Hep Sonradan

Ezgi Durmuş
Tahmini Okuma Süresi:
5 sa. 26 dk.
Sayfa Sayısı:
192
Basım Tarihi:
Ekim 2017
Yayınevi:
Destek Yayınları
ISBN:
9786053113171
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·192 syf.··
2018 1. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 01 Ocak 2018 02:57
Kitabı bitirdikten sonra iyi ki diyip sarılabileceğiniz bir anneniz varsa; bırakın para, pul, şan, şöhret hepsi onların olsun. Siz en değerli hazineye sahipsiniz zaten..
Hep SonradanEzgi Durmuş · Destek Yayınları · 2017318 okunma
Puan vermedi·192 syf.··
Beğendi
·
2017 44. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 24 Ekim 2017 08:00
Bir gece de okumuş olmama rağmen sanki yıllardır bu kitabı okuyormuş gibi hissettim kendimi ya da şöyle söyleyim kitabı okumadım yaşadım.Hissettirdigi duyguların yanında kelimeler kifayetsiz kalır.Ara ara dudaklarımı kemirsem ağlamayacağım diye dirensem de kitap sonunda beni enkaza çevirdi."Anneler önce sesinden kırılır sonra kalbinden sonra gözlerinden." ne de güzel söylemiş Ezgi Durmuş.Kitapta zaten belki Eylül'den birşeyler buluyorsunuz belki annesinden belki babasından. Belki de Deniz sizden bi parçadır ya da Murat kimbilir.... Kitap içinde kitap okudum desem doğru olacak sanırım. Bittiğinde ne hissettim bilmiyorum. Sanırım bunu da Ya da Biz Masal Olsak kitabından bir cümle ile özetlemem lazım."Derdimi anlatabilecek kadar susmayı öğrenmiştim ben."
Hep SonradanEzgi Durmuş · Destek Yayınları · 2017318 okunma
Puan vermedi·192 syf.··
2018 67. kitabı
"Kitap okumak erdemliktir." diyorlar. Yok, canım! Ne alâkası var kitap okumanın erdemlikle? Kitap okumak bir bütündür, bana kalırsa. Ya da bütünleşmek... Peki kitapla mı bütünleşir insan, yoksa kendi iç dünyasıyla mı? Kabul, biraz yüzde elliye oynayan bir soru oldu bu. Ama insan kendini dış dünyadan hikâyelerle birleştiğini düşündüğü ân, farklı kapılar aralanıyor ve bambaşka evlere konuk oluyor. Hiç bilmediği karaktere sahip çıkıp bazen yine o karakterle kendini bağdaştırıyor, yetmiyor kendini karakterin ta kendisi yapıyor. Okurken kurguyu ve hayallerini de alıp bambaşka bir yolculuğa çıkıyor. Çıkılan bu yolculukta herkes gibi ben de farklı diyarlarda bambaşka olaylar ile karşılaşıyorum. Bazen öyle olaylar oluyor ki belki de 'hiç' dediğimiz kavram yerinde olmamış diye kızıyorum kendime. Bazı yerler de öyle ağır geliyor, yetmezmiş gibi gözyaşlarımla okuyorum. İşte Ezgi Durmuş da okurken tam da bu duyguları yerinde yaşadığımız bir yazar. Özellikle kitapla beraber ben de yara aldım bu hikâyede. Tanıdığım yüzlerce yazar ve yüzlerce kitap varken kendime 'neden' diye sordum bu kitapta. "Neden bu kadar gerçekçi bu kitap?" Bir kitap gerçekçi ise size bir şeyler katmış ve istediğiniz mesajı vermiş demektir. "Bu kitaplar sana ne katıyor?" Bu sorunun yanısıra okuduğum bazı kitaplardaki altını çizdiğim cümlelerin 'neden çizerim' düşüncesi de karıştırır aklımı. Ama bu kitapta aklımı karıştıran şeyler olmadı, olaya direkt olarak ben de karıştığım için. Bilakis, altını altını çizdiğim cümle de olmadı. Çünkü altı çizili cümleler hayatımızın bazı yerlerinde lazım olur, çerçeveleyip kullanırız hatta. Ancak bu kitapta cümlelerin etkisi altında kalıp yaşamına yön verdiğin durum değil, okurken gözyaşlarının ıslattığı o sayfaların bütününün etkisinde kalıyorsun. Öyle ki gerçekten de
