Konusu itibariyle ilerleyen sayfalarda özellikle merak uyandırıcı ancak yazarın kaleminden kaynaklı ağır ilerleyen üslupta bir kitaptı.yer yer heyecanımı artırmasa devam edemezdim sanırım. Yazarın betimlemelerinden olayları anlamakta güçlük çektim .Buda her seferinde daha fazla sayfa okumama sebep oldu. Zamanda yolculuk okumam için güzel bir konu diye devam ederken kahramanlarda beni hikayede tutan diğer artı yönlerdendi. Kemanlı kız romanları bu ara pek denk geliyor ve ikiside serde neyzenlik olsada ilgimi çekiyor. Bu kitaba dair çok umutlarım heyecanlarım vardı ama malesef yazar bendeki heyecanı öldürdü. 548 sayfanın 300 ü tekrar edilmeden anlaşılmayacak türde . Umarım bana hitap etmediği için eleştiride bulunuyorumdur.
Başlangıcı biraz sıkıcıydı fakat ortalarda merak uyandırıcı bir hal aldı. Akıcılığı biraz yavaş ilerleyen bir aşk kitabı tadında.. Devamını merakla bekliyorum.
Çok merak ettiğim kitaplardandı. Arka kapakta da bahsi geçtiği için rahat konuşubilirim sanırım. Kitabın konusu zaman yolculuğu. Ana karakterimiz Etta, kendi halinde kemanına aşık bir kız. Keman çalmakta çok da başarılı aynı zamanda. Onun için önemli bir günde olaylar zinciri başlıyor ve kızımız kendini 1776 yılında, denizin ortasında bir gemi kamerasında buluyor.
Kitap bana pek hitap etmedi. Benim için fazla ağır ilerledi, olaylar tahmin edilebilirdi. Bir nokta var beni şaşırtan sadece. Fakat bu şaşkınlığın mutluluğu da uzun sürmedi. Devamının daha beklenmedik olmasını isterdim.
Ama şöyle bir durum var, bence kitap tam bir genç-yetişkin kitabı. Bu türü okumayı sevenleri ya da denemek isteyenleri memnun edecektir. Hani Aşk Tüm Zamanların İçinden Geçer diye bir seri varya, şahsen kitabı o seriye benzettim genel hatlarıyla.
Yazarın bilinen serisini okuyup çok beğendiğim için bu kitaba da şans vermek istedim. Zaman yolculuğuyla ilgili bir kitap. Ben ilk olarak Yakut Kırmızısı Üçlemesinin filmlerini izlediğim için bana çok akıcı gelmedi. Aksine o kitaba çok benzettim. Sonlara doğru daha da akıcı bir hal aldı.
Puanım 6.5/10
Okumam biraz uzun sürse de beğendiğim bir kitaptı. Yazarın diğer kitapları gibi biraz ağır ilerliyordu (en azından bana göre). Ama konusuna vurulduğumu itiraf etmem lazım ve tabi ki konunun işlenişine de. Ayrıca ikinci kitabını sabırsızlıkla beklediğim kitaplardan biri.
Bu kitabı Herkese tavsiye ederim.Kitabı okurken çok akıcı olduğunu farkedersiniz .Herhangi kötü bir kelime veya cümle geçmiyor.Başta biraz kalın okumaktan üşeniyorsunuz fakat okumaya başladığınızda bitirmek istiyorsunuz.
Sanırım bu kitabı alırken, konusunun 2.Dünya Savaşı olduğunu düşündüm. Yanılmışım, adıyla tamamen örtüşen bir konuya sahip. Yıllar arasında yolculuk yapabilen insanlardan bahsediyor.
Kitap biraz karışık başlıyor, önce Nicholas ve Juliandan bahsediyor. Derken işin içine günümüz zamanında Etta giriyor ve sonra Etta bir anda 1776'ya gidiyor. Hem de Atlantik ortasında bir gemide buluyor kendini.
