1000Kitap Logosu
Doruk Ateş
Doruk Ateş
Doruk Ateş

Doruk Ateş

Yazar
BEĞEN
TAKİP ET
8.6
64 Kişi
111
Okunma
14
Beğeni
1.226
Gösterim
Unvan
Yazar
Doğum
1982
Yaşamı
Çukurova, Sakarya ve Anadolu Üniversitesi’nde eğitim gördü. Yayınlanmış kitapları, Mabet (Kari-a I) 2015, Ölü Doğanlar – Gri Şehrin Yitik Bebeleri I 2016.
Aslı Altaş
Ölü Doğanlar'ı inceledi.
416 syf.
·
14 günde
·
Puan vermedi
Yakup, Volkan ve Duygu... Hayatlar dertleri ortak olmasına rağmen bu derde ayrı ayrı yerlerden bakan üç insan... Kitabın kurgusu çok başarılı. İnsanı içine çekiyor ve merak duygusunu hep kabartıyor. Ancak anlayamadığım bir şekilde bu güzel kurgu oldu bittiye gelmişçesine sonlanmış. Zihnimde boşlukta kalan çok fazla detay kaldı. O nedenle kitap bitti ve olay çözümlendi gibi hissetmiyorum. Sadece bu kurgunun çok daha güzel bir bitişi hakettigini düşünüyorum.
Ölü Doğanlar
8.6/10
· 53 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
7
CemCBG
Karmakarışık'ı inceledi.
298 syf.
·
6 günde
·
Puan vermedi
Bir kaç yıl önce çıkan Kanlakarışık'tan sonra bu kitap da bir antoloji olarak bir çok polisiye öyküyü bir araya getiriyor. Güzel de yapıyor. İlk kitaba kıyasla Kanlakarışık daha nitelikli, iyi öykülerden oluşuyor. Türk polisiyeleri ya da Türkiye polisiyesinin yazarlarının giderek kalemine daha çok güvenmesi, anlatım biçimlerinde nitelik çıtasının yukarı çıktığını görmek de iyi. Çünkü çok kötü örnekler okudum, okumaya çalıştım. Daha doğru dürüst cümle kuramayan, ya da anlatamayan insanların yazar olarak kitap çıkardığını görebiliyoruz. Yazar olmak kolay bir şeye dönüştü elbette, her şeyin bayağılaştığı yerde kalem de basitleşti, bundan geçinen, bunun keyfini süren insanlar da var...Polisiyemiz de bu anlamda payına düşeni bol kepçe almış... Ancak Karmakarışık, ilk kitaba kıyasla daha iyi, daha nitelikli anlatımların ve kurguların bulunduğu bir kitap. Bu toplama kitaptaki öyküler beni okuyun diyor. Kitap Reha Avkıran'ın kısa ve etkileyici öyküsüyle başlıyor. Suat Duman zaten diyecek bir şey yok, öyküsü çok çok iyiydi. Ekin Açıkgöz'ün Genç Merter'in Acıları öyküsü de Goethe göndermeleriyle göze batan iyi anlatılmış bir öykü. Bunun gibi bir çok öykü sayabiliriz: Armağan Tunaboylu'nun öyküsü "Bir Kadın Kaçırıldı" mesela dikkat çekici, iyi yazılmış bir öykü. Ayrıca Jake W. Stephenson'ın "Hiç Bir Şey Göründüğü Gibi Değildir" adlı öyküsü de çok iyi. Arada bu kaliteli çizgiyi sürdüren veya onun bir kademe altından devam eden ama kötü olmayan öyküler de var. Kitabın kapanışını ise Doruk Ateş yapıyor. Doruk Ateş'in öyküsünü çok merak ediyordum, çünkü ilk kitaptaki öyküsünü pek sevememiştim. Evde iki romanı da okunmayı bekliyor, ciddiye alıyorum bir şekilde bu yazarı. Bu sebeple Kanlakarışık nasıl bitiyor, Doruk Ateş nasıl yazdı acaba diye düşünüyordum. Yazarın öyküsü iyiydi, anlatımı çok iyiydi, hikâyenin sarktığı, zorlama hissi veya olmamış hissi veren hiç bir şey yoktu. Ancak başka bir durum var ve bu durum yazarın lehine mi aleyhine mi bilmiyorum. Öyküdeki "ibne" meselesi çok ilginç. Burada