E. Semih Yalçın

E. Semih Yalçın

YazarDerleyenEditör
8.8/10
21 Kişi
·
38
Okunma
·
3
Beğeni
·
493
Gösterim
Adı:
E. Semih Yalçın
Tam adı:
Edip Semih Yalçın
Unvan:
Siyasetçi, yazar
Doğum:
Sivas, 26 Mart 1958
Prof. Dr. E. Semih Yalçın, 26.03.1958 tarihinde Sivas’ın Gemerek ilçesinde dünyaya geldi. Babasının adı Kâmuran, annesinin adı Zekiye'dir. İlk ve orta tahsilini Ankara’da tamamladı. Üniversite hayatına 1975 yılında ODTÜ Gaziantep Mühendislik Fakültesinde başladı.1975-1978 yılları arasında Gaziantep’te Makine Mühendisliği öğrenimi gören Semih Yalçın, Gaziantep Ülkü Ocakları İl Sekreteri olarak görev yaptı. Daha sonra Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Tarih Bölümünü kazanarak yüksek öğrenimini burada sürdürdü. Bu arada Ankara Keçiören Ülkü Ocakları Başkanlığı vazifesine getirildi. DTCF’den 1984 yılında mezun oldu.Aynı yıl Ankara Üniversitesi Türk İnkılap Tarihi Enstitüsünde başladığı yüksek lisans çalışmalarını 1986 yılında tamamladı. 1988 yılında Gazi Üniversitesinde Öğretim Görevlisi olarak akademik hayata başladı. Doktorasını 1990 yılında Erciyes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsünde tamamladı. 1991 yılında Gazi Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesine Yardımcı Doçent olan E. Semih Yalçın,1995 yılında Doçent payesini almaya hak kazandı. Semih Yalçın 2001 yılında da Türkiye Cumhuriyeti Tarihi alanında Profesör oldu.
Prof. Dr. E. Semih Yalçın’ın bilim, fikir ve siyasete dair 14 adet kitabı, 10 adet kitap ve hâlen 1 adet dergi editörlüğü, 49 adet makalesi, çok sayıda ulusal ve uluslararası tebliği ile gazete ve dergilerde çıkmış muhtelif yazıları bulunmaktadır.
Evli ve dört çocuk sahibi olan Prof. Dr. E. Semih Yalçın, iyi düzeyde İngilizce bilmektedir.
Fettahoğulları sülalesinin kökleri Göktürk Devletinin kurucuları olan Aşina soyuna kadar uzanmaktadır. Türkiye’deki sülale küfeden gelip Anadolu’ya dağıldı
Tarihin, ne kadar saygıdeğer olursa olsun bir ideolojiyi desteklemek üzere kullanılabilecek bir vasıta mı olması veya bağımsız bir bilim dalı olarak kendi başına bir değer mi ifade etmesi gerektiği konusunda farklı uygulamalar yaşanmıştır. Hâlbuki tarih, bireye önceden tasarlanmış dünya görüşlerini pekiştirmekten ziyade bilgelik kazandırır.
Cevap Paşa, “ Bir şey mi yapacaksın Kemal?” diye sordu. Mustafa Kemal Paşa’nın verdiği yanıt çok net ve birçok şeyi özletler mahiyetteydi. “Evet bir şey yapacağım”.
....
Ayrıca müsadere kaldırılmış*(1), halk arasında din bakımından bir fark gözetilmediği ifade edilmiştir*(2). Yine bu dönemde ilk defa nüfus sayımı yapılmıştır.*(3)
.....
Bu dönemde setre pantolon, mecburi kıyafet olarak kabul edildikten sonra kavuk kaldırılarak memurlar için fes kabul edilmiştir. II.Mahmut, devlet dairelerine resmini astırmış; Avrupa hükümdarlarının yaptığı gibi doğum yıl dönümünü kutlamayı gelenekselleştirmiştir.


