Geri Bildirim
Bruce Lyman

Bruce Lyman

6.6/10
27 Kişi
·
56
Okunma
·
1
Beğeni
·
1.019
Gösterim
Adı:
Bruce Lyman
Unvan:
Eski Askeri İstihbarat Subayı, İş Adamı,Yazar
"Hiçbir sebep yokken!" diye haykırmak istiyorum. Bir nedeni varsa ölmeye varım! Ama ölümler, İran ile olan savaşımız gibi sebepsiz. Hiçbir sebep yok. Din uğruna savaştığımızı düşünüyorsan yanılıyorsun. Bu, canilerin işi.
Söylenen bir şeye hemfikir olmanın ya da karşı çıkmanın tehlikeli olduğu bir ülkede büyümüştüm.
Bruce Lyman
Sayfa 167 - Yakamoz Kitap, 1.Basım
Cennetin meyvesi, hayatımızı gerçek bir cennete çevirmeye çalışan bir adama verilmeliydi.
Bruce Lyman
Sayfa 288 - Yakamoz Kitap, 1.Basım
"Böylesine bir işte sorumluluk sahibi oluncaya kadar önümde uzun yıllar var.Ama şu anda kimse çay yapma konusu dışında bana güvenmez."
Savaşın soğuk yüzü, kaybedilen canlar, yaşanan travmalar ve acılar, umudun , sevginin, güvenin yok oluşu sade bir dille yazıya dökülmüş. Savaş ne kötü bir şey, hele bir de başkasının savaşında figüransanız.
Irak önce İran savaşı sonra Saddam'ın devrilmesi,her köşe başında Amerikan askerlerinin kontrol noktaları oluşturması,üzerlerine çevrilen silahlar.Patlayan canlı bombalar sonrası çatı katına çıkıp bu sefer neresi diye kontroller.Kısaca Irakta yaşam.
Savaş....
Binlerce insanı ölümün kucağına aynı anda atan... Çocuğu, genci, yaşlısıyla, hiçbirini ayırmadan alan...Geriye kalan insanlarınsa umutlarını çalan.... Her gün diken üstünde hatta her dakika diken üstünde olan insanlar...
Malik onlardan biri, ülkesi bir savaşın içinde hem de senelerdir süren bir savaş.Kimi zaman arkadaşları, komşuları tarafından öldürülen insanlar, kimi zamansa Amerikalılar tarafından öldürülen insanlar...Sorgusuz sualsiz...Belki çok hızlı gittin yolda, belki fazlaca oyalandın sokakta, belki de amacın sadece dışarıya çöp atmaktı....Malik ailesi için her güne umutla uyanmaya çalışıyor.Kendisi bir aile babası,yani kendisi dışında düşünmesi gereken insanlar var. Çocukları eşi...Bir gün her şeyin düzeleceğine inanıyor Malik.Ya da buna inanmaktan başka çaresi yok.Hayatını bize anlatıyor tüm detaylarıyla.
Aadil hayatına baktığımız diğer bir insan.Onun da ailesi var.Onlar için çalışmak zorunda.Asıl mesleği orduda mühendislik olan Aadil, para kazanmak için girdiği işte kendisini hiç bilmediği bir ağın içinde buluyor.Hem kendisi hem da ailesi tehlikenin tam göbeğinde.Ama nasıl olacak da kurtulacak bu durumdan?
Biz evimizde rahatça yemeklerimizi yiyip,otururken okudukça halimden utandım.Kitabı okurken karakterlerin yerine koydum kendimi meğer ne kadar da zormuş hayat onlar için.
Bağdatın Solmuş Çiçekleri... Solmuş çiçekler, bitmiş hayatlar ve geriye kalmış hayaller...
"Hayat bu, bir bakarsın her şey bir anda son bulur: Hayat bu, son dediğin an her şey yeniden can bulur."
Farklı bir hayata göz atmak isteyenlere...
İYİ OKUMALAR
Yazılışı konusu beni pek tatmin etmese de ana fikir oldukça güzel. Bir savaşın ortasında bile olsanız UMUDUNUZU KAYBETMEYIN .
Iyi okumalar umarım seversiniz :)
Kimi kitaplar sessiz sedasız, bir o kadar da hesapsız anlarda gelip kitaplığınızın köşesine, satırlarıyla yüreğinize konuverir. Apansız bir giriştir aslında bu gönül kitaplığınızın menziline hatta belki bir miktar emrivaki bile sayılabilir. Olsun varsın, bir kere "Beni oku!" diye raftan göz kırpmışsa bir şans vermeye değerdir. Zaten aksi olsaydı onca kitabın arasında ne diye gözünüze çarpma şerefine nail olsundu. Bir kere gönül kitaplığınızın menziline girmişse geri çevirmek de olmazdı; keşfetmeli ve satırlarına konuk olmalıydı.
Bruce Lyman'ın kaleminden Bağdat'ın Solmuş Çiçekleri de, tıpkı dile getirdiğim gibi sorgusuz, sualsiz, apansız bir anda gönül kitaplığımın menziline giriveren kitaplardan biri. Özellikle dönem kitaplarına özel bir ilgi duyduğumu göz önüne alırsak sanırım kitabın bir anda dikkatimi bu denli çekmesine şaşmamak gerekiyor. Dönem kitapları kurgunun gerisindeki sosyo-politik yapılarıyla her daim bende merak uyandıran türler arasında sarsılmaz bir yere sahiptir. Nitekim Bruce Lyman'ın kitabı da Bağdat'a araladığı pencereyle oldukça merak uyandıran, kitap kurdu olarak iştahımı kabartan bir eserdi ve ben de bu merakın bana verdiği yetkiye dayanarak kitabı daha fazla bekletmeden bir solukta okuyup bitirdim.
Kitabın konusuna kısaca göz atacak olursak Bağdat'ın Solmuş Çiçekleri, okurunu İran- Irak savaşı sırasında ailesine yoksulluktan, bombalardan arınmış, daha güvenli bir hayat sunmak için çabalayan iki adamın hayat hikayesini konu alıyor. Biri mühendis diğeri ise küçük bir işletme sahibi olan bu iki adamın hayatları kısmen kesişse de asla tam anlamıyla kesişmiyor. Savaştan, hayat telaşından başka hiçbir ortak noktaları olmayan Malik ve Aadil, savaşın gölgesinde umudun, insanlığın ve güzelliğin direnişçileri olarak karşımıza çıkıyor.
Aadil ordudaki görevinden ihraç edilen bir elektrik mühendisidir. İşinde öylesine iyidir ki kısa bir süre sonra kendisine ilginç, gizemli ve bir o kadar da gerilim dolu bir iş teklifi gelecektir. Başta sadece basit birer devre yapımı gibi görünse de savaş ortamında bunların basit birer devreden çok daha fazlası olduğunu tahmin etmek pek de zor olmasa gerek. Zira bu devreler birer bomba olarak kullanılacaktır. Peki Aadil'in yapmaya mecbur bırakıldığı bu devreler kime karşı silah olarak kullanılacak? Görünenin ardındaki sır perdesi aralandığında geriye gerçeklerden başka ne kalacaktır?
Öte yandan Bağdat'ta gömlek satışı yapan Malik hayatına hangi acıları sığdıracaktır? İşte tüm bunların cevabı kitabımızın sayfalarında gizli.