eşcinsel bir adam öldürülüyor, yanında eşcinsel eşi var. Polis de cinayeti çözmeye çalışıyor. Anlatıcımız ve olay mahalline gelen polislerin eşcinsel adamlarla ilgili yaptığı espriler, ya da araya yüksek sesle ya da iç sesleriyle kattıkları "ibne" yorumları öyküde ilginç bir gerginlik yaratıyor. Öldürülmüş birisinin katilini bulma çalışmasında bu kadar ibne kelimesinin geçmesi, ve bir şekilde ince ince bu insanların aşağılanması ve küçük görülmeleri bence ilginç bir atmosfer yaratıyor. Çünkü normalde bu adamlar eşcinsel olduklarından dolayı öldürülseler katillerinin mantık yürütmesi de farklı olmamış olurdu büyük olasılıkla. Yani cinayeti çözmeye çalışan polis de bir cinayetin sebebi olabilecek o hissi, aşağılama, küçük görme ve tiksinme hissini taşıyor. Böyle yaparak belki de polisin karakteri üzerinden işlenmemiş cinayetlere işaret etmiş oluyor.Yazar bunu bilerek mi yapıyor bilmiyorum, ama sonuç iyi. Çok iyi bir kapanış öyküsü. Kitabı öneririm.
Karmakarışık
OKUYACAKLARIMA EKLE
13
Gürbüz Deniz
Ölü Doğanlar'ı inceledi.
416 syf.
·
3 günde
·
Beğendi
·
10/10 puan
Ölü Doğanlar Doruk Ateş Başkentin suç krallığının içine, insanların hakkında konuşmaya bile çekindiği Çinçin Bağları'na yolculuk yapmaya varmısınız ? Cevabınız evet ise ölü doğanlar sizin kitabınız. Politik argümanların,olayların,varoşların romanlaştırılmış gerçek öyküsüdür okuyacağınız. Bir mahalle nasıl kirlenir ve yozlaşılır ,içerisinde ki ileri unsurların nasıl sindirildiğini ve koparıldığını akıcı bir dil ile okuyacaksınız. Polisiye bir çok okurun ilgisini çekmez edebi bulunmaz lakin ölü doğanlar da tarih,felsefe-sosyoloji bilumum aforizma ile yüklü sürükleyici,heyecanlı, hem gerilim hem dram dolu, zaman zaman küçük kahkahalarla güleceğiniz, zaman zaman da sizi kızdıracak, kısacası bir çok duyguyu size birlikte yaşatabilecek bir edebi eser. Ayrıca baba fiğurü ki babasını yeni kaybetmiş birisi olarak kitaptaki dersimli babayı okudukça kendi babam gözümde canlandı. Hoş artık her baba,çocuk lafı geçse,görsem hüznün bir nakış gibi işlendiği yüreğim kanıyor. ,çocuklar,mezarlıklar,ölüm kalım mücadelesi,son sayfaya kadar acaba ve merak ise cabası .1970'lerde nasıldı, sonra ne oldu da bugünlere geldi diye gözünde canlanıyor, satır satır kurgunun ilerleyişi sizi Ankara'ya götürüyor. ölü doğanlar sindire sindire okunması gereken bir roman.Mezarlık ve nüfus müdürlükleri ile doğum evleri üzerinden kurulan bir kumpası çinçin mahallesinin başrolünde sinema tadında okuyorsunuz. Kurgusuyla, diliyle, karakterleriyle, olayların birbiriyle olan bağlantılarıyla gerçekten güzel bir roman olmuş. Roman boyunca ev ev, sokak sokak gerilimi yaşayacak, o renksiz, sessiz, dilsiz gecekonduların içinde akıllara durgunluk veren yaşamlara tanıklık edeceksiniz. "Tek hakları vardı! Ya doğmayacaklardı, ya ölmeyeceklerdi..." Polisiye-gerilim türünde ki ölü doğanlar isimli kitabı tüm edebiyat severlere tavsiye ederim. Sağlıcakla ve dostlukla kalın Gürbüz Deniz
Ölü Doğanlar
8.6/10
· 53 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
1
11