1975 doğumlu Erdem Denk, lisans (1997) ve yüksek lisans (1999) eğitimini Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü'nde tamamladı. 1999-2000 öğretim yılında aynı bölümde başladığı doktora eğitimini, YÖK'ten yurtdışı bursu alması nedeniyle yarıda bıraktı ve Cardiff Üniversitesi (Galler, Britanya) Hukuk Fakültesi'nde Ekim 2000'de başladığı doktorasını Ocak 2005'te tamamladı. "Milletlerarası Kamu Hukuku" (Uluslararası Hukuk) doçenti unvanını Ocak 2013'te aldı.
AÜ SBF Uluslararası İlişkiler Bölümü Uluslararası Hukuk Anabilim Dalı'nda öğretim üyesi ve bölüm başkan yardımcısı. Ayrıca, Ankara Üniversitesi Avrupa Toplulukları Araştırma ve Uygulama Merkezi-ATAUM'da müdür yardımcısı ve Ekim 2008'den bu yana aylık olarak yayınlanan ATAUM E-Bülten'in de editörlüğünü yapmakta.
Uluslararası hukuk tarihi ve teorisi, uluslararası örgütler, Avrupa bütünleşmesi, insan hakları teorisi, uluslararası ceza mahkemesi ve evrensel yargı, nükleer silahsızlanma, "hükümet tezkereleri" ve silahlı kuvvet kullanımı, Ege sorunları, uluslararası akarsular hukuku ve çevre hukuku ile medya-dış politika ilişkisi çalıştığı konular arasında yer almakta.
İngiltere içerisinde yaşanan tartışmaların en “ilginç” boyutuysa, Irak’ın elinde 45
dakikada kendilerini vuracak kitle imha silahları olduğu bilgisinin iç istihbarat
raporlarını “seksileştirmek” yani cazip ve inandırıcı kılmak için eklendiği iddiasının İngiltere basınına sızması olmuştur (bkz. “Önalıcı meşru müdafaa ‐ önleyici meşru müdafaa” kutusu). İddiayı BBC’den Andrew Gilligan’a sızdıran nükleer silah denetçisi David Kelly, ciddi bir parlamento sorgusundan geçtikten iki gün sonra her gün yürüyüş yaptığı bir ormanda “çok sayıda ilaç içmek ve sol bileğini kesmek” suretiyle intihar etmiş olarak bulunmuştur. Tüm bu süreci sorgulayan Lord Hutton Komisyonu’ysa hükümeti suçsuz bulmuş, BBC’yi ağır dille eleştirmiş
ve bunun sonucunda da BBC Başkanı’yla Genel Müdürü istifa etmek zorunda
kalmıştır. Aynı günlerde muhabir Gilligan da BBC’den istifa etmiştir.
Denizin dibinden çıkardıkları kabukludan elde ettikleri boyayla dünyaya mor rengi tanıtan Fenikeliler, takip eden çağların soylularına da kendi özel renklerini kazandıracaktır.