Karanlığın İçindenAlexandra Bracken

·
Okunma
·
Beğeni
·
881
Gösterim
Adı:
Karanlığın İçinden
Alt başlık:
(The Darkest Minds (Karanlık Zihinler) Serisi 1.5, 2.5, 3.5)
Baskı tarihi:
Nisan 2016
Sayfa sayısı:
480
ISBN:
9786055034306
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Through the Dark
Çeviri:
Özlem Özarpacı
Yayınevi:
Parodi Yayınları
Bazen Karanlık İçinizde Yaşar Ve Çoğu Zaman O Kazanır. Bir yol uzanıyor önümüzde. Acıyla ve öfkeyle sarıp sarmalanmış, Etrafı dikenli tellerle örülmüş bir yol bu. Kayıplarla ve gözyaşlarıyla dolu… Ama çok ileride, yolun sonunda, Belli belirsiz parıldayan titrek bir ışık var. Sönmeye yüz tutmuş olsa da Hayatın bizim için hazırladığı sonu yeniden Yazmamız için direniyor. Biliyorum, karanlığı deliyor bu yol. Biliyorum, karanlık zihinler aydınlığa kavuşuyor.

"Bracken'ın bu sürükleyici ve tüyler ürpertici distopyası hafızalarınıza kazınacak."
-Kirkus Reviews-

"Bu seri, distopya okuyucuları için bir başucu kitabı olacak."
-School Library Journal-

"Gerilim yüklü, duygusal ve acımasız… Hiç şüphe yok ki Karanlık Zihinler Serisi'nin tutkunları, - üzerine epey kafa yorulduğu belli olan bu sona bayılacak."
-Booklist Online-
(Tanıtım Bülteninden)
Karanlık zihinler serisini bitirdikten sonra kitapla bütünlük arz ettiğini düşündüğüm ara kitapların ilkini de okuma kararı verdim. Kitap bölümler ve hikayecikler şeklinde üç bölüme ayrılmış. Hepsinin anlatıcıları farklı. Ama bunlar ana serideki gibi Ruby değil elbette ki.

İlk baş benim sevimli asyalı karakterim Suzume'den yani namı diğer Zu'dan bahsediliyor. Seriyi okuyanlar bilirler ilk kitaptan sonra bir süreliğine karşımıza çıkmamıştı Zu çünkü uzun bşr yolculuğa çıkmıştı kuzeni Hina ile. Kitaba geri döndüğünde ise o arada yaşananlara şöyle bir değinilip geçilmekle birlikte hala gizemini koruyordu. İşte kitabın bu ilk bölümünde Zu'nun başına gelen maceralar, kurtarıcısı ve daha birçok şeyden bahsedilirken, aynı zamanda geçmişine ışık tutulup onun içine kapanık ve sessiz biri olmasına vesile olan olaylara da değinilmesi onu daha çok tanımamızı sağlamıştı.

İkinci bölümde genellikle ilk kitabın başlarında bahsi geçen sonrasında uzunca süre adından söz edilmeyen Sam'den ve onun geçmişinden bahsediliyordu. Onun sevdiklerine kavuşma mücadelesi ve Ruby onları kurtarmaya gelmeden öncesinde Thurmond kampında yaşananlar Sam karakterinin gözünden başarılı bşr şekilde aktarılıyordu. Bu yapılırken kitaba Lucas ve Mia gibi farklı özgün karakterlerin dahil olması kurguyu hareketlendirdi kanaatimce. Birde burada kampta yaşanan zorluklara Sam karakteri Ruby'den daha fazla değiniyordu. Özellikle de kırmızılıların başından geçenler ve başkanın planı hususu daha aydınlığa kavuşturulmuştu.

Üçüncü bölümde ise Yazarın kitabın sonlarında açık uçlu bırakmak okuyucuyu meraklandırdığı bazı noktalar açığa kavuşturuluyordu.