Hep SonradanEzgi Durmuş · Destek Yayınları · 2017318 okunma
9/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2017 70. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 30 Kasım 2017 00:00
Ahmet Kaya'nın Hep Sonradan isimli şarkısı gibi "Hep Sonradan gelir aklım başıma hep sonradan sonradan." sözleri gibi kitaptaki karakterlerin yaptıkları ruhunuza işliyor. Ahmet Kaya'nın şarkısı gibi. Bazı kitapların şarkıları anımsattığını düşünürüm. Bu kitap ise ben de bu şarkıyı anımsattı. Karakterlerin seçtikleri hayatın sonucunda yaptıklarına katlanması işte bu duyguyu yani pişmanlığı anımsatıyor. Tıpkı Hep Sonradan şarkısı gibi. Eylül bir yayınevinde çalışmaktadır. Hayatı yazar sevgilisi Deniz ve biricik annesi İnci ile geçerken annesinin hastalanması ile hayatı değişir. Kimsenin evinin önünden bile geçmesini istemediği kanser İnci Hanım'ın vücuduna yerleşmiştir. Kanserin ismini okuduğunuzda bile yüreğiniz acıdı değiil mi? İşte Eylül de acısını haykırmak istedi ancak içine atması gerekiyordu. "Ortak bir acıya sahip iki kişi varsa, acı eşit bölünmez; biri diğerinden daha güçlü olmak ve acının büyük payını üstlenmek zorundadır. Dilediği gibi ağlayamaz, korkamaz, öfkelenemez... Hayatındaki herkes onu güçlü sanır da kimse bilmez, savrulmasının ufacık bir rüzgâra baktığını." Eylül annesinin durumunu atlatmaya çalışırken sevgilisinin onu anlamaması kitabın ana taşı bana göre. Çünkü pişmanlık, çaresizlik ve kıskançlık duygusunu yazar bu olay ile anlatmak istemiş. Fakat bu duyguların sonunda kişinin kendi gücünü kaybedeceğini ve kendi gücünü görememesine neden olur. Kitap sizi kanseri yenmeye çalışan anne ve kızın (babasız yaşamanın yarattığı etkiyi de hissediyorsunuz) yanına, toplum baskısı yüzünden seçimlerini ifade edemeyen Doktor Murat'ın yanına ve popüler kültür, yayınevi çıkarları ve bu durumun yazar ile okuyucuya etkisinin anlamamızı sağlamak için o sektörün içine doğru yolculuk yapmamızı sağlamış. Bu yolculukta okuyacağınız kitaptaki duygu durumunu anlamak
Hep SonradanEzgi Durmuş · Destek Yayınları · 2017318 okunma
10/10
·192 syf.··
2018 22. kitabı
Kitabı okurken mümkünse yalnız olun. Şayet anlatılanlar basit şeyler değil. Her ihtimale karşı peçeteniz yanınızda olsun çünkü ağlanmayacak gibi değil durumlar. Çok ama çok fazla beğendim. Keşke herkes bu kitabı alıp okusa, keşke. Ve kitap bittiğinde iyi ki deyip sarılabilecek bir anneniz varsa çok şanslısınız bunu asla unutmayın. Keşke anneler ölümsüz olsa, kitap boyunca anlatılanlar, Eylül’ün yaşadıkları, Deniz’in yaptıkları, Doktor Murat’ı çok farklı bir kişilik olduğunu sanarken aslında bambaşka bir ruha sahip olması, bir annenin değeri, yaşamınızdaki varlığı...çok ama çok güzel anlatılmıştı. Mutlaka alıp okuyun, mutlaka. Zira bu kitap okunmayacak gibi değil.
