Carol Delaney

Carol Delaney

Yazar
7.5/10
2 Kişi
·
12
Okunma
·
0
Beğeni
·
402
Gösterim
Adı:
Carol Delaney
Unvan:
Yazar
Stanford Üniversitesi Kültürel ve Toplumsal Antropoloji Bölümü'nde öğretim üyesidir. Master'ını Harvard İlahiyat Okulu'nda, doktorasını Chicago Üniversitesi Kültürel Antropoloji Bölümü'nde tamamladı. Elinizdeki kitabın kaynağı olan teziyle "sosyal bilimler" alanınında en iyi doktora tezi Galler Ödülü'nü aldı. Abraham on Trial: The Social Legacy of Biblical Myth (Princeton Üniversity Press, 1998) başlıklı yeni kitabında Abraham/İbrahim hikayesi üzerinde durmakta ve Yahudilik, Hristiyanlık ve İslam'ın temelindeki bu hikayenin eleştirel bir yorumunu yapmaktadır.
Yaşam sanki dışarıdan belirlenmiş, biri kapanırken diğeri açılan kapılardan oluşan bir aşamalar dizisidir.
Şimdilerde cenazeler, bir zamanlar en önemli köy etkinliği olan evliliklerin yerini almış. Köy bir mezarlık haline gelmiş, ölmek için ve ölüler için bir yer.
Tarih insan hayatının durmadan yeniden anlamlandırılması değil, ebedi bir deneyimin yeniden yakalanıp sabitlenmesi mücadelesidir.
Bağları yaratan düğümler kanda değil, kültürdedir; dünyaya ilişkin bütün bir anlamlar sisteminin içinde simgesel olarak inşa edilmişlerdir.
Köylüleri şehirli üst tabakadan ayıran şey, uçurumdan öte bir şeydir; bir karşıtlıktır. Bulunduğum hiçbir ülkede eğitilmiş sınıflar, Türkiye'deki kadar çok kendi köylülerinin cahillik ve gerikalmışlıklarından söz etmezler.
"Modern Türkler için yabancıların ülkelerinin ücra köşelerini ziyaret etme tutkuları akıl almaz bir şeydir. ...Her eğitimli Türk'ün tek düşüncesi kendisi ile köy arasında olabildiğince çok mesafe koymaktır."
Misafirperverlik Türk toplumunda en yüksek değerdir. Misafirperver,
"misafir" ile "ilgilenmek, beslemek" anlamındaki
"perver" kelimelerinin birleşmesinden oluşmuştur. Bir köyün
ya da bir insanın misafirperver olarak görülmemesi ciddi bir
suçlama sayılır. ..... Misafirler gitmeye hazır olduklarında önce ev sahibinden
izin alırlar: "Müsaadenizle gidebilir miyim?", "Müsaade verir
misiniz? " . Bunun üzerine ev sahipleri normal olarak gösterdikleri
misafirperverlikte bir hata yapıp yapmadıklarını sorarlar,
daha fazla yemek ve çay önererek misafirlerini alıkoymaya
çalışırlar; olumsuz yanıt geldiğinde ev sahibi "Müsaade sizin"
diyerek gitmelerini onaylar. Misafirlere kapıya kadar eşlik edilir.
Kapıda ev sahibinin koruması sona erer, misafir sokağın
"vahşiliğine" bırakılır.
Misafir oldukları o kısa süre içinde simgesel olarak yeniden
yaratılan dünya, Türklere göre dünyanın insan hayatındaki yeridir.
Dünya bir misafirhanedir: yaşam adı verilen kısa misafirliği
sırasında kişinin sarmalandığı, dinlendiği ve sığındığı bir
yerdir. Bu anlamda, aynı zamanda asıl ve ebedi ev olan Cennet'in
bir resmidir.
Cinsel konular hakkında mahrem konuşmalar yapabildiğim
kadınlardan, en yaygın ilişki pozisyonunun erkeğin üstte, kadının
altta olduğu misyoner pozisyonu değil, bacak omza (kadının
bacaklarının kalkıp erkeğin omuzlarına yerleştiği) pozisyonu
olduğunu öğrendim. Öte yandan, bu pozisyonun sadece işlevsel
olduğu için seçilmediğine inanıyorum. Geleneksel saban,
demir bir alete bağlanmış iki uzun saptan oluşur. Kadının bacakları,
tıpkı erkeğin tohumları ekmek için toprakta izler açarken
abanıp ittiği sabanın saplarına benzer (cinsellik ile saban
sürme ve kadın deliği ile sabanın toprakta açtığı iz arasındaki
benzetme çok eskidir; öm. DuBois 1988) . Bu cinsel pozisyonda
tohumun-meninin dışarı akamayacak bir biçimde yerleştirildiğine,
böylelikle kadının daha kolay hamile kalacağına inanılır.
Adet kanaması süresince bir kadın Kuran'a dokunamaz,
camiye giremez ve oruç tutamaz. Adet kanaması sırasında
kutsal Kitaba dokunmak ya da kutsal yere girmek, pisliği
ait olmadığı yere bulaştırma anlamına gelir; özellikle kutsal
ay Ramazan'da, kişinin zihni ve bedeni Allaha adanmalı,
öbür dünyaya odaklanılmalıdır. Adet kanaması oruç tutmaya
engel haller arasında sayılmakla birlikte, bunun üzerinde daha
fazla durulmasını gerektiren önemli bir farklılık vardır. Kanamanın
kendisi, orucun bozulmasına neden olur, bu nedenle
de orucun sevabı kalmaz.... Kanaması
olan kadınların kutsal törenleri bozabileceği inancı, Mekke'ye
Hacca giderken de geçerlidir; adet kanaması gören kadınlar
oradaki kutsal yerlere de giremez, törenlere de katılamazlar.
( kadın pislik ve uğursuz olarak görüldüğü için dini alanlardan uzak tutulur, bunu ben ekledim )
390 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Kitap Türk köy toplumunu, yaratılışa ilişkin kuram ve simgeler üzerinden incelemektedir. Kadın ve erkeğin Türk toplumunda ne olduğunu, tohum ve toprakla ilişkilendirerek anlatmaktadır. Çalışmayı asıl değerli kılan çalışmayı yapanın Carol Delaney olmasıdır.1980 yılının ortasında doğru düzgün su, elektrik bulunmayan Ankara'nın bir köyüne Amerika'dan gelip, 2 yıl kalarak antropoloji çalışması yapmak kimsenin harcı değildir. Günümüzde doktora tezi diye ''dizin'' sunulurken, zamanında böyle akademik çalışmalar ortaya çıkıyormuş.

Yazarın biyografisi

Adı:
Carol Delaney
Unvan:
Yazar
Stanford Üniversitesi Kültürel ve Toplumsal Antropoloji Bölümü'nde öğretim üyesidir. Master'ını Harvard İlahiyat Okulu'nda, doktorasını Chicago Üniversitesi Kültürel Antropoloji Bölümü'nde tamamladı. Elinizdeki kitabın kaynağı olan teziyle "sosyal bilimler" alanınında en iyi doktora tezi Galler Ödülü'nü aldı. Abraham on Trial: The Social Legacy of Biblical Myth (Princeton Üniversity Press, 1998) başlıklı yeni kitabında Abraham/İbrahim hikayesi üzerinde durmakta ve Yahudilik, Hristiyanlık ve İslam'ın temelindeki bu hikayenin eleştirel bir yorumunu yapmaktadır.

Yazar istatistikleri

  • 12 okur okudu.
  • 3 okur okuyor.
  • 13 okur okuyacak.