Dil ana seri gibi akıcı ve güzeldi. Özellikle ana seride geçen olayların ana karakter Ruby dışında birilerinden de aktarılmış olması serinin devamına renk katmış, yeni gelen karakterler de öyle. Ancak ben Ruby karakteri ve asıl seri de olduğu kadar sevmedim ve hareketli de bulmadım bu kitabı. Çok da önemli görmediğim ve hikayelerini pek merak etmediğim karakterlerin gözünden okumak pek bir şey kazandırmadı. Okumasam da olurmuş. Yine de okumayı düşünenler için birden fazla karakterin gözünden anlatılan parçalar olduğu için meraklandıran ve çabuk okunabilen bir kitap olduğunu düşünüyorum. Seriyi ve bahsi geçen karakterleri sevenler zevkle okuyabilirler. Bol kitaplı günler :)
Öncelikle kitabın üç hikâyeden oluştuğunu ve sırayla okunması gerektiğini söyleyeyim.

Seriyi sevmemin ve saklamaya karar vermemin sebebi bu kitap oldu. 2 puan kırmama sebep olan birkaç hata ve kahraman anlatıcı ile yaşanan sıkıntılar haricinde en en en sevdiğim kitap oldu Karanlığın İçinden.

İlk hikaye Suzume karakterinin birinci kitaptan sonraki durumunu anlatıyor ve olayların yetişkinler tarafında yaşanan sıkıntılarına değiniyor. Böylece anlatılmak istenen esas olay biraz daha belirgin hale geliyor çünkü seride yalnızca Ruby'nin gözünden dış dünya veriliyor normalde. O da söylediğine göre okuma yazma dışında hiçbir şey bilmiyor ve 6 yıldır dışarıdaki hayata yabancı.

İkinci hikayede Ruby'nin kamptaki en yakın arkadaşı Sam ve bir kırmızı olan çocukluk arkadaşı Lucas'ın gözünden kampların ne kadar korkunç bir yer olduğu veriliyor. Öyle çok acı var ki o kısımda, okurken içim acıyla doldu. Anlatmanın mümkün olmayacağı şeyler düşündürdü bana ikinci hikaye. En kötüsü de bunları hatta daha kötülerini yaşayan insanlar olması şüphesiz.

Üçüncü hikaye serinin ardından hiçbir şeyin düzelmediğini hatta daha korkunç seçenekler oluştuğunu öğrendiğimiz ama yazarın küçük bir umut zerresini araya serpiştirmeyi de ihmal etmediğini gördüğümüz kısım. Bunu da elbette sevdim. Yalnızca daha detaylı olmasını ve tek karakterin gözünden anlatılmasını yeğlerdim ama detaylara değinip sıkılmak istemiyorum yine.

Eğer seriyi okuduysanız bu kitabı es geçmeyin. Okuduğum novella kitapları genelde gereksiz oluyordu fakat bu kitap gerçekten tamamlayıcı nitelikte olmuş seri için.