Hep SonradanEzgi Durmuş · Destek Yayınları · 2017318 okunma
9/10
·191 syf.··
Beğendi
·
2018 5. kitabı
·
31 saatte okudu
·
Okunma: 05 Ocak 2018 16:41
Ah Eylül.. Adı gibi naif Eylül, adı gibi sonsuz ucu bucağı olmayan Deniz.. Öyle güzel öğütler var ki içinde. Sevdiklerinin değerini bilmek, onları kaybetmeden varlıklarına şükretmeyi öğretmek. İlk kitabı gibi bunu da son 30 sayfayı ağlatarak okuttu Ezgi Durmuş. Onun dik duruşu örnek alınası. Belki başka biri yazmış olsa ya bu kadar tesadüf olur mu deriz. Doktor Murat,yayınevi,onun cinsel tercihi vs. Ama öyle güzel kurgulanmış ki. Öyle güzel akıp gidiyor ki kitap,sayfalar. Bir yanım bitsin istiyor bitsin ki gözyaşım dinsin gideyim bi kahve suyu koyayım. Bir tarafım bitmesin istiyor bitmesin ki okuyayım.. İlk kitabı da aylarca durmuştu kitaplığımda elime aldığımda hazır değilim demiştim sanki kitap okumanın hazırlıkla alakası varmış gibi doğru zamanı beklemiştim. Aynı şeyi Hep Sonradan’da yaptım. Bakıştık aylardır ve dün nihayet hazırım dedim ama ağlarken farkettim ki yine hazır değilmişim. Okuyun okutun.
Hep SonradanEzgi Durmuş · Destek Yayınları · 2017318 okunma
7/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2018 3. kitabı
İlk kitabı olan Ya Da Biz Masal Olsak; ruhumun yansıması gibi olmuştu. Kitabı hemen okumuş, acıma ortak olan bir hikaye diye esiri olmuştum. İkinci kitabı merakla bekleyip, acaba diye endişelenerek, elime alıp her defasında ya aynı tadı vermez ya beğenmezsem diye başladım. Ahh paylaştığı konu ve ara ara verdiği mesajlarla ne güzel yaraları kanatıyor Ezgi Durmuş. Naif ve güzel Eylül ile adı gibi uçsuz bucaksız ve bazen hoyrat Deniz'in öyküsünü bir de siz okuyun. Bakalım siz kendinize dokunan hangi kelimenin altını çizerken bulacaksınız kendinizi.
Hep SonradanEzgi Durmuş · Destek Yayınları · 2017318 okunma
8/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2018 4. kitabı
Ezgi Durmuş'tan okuduğum ilk kitaptı. İyi ki okumuş ve yazarla tanışmışım. İlk kitabını da edinip okumayı istiyorum. Öncelikle çok sürükleyici bir kitap yani bir günde bitireceğinize eminim. Zaten 190 sayfa. Ayrıca peçetelerinizi hazırlayın çünkü bu kitap sizi çok ağlatacak. Benim beklentilerim çok yüksel değildi ama beklentilerimi karşılamakla kalmayıp üstüne çıktı. Yazar bir sürü güzel konuya değinmişti. Yayınevlerinden çıkan kitaplara kadar! Karakterlere gelirsek Eylül sevdiğim bir karakter oldu. Güçlü bir karakterdi her şeye rağmen. Oysa aslında dokunsan kırılacak. Deniz'i de sevdim ama sinir olduğum noktalar oldu. Murat karakterini de sevdim hatta çok güldüm. Murat karakteri kitaba girdiğinde "Eylül bir anda Deniz'e düşman olur, klişeler sıralanır..." diye beklemiştim ama hiç öyle olmadı. Ters köşe oldum baya baya. Kitabın sonunda çok ağladım. Eylül ve annesi beni çok ağlattı. Cümleler, mektuplar, her şey kalbimin em derinine ulaştı. (Uzun ve detaylı yorum instagram : @regularbooks )
Hep SonradanEzgi Durmuş · Destek Yayınları · 2017318 okunma
10/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2018 77. kitabı
