Genevieve Lloyd

Genevieve Lloyd

Yazar
9.0/10
5 Kişi
·
23
Okunma
·
0
Beğeni
·
225
Gösterim
Adı:
Genevieve Lloyd
Unvan:
Avustralyalı Akademisyen, Filozof, Yazar
Doğum:
Avustralya, 16 Ekim 1941
16 Ekim 1941 doğumlu, Avustralyalı bir filozof ve feministtir. 1960'ların başında ve sonrasında Oxford'daki Somerville Koleji'nde felsefe okudu. 1967'den 1987 yılına kadar Avustralya Ulusal Üniversitesi'nde ders verdi ve bu dönemde en etkili fikirlerini geliştirdi ve 1984'te yayınlanan The Reason of Man kitabını yazdı. 1987'de Yeni Güney Üniversitesi'nde felsefe başkanlığına seçildi. Galler, Avustralya'da atanan ilk kadın felsefe profesörüdür. Emeklilik üzerine Profesör Emeritus olarak atandı.
Kadınlar, mücadelede yer alırlar, ama her nasılsa ciddi rakip değildirler. Bütün bunların kay­naklandığı orijinal efendi-köle mücadelesinden farklı olarak, bu­rada ulaşılan sonuç gerçek bir “boyun eğdiriş” değildir. Öteki ol­maya her zaman kadınların kendileri razı olmuşlardır.
Cinsiyet nedir bilmeyen bir Akıl idealinden kurtarılabilecek herhangi bir şey var mıdır? Geçmişte bu ideale karşı gösterilen aşırı hürmet, erkek ve kadın zihinleri arasındaki gerçek eşit­sizlikler içeren bir toplumsal bağlamda üretilmiş ve sergilenmiş olan, farklılıkları kabul etme konusunda gösterilen ve kendi ken­dini aldatmaya dayanan bir başarısızlık olarak nitelendirilebilir.
Yaşamın sürdürülmesi, erkek için, aletin icadıyla birlikte bir etkinlik ve tasarı halini almıştır; buna karşılık kadın anne olarak, tıpkı bir hayvan gibi, kendi bedenine bağlı kalmıştır, insanlık, doğal yaşamın üstüne çıkan bir hayatı yaşamaya değer gördüğünden dolayıdır ki erkek, kadın karşısında kendisinin üstün olduğunu varsayar.
Beauvoir, İkinci Cins'de, “kadınlar, kendi tasarılarını yansıtan herhangi bir erkek miti kurmamış oldukları” içindir ki “hâlâ erkeklerin rüyalarıyla rüya görürler” diye yakınır. Ve bu ek­sikliği, kendi bilincine varıştaki can alıcı bir başarısızlığa, ka­dınların kendilerini bir Özne olarak ortaya koyamamış olmalarına, erkeklerle ilişkili olarak “öteki” konumunda kalmaya göz yummalarına bağlar.
Kadın bedenini Sartrecı aşkınlık için bu oluşta bir tehdit haline getiren şey, yalnızca, onun erkeğin bakışı tarafından nesnelleştirilmişliğinin doğurduğu bir sonuç gibi gözükmüyor. Beauvoir’nın kadının biyolojik yapısına ilişkin betimlemesinin temelinde özbilincin bireyselliği ile yaşamın tam oluşmamış ge­nelliği arasındaki Hegelci asal karşıtlık yatar
158 syf.
#Erkek Akıl, Lloyd kadınlar ile ilgili farklı görüş ve düşüncelerin eleştirisini birçok düşünürün yürüttüğü fikirler doğrultusunda harmanlayarak "kadın" kavramına "erkek" aklın etkisini ortaya koymaya çalışır. Ve Lloyd çözümün akla kadınsı bir alternatif geliştirmek ya da aklın kadınsılaştırması olmadığını vurgulayarak aklın soğuk ve soyut karakterine karşı duyguların sıcaklığının, evrensellik iddialarına karşı kadınların kişisel ve tikel olana gösterdikleri özenin çıkarılmasının bir işe yaramak şöyle dursun, bizatihi bu baskıcı geleneğin önemli bir bileşenini pekiştireceğini ileri sürmekte.

