Ertuğrul Özgün

Ertuğrul Özgün

Yazar
5.0/10
1 Kişi
·
3
Okunma
·
0
Beğeni
·
2
Gösterim
" Türk Milliyetçiliğinin olmazsa olmazı milli bağımsızlıktır. Bağımsızlık arzu ve isteği ise emperyalizmin en büyük korkusudur. Emperyalizm, Türk Milliyetçiliğinin savaştığı bir kavramdır. Bir fikir şiddetle savaştığı bir kavramla aynı amaçlarda birleşemez ve anılamaz. "
" Türk Milletinin tarihteki başarılarını öğrendikçe, şu an dünya üzerindeki durumuna hiç razı olamıyordum. Eski günlerinin özlemi beni inandığım ideolojiye daha sıkı bağlıyordu. Vatan ve Millet sevgisini başkalarına da kazandırmaya kendimi o kadar kaptırmışım ki bazen ögrenci olduğumu bile unutur olmuştum. "
" Bu coğrafyada, bu milleti yaşatmanın bedeli büyüktür. Atalarımız canını vererek bunu başardılar. Ancak bugünkü kültür emperyalizmi ve teknolojik gelişmeler karşısında can vermek yetmeyebilir. Önce değerlerimizi koruyacağız, sonra yeni değerler yaratacağız. Yani çok çalışacağız. Bunun birinci adımı da herkesin kendi işini en iyi şekilde yapmasıdır. "
" Kendine has fikir sistemi geliştirememiş milletler, başka milletlerin fikir sistemleri içerisinde yok olurlar. "
256 syf.
·5/10
Güzel bir kitap yorumuyla geldim. Kitabı okumamızı sağlayan Sevdali ve @ertugrulozgun 'e çok teşekkür ederim. Kitabı araştırmadan okumaya başladım ve çok şaşırdım. Adından ve kapak tasarımından aşk romanı olduğunu düşünmüştüm. Ama 12 Eylül'den önce yaşanılan düşünce ayrılıklarını konu alıyor. Kitap, Sinan'ın okumaya çalışmasıyla başlıyor. Maddi durumu zor olan ailede okumak için o kadar çok çabalıyor ki taktir edici bir durum. Ama dönemin getirdiği bir ayrımcılık var. Milliyetçi ve komünist adı altındaki grupların kavga içinde olmaları herkesi etkiliyor. Sinan'ın öğretmen okulunu kazanması ve düşüncelerinden dolayı hayatının tehlikede olması buna rağmen devlet görevlilerinin birşey yapmaması çok kötüydü. Gençlerin sesini duyurup devlet üzerinde etkili olmaları bir başarı gibi görünse de öğrencilerin başka okullara sürülmesiyle birçok durum açıklanıyor. Sinan'ın başka okula sürülmesi ve orada rahatça yaşaması o günün zorluğunu, acımasızlığını anlatıyor. Çünkü Sinan'ın okulunda öğrenciler derse girmeyi boşver canları bile tehlikedeyken, yeni okulunda rahatça derse girmesi ve rahat yaşaması ülkedeki adaletsizliği, eşitsizliği ortaya koyuyor bence. Sinan'ın okuluna alışması, okuma çabası devam ederken başkanlığa kadar giden bir serüveni okudum. Sinan'ın düşüncelerinden dolayı aşk hayatında yaşadığı acılar ise çok başka. Dönemi o kadar iyi anladım ki iliklerime kadar nefret ettim. Çok sevdiğim, merak ettiğim bir dönem olmasına rağmen yaşanılanlar çok ağır ve can yakıcı. Siyasi düşüncelerinizi geri plana atarak okursanız keyif alacağınızı düşünüyorum. Gerçekten güzel ve akıcı bir kitap. Okumanızı tavsiye ederim
256 syf.
·Puan vermedi
İlk defa bu tarz bir kitap okuduğumu söylemek istiyorum. O kadar çok ön yargıyla başladım ki genelde siyaset ve tarih tarzı kitapları okumayı hiç sevmiyorum ancak bu kitap beni hiç rahatsız etmedi tam tersine o kadar akıcı ve güzel ki bittiğin de bir mutsuz oldum. Açıkcası hevesim kursağımda kaldı demek daha doğru olur. Gelelim kitabın konusuna zira çok fazla bahsetmek istemiyorum çünkü hepinizin okuyup o dönemlerde ne olduğunu öğrenmesini istiyorum. Eskiden beri babamdan dinlediğim o zamanları şimdi başka bir kalemden ve düşünceden okudum.
۰
Kitabımız 1970-80 arası yaşanan gençlik olaylarından bahsetmektedir. 8 bölümden oluşan bu kitap ilk bölümde ana karakterin çocukluk hayatından okumak için yaptığı çabalardan ailesinden bahsetmektedir. Diğer bölümlerde kendini tanıyıp ne olmak istediğinden okuduğu okul ve yaşanan durumlardan iki farklı fikre sahip karakterin aşkına, aşkına sahip çıkma çabalarına kusacası o anladı okurken bende onlarla beraber yaşadım.

Yazarın biyografisi

Adı:
Ertuğrul Özgün
Unvan:
Yazar

Yazar istatistikleri

  • 3 okur okudu.