Öncelikle şunu söylemek isterim, kitap öyle bir yerde bitti ki kesinlikle ikincisini alıp okumalıyım diye düşünüyorum. Normalde fantastik türde kitap ve filmleri pek seven bir yapım yoktur ama bu kitabı sevdim.
Enteresan şekilde içine çeken bir yapısı var. Bir iki yorumda yazarın kaleminin pek de iyi olmadığını okumuştum ama ben gayet beğendim.
Olağanüstü diyemem, belki bu türde çok fazla kitap okumadığım için hoşuma gitmiş olabilir. Ama benim merak duygumu oldukça ortaya çıkardı. Sanırım kitabı bu yüzden sevdim. Ayrıca evet, ikinci kitabını da alıp okuyacağım.
Aslında bu kitaba ilk aldığım günden itibaren birkaç kere okumaya başladım. Geçen gün de kitaplığımda gözüme çarpınca "Seni yeneceğim kitap." diye başladım okumaya. Başladım ama bu kadar zorlanacağımı bilsem başlar mıyım emin değilim. Önceki denemelerimde de maksimum yirminci sayfaya kadar okumayı başarmıştım. Her seferinde baştan okumama rağmen hala kitabın en başını tam anlayamadım mesela.
Yazarımızı Karanlık Zihinler serisi sayesinde tanımıştım. O serinin ilk kitabını ışık hızıyla bitirip ikincisini altı ay elimde süründürmüştüm. Üçüncüye hala başlamadım. Üzerinden bir sene bile geçmiş olabilir. Geçen gün o da elime geldi ama Yolcu vakasından sonra onu okur muyum bilmiyorum.
Kitabın konusu bence çok güzel. Zamanda yolculuk en sevdiğim kitaplardan biridir. Mesela Aşk Tüm Zamanların İçinden Geçer serisini Yolcu'yu okurken fazla andım. Olayları güzel açıklamıştı. Ama Yolcu aynı şeyi yapamadı.
Kitap fazlasıyla uzundu. Çok fazla betimleme içeriyordu, ki betimleme seven bana bile bu durum fazla geldi. Betimleme yapmaktan olayı açıklamayı başaramamış.
Karakterler güzeldi. Sanırım sadece karakterlerin güzelliği için kitaba 5 puan verdim. Anlatım kısmından da 5 puanı kırdım. Kitabı yorumlamak için bir gün boyunca düşündüm. Haksızlık etmemek istiyordum. Ama şu anda bile kitapta zamanda yolculuk kısmının nasıl olduğunu açıklayamıyorum. Kitapta bazı yerlerde hızlı atlamalar oldu. Oralarda benim kafam iyice karıştı. Yanlışlıkla birkaç defa bir sayfayı yeniden okudum. Ve o sayfayı daha önce okuduğumu anca gözüme çarpan bazı cümleler sayesinde anladım.
Bu yazarın bir diğer özelliği de sırf bir sonraki kitap alınsın diye sonunu heyecanlı bitirmesi. Son sayfalarda olaylar öyle bir hal alıyor ve öyle bir şekilde bitiyor ki insan mecburen ikinci kitabı almak zorunda kalıyor.
İlk
Kitabı okumadım, izledim. Ama sorun bir finalin olmaması Devamının gelmesi gerektiğini bilseydim hiç başlamazdım net. O yüzden hayal kırıklığı yaşıyor olabilirim.
Zaman yolculuğu yapabilen fakat bundan haberi olmayan Etta' nın kendisini bir anda geçmişte bulması ile başlayan kitap geri dönebilmek için yaşadığı maceraları anlatıyor.
Rahat ve akıcı okunan bir kitaptı. Ne yazık ki zaman yolculugu fikrinin etrafında oluşturulmuş, benzer içerikli kitaplarla daha önce karşılaştığım için olayları çok da heyecanlı bulmadım.
Alexandra Bracken Amerikada doğup büyümüştür. Fakat ilerleyen yıllarda College of William & Mary'de okumak üzere Virginia'ya gitmiştir. Şimdilerde ise New York City'de, kitaplarla dolup taşan sevimli bir apartman dairesinde yaşamaktadır.