Benzer kitaplar

İlk kitaptaki heyecanı diğerlerinde bulamadığımı söyleyebilirim. Ama yine de sıkılmadan, severek bitirdim. Eğer uzun bir distopya okumayı düşünüyorsanız ve zamanınız da varsa çok ideal bir seri.
Yani , ara kitap alınsa da olur alınmasa da olur benim için.. sonuna doğru okuyamadım :( yarım bıraktığım bir ara kitap oldu.çok fazla söyleyecek bişeyim yok :(
Karanlığın İçindene ilk başladığımda biraz sıkılacağımı düşünmüştüm çünkü serinin ilk üç kitabı gibi Ruby’nin ağzından değil 4 farklı kişinin ağzından anlatılıyor olaylar. Kitap üç bölüme ayrılmış. İlk bölüm Zu hakkında ve benim de favori bölümüm. Karanlık Zihinlerde gruptan ayrılıp amcasını bulmaya giden Zu’nun akibetini çok merak etmiştim ve ilk bölümde neler olduğunu öğrenmiş oldum. Diğer bölümler ise Rubynin Thurmond da kaldığı yıllar boyunca en yakın arkadaşı olan Sam ve onun arkadaşları hakkında. Çocuk Birliği kamplardaki çocukları serbest bırakma planları yaparken bu sırada en büyük ve ilk kamplardan biri olan Thurmond da neler olduğu anlatılıyor. Tahmin edebileceğiniz gibi (seriyi okuyanlar) PÖK askerleri çocuklara kötü,onların değişiyle bi ucube gibi,davranmaya devam ediyorlar. Ruby gittikten sonra yalnız kalan Sam aslında çok eski ve değerli bir arkadaşını tekrar buluyor. Ama bu arkadaş kırmızı ve kırmızıları da canavara dönüştürmek gibi çok büyük bir proje var. Ama Lucas bu işkencelere rağmen kendi anılarını korumayı başarmış ve tamamen bir robota dönüşmemiş bir kırmızı olduğundan kızkardeşi Mia’yı ve Sam’i hatırlıyor.Bu bölümler çoğunlukla bu üçlü arasında geçiyor. Ruby ve takımının Thurmond’daki çocukları kurtardığı kısım Mia nın gözünden bir kez daha aktarılıyor.Serinin ilk üçü kitabı aynı kişinin ağzından anlatıldığı için bu kitap biraz tuhaf geldi.Bir olaya birden fazla kişinin bakış açısıyla bakmış oldum. Aslında seriyi tamamlayan güzel bir ara kitap olmuş ama nedendir bilmem sanki bir durgunluk bir cansızlık vardı kitapta.Belki de bu kitapta az bahsedilen ve hiç bahsedilmeyen karakterlerin olmasından dolayı olabilir. Yine de güzel bir kitaptı Ateş Çemberinden sonra olayların nasıl geliştiği hakkında biraz daha bilgi almak isteyenler için güzel bir kitap olacaktır.
KARANLIĞIN İÇİNDEN
Karanlık Zihinler serisinin ara kitaplarını içeren bu kitapta, diğer kitaplardan tanıdığımız bazı karakterlerin hikayeleri anlatılıyor. Benim favorim elbette Ruby, Liam ve Chubs'ı okuyabildiğim son hikaye Gecenin Karanlığında. Ruby'nin Thurmond kampındaki arkadaşı Sam'in yaşadıkları oldukça etkileyici. Lucas ve Mia da yeni karakterler ama onları da diğerleri gibi hemen benimsedim.
Karanlık Zihinler serisini okuduysanız ve sizin de aklınızda sonuyla ilgili soru işareti kaldıysa bu kitabı kesinlikle okuyun derim, çünkü sonrası ile ilgili bilgiler veriyor, soru işaretleri azalıyor.
Serinin kitaplarını çok önceden okumuştum ve hiçbir şey hatırlamıyordum. Sıkılırım diye yeniden de okumadım. Bu yüzden kitaptaki olayların hepsi düzgünce bende yok. Bu kitap serinin ara kitabı. 3 bölümden oluşuyor. İlk hikayede Zu'nun hikayesi var ve sıkıldığım tek bölümde buydu. İkincısinde Lucas ve Sam var. İşte bundan sonra kitap beni sardı. Kitap çok güzel değildi ama çok kötü de değildi. Seriyi okuyup sevdiyseniz bu kitabı da okuyun. Sonradan ne olduğunu görüyorsunuz.
Serinin son kitabı. Açıkçası ilk üç kitap kadar etkileyici değil. Kitap konu olarak ilk üç kitaptaki yan karakterlerin üç kitap boyunca süregelen yaşantılarını anlatıyor. Benim gibi serinin müptelası iseniz bi şekilde kitap bitiyor. Fakat belirtmem gerekirki bu süreç itekaka oluyor...