Biraz bilgelendirme yapalım..
*(1)Müsaderenin kaldırılmasını; II.Mahmut "Bundan söyle saltanatın millet için bir dehşet, bir korku kaynağı değil fakat bir destek olmasını istiyorum. Bunun için kişinin malına devletçe el konulması geleneğini kaldırıyorum." diyerek açıklamıştır. Bk.(KARAL, Osmanlı Tarihi, Cilt 5, s.152)
*(2)II.Mahmut, "Tebaamdan Müslümanları ancak camide, Hristiyanları kilisede, Yahudileri de havrada tanımak isterim" demiştir. Bk.(KARAL, Osmanlı Tarihi, Cilt 5, s.152)
*(3)Anadolu ve Rumeli'de yapılan nüfus sayımı din esasına göre yapılmış olup, İslam ve Hristiyan erkeklerin sayısı tespit edilebilmiştir. Anadolu ve Rumeli'de toplam 4 milyon civarında erkek nüfusun varlığı tespit edilmiş olduğuna göre ülkenin toplam nüfusunun 20 milyona yakın olduğu anlaşılmaktadır. Kısaca bu zamanda yapılan ilk nüfus sayımı askeri amaçla yapılmış sadece erkekler bir de büyük baş hayvanlardan öküzler için yapılmış bunun amacı ise vergi.
E. Semih Yalçın
Sayfa 47 - Berikan yayınları,1.Basım,2008
İzmir'in işgali günü yaşanan feci olaylar sebebiyle belgelerde ve hatıralarda İzmir'in işgali yunan mezalimi ile birlikte anılmıştır. Tabii ki işgal günü yaşanan mezalim sadece öldürme ve yaralamalardan ibaret değildir. İzmir'in yunanlar tarafından işgali denildiği zaman, kadın ve kızlara tecavüz, yağma, yakma, tahrip, gasp, hakaret vb. akla gelmedik zulümler hatırlanmaktadır. Bu olaylardan tespit edilebilenler bile yunan işgalinin insanlık dışı bir uygulama ile gerçekleştirildiğini göstermektedir.*

İzmir'in yunanlar tarafından işgal edilmesinin Milli Mücadele'nin başlaması noktasında önemli bir yeri vardır.
yunanların işgalleri sırasındaki icraatları İtilaf Devletleri temsilcilerine iletilmiş ise de bu konuda İtilaf Devletleri'nin kayıtsız kaldıkları, hatta Türkleri itham eder bir siyasi tavır takındıkları görülecektir. Bu kayıtsızlık, Türk milletinin kendi hukukunu, silahli bir mücadele ile bizatihi kendisinin gerçekleştirilebileceği kanaatinin oluşmasını sağlamıştır. Bu gerçeği çok iyi bilen Mustafa Kemal Paşa'nın Havza'dan yayımladığı bildiride yunan işgalinin protesto edilmesi yönündeki istekleri de bu kanaatin bir an önce oluşması amacına yöneliktir.
Sayfa 139-140

