Ece Demir

Ece Demir

ÇevirmenEditör
7.8/10
136 Kişi
·
173
Okunma
·
0
Beğeni
·
3
Gösterim
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
576 syf.
·5 günde·6/10
Çok merak ettiğim kitaplardandı. Arka kapakta da bahsi geçtiği için rahat konuşubilirim sanırım. Kitabın konusu zaman yolculuğu. Ana karakterimiz Etta, kendi halinde kemanına aşık bir kız. Keman çalmakta çok da başarılı aynı zamanda. Onun için önemli bir günde olaylar zinciri başlıyor ve kızımız kendini 1776 yılında, denizin ortasında bir gemi kamerasında buluyor.

Kitap bana pek hitap etmedi. Benim için fazla ağır ilerledi, olaylar tahmin edilebilirdi. Bir nokta var beni şaşırtan sadece. Fakat bu şaşkınlığın mutluluğu da uzun sürmedi. Devamının daha beklenmedik olmasını isterdim.

Ama şöyle bir durum var, bence kitap tam bir genç-yetişkin kitabı. Bu türü okumayı sevenleri ya da denemek isteyenleri memnun edecektir. Hani Aşk Tüm Zamanların İçinden Geçer diye bir seri varya, şahsen kitabı o seriye benzettim genel hatlarıyla.
576 syf.
·11 günde·Beğendi·8/10
Okumam biraz uzun sürse de beğendiğim bir kitaptı. Yazarın diğer kitapları gibi biraz ağır ilerliyordu (en azından bana göre). Ama konusuna vurulduğumu itiraf etmem lazım ve tabi ki konunun işlenişine de. Ayrıca ikinci kitabını sabırsızlıkla beklediğim kitaplardan biri.
576 syf.
·Beğendi
Başlangıcı biraz sıkıcıydı fakat ortalarda merak uyandırıcı bir hal aldı. Akıcılığı biraz yavaş ilerleyen bir aşk kitabı tadında.. Devamını merakla bekliyorum.
576 syf.
·4 günde·5/10
Aslında bu kitaba ilk aldığım günden itibaren birkaç kere okumaya başladım. Geçen gün de kitaplığımda gözüme çarpınca "Seni yeneceğim kitap." diye başladım okumaya. Başladım ama bu kadar zorlanacağımı bilsem başlar mıyım emin değilim. Önceki denemelerimde de maksimum yirminci sayfaya kadar okumayı başarmıştım. Her seferinde baştan okumama rağmen hala kitabın en başını tam anlayamadım mesela.

Yazarımızı Karanlık Zihinler serisi sayesinde tanımıştım. O serinin ilk kitabını ışık hızıyla bitirip ikincisini altı ay elimde süründürmüştüm. Üçüncüye hala başlamadım. Üzerinden bir sene bile geçmiş olabilir. Geçen gün o da elime geldi ama Yolcu vakasından sonra onu okur muyum bilmiyorum.

Kitabın konusu bence çok güzel. Zamanda yolculuk en sevdiğim kitaplardan biridir. Mesela Aşk Tüm Zamanların İçinden Geçer serisini Yolcu'yu okurken fazla andım. Olayları güzel açıklamıştı. Ama Yolcu aynı şeyi yapamadı.

Kitap fazlasıyla uzundu. Çok fazla betimleme içeriyordu, ki betimleme seven bana bile bu durum fazla geldi. Betimleme yapmaktan olayı açıklamayı başaramamış.

Karakterler güzeldi. Sanırım sadece karakterlerin güzelliği için kitaba 5 puan verdim. Anlatım kısmından da 5 puanı kırdım. Kitabı yorumlamak için bir gün boyunca düşündüm. Haksızlık etmemek istiyordum. Ama şu anda bile kitapta zamanda yolculuk kısmının nasıl olduğunu açıklayamıyorum. Kitapta bazı yerlerde hızlı atlamalar oldu. Oralarda benim kafam iyice karıştı. Yanlışlıkla birkaç defa bir sayfayı yeniden okudum. Ve o sayfayı daha önce okuduğumu anca gözüme çarpan bazı cümleler sayesinde anladım.

