Bu seri iki kitaptan oluşmakta. Gezgin de ikinci ve son kitabı. Oldukça hacimli bir kitap. Aslında birinci kitabın da sayfa sayısı fazlaydı ama ben onu okurken hiç sıkılmamıştım. Lakin bu kitabın-Gezgin- ilk 400 sayfası çok uzatılmış geldi bana. Karakterlerini fazlasıyla sevdiğim bir seri. Bu nedenle bu kitapta da sıkılacağımı hiç düşünmezdim ama dediğim gibi “gereksiz” uzatılmıştı. Bu kadar gömdüm ama son 200 sayfanın da hakkını yememeliyim. Güzeldi! Sürükleyiciydi! Nicho ve Etta’yı okumak-hele ki o son bölüm- çok çok keyifliydi. Bu çifti okuduğumda yüzümde oluşan gülümsemeyi engelleyemiyorum. Onlara veda etmek her ne kadar benim için hüzünlü olsada, onların iki kitapcık da olsa yanımda olması çok güzeldi.. İyi ki bu güzel seriyi okuyup bu güzel karakterlere tanışmışım.
İnsanlığın geleceği, yapılacak tek seçime bağlıysa, sadece doğru olanı yapıp her şeyi düzeltebilmek uğruna sevdiklerinden kim vazgeçebilir?
İkinci kitapta zorlu seçimler söz konusu. Bu nedenle final hakkındaki merak duygusu tempoyu artırmış.
Kafanız yorgunken, pek efor harcamadan okunabilecek türden hafif bir seri bence.
Açıkçası bu serinin ilk kitabı olan " Yolcu" kitabını bundan daha çabuk ve sürekli bir şekilde okumuştum. Bu kitabın başı özellikle beni neden sıktı şöyleki her kitapta zaten olaylar genellikle ortalarda olur ve baş kısımları bana göre daha yavaş okunur. O baş kısmından sonrasını ise nası bittiğini anlayamadan çabucak bitti. Karakterleri çok sevdim Etta'nın cesaretli olmaması bana göre zaten imkansız çünkü bu kitapta Rose'un çocukluğundan okuduğum kısımlar çok hoşuma gitti ve cesaretine hayran kaldım. Nicholas'a bazen çok sinirlendim -Belladona ile yaptığı anlaşmada ve usturlabı yok edip herkesin kendi zaman çizgisine gitmesine sebep olmasında- ama neyseki telafi etti. Sophia ilk kitapta en sevmediğim ve birazda acıdığım bir karaktee olmuştu ama bu kitapta onu Nicholas' ın yanında ve yani gerçekten dost olmaları sayesinde sevdiğim bir karakter oldu. Julian ve Lin Min de arada sinir bozucu olsalarda onlarıda sevdim. Hiç şüphesiz kitapta en sevmediğim karakter Ironwood ve "Kadim Kişiydi" ikiside hakettikleri sona ulaştılar. Ve Etta... tüm zorluklara karşı tıpkı annesi gibi oda hiç bir zaman pesetmedi. Hatta ben son bölümlerde tek başına kaldı diye üzülürken o benden daha hızlı toparlamış yani.
Kısacası kitabı beğendim ne kadar uzun sürsede:)
Böyle geçmişe veya geleceğe gitme gibi konulu kitapları hep sevmişimdir. Yine bu seriyi de bir hevesle almıştım. Ama heyecanla okumayı beklerken sıkılarak okudum. Bu tür konularda her zaman biraz gizem vardır kitabı güzel yapan da bu gizemler ve bu gizeme duyulan meraktır. Ama yazar bu kitabında bunu biraz abartmış. Çok fazla sır, çok fazla üstü kapalı şey vardı ki bu da kitabı tam kavrayamama neden oldu. Gereksiz yere uzatılmış bölümler, saçma olduğunu düşündüğüm yerler oldu. Örneğin Etta ve Nicolas bir görev peşinde bir dizi yolculuk yapıyolar ve bir çok insanla karşılaşıyorlar. Bu yolcuklar sırasında kendilerine her söylenene şeye inanamaları ve bunların peşinden gitmeleri kitabı gereksiz yere uzatmış. Seri bir kitap ama bu konu tek bir kitapta işlenebilirdi, tadında bırakmak en iyisi olurdu.
