Berkeley İfade Özgürlüğü Hareketi 1960'larda kampüs aktivizmini başlatan hareket olmadı (kökenleri daha çok sivil haklar hareketine da yanır) ama bu aktivizmin belli yönlerini somutlaştırdı, bunlar arasında Amerika'da (ve ötesinde) siyaset ve adaletin eleştirisinin yanı sıra modern döneinde yabancılaşmanın eleştirisi de vardı - belki de en canlı haliyle 1968 yılının baharında Paris ve Prag sokaklarında fılizlenmiş bir eleştiriydi (ve Lefebvre kent hakkı konusundaki polemik çerçevesinde böyle bir gelişmeyi bekliyor du).
“Kamusal alan konusu, 20.yüzyılın akışı boyunca (hatta daha öncesinde) çeşitli şekillerde alevlenen bir tartışma veya daha doğrusu, süregiden bir sosyal mücadele: savaş karşıtı aktivistler sokağa çıktığında, emekçi sınıf iddialarını ortaya koymak adına kamusal alanı gerekli bir ortam haline getirme arayışına girdiğinde, ifade özgürlüğü aktivistleri resmi bildiriler için kullanılan zemini işgal ettiklerinde, kadınlar “kamunun” bir parçası olarak kendileri için bir alan oluşturduklarında ve gitgide daha fazla sayıda şehir evsizler, ergenler ve diğer “istenmeyenler” hakkında ne yapılacağına karar vermeye çalıştığında alevlenen bir tartışma.
Lefebvre, kent hakkının "bir yakarış ve bir talep" olduğunu öne sürer. Artık bu çığlığın, bu talebin her zamankinden daha fazla duyulması gerekiyor. Ve de eyleme dökülmesi gerekiyor.
New York'taki bu dönüşümlerin bağlamı ve nedeni, birçok Amerikan şehrinde olduğu gibi, terörist saldırısı tehdidi değil uygunsuz kişilerden duyulan korkuydu: evsizler, uyuşturucu satıcıları, aylak gençler ve önemsiz denemeyecek şekilde be lediye binasının önünde protesto gösterileri düzenleyen siyasi aktivistler, sokaklarda yürüyenler veya park ve meydanlarda toplananlar.
“..haklar üzerine verilen mücadeleler sıklıkla coğrafya mücadelelerine doğru ayrışır. Alan, mekan ve lokasyon, hakların, uğruna yaraştığı sahneler değildir yalnızca, aynı zamanda haklar için verilen mücadelelerle aktif şekilde üretilen -ve neticesinde yapılandırılması sağlanan- sahnelerdir.”