David Hotham

Türkler yazarı
Yazar
7.5/10
4 Kişi
41
Okunma
3
Beğeni
1.671
Görüntülenme

Hakkında

Ünvan:
Yazar

Okurlar

3 okur beğendi.
41 okur okudu.
2 okur okuyor.
21 okur okuyacak.

Okur demografisi

Kadın% 22.5
Erkek% 77.5
0-12 Yaş
13-17 Yaş
18-24 Yaş
25-34 Yaş
35-44 Yaş
45-54 Yaş
55-64 Yaş
65+ Yaş
Reklam

Alıntılar

Tümünü Gör
1970lerde yazılmış satırlar. Hala da büyük bir kısım çevrilmedi
Batılılaşma yolunda gerçekleştirilen en önemli devrim­lerden biri de, 1928'de yapılan harf devrimidir. Böylece Türkler, Avrupa ile aynı alfabeyi kullanmaya başlamışlardır. Bu devrim, eski Osmanlı edebiyatının büyük bir bölümünü yeni yazıya çevirmeyi gerektirmiştir. Aslında bu, iki iş sayı­lır; çünkü, yalnız yazı biçimini değil, eski Osmanlı dilini de Türkçeye çevirmek zorunlu duruma gelmiştir. Osmanlı ede­biyatı yavaş yavaş yeni harflere ve yeni dile çevrilmektedir; fakat, bu hiç de kolay bir iş değlidir. Bugün yaşı 40'tan küçük Türklerin kendi klasik edebiyatlarının yüzde 90'ıyle hiç bir ilişkileri olmamıştır.
1000Kitap
:D
Türkiye'de yabancı muhabir olarak bulunduğum sırada, bir Türk gazetecinin de yardımlarından yararlanıyordum. Bu, normal bir şeydi. Kendi gazetesinde çalışan Türk muha­bir, başka türlü, atlayacağım haberleri bana bildiriyordu. Sü­rekli bir işti bu ve bazen de çok çalışmayı gerektiriyordu. Benimle bu biçimde işbirliği yapan Türk gazetecileri her ne kadar dost olduysalar da, bana göre yine de ilişkimiz sözleş­meye dayanan bir işti. Fakat, ne zaman bu iş için biriyle an­laşmaya kalkışacak olsam, Türk dostlarım para konusunu konuşmakta çok çekingen davranıyorlardı. Âdeta, işi sırf "arkadaş hatırı" için yapacakları izlenimini veriyorlardı. Üstelik Türk gazetecilerinin aldıkları ücretler hiç de yüksek değildi ve benim verdiğim para çok büyük bir şey olmadığı halde yine de gelirlerine epey katkıda bulunuyordu. Sonunda, uzun bir çekingenlik döneminden sonra para almaya razı olunca, bu sefer de ücretlerimi çok garip bir bi­çimde ödemek zorunda kaldım. Öyle, cebinden paraları çıkartıp adama vermek söz konusu değildi. Çevrede hiç kim­se olmasa bile, yine de çirkin bir şeydi bu. Parayı hep bir zarfın içine koyup kapalı olarak veriyordum. Ödeme günü gelince, arkadaşımı gazetesinde görmeye gidiyordum. Bir­likte haberleri tartışıyor, kahve ya da çay içiyor, akşama ka­dar havadan sudan söz ediyorduk. Ancak, çıkacağıma yakın çekinerek zarfı cebimden çıkartıyor ve hemen ona uzatıyor­dum. Arkadaşam da parayı hiç bakmadan çekmecesine atıyor ve küt diye kapatıyordu. Sanki, kendisine yararlı, fakat hiç sözü edilmemesi gereken bir şey vermişim, sözgelişi, doğum kontrol hapı armağan etmişim gibi davranıyordu. Türkleri böyle durumlarda özellikle çok sevdim.
Reklam
Reklam