014’te yayımlandı (22:04, çev. Hakan Toker, YKY, 2017). En son "The Hatred of Poetry” (2016) adlı bir deneme kitabı yayımlanan ve önceki üç şiir kitabı yeni şiirleriyle beraber "No Art” (2017) adı altında toplanan Ben Lerner, Guggenheim Bursu’na ve MacArthur Vakfı’nın “dâhi bursu”na layık görüldü. Sanat ve edebiyat üzerine makaleleri "London Review of Books”, "The New Yorker” ve "Harper’s” gibi dergilerde yayımlandı. Ben Lerner, City University of New York’a bağlı Brooklyn College’ın İngilizce bölümünde öğretim görevlisidir.
"Rekabet kendi arzu nesnesini üretir; bu yüzden bir 'rekabetçi ruh'tan, yaratıcı bir güç olarak söz etmek mantıklıdır."
Ben Lerner
Sayfa 131
"Zor dönemler yaşamış aklı başında bir insan değildim; kendi psikolojik dengesizliklerini görmezden gelen istikrarsız biriydim; Plüton ne kadar gezegense ben de o kadar işe yarar bir yetişkindim."
Ben Lerner
Sayfa 126
onunla birlikteyken ilk defa söylediklerimin aktarılamaz bir derinlik etkisi yaratması yerine gerçekten anlaşılmasını istiyordum.
Ben Lerner
Sayfa 61 - Jaguar yayınları
208 syf.
·13 günde·Beğendi·7/10
Barış Bıçakçı’nın “Sinek Isırıklarının Müellifi” kitabını yorumlarken, her yazarın, yazar olma ya da kitap yayınlama süreçlerine dair bazı kabuslu dönemler geçirdiklerini ve yazar olduktan sonra ayrıca bu konuyu işleyen roman yazma modasının giderek yükseldiğini dile getirmiştim.

Ben Lerner’in “22:04” isimli romanı da benzer bir kabusun romanı sayılabilir. Ancak bir fark var ki, Ben Lerner’in kahramanı, ilk kitabını yayınlamış bir yazar. Hatta yayınladığı ilk kitabı belli bir ilgi görmüş, ikinci kitabı için de yayınevinden belli bir avans almış, ancak roman boyunca kitap yazımı bir türlü ilerlemiyor. Bu yönüyle kitabın konusunu, Joel Dicker’ın 2012 yılının çok satanlarından (bestseller) olan “Harry Q. Davası’nın Ardındaki Gerçek” kitabına benzettiğimi söyleyebilirim . O kitapta da ana karakter olan yazar Marcus Goldman, oldukça ilgi gören ilk kitabının ardından, ikinci kitabı için önemli bir avans alır ama bir şekilde ikinci kitap ilerlemez. Yazarların “Beyaz Sayfa Sendromu” olarak adlandırdığı kasılma, takılma ve üretememe hali, iki kitabın da başlangıç noktasını oluşturuyor. Her iki kitabın yazı süreci tıkanan yazarı da, bu tıkanıklığı aşmak için bir yazı seyahatine girişiyorlar. “Harry Q. Davası’nın Ardındaki Gerçek” romanındaki karakter New Hampshire şehrinin Aurora kasabasına giderken, “22:04”ün baş karakteri Teksas’ta bir sanat kasabası olarak inşa edilmiş Marfa’ya gidiyor.

Ancak bu başlangıç noktasının ötesinde iki kitabın yolu tamamen ayrıştığı gibi, Ben Lerner’in “22:04”ünün kendisine daha özel, edebi, akademik bir yol çizdiği kesin. En azından çok satan kitap olma kaygısı taşımayan bir rotayı kendisine belirlemiş.

“22:04”de, romanın ana karakteri ile yazar Ben Lerner’in ne kadar iç içe geçtiği meçhul. Daha ötesi, romanın ana karakterinin yazdığı romanın karakteri, her üç kişiyi tek bir potada birleştirmiş olabilir. Romanın ana karakterinin ismine kitapta rastlamıyoruz ama hikayenin anlatıcısı o. Hikaye oldukça kopuk parçalarla başlıyor. Ana karakterin bir bağ dokusu hastalığı olan marfan sendromuna yakalandığına dair teşhis sahnesi ile başlayan hikaye, romanda tıp dünyası ile içli dışlı olacağımızın bir işareti gibi. Romanın diğer kopuk parçalarını, ana karakterin, sevgili ilişkisi yaşamadıkları bir dostunun çocuk doğurma isteği için donör olmayı kabul etmesi, Meksikalı çocukların yoğun olduğu bir ilkokulda öğrencilere gönüllü destek çalışmaları yürütmesi, sevgilisi olan bir ressam bayanın pert tablo galerisi için yardımcı olması oluşturuyor. Kitapta bu kopuk parçalar düzenli bölüm ayrımları ile ilerlemiyor.