*İzmir'in işgali ve işgal sırasında yaşanan olaylarla ilgili olarak geniş bilgi için bkz. (TURAN, yunan mezalimi..., s.73 vd).
E. Semih Yalçın
Sayfa 140 - Berikan Yayınları, 1.Baskı, 2008
520 syf.
·10/10 puan
Mustafa Kemal Atatürk ün hayatını çok başarılı bir şekilde anlatmış herkesin okumasını tavsiye ederim ..Bir Mustafa Kemal Aşığı olarak bu kitabı severek okudum ... Onun döneminde hissettim kendimi bir an...
468 syf.
·4 günde
Merhaba, bu kitabı yüksek lisans için hocamın tavsiyesi üzerine aldım gerçekten harika bir kitap, içerisinde arşivleri, dönemin dergilerini ve gazetelerini, hatıraları, ciltli eserleri vb birçok kısma ayırıp bütün Cumhuriyet Tarihi kaynaklarını sıralayıp detaylı bir şekilde anlatmış, bu alanda kaynakça ihtiyacı aşırı doyurucu bir biçimde karşılayacak bir kitap, hem TC Tarihi alanında çalışma yapacaklara hem de bu alana ilgisi olana tavsiye ederim.
Murad
Murad Türk İnkılap Tarihi ve Atatürk İlkeleri'ni inceledi.
499 syf.
·Beğendi
1 Prof, 6 Doç, 3 Yrd Doç, 1 Araştırma görevlisi yazarları olan editörlüğünü Semih Yalçın'ın yaptığı üniversite ders kitabı niteliğinde bir eser.
7 bölümden oluşan kitap başlangıç olarak Osmanlı Devleti'nin Gerilemesi ve Devleti Kurtarma Çabaları ile başlıyor. Osmanlı'nın çökme nedenleri, Şark Meselesi, Osmanlı Devleti'ni kurtarma çabaları ve fikir akımları yer alıyor. Tanzimat, Islahat ve Meşrutiyet'e dair güzel yorumlar mevcut.
İkinci bölümde 1854 Kırım Savaşı ile başlıyor. 93 Harbi, Trablusgarp, Balkan Savaşları, I. Dünya Savaşı yer alıyor. Paris Konferansı'na kadar ilerliyor.
Üçüncü bölümde Mütareke döneminden Milli Mücadele'ye başlığında Gizli anlaşmaların ardından başlayan işgaler ayrı ayrı ele alınıyor. Ardından azınlıkların faaliyetleri ve cemiyetleri içeriyor.
Dördüncü bölümde Mustafa Kemal Paşa'nın Anadolu'ya Geçişi ve Milli Mücadele'nin Başlaması konusu yer alıyor.
Mustafa Kemal'in İstanbul'daki çalışmaları, Genelgeler, Amasya Görüşmeleri, Ankara'ya geliş, Misak-ı Milli ele alınıyor.
Beşinci bölümde İlk TBMM'nin açılması ve yeni Türk devleti'nin kurulması yer alıyor.
Burada Meclisin açıışı, işleyişi, özellikleri ve yapısı yer alıyor. Ardından Kuvayı Milli, Kurtuluş Savaşı'nda cepheşer, İsyanlar, Siyasi mücadeleler ( antlaşmalar ayrı ayrı ele alınıyor ) ve Lozan'a kadar devam ediyor.
Altıncı bölümde Cumhuriyet dönemi içerisinde Saltanat'ın kaldırılması, Halifeliğin kaldırılması, Anayasalar, Çok partili hayata geçiş denemeleri, Atatürk dış politikası ikiye ayrılıyor. İlk dönem 1923-32 ikinci dönem 1932-38 dönemleri işleniyor. Devletlerle ilişkiler ayrı ayrı konu alınıyor.
Yedinci ve son bölümde İnkılaplar ve ilkeler yer alıyor.
Kitap kaynakçası bakımından da gayet doyurucu. Tarih okuyanların, tarihe ilgi duyanların, tarih öğretmenlerinin kitaplığında yer almasını gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum.
kanaat notu: 9/10
468 syf.
·8/10 puan
Bir kaynakça derlemesi olarak neyin nerede bulunabileceğinin yanında bazı kaynak kitaplar için dipnotlar konulmuş olması güzel bir ayrıntı. Araştırmacılar için bir nevi basılı google.
VAMPİRİ KIZI
VAMPİRİ KIZI Türkiye Cumhuriyeti Tarihinin Kaynakları'ı inceledi.
468 syf.
·16 günde·9/10 puan
Eğer tarih araştır , makale, tez yazmak istiyorsanız kaynaklara nasıl ulaşılırım nereyi nerede bulurum derseniz bu kitap tam size göre çünkü öyle güzel anlatmış ki açıklayıcılık konusunda çok iyi
365 syf.
·12 günde·Beğendi·10/10 puan
Günlerden 13 Kasım 1919.. Adana'dan İstanbul'a gelmiş, İtilaf Devletleri donanmasının İstanbul limanına demirlediği görünce, kendisini çok sinirlendiren bu manzarayı karşısında;
“Geldikleri gibi giderler!!” demiştir.
Mustafa Kemal Paşa henüz Ordu Komutanı iken 8 Kasım 1919'de Sadrazam Ahmet İzzet Paşa'ya gönderdiği telgraf metninde; ".... memleketin selameti için kabul ettiğim duruma uymaması durumunda içtihatlarıma bağlı hareket etmekten nefsimi alıkoymaya muktedir değilim.." demişti.
Bu kitabı okuduğunuzda Mustafa Kemal Paşa'nın Anadoluya geçmesinin şeklinin, çok sayıdan kaynaklara dayandırılarak, sebep ve sonuçlarını bulabileceksiniz. Kanımca okurken büyük bir tatmin içerisinde bulunabileceğiniz muhteşem bir eser..
499 syf.
“Türk Evladı atasını tanıdıkça kendisinde daha büyük işler yapma cesareti bulacaktır.”
ATATÜRK İLKE VE İNKILAP TARİHİ
Editör Prof.Dr. E.Semih YALÇIN
Yazarlar Prof.Dr. Mustafa TURAN Doç.Dr. Mustafa EKİNCİKLİ Doç.Dr. Selçuk DUMAN Yrd.Doç.Dr. Şennur ŞENEL Yrd.Doç.Dr. Emine ERDOĞAN Yrd.Doç.Dr. Nuran KILAĞIZ Dr. İlhan AKSOY Dr. Sedef BULUT Dr. Taner ASLAN Berikan Yayınları 1.Baskı Ankara, 2008