Bu yazarın bir diğer özelliği de sırf bir sonraki kitap alınsın diye sonunu heyecanlı bitirmesi. Son sayfalarda olaylar öyle bir hal alıyor ve öyle bir şekilde bitiyor ki insan mecburen ikinci kitabı almak zorunda kalıyor.

İlk 150 sayfa tam bir çileydi. Ortada hafiften açıldı gibi hissettim ama sonra yine tıkandı. Dün artık bıktığım için 240 sayfayı zorla okudum tüm gün kitabın başından kalkmadım. Çünkü gerçekten kitapları yarım bırakmayı sevmiyorum.

Kitabın konusu gerçekten benim kafamı karıştırdı. Dediğim gibi şimdi bana "olaylar neydi spoiler vererek anlat" derseniz öyle saf saf yüzünüze bakarım. Çünkü spoiler bile yok öyle aklımda kalan. Sadece sonu güzeldi o kadar. Sonuna kadar ikinci kitabı merak etmedim. Okuyunca da ikinci kitabı almayı istemedim. Pdf bulursam belki şans veririm.

Yazar zamanda yolculuk kısmını karakterlerin ağzından anlatmaya çalışmış. Kızımız zamanda yolculuk hakkında hiçbir şey bilmediği için karakterler ona bunu anlatıyor. Kızın aklı insanlar bunu anlattıkça daha da karışıyor. Ona hak vermemek elde değil. Mesela Sophia diye bir karakter var o olayları öyle bir anlattı ki rahat beş defa okumak zorunda kaldım "ne diyor bu?" diye. Bence hiçbir karakter durumu tam olarak açıklayamadı. Yazar bu kısımda çok eksik kaldı. 500 sayfanın yarısını atıp olayları doğru düzgün açıklasa her şey güzel olacaktı. Ama işte yazarımız her kitabında böyle yapıyor maalesef.

