Yazar, hukukçu ve gazeteci Eric Berkowitz, Southern California Üniversitesi'nde gazetecilik okudu. Yazıları The Los Angeles Times ve The Los Angeles Weekly’de yer aldı. Bir dönem The Los Angeles Daily Journal’ın editörlüğünü de yapan Berkowitz San Francisco'da yaşıyor.
Mesele fahişelerin kökünün kazınıp kazınmayacağı değil, zira bunun olamayacağını herkes biliyordu, fahişelerin arz ettiği sağlık tehditlerinin nasıl kontrol edileceğiydi. Avrupa’da ve kısa bir süreliğine ABD’de bunun anlamı fahişeliği belli ölçülerde yasallaştırmak ve onları yorucu tıbbi müdahalelere tabi tutmak demekti. Bu çabaların riyakarca olduğunu söylemekte bir sakınca yoktur. Çünkü devletin kamu sağlığı düzenlemesinin hedefi zührevi hastalık taşıyan erkekler değil alt sınıftan kadınlardı her zaman. Yoksul bir kızın veya kadının bir komşusu tarafından ihbar edilmesi, fahişe diye yaftalanıp tıbbi testlere tabi tutulmasına yeterken müşteriler hiçbir şekilde tehlikeyle karşılaşmıyordu. Erkeklerin hafif meşrepliğini normal bir dürtü kadınların fahişeliğini ise bir kamu sağlığı tehdidi olarak gören bu çifte standart, hayatın kabul edilmiş bir gerçeğiydi.