Tarih, insanların zaman ve mekan itibarıyla geçirdikleri sebep sonuç ilişkisi içerisinde inceleyen ilim dalıdır. Tarihi zengin olan bir millet güçlüdür. Güçlü bir milletin oluşması manevi miraslarına sahip çıkmasıyla mümkündür. Türk milletinin tarihi şimdiye kadar yazıldığı gibi yalnız Osmanlı Tarihi'nden ibaret değildir. Türk’ün tarihi çok daha eskidir ve temasta bulunduğu milletlerin medeniyetleri üzerine tesir etmiştir. Tarihten Türk’ü çıkar geriye ne kalır?

“Günümüzde küresel güçlerin Mütarake Dönemi’nde olduğu gibi bölgemizde de güçlü bir Türkiye istemedikleri, bunun için de her yolu deneyecekleri, Türk milletini kendi kimliğinden, tarihinden, kültüründen uzaklaştırmaya çalışacakları unutulmaması gereken bir husustur. Bu itibarla Türk gençliğine her şeyden önce milli bir tarih bilinci verilmelidir. Bu direktif, Mustafa Kemal Atatürk’ün kendisine emanet ettiği cumhuriyete ve istiklale sahip çıkabilen gençliğedir.”
Prof.Dr. E.Semih YALÇIN
Atatürk’ün en büyük eseri Cumhuriyet’tir. Bununla birlikte Atatürk’ün eserini yücelten sadece ülkenin kurtarılması ve tam bağımsızlığa sahip, mütacanis bir devlet kuruculuğu da değildir. Onu ölümsüzleştiren olayların belki de en önemlisi, yeniden kurduğu devletin sonsuza kadar bağımsızlığını koruyabilmesi için almış olduğu tedbirlerdir. Bu tedbirler “Türk İnkılabı” ve “Türk Çağdaşlaşma Hareketi” şeklinde ifade edilebilir. Çağdaşlaşma denilince Atatürk’ün Türk toplumunu çağdaş medeniyet düzeyinin de üstüne çıkarmak için yapmış olduğu inkılapların tamamı kastedilmektedir. “Hiçbir zafer gaye değildir. Zafer ancak kendisinden daha büyük olan bir gayeyi elde etmek için belli başlı vasıtadır, gaye fikirdir. Bir fikrin istihsaline dayanmayan zafer payidar olamaz, genç Türkiye Cumhuriyeti’nin payidar olması için çağdaş medeniyetin bir ortağı, bir parçası haline gelmek bin bir fedakarlıkla sağlanan bağımsızlığın muhafazası için şarttır.” Atatürk, devlet adamı, başkumandan, ve fikir adamı olarak temayüz etmiştir. Dünya tarihinde, devlet adamı ve başkumandan olarak icraat ve mücadelelerini fikriyata istinat ettirenlerin sayıları sınırlıdır. Zira sosyal ilimlere dayanarak analiz yapmak ve senteze varmak demek olan fikriyat, hem bilgi ve kültür, hem de istidar ister.