Sabrınız ve zamanda yolculuk olaylarına ilginiz varsa okuyun derim. Ben anlamadım ama umarım siz anlarsınız ve benden daha iyi puan verirsiniz. Benim için tamamen hayalkırıklığı oldu.
Kitap aslında güzel olması nazaran hiç bana kendini okutmadı. Yazarın okuduğum ilk kitabı. Bracken'in dilini sevemedi doğrusu... Ancak devam etmeyi düşündüğüm bir kitap.
576 syf.
·10 günde·Puan vermedi
Şahsen hayranlık duyduğum Karanlık Zihinler serisinden sonra Alexandra Bracken'in kalemine sonuna kadar güvenen bir insan oldum çıktım. Yanlış anlaşılmasın, hala çok özgün ve etkileyici bulurum kitaplarını. Fakaaat bin bir hevesle aldığım Yolcu kitabı beklentilerimi karşılamadı. Doğrusu bu yüzden puanda vermek istemiyorum çünkü vereceğim puanı bir türlü netleştiremiyorum kafamda. Arka kapağı okuyabileceğiniz üzere Etta kızımız zamanda yolculuk yapabilen bir kız. Belki bu konular benim ilgimi çekmediğindendir, bilemiyorum ama pek etkileyici bulamadım kitabı. Hiçbir kitabı kötülemem, bunu da asla kötülemeyeceğim ama karakterlerin hiçbirini sevemedim. Rose'un 'kızını bile' umursamaz halleri, Etta'nın 'biz niye kavuşamıyoruz Nico yhaa' halleri, Nicholas'ın 'gerekirse aşkımı kalbime gömerim' tripleri olağanüstü saçmaydı bence. Bracken'in anlatış tarzına, özgünlüğüne hala bayılıyorum. Hatta en sevdiğim kadın yazarlardan biridir ama ben bu kitabını pek beğenemedim. Son sayfalara doğru sadece bitsin diye okudum.
Dediğim gibi kesinlikle amacım kitabı yermek, kötü göstermek değildir ama söz konusu Alexandra Bracken, 'Karanlık Zihinler serisinin yazarı Alexandra Bracken' olunca pek tatmin etmedi. Yine de bu tür 'zamanda yolculuk' gibi konulara ilgi duyuyorsanız alın okuyun. Benim ilgimi çeken bir konu olmadığı için de tatmin olmamış olabilirim.
Eylül ayında 2. kitabı çıkıyormuş. -seriymiş-
Büyük ihtimal onu almayacağım.
576 syf.
·8 günde·Beğendi·9/10
işte yine klasik bir Alexandra Bracken tarzı. her ne kadar canımı çok sıksa da sanırım zevk alıyorum. eğer sabırlı biriyseniz, Bracken'ın kitapları favorilerinize yerleşecektir.
yolcu yine aynı tarzda başları sıkıcı ama okudukça muazzamlaşan tatlı, heyecanlı, içinde azzzzıcık bir aşk bulunan harika bir romandı.
konusuna değinecek olursak,
Etta, 2015 yılında yaşayan sıradan bir kızdır. hobisi hatta yaşam biçimi olan keman, onun vazgeçilemez tutkusudur.
her şeyin başladığı gün, Etta bir dinletide keman çalacaktır. bir takım aksaklıklar olur ve kendini hiç beklemediği bir yerde bulur: 1776 yılında, tam olarak Atlantik'in ortasında.
işte olaylar tam olarak burada başlar. Etta kendisi ve ailesi hakkında yeni şeyleri öğrenirken bir de zorlu bir görev onu beklemektedir. yanındaki tek destekçisi ise Nicholas'tır.
-
karakterleri çok sevdim, konuyu çok sevdim. yazar zaten Karanlık Zihinler serisinde kalbimi fethetmişti.
sonu çok heyecanlı bitti ikinci kitabı özlemle bekliyorum.
siz de heyecanı kelimeler ile yaşamak istiyorsanız buyrun, Yolcu sizi bekliyor.
576 syf.
·Beğendi·10/10
Yeniden mükemmel bir kitap, mükemmel bir olay örgüsü, mükemmel karakterler ve mükemmel bir konu ile karşınızdayım. Yolcu, okumanızı şiddetle tavsiye odiyorum. Bu şiddet kısmı ×53728474 olarak alabilirsiniz. Olağan üstü bir kitap ve beni kendine bağlayan bir kitap. İlk elime aldığımda açıkçası okumak istemiyordum. Bu nedenle sürekli ve sürekli erteledim. Sonra ne oldu? Tabii ki bu kadar ertelediğim için kendime bayağı bir kızdım ve çok pişman oldum bu kadar geciktirdiğim için. Siz siz olun bu kitabı okumayı geciktirmeyin.
576 syf.
·6 günde·Beğendi·9/10
Etta, hiç beklenmedik bir anda kendini Atlantik Okyanusu'nda 1776 yılında bulur. Ve aynı anda annesinin ondan bütün hayatını değiştiren bir sır sakladığını öğrenir. Etta ve annesi zamanda yolculuk edebiliyorlardır ve onlar bunu yapabilen tek kişiler değildir.
Şimdi yorum kısmına gelirsek. Şahsen ben olsam ve 2016 yılındayken birden kendimi 1776 yılında bulsam kesinlikle kafayı yerdim. Etta ise bu durum karşısında çok soğuk kanlıydı. Ayrıca Nicholas'ı da sevmedim. Gerçi Etta'nın da büyük hayranı değilim ama olsun.
Kitap genel olarak çok güzeldi ama neden bilmiyorum on verirsem haksızlık olur gibi hissediyorum.
Kitabın başlarında - yani olaylar tam başladığı zaman- birazcık kafanızın karışması ve her şey çok hızlı oluyormuş gibi hissetmeniz doğal. Kitabın ilerleyen bölümlerinde her şey sizin için daha anlamlı olacak.
Kısacası kitap genel hatlarıyla güzeldi ama neredeyse bütün karakterlerden hoşlanmıyorum.
576 syf.
·4/10
Hem kitabın konusundan dolayı hem de yazarın diğer serisini çok beğendiğim için kitabı alırken çok heyecanlıydım ve kitaptan büyük beklentilerim vardı. Kitap benim için tamamen bir hayal kırıklığı değildi ama kitap çok yavaş ilerliyordu ve anlatımı da çok akıcı değildi. Bir çok kez kitaptan sıkılıp etrafı izlerken buldum kendimi. Yani çok kötü değildi ama Alexandra Bracken'den daha iyisini beklerdim.

Yazarın biyografisi

Yazar istatistikleri

  • 173 okur okudu.
  • 12 okur okuyor.
  • 95 okur okuyacak.
  • 9 okur yarım bıraktı.