Sevgili Tuğba saraç kitaptan geçen bir söz ile sana seslenmek istiyorum.."Bunun üstüne çıkmak için epey çaba harcaman gerekecek..." Evet aynen öyle birinci kitap titretti ikinci kitap sarstı.Toparlayamadım toparlanamadım... Çünkü konusu kurgusu nasıl anlatılır ki...Hangi kelimeyi seçeyimde anlatayım.Hangi kelime anlatacaklarımı tam ifade eder diye düşünüyorum düşünüyorum.Yok yani anlatacak kelime yok
Hep SonradanEzgi Durmuş · Destek Yayınları · 2017318 okunma
7/10
·192 syf.··
2018 72. kitabı
Kalemin kıpırdandığına bakmayın, istemsizce parmaklarımın arasında dans ederken hislerim içimde depremler yaratıyor. Depremlerin sarsıntılarıyla ruhum sancıyor. Gözlerimi bir Ankara ayazı değmiş gibi keskin, şiddetli bir yanık kaplıyor. Gözyaşının ilk aktığı göz sol göz derler. Neye nasıl dayanarak böyle dediler bilmiyorum ama benim iki gözüm birden sulusepken bir yağmura gebeleşiyor. Okuduğum kitapların satırlarında benden ve hayatımdan izler bulunca oturup saatlerce onu düşünür, içimdeki hisler neydi ki, nasıldı ki diye kendimi sorgularım. Ne zaman bir kitabın içinde kanser kelimesini okusam içimde bir yerler cız eder. Sızladığı noktada oturup bir çocuk gibi ağlarım. Çünkü elimden gelen bir şey yok. Sadece moral verebilmekten başka. Hani içimizde ukdelerin biriktiği anlar olur da bir vakit geçtikten sonra 'hep sonradan' deriz ya, işte o kısmı can yakıcı. Aklıma gelenler, gönlümden çekip gidenler, hayatımdan yok olup gidenler. Hep sonradan kıymetlerini bilirim belki. Ya da hep sonradan anımsarım çaresini. Çare neydi ki? Neye yarardı? İçimde depremlerin kıpraştığı bu fay hattında nasıl da kesici bir yara almışım meğer. Hep Sonradan'ı okuyunca anladım. İçine düştüğüm Hep Sonradan bitti ama nasıl bitti, niçin bitti? Anlamıyorum. Anladığım tek şey, bana anımsattı gözlerinden damlaların süzüldüğü bir anneyi. Çaresizliğini, çocuklarının içinde yalnızlığını... Anlatacak çok şey var aslında. Evet anlatacak çok şey var da şu kitap beni aldı, 10 senelik mücadeleme götürdü. Annemi anımsattı. Kanserle mücadelesini, çırpınışını... Rabbim annemi benden önce yanına almasın. Dayanamam. Kitap hakkında bir şey yazamayacağım. Bilgi vermek isterdim ama gücüm yok. Sadece şunu söylemek istiyorum: Bu kitapta aşk da var, anne de var. Herkes payına düşeni alsın. Ben payıma düşeni
Hep SonradanEzgi Durmuş · Destek Yayınları · 2017318 okunma

Yazar Hakkında

Ezgi DurmuşYazar · 5 kitap
1988 Ankara doğumlu olan Ezgi Durmuş, lisede aldığı yabancı dil eğitimini Hacettepe Üniversitesi Fransız Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde tamamladıktan sonra Haberyelkeni adlı online haber sitesinde köşe yazıları yazmaya başladı. Yazmaya olan ilgisini profesyonel iş hayatına taşıdı ve çeşitli reklam ajanslarına bağlı birçok markanın reklam metinlerini yazdı. Türkiye’nin en büyük online bilgi ağı olan Ekşi Teknoloji’de proje yöneticisi olarak görev aldı. 2016 yılında Tunç İlkman’ın Destek Yayınları etiketi ile piyasaya çıkan Aşık Ölüyorum adlı eserinin editörlüğünü üstlendi. Aynı yıl içinde Arka Kapak Dergisi’nde köşe yazıları yazmayı sürdürdü. 2014’ten bu yana kurucularından olduğu Priz Reklam Ajansı’nda marka yönetimi ve metin yazarlığı yapmaya devam etmektedir. Ezgi Durmuş yaklaşık 1 senedir kurucu ortağı olan Flora Yayınevi'nde çalışmalarını sürdürmektedir.