Yazar romanda geçmişinden kopup gelen ilginç anları, hikayeye çarpıcı bir şekilde eklemliyor. Bunların arasında en dikkat çekici olan, 1986 yılında Challenger uzay mekiğinin kalkışa geçtiği esnada patlaması ve yedi mürettebatının ölmesi. O uçuşu farklı kılan, mürettebatta ilk kez sivil bir personel olan öğretmen Christa McAuliffe’nin yer almasıydı. Kitaptaki karakterin anlattıklarından öğreneceğimiz üzere, uçuş programı, Amerikan toplumu üzerinde büyük bir heyecan yaratmış ve o dönemde okullarda öğrencilerin, öğretmen olan mürettebata mektup yazmaları istenmiş. Ama Ben Lerner, romanda bu heyecanı, kitapta yer alan diğer hususlar gibi tek yönlü ele almamış. Uçuş öncesi yaşanan heyecanın, uçuş esnasında yaşanan felaket sonrasında günlük yaşamın sıradanlığı içinde nasıl kaybolup gittiğini aktarıyor. Hatta o felaketin esprilere dönüşen kaba yüzünü bile ifşa ediyor.

Kitabın en ilginç sahnelerinden birisi ise, yine yazar olan ana karakterin bir kooperatif bünyesinde gönüllü olarak katıldığı mesailerin birisinde, başka bir mesai arkadaşı ile yaptığı sohbet. Mesai arkadaşının kendisini, babası tarafından Lübnan kökenli bir Arap olduğunu düşünürken, annesinin yakın bir zamanda gerçek babasının tutucu bir Yahudi olduğunu söylemesi ile yaşadığı travma insanı, yaşam, köken, kimlik meseleleri üzerine düşünmeye itiyor. Amerika’da, özellikle New York’ta ortak üretim ilişkileri kurmayı ve tüketimi ortaklaştırmayı hedefleyen kooperatiflerin olması ise, kapitalizmin göbeğinde ortaya çıkan delikleri görmemizi sağlıyor bir yandan.

Kitapta tüm bu sahnelere iki kez, New York’ta beklenen kasırga felaketleri eşlik ediyor. Sırf bu sebeple olmamakla birlikte, kitabın bir New York romanı olduğunu söylemek de mümkün. Cadde, sokak isimleri, karakteristik binalar ve özellikle Manattan ve Brooklyn Köprüleri hikayenin sahnelerine fon oluşturuyor.

Ben Lerner’in romanının kolay okunabilir, akışkan bir kitap olduğunu söylemek mümkün değil. Zaman zaman akademik bir dile evriliyor. Hatta Amerikan edebiyat tarihinin derinliklerinden ilerlememizi sağlayan bölümler var. Amerikan Edebiyatı şairlerinden William Bronk ve yazarlarından Walt Whitman hikayede kendisine eserleri ile yer bulabilen isimler. Ancak bu derinlik zaman zaman okunurluğu aksatabiliyor.

Kitap, SabitFikir’in “2017’nin en öne çıkan 50 romanı” listesinde 12. sırada yer alıyordu. Seçme sebebim bu listede, daha önce fark etmediğim yazar ve kitaplardan birisini okumaktı. Kitabı okuduktan sonra, Ben Lerner’in , yine Hakan Toker tarafından çevrilip Jaguar Yayınları tarafından basılmış olan “Atocha’dan Ayrılış” isimli bir kitabının daha olduğunu öğrendim. “22:04” yazarın ikinci kitabı. Kitabı okuyup bitirdikten sonra, kitabın ismi olan “22:04’ün anlamını hala çözememiştim. Hikayede yer alan bir saat belgeselinin belirleyici olabileceğini düşündüm ama tekrar geri dönüş yaptığımda özellikle “22:04” anına vurgu yapan bir kısım bulamadım. Hürriyet Gazetesinin eki olan Kitap-Sanat dergisinde roman ile ilgili yazılmış bir yazıda, kitabın ismini “Geleceğe Dönüş” filminde, filmin karakteri olan Marty’nin geçmişe döndükten sonra yeniden dönebilmesi için “22:04”de saat kulesinde olma zorunluluğundan aldığını öğrendim. Romanda da sık sık “Geçmişe Dönüş” filmine değinmeler var.