Yazarın kitabı kaleme alırken kullandığı yalın üslubun başta kitabın kurgusuna göre oldukça basit kaldığını dile getirmek gerekiyor. Kısa kısa cümlelerle başlayan yolculuğumda kitabın vermek istediği duyguyu hissedemedim ancak, ilerleyen sayfalarda yazarın bunu biraz daha aştığını ve bu durumun kitabı daha akıcı hale getirdiğini görmek mümkün. Bağdat'ın Solmuş Çiçekleri, bir dönem kitabı için okurunu sarsan yönleriyle biraz hafif kalmış olsa da kesinlikle yer yer merak uyandıran, şaşırtan olay örgüsüne ortak olabileceğiniz bir kitap. Dönem kitapları okumayı sevenlere -çok da büyük beklentilere kapılmadan- bu kitaba şans vermelerini tavsiye ediyorum. Kitabınız bol, keyfiniz daim olsun :)
Kitapta Irak ta yaşanan savaş konu alınmakta. Bir yandan bu savaşın ortasinda yaşam mücadelesi veren ama her zaman umut dolu olan Malik, bir yanda ise bu işe nasıl bulaştığını bilmeyen kim olduğunu tanımayan bir adama hizmet etmeye başlayıp onlara çeşitli bombalar yapan Aadil... Aadil aslında iyi bir adam olsada içinde bulunduğu durumu çok geç fark etmişti... Okunmaya değer bir kitap halimize şükretmek için oradakilerin yaşam zorluklarını görebilmek ve anlayabilmek için okuyabiliriz .
Bu kitapta bit(mey)en savaşın ardından yaşananlar, düzelmeyen ekonomiden dolayı ailesini geçindirmenin sorumlulukları, sıkıntıları, zorlukları iki erkeğin gözünden anlatılıyor. Kitabın yazarı hakkında hiç bir bilgim yok. Bu kitap ilk kitabı mı ya da Türkçeye çevrilen ilk kitabı mı bilmiyorum. Çok basit bir dille yazılmış, duyguları okuyucuya yansıtmada pek başarılı değil. Yine de savaşta, savaşa katılmayan erkeklerin duygularını, çektikleri sıkıntıları okumak, anlamak isterseniz okuyun derim ben.

Yazarın biyografisi

Adı:
Bruce Lyman
Unvan:
Eski Askeri İstihbarat Subayı, İş Adamı,Yazar

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.
  • 56 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 27 okur okuyacak.
  • 2 okur yarım bıraktı.