Karanlığın İçinden (The Darkest Minds (Karanlık Zihinler) Serisi 1.5, 2.5, 3.5)

8,2/10  (31 Oy) · 
52 okunma  · 
25 beğeni  · 
733 gösterim
Bazen Karanlık İçinizde Yaşar Ve Çoğu Zaman O Kazanır. Bir yol uzanıyor önümüzde. Acıyla ve öfkeyle sarıp sarmalanmış, Etrafı dikenli tellerle örülmüş bir yol bu. Kayıplarla ve gözyaşlarıyla dolu… Ama çok ileride, yolun sonunda, Belli belirsiz parıldayan titrek bir ışık var. Sönmeye yüz tutmuş olsa da Hayatın bizim için hazırladığı sonu yeniden Yazmamız için direniyor. Biliyorum, karanlığı deliyor bu yol. Biliyorum, karanlık zihinler aydınlığa kavuşuyor.

"Bracken'ın bu sürükleyici ve tüyler ürpertici distopyası hafızalarınıza kazınacak."
-Kirkus Reviews-

"Bu seri, distopya okuyucuları için bir başucu kitabı olacak."
-School Library Journal-

"Gerilim yüklü, duygusal ve acımasız… Hiç şüphe yok ki Karanlık Zihinler Serisi'nin tutkunları, - üzerine epey kafa yorulduğu belli olan bu sona bayılacak."
-Booklist Online-
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Nisan 2016
  • Sayfa Sayısı:
    480
  • ISBN:
    9786055034306
  • Orijinal Adı:
    Through the Dark
  • Çeviri:
    Özlem Özarpacı
  • Yayınevi:
    Parodi Yayınları
  • Kitabın Türü:
sümeyye kip 
19 Ara 2017 · Kitabı okudu · 5/10 puan

Karanlık zihinler serisini bitirdikten sonra kitapla bütünlük arz ettiğini düşündüğüm ara kitapların ilkini de okuma kararı verdim. Kitap bölümler ve hikayecikler şeklinde üç bölüme ayrılmış. Hepsinin anlatıcıları farklı. Ama bunlar ana serideki gibi Ruby değil elbette ki.

İlk baş benim sevimli asyalı karakterim Suzume'den yani namı diğer Zu'dan bahsediliyor. Seriyi okuyanlar bilirler ilk kitaptan sonra bir süreliğine karşımıza çıkmamıştı Zu çünkü uzun bşr yolculuğa çıkmıştı kuzeni Hina ile. Kitaba geri döndüğünde ise o arada yaşananlara şöyle bir değinilip geçilmekle birlikte hala gizemini koruyordu. İşte kitabın bu ilk bölümünde Zu'nun başına gelen maceralar, kurtarıcısı ve daha birçok şeyden bahsedilirken, aynı zamanda geçmişine ışık tutulup onun içine kapanık ve sessiz biri olmasına vesile olan olaylara da değinilmesi onu daha çok tanımamızı sağlamıştı.

İkinci bölümde genellikle ilk kitabın başlarında bahsi geçen sonrasında uzunca süre adından söz edilmeyen Sam'den ve onun geçmişinden bahsediliyordu. Onun sevdiklerine kavuşma mücadelesi ve Ruby onları kurtarmaya gelmeden öncesinde Thurmond kampında yaşananlar Sam karakterinin gözünden başarılı bşr şekilde aktarılıyordu. Bu yapılırken kitaba Lucas ve Mia gibi farklı özgün karakterlerin dahil olması kurguyu hareketlendirdi kanaatimce. Birde burada kampta yaşanan zorluklara Sam karakteri Ruby'den daha fazla değiniyordu. Özellikle de kırmızılıların başından geçenler ve başkanın planı hususu daha aydınlığa kavuşturulmuştu.

Üçüncü bölümde ise Yazarın kitabın sonlarında açık uçlu bırakmak okuyucuyu meraklandırdığı bazı noktalar açığa kavuşturuluyordu.

Dil ana seri gibi akıcı ve güzeldi. Özellikle ana seride geçen olayların ana karakter Ruby dışında birilerinden de aktarılmış olması serinin devamına renk katmış, yeni gelen karakterler de öyle. Ancak ben Ruby karakteri ve asıl seri de olduğu kadar sevmedim ve hareketli de bulmadım bu kitabı. Çok da önemli görmediğim ve hikayelerini pek merak etmediğim karakterlerin gözünden okumak pek bir şey kazandırmadı. Okumasam da olurmuş. Yine de okumayı düşünenler için birden fazla karakterin gözünden anlatılan parçalar olduğu için meraklandıran ve çabuk okunabilen bir kitap olduğunu düşünüyorum. Seriyi ve bahsi geçen karakterleri sevenler zevkle okuyabilirler. Bol kitaplı günler :)