Öncelikle kitap hakkında biraz bilgi vermek istiyorum.
Karanlık Zihinler serisinin son kitabı ve 3 parçaya ayrılmış.
Yazar Karanlık Zihinleri okuduktan sonra parça biri,Buz Kapanı’nı okuduktan sonra parça ikiyi,Ateş Çemberi’ni okuduktan sonra da parça üçü okumamızı tavsiye ediyor.Çünkü 4. Kitapta diğer serilerinde tam açıklanmayan ve üstünde durulmayan kısımlar verilmiş.Aynı zamanda bu kitap sayesinde olayları Ruby dışındaki kişilerin bakış açılarıyla da okumuş olduk.
Ben özellikle 2 ve 3. kısma bayıldım.
Kitap diğer üç kitaptaki 'küçük olayların' arka planını anlatan bir ara kitap. Diğer kitaplardaki aksiyona alışmış kişiler için kitap biraz durgun gelebilir.
Kitap toplam da üç bölümden oluşuyor. İlk bölüm zu'ya ait, ikinci bölüm Ruby'nin arkadaşı Sam'e ait, üçüncü bölüm ise Sam'in bir kız arkadaşına ait. Kitap bu kişilerin ağzından anlatılıyor.
Kitap seriye ait ama okumak zorunda olmadığınız bir kitap. Ben genel olarak sevdim. Olayların arka planını merak ediyorsanız merakınızı giderecek bir kitap.
"lütfen hayatını kaybetti deme, öldü de. Ölüm, korkunç bir şey. Ona hoş bir isim vermemeliyiz."
"Artık bir kalbim olduğunu biliyorum,"diyor Teneke Adam ben gözlerimi devirerek kaparken."Çünkü çok acıyor."
Uzun süre boyunca hiçbir şeyiniz olmayınca, bir şeyi kaybetmenin neden olduğu dehşet hissini unutuyorsunuz.
Yaşamak istiyorum. Hayatın bana sunacağı her bir acıyı ve mutluluğu iliklerime kadar hissetmek istiyorum; çünkü bu, hayatta kalmayı başardığım, hâlâ yaşıyor olduğum anlamına gelecek.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Karanlığın İçinden
Alt başlık:
(The Darkest Minds (Karanlık Zihinler) Serisi 1.5, 2.5, 3.5)
Baskı tarihi:
Nisan 2016
Sayfa sayısı:
480
ISBN:
9786055034306
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Through the Dark
Çeviri:
Özlem Özarpacı
Yayınevi:
Parodi Yayınları
Bazen Karanlık İçinizde Yaşar Ve Çoğu Zaman O Kazanır. Bir yol uzanıyor önümüzde. Acıyla ve öfkeyle sarıp sarmalanmış, Etrafı dikenli tellerle örülmüş bir yol bu. Kayıplarla ve gözyaşlarıyla dolu… Ama çok ileride, yolun sonunda, Belli belirsiz parıldayan titrek bir ışık var. Sönmeye yüz tutmuş olsa da Hayatın bizim için hazırladığı sonu yeniden Yazmamız için direniyor. Biliyorum, karanlığı deliyor bu yol. Biliyorum, karanlık zihinler aydınlığa kavuşuyor.

"Bracken'ın bu sürükleyici ve tüyler ürpertici distopyası hafızalarınıza kazınacak."
-Kirkus Reviews-

"Bu seri, distopya okuyucuları için bir başucu kitabı olacak."
-School Library Journal-

"Gerilim yüklü, duygusal ve acımasız… Hiç şüphe yok ki Karanlık Zihinler Serisi'nin tutkunları, - üzerine epey kafa yorulduğu belli olan bu sona bayılacak."
-Booklist Online-
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 67 okur

  • İpek Özparla
  • Rose AngeL
  • Neva
  • Elif Sevde Kahraman
  • Ahmet
  • Hüsna Elyıldırım
  • Gülay Umar
  • Zehra Demireğen
  • Zehra İlhan
  • Fatıma Ebrar Nas

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%0
14-17 Yaş
%56.7
18-24 Yaş
%20
25-34 Yaş
%20
35-44 Yaş
%3.3
45-54 Yaş
%0
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%94.5
Erkek
%5.5

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%28.6 (10)
9
%11.4 (4)
8
%34.3 (12)
7
%8.6 (3)
6
%5.7 (2)
5
%8.6 (3)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%2.9 (1)