“Tarih yazmak, tarih yapmak kadar mühimdir. Yazan yapana sadık kalmazsa değişmeyen hakikat insanlığı şaşırtacak bir mahiyet alır.”(1931) M.Kemal ATATÜRK
Boncuk gözlümün sözüne de ithafen ve bu doğrultuda yazılmış gayet objektif ve tatmin edici kaynaklara ve ek bilgiler payı bulunan buna kitabın sonunda 40-50 sayfa kadar yer verilmiş argümanlar bölümü fazlasıyla yeterlidir ki bu kaynaklarda hem yabancı yazarların gözünden Türkiye ve Osmanlı hakkında düşünce ve yorumlarına hem de Türk yazarların eserlerine ulaşmak mümkündür.
Aslında benim bu kitabı ikinci okuyuşumdu yeni baştan okumamın sebebi ise hem tekrar maabında okumak isteyişim kendi adıma( 4-5 yıl olmuştu okuyalı minimum) hem de okumak ve faydalanmak isteyen arkadaşlara yardım ve öneri amacıyla elimden geldiğince ve kelimelerim yettiğince naçizhane bir inceleme yapmaktı.
Kitap gayet bilgi verici sıkmayan alternatif fikirler yürütme ve karşılıklı savaş ve barış durumlarda kıyaslayarak muhakeme gücünü artırma da faydalı olabilecek, Atatürk’ün düşünce mantık yapısını, ordu, siyaset, millet, egemenlik, bağımsızlık hakkında görüş ve sistemlerini, ilke ve inkılaplarını daha iyi ve daha doğru anlamak açısından ve bunların birden aniden olarak değil de taamüden, düzenli, planlı ve programlı her şeyin zamana uygun yavaş yavaş nasıl gerçekleştirdiğine şahit oluyoruz. Devletlerin statükosunu, denge politikalarını, yeri geldiğince dostluk ve kardeşliğin yerini nasıl çıkar ve menfaat çatışmalarının aldığına şahit olmaktayız.

Eser toplamda 7 bölümden oluşmakta. 1. Bölüm OSMANLI DEVLETİ’NİN GERİLEMESİ VE DEVLETİ KURTARMA ÇABALARI
Kendi içinde alt bölümlere ayrılarak; Osmanlı Devleti’nin Gerileme Süreci, Büyük Devletlerin Politik-Emperyalist Amaçları(İngiltere, Fransa, Avusturya-Macaristan, İtalya, Almanya, Rusya ve ABD) Osmanlı Devleti’ni Kurtarma Çabaları ve Türk İnkılabına Giden Yol(Yenileşme Hareketleri, Osmanlı Islahatları, Fikir Hareketleri..)
Kısaca Osmanlı Devleti’nin gerilemesine sebep olan faktörler ele alınırken dünyada meydana gelen diğer gelişmeler de göz önünde bulundurulmuş, bu minvalde Osmanlı Devleti’nin gerileme ve çözülme sürecine sebep olan etkenleri, genel hatlarıyla devlet idaresinin bozulması, sosyal ve ekonomik yapının bozulması ve toplum değerlerinin yozlaşması gibi ana başlıkları altında incelenmiştir.

2.Bölüm OSMANLI DEVLETİ’NİN YIKILMA SÜRECİ
Osmanlı Yıkılma Süreci’nde; 93 Harbi, Trablusgarp Savaşı, Balkan Savaşları, Birinci Dünya Savaşı Çanakkele Savaşı (“Size ben taarruz emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum. Biz ölünceye kadar geçecek zaman zarfında yerimize başka kuvvetler ve kumandanlar geçecektir.”) Cepheler ve Gizli Antlaşmalar Mondros Mütarekesi ve Paris Barış Konferansı’ndan bilgiler bulunmakta.

3.Bölüm MÜTAREKE DÖNEMİ’NDEN MİLLİ MÜCADELE’YE
Bu bölümde; Yapılan Konferans ve gizli antlaşmalar sonucunda siyasi hesaplaşmaların ve işgallarin başlamasındaki( Yunanistan’ın Megali İdeası(Büyük Bizans’ı yeniden diriltmek, Anadolu’daki Türk hakimiyeti’ne son vermek) üzerine İzmir’i işgal etmesi, akabinde İngiltere’nin Musul ve Batum işgalleri, Fransa’nın Çukurova, Antep, Maraş, Urfa işgalleri, İtalya’nın Antalya, Konya istasyonu ve Burdur işgalleri) amaç, neden ve sonuçlarına, Azınlık faaliyetlerinin de etkisiyle oluşan Milli varlığa düşman cemiyetlere değinilmiştir.