Andre Gide’nin söylediği gibi, günümüzde “söylenmesi gereken her şey zaten söylendi. Fakat kimse dinlemediğine göre tekrar söylenmesi gerek”. Yepyeni roman konuları geliştirmek belki imkânsız. Ama benzer görünen şeyler tamamen birbirinden farklı anlatılabilir. Ben Lerner, yazmaya çalıştıklarını farklı anlatabilen yazarlardan ve bu romanda fark yaratan esas husus bu.
208 syf.
·7 günde·Beğendi·8/10
Adını,"Geleceğe Dönüş" filminden alıyor.Hani 1955’e, anne-babasının gençliğine giden Marty’nin 1985’e geri dönmek için 22:04’te saat kulesinin orada olması gerekmektedir,yoksa geçmiş ve gelecek kaçınılmaz biçimde değişecektir.İşte tüm roman,sanki saat tam 22:04’te geçiyor gibi.
Nitelikli çağdaş edebiyatla ilgilenen herkes Ben Lerner’ı okumalı; 22:04 bunun için kusursuz bir başlangıç.
216 syf.
·3 günde·6/10
Arka kapağını okuduktan sonra, İspanyol İç Savaşı ile ilgili kişisel araştırmamda bana yardımcı olabileceğini düşündüğüm için aldım bu kitabı. Beni hayal kırıklığına uğrattı maaalesef... Kitabın ana karakteri "boş" bir hayat yaşayan uyuşturucu bağımlısı bir genç. Madrid'e üniversiteden bir şiir bursu ile gidiyor. Kitap onun İspanya'daki ilişkilerini ve yeni hayatını anlatıyor. Eğer daha önceden Madrid'i ziyaret etmediyseniz, lokalizayon için verilmiş bazı yer adlarını karıştırmanız ve kitabın bu yönünü biraz sıkıcı bulmanız normal karşılanır... Kendini beğenmiş bir Amerikalının gözünden İspanyol halkını dinlemek isterseniz iyi bir seçenek ama ben kitabı okumaktan zevk aldığımı söyleyemem...

Yazarın biyografisi

Adı:
Ben Lerner
Unvan:
Şair
Doğum:
Kansas, ABD, 1979
Ben Lerner 1979 yılında Kansas, Topeka’da doğdu. Brown University’de siyaset teorisi okuduktan sonra şiir alanında yüksek lisans yaptı. 2003 yılında Ful­bright Bursu’yla Madrid’de bulundu. "The Lichtenberg Figures” (2004), "Angle of Yaw” (2006) ve "Mean Free Path” (2010) adlı şiir kitaplarıyla adını duyurdu. "The Lichtenberg Figures"ın Almanca çevirisiyle "Preis der Stadt Münster für Interna­tional Poesie"yi kazanan ilk Amerikalı şair oldu. İlk romanı "Leaving the Atocha Station” 2011’de (Atocha’dan Ayrılış, çev. Hakan Toker, Jaguar, 2014), ikinci romanı "10:04” 2014’te yayımlandı (22:04, çev. Hakan Toker, YKY, 2017). En son "The Hatred of Poetry” (2016) adlı bir deneme kitabı yayımlanan ve önceki üç şiir kitabı yeni şiirleriyle beraber "No Art” (2017) adı altında toplanan Ben Lerner, Guggenheim Bursu’na ve MacArthur Vakfı’nın “dâhi bursu”na layık görüldü. Sanat ve edebiyat üzerine makaleleri "London Review of Books”, "The New Yorker” ve "Harper’s” gibi dergilerde yayımlandı. Ben Lerner, City University of New York’a bağlı Brooklyn College’ın İngilizce bölümünde öğretim görevlisidir.

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.
  • 29 okur okudu.
  • 40 okur okuyacak.