Kitap hakkında söyleyeceklerim bu kadar. Özetle okurken beni yoran ve sıkılmama sebep olan bir seriydi. Kitabı bitirmeme rağmen hala kafamda oturmayan noktalar ve bazı sorular var. Bu da bir romanın sonuna geldiğimde olmasını hiç istemeyeceğim bir şeydi. Eğer siz benim aksine bu kadar gizem ve sır arasında yolumu bulurum sonuca çıkarım diyorsanız okuyun
Kitapla kalın
Kitabın konusu( Yolcu) Etta, bir sabah kendini 1776 yılında, Atlantik’in ortasında buluverir. Neler olduğunu anlamaya çalışırken o güne dek bildiği ve yaşadığı hayatın bir yalandan ibaret olduğunu öğrenir ondan çok önemli bir şeyi gizlemiştir.
Devamı olan 2. Kitapta (Gezgin) Etta yaşan olayları düzeltmek için yoluna devam eder. Sevdiği kişiyi tekrar geri görmek için...
Bu kitapları kitap fuarında keşfettim fakat bir türlü alamamıştım en yakın arkadaşım da olduğunu görünce bir heyecanla okumaya başladım. Bir kaç sayfayı merakla hızlıca okudum. Bir süre sonra sıkılmaya başladım. Sıkılmamım sebebi olayların çok uzun uzun anlatılmasıydı. Konuyu çok beğenmiştim fakat uzatılarak anlatılması kitapları bitirme süremi uzattıkça uzattı.
Bende arasına başka kitaplar sokarak devam ettirdim.
Alıntı:
"Babam, her zaman hayatı gerçekten yaşamının yolunun onu beklentisiz bir şekilde ve seçimlerini etkileyen korkular olmaksızın yaşamak olduğunu söylerdi."
İyi okumalar...
Puanım: 7/10
Sadece yapılacak tek bir seçime bağlıysa, kim sevdiklerinden vazgeçebilir? Sonsuza dek herkes birbirinden kopacak olsa bile... İyi kitaptı okuyun derim.
Sonunda demek istiyorum, sonunda bitti.
İlk kitabı okuduktan sonra devamını merak etmiştim ama böylesine uzun olacağımı hiç tahmin etmedim. İlk kitabı daha ilgi çekici daha heyecanlıydı. Nedense Gezgin'i bir türlü devam ettiremedim.
Kitap farklı zamanlara savrulan Etta ve Nicholas ın birbirini bulması, amaçlarına devam etmelerini ele almış. Betimlemeler öylesine uzundu ki film izliyorum sandım. Her şeyiyle anlatmış sevgili yazar.
Yazarın okuduğum son kitabı olacak...
Bracken bu seriye bu sayfa sayılarıyla iki kitap daha yazsa yine okurum yine okurum, inanılmaz bir dili var bazen çok detaylı anlatımı olmasına rağmen çok akıcı. Etta ve nicholasla birlikte tüm hikayeyi yaşadım sanki, karanlık zihinlerde de böyle hissetmiştim. Bu gerçekten yazarın mahareti! Alexandra BrackenGezgin
İlk kitabı aylar önce okumuştum, ikinci kitabı bu aya kısmetmiş. Serinin her iki kitabı da oldukça akıcıydı benim için. Zamanda yolculuğu çok sade bir biçimde işlemiş yazar. Bana kalırsa daha iddialı bir kurgu çıkabilirdi. Sade ama güzeldi.
Alexandra Bracken Amerikada doğup büyümüştür. Fakat ilerleyen yıllarda College of William & Mary'de okumak üzere Virginia'ya gitmiştir. Şimdilerde ise New York City'de, kitaplarla dolup taşan sevimli bir apartman dairesinde yaşamaktadır.