4.Bölüm MUSTAFA KEMAL PAŞA’NIN ANADOLU’YA GEÇİŞİ VE MİLLİ MÜCADELE’NİN BAŞLAMASI
Bu bölümde yine boncuk gözlümün “Ya Bağımsız Oluruz Ya Bağımsız Ölürüz” temelinde bağımsızlığın bırakılamayacağını, başka bir deyimle yabancı bir devletin koruyuculuğu(mandası) altına girilemeyeceğini ısrarla vurgulayarak yaptıklarını ve yapacaklarına bir zemin hazırladığı (Samsun’a Çıkması, Amasya Tamimi, Erzurum, Sivas, İzmir, Pozantı gibi birçok kongreler yapılması, Misaki Milli’nin hazırlanışı, ilanı, tarihteki önemi, amacı, hedefleri) zaman dilimine dair dolu dizgin bilgi yer almaktadır. Sivas Kongresi’nde de söylediği üzere: “Biz azınlıkta kalsak da mandayı kabul etmeyeceğiz. Parolamız tektir ve değişmez: “Ya İstiklal Ya Ölüm!"
Yani “Hür ve bağımsız yaşamak isteyen Türk Milleti artık liderini bulmuştur.”

5.Bölüm İLK BMM’NİN AÇILMASI VE YENİ TÜRK DEVLETİ’NİN KURULUŞU
İlk Büyük Millet Meclisinin açılması, yapısı, özellikleri, yaptığı çalışmaları, kuvayı milliye, yapılan askeri mücadeleler ve cepheler, Birinci İnönü Muharebesi, İkinci İnönü Muharebesi("Siz orada yalnız düşmanı değil, milletin makûs talihini de yendiniz!"), Eskişehir-Kütahya Muharebesi, Sakarya Meydan Muharebesi ("Hatt-ı müdafaa yoktur, sath-ı müdafaa vardır. O satıh bütün vatandır. Vatanın her karış toprağı vatandaşın kanıyla ıslanmadıkça tek olunamaz.”), Başkomutanlık Meydan Muharebesi( "Ordular! İlk hedefiniz Akdenizdir. İleri!") yine milli mücadele döneminde çıkan iç isyanlar, siyasi mücadele ve gelişmeler ve Lozan Antlaşmasına kadar oluşan tarihi süreci içermektedir.

6.Bölüm CUMHURİYET DÖNEMİ
Bu bölümde ise Cumhuriyet’in kuruluş aşamaları, çok partili hayata geçiş denemeleri, iç politika ile gelişmeleri, 1923-1932 dönemi Türk dış politikası ve bunun tezahürü olan gelişmeler ele alınarak daha çokta Lozan’dan arta kalan meselelerin (Musul,Türkiye-Suriye sınır meselesi,Osmanlı borçları, Bozkurt-Lotus davası gibi..) çözüm yolu ile Lozan Şartlarının uygulanması Türk milli siyaseti (“Yurtta Barış, Dünya da Barış!) çerçevesinde incelenmiştir.

Vee son bölümümüz olan 7.Bölüm İNKILAPLAR VE ATATÜRK İLKELERİ
“Özgürlük ve Bağımsızlık benim karakterimdir.” Diyen Milli Mücadele Hareketi’nin önderi Mustafa Kemal Paşa “millet egemenliği”ni her şeyin üzerinde tutmuş ve kurduğu yeni toplum ve devlet yapısı içinde özgürlüğe üstün bir yer vermiştir. Devletin bağımsızlığından, kişinin haklarına kadar her alanda özgürlük kavramının yüceliği Türk inkılabının en belirgin özelliklerinden birisidir. Mustafa Kemal Paşa, Türk milletinin kendisine yeniden güvenini sağlamak için titiz bir siyaset takip etmiştir. Bir yandan Batı’nın olumsuz ve yıkmaya yönelik faaliyetleri durdurulmaya çalışılmış bir yandan da cehaletin izale edilmesi yönünde çağdaş bilim ve medeniyet seviyesine ulaşmak için hukuk, eğitim, kültür, sosyal, ekonomi alanlarında yenilikler yapmıştır.
Tarihi gelişmelerin meydana getirdiği Türk İnkılabı, bir fikir ve idealin başarıya ulaşmış halidir. Türk İnkılabı’ndaki fikriyatın yönü Atatürkçülük şekilnde ifade edilir. Türk İnkılabı’nın fikri gücü ve dayandığı eseslara ise “Atatürk İlkeleri” denir.
1-Cumhuriyetçilik("Türk milletinin tabiat ve şiarına en mutabık olan idare Cumhuriyet idaresidir." M.Kemal Atatürk) 2-Milliyetçilik(“Bize milliyetçi derler, fakat biz öyle milliyetçileriz ki bizimle iş birliği eden bütün milletlere hürmet ve riayet ederiz. Onların bütün milliyetlerinin gerçeklerini tanırız. Bizim milliyetçiliğimiz herhalde bencil ve mağrurane bir milliyetçilik değildir. Ve yine Atatürk’e göre milliyetçilik bir ırkçılık değil, vicdan ve duygu işidir.“) 3-Halkçılık("Türkiye halkı asırlardan beri hür ve bağımsız yaşamış ve bağımsızlığı yaşam gereği saymış bir kavmin kahraman evlatlarıdır. Bu millet bağımsızlıktan uzak yaşamamıştır, yaşayamaz ve yaşamayacaktır." M.Kemal Atatürk) 4-Devletçilik
5-Laiklik 6-İnkılapçılık
Altı Atatürk İlkesi’nin yanı sarı bu ilkeleri tamamlayıcı nitelikteki “Milli hakimiyet(Hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir.)”, “Milli bağımsızlık(İstiklal-i tam, bizim bugün tercih ettiğimiz vazifenin ruh-ı aslisidir. Bu vazife, bütün millete ve tarihe karşı tercih edilmiştir.)” ve “Milli birlik(Bugün, Türkiye Cumhuriyeti’nin tüm vatandaşları hangi ırktan, hangi dinden, hangi mezhepten gelirse gelsin birlik ve bütünlük içinde hepsi Türk’tür. Bu anlayış ise Türk milliyetçiliğinin temelini oluşturur.) ilkeleri Türkiye Cumhuriyeti’nin temelinde varolan unsurlardandır.

