Mesele fahişelerin kökünün kazınıp kazınmayacağı değil, zira bunun olamayacağını herkes biliyordu, fahişelerin arz ettiği sağlık tehditlerinin nasıl kontrol edileceğiydi. Avrupa’da ve kısa bir süreliğine ABD’de bunun anlamı fahişeliği belli ölçülerde yasallaştırmak ve onları yorucu tıbbi müdahalelere tabi tutmak demekti. Bu çabaların riyakarca olduğunu söylemekte bir sakınca yoktur. Çünkü devletin kamu sağlığı düzenlemesinin hedefi zührevi hastalık taşıyan erkekler değil alt sınıftan kadınlardı her zaman. Yoksul bir kızın veya kadının bir komşusu tarafından ihbar edilmesi, fahişe diye yaftalanıp tıbbi testlere tabi tutulmasına yeterken müşteriler hiçbir şekilde tehlikeyle karşılaşmıyordu. Erkeklerin hafif meşrepliğini normal bir dürtü kadınların fahişeliğini ise bir kamu sağlığı tehdidi olarak gören bu çifte standart, hayatın kabul edilmiş bir gerçeğiydi.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Eğer biz eşimiz olmadan yaşamımızı sürdürebiliyor olsaydık, istisnasız hepimiz bunu yapardık; ama doğa öylesine kararlı ki, ne kadınlarla rahat edebiliyoruz ne de onlarsız yaşayabiliyoruz. Bu nedenle geçici zevklerimizden ziyade kalıcı himayeyi düşünmeliyiz.