Her hata bir acıdır, kırgınlıktır, biraz pişmanlıktır ama nihayetinde tecrübedir insana. Yaptığı her hatanın sonunda yeni bir tecrübe daha edinir. Bazen bu hataya insanlar da dâhildir.
Çünkü hayatına aldığın her insan da ayrı bir tecrübedir. Güvenerek hayatımıza aldığımız o insanlar çoğu zaman bizim için öyle güzel hatalar oluyor ki, onlar sayesinde edindiğimiz tecrübenin oluşturduğu duvarlar daha yüksek ve kalın oluyor. Sonra o duvar yıkılmıyor. Yıkamıyorsun. Yaptığın hatanın tekrarını yaşarım kaygısı boğuyor seni. Bu defa senin için hata olmayacak detaylara da, insanlara da hata gözüyle bakıyorsun. Şöyle düşün, bir insana güveniyorsun, sözlerine güveniyorsun, kalbine güveniyorsun, samimiyetine güveniyorsun. Sonra alıp o insanı hayatının en merkezî yerine koyuyorsun. Bunun zamanla bir hata olduğunu söriyeiun amua i onen ço kranibe dina. Bir teci be acaibe Sonra senin için belki de en büyük kazanım olacak her şeye şüpheyle bakıyorsun. Çünkü defalarca güvenip şans verdiğin insanlar yüzünden o duvar çoktan örülmüş oluyor. Bir bakıyorsun kendini korumak için ördüğün duvarlar senin üzerine yıkıl-mış, altında kalmışsın. Bu yüzden olmayacağını gördüğün her ne varsa oldurmaya çalışma. Sonunu gördüğün yolları yürüyüp boş yere kendini yorma. Bir hata yalnızca bir defa yapıldığında güzel
Zamanında samimiyetine inandığım, güvendiğim ve sevdiğim insanların bana iyi niyetimin karşılığını hayal kırıklığıyla, pişmanlıkla ve onca acıyla verdiğini iliklerime kadar hissettiğim-de, bu noktadan sonra herkese eskisi kadar samimi olmamam gerektigini, herkese iyilikle gitmemem gerektiğini ve benim için hiçbir zahmete girmeyen insanlar uğruna çabalamamam gerektiğini tembihledim. Aynı travmaları ve aynı acıları yaşamaya niyetim yok benim. Insanlardan uzaklaştım. Kim iyiymiş, kim kötüymüş ilgilenmiyorum.
Bildiğim tek şey, eskisi gibi değilim. Artık kendimi bir insana bırakacak, güvenecek ve sevecek gücüm yok benim. Seviyor gibi yapmalarınız sizin olsun.
Ben kendimi severim.
Sabahattin Ali'nin dediği gibi:
"Kendimi bir balkondan aşağı daha rahat bırakabilirim,
bir insana bırakmaktansa.
Öyle çok korkuyorum insandan."
Değişim olağan ve kaçınılmazdır. Bazılarımız içinde bulunduğumuz şartları, dönüşümü ve bir şeylerin değişeceğini hiçbir zaman kabul etmez. Hayatı yalnızca gördüğü kadar yaşamaya çalışır. Ne kendini ne de dağın görünmeyen kısmını keşfetmeye çalışır. Aslında hayat görünenden fazlasıdır ve insan zannedilenden daha güçlüdür. Kendimizi yalnızca görmek istediğimize öyle odaklarız ki, yanı başımızdan akıp giden mucizeleri, güzellikleri göremeyiz. Enerjimizi değişime karşı direnmek yerine, kendimizi ve hayatı keşfetmek için kullansak bir şeylerin daha farklı olacağını göreceğiz aslında. Yapmamız gereken tek şey, geçmişi artık salmalıyız. Rahat bırakmalıyız. Önümüze bakma-lıyız. Ve en önemlisi olmadığımız o kişi olduğumuzu düşün-memeliyiz.