Netice de tarih tekerrürden ibaret mühim olanı ise bu tekrardan ders alarak yolumuza devam etmektir. Tarih hakkında genel olarak birçok konuda fikir sahibi olup öğrenmek için antibiyotik kitap ihtiyacı olanlara tavsiye ederim. Oldukça derin, optimum bilgilere sahip, gayet faydalı ve öğretici bir eserdi ki defalarca okunulası da bir kitap.
Kitaplarla daim kalınız.

Yazarın biyografisi

Adı:
E. Semih Yalçın
Tam adı:
Edip Semih Yalçın
Unvan:
Siyasetçi, yazar
Doğum:
Sivas, 26 Mart 1958
Prof. Dr. E. Semih Yalçın, 26.03.1958 tarihinde Sivas’ın Gemerek ilçesinde dünyaya geldi. Babasının adı Kâmuran, annesinin adı Zekiye'dir. İlk ve orta tahsilini Ankara’da tamamladı. Üniversite hayatına 1975 yılında ODTÜ Gaziantep Mühendislik Fakültesinde başladı.1975-1978 yılları arasında Gaziantep’te Makine Mühendisliği öğrenimi gören Semih Yalçın, Gaziantep Ülkü Ocakları İl Sekreteri olarak görev yaptı. Daha sonra Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Tarih Bölümünü kazanarak yüksek öğrenimini burada sürdürdü. Bu arada Ankara Keçiören Ülkü Ocakları Başkanlığı vazifesine getirildi. DTCF’den 1984 yılında mezun oldu.Aynı yıl Ankara Üniversitesi Türk İnkılap Tarihi Enstitüsünde başladığı yüksek lisans çalışmalarını 1986 yılında tamamladı. 1988 yılında Gazi Üniversitesinde Öğretim Görevlisi olarak akademik hayata başladı. Doktorasını 1990 yılında Erciyes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsünde tamamladı. 1991 yılında Gazi Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesine Yardımcı Doçent olan E. Semih Yalçın,1995 yılında Doçent payesini almaya hak kazandı. Semih Yalçın 2001 yılında da Türkiye Cumhuriyeti Tarihi alanında Profesör oldu.
Prof. Dr. E. Semih Yalçın’ın bilim, fikir ve siyasete dair 14 adet kitabı, 10 adet kitap ve hâlen 1 adet dergi editörlüğü, 49 adet makalesi, çok sayıda ulusal ve uluslararası tebliği ile gazete ve dergilerde çıkmış muhtelif yazıları bulunmaktadır.
Evli ve dört çocuk sahibi olan Prof. Dr. E. Semih Yalçın, iyi düzeyde İngilizce bilmektedir.

Yazar istatistikleri

  • 3 okur beğendi.
  • 38 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 55 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.