Platon, Aristoteles, Bacon, Philo, Agustinus, Aquinas l, Descartes, Hume, Rousseau, Kant, Hegel, Sartre, De Beauvoir gibi felsefe düşünürlerin kadınlar hakkındaki düşüncelerini, kadınların var olma sebeplerinin ardındaki "onlara göre" olan sebeplerini ve #Genevieve Lloyd'un eleştirisiyle birlikte o bilindik sıradan düşünce yapısıyla, topluma hakim ve nüfuz etmiş cinsiyetçilikle basite kaçmadan anlamak ve mücadele etmek isteyenler için şahane bir öneri.

Bir inceleme kitabı ve felsefesi terimlerin bolca yer aldığı felsefesinin tarihine de aşina olmanızı isteyen bir yapıt. Bu notaları okurken okumaya karar verirken dikkate almanızı isterim. Yoksa Kant-Bacon kimdi diye onların felsefi düşüncelerini bilmeden başlarsanız çok faydalı olmayacağının uyarısında bulunmakta fayda var. Felsefeye ilgisi olanlar, toplum bilimleri meraklılarına ve kadın ruhunun derinliklerini.merak edenler varsa hemen alıp okumalı.
158 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Aklin soguk ve soyut karakterine karsi duygularin sicakliginin, evrensellik iddialarina karsi kadinlarin kisisel ve tikel olana gösterdikleri özenin çikarilmasinin bir ise yaramak söyle dursun, bizatihi bu baskici gelenegin önemli bir bilesenini pekistirecegini ileri sürer.
158 syf.
·10 günde·8/10
Kadının dışlanmışlığını uzmanlığı olduğu alan üzerinden gösteren bir kitap. Felsefe tarihinde kadın varoluşunun Akıl ve Doğa eşleştirmesi ana teması üzerinden bilinçli veya bilinçsiz ikinci plana atılışını gösteriyor.

Ana fikir olarak, bu dışlamanın kadını tanımlayarak onun sonradan basit bir ötekileştirmeye dahil edilmesi değil tam tersine var olan bir dışın kendisi içinden kadının tanımlanması gösterilebilir. Böylece zaman ilerledikçe kadına verilen olumlu güçler de, - özellikle erkeğe göre daha güçlü olarak gösterilenlerin - erkeğin dışarıda bıraktığı bu alandan yani erkeğin orada ki güce zaten ulaşamazlığından kaynaklanmış olur. Kadına sadece erkeğin ulaşma imkanı olmadığı güç bahşedilmiştir ve bu da ilk bakışta eşitlik ideali gibi dursa da temelde ötekileştirmenin asıl zemini olmuştur. Kendi deyimi ile bu güçler dışlanmış olmaktan kaynaklı güçlerdir.

Feminist kuramın köşe taşı kitaplarından birisi ancak öncelikli olarak bir felsefe kitabı, yani felsefe tarihi bilgisi olması çok önemli. Yukarıdaki ana fikri sırası ile aşağıdaki düşünürler ve onların kendi metinleri üzerinden savunuyor.

Platon - Aristoteles - Bacon - Philo - Agustinus - Aquinas - Descartes - Hume - Rousseau - Kant - Hegel - Sartre - De Beauvoir.

.
158 syf.
·Puan vermedi
Bu kitap aklın erkekselliği ve kadınsallığın erkekler üzerindeki etkisinin Batı felsefesinde birçok ünlü felsefeci tarafından ele alınması üzerinedir.

Eski Yunan'da akıl, rasyonel bilgi üzerinde durulmakla başlanan erkek akıl düşünceleri rasyonel bilginin elde ediliş sürecine bağlı olarak İÖ geçerli olan ve üzerinde durulan Tekvin ( Yaratılış= Tevrat'ın birinci bölümü) hikayelerinden yorum kazanarak kadınsallık ve erkekliği tanımlamakla gelişir. Buna göre temek ve kaba bir girişle kadın erkeğin Düşüş'üne neden olandır.

İÖ kadın konusu, Tekvin'i Yunan felsefe kavramlarıyla sentezleyip açıklayan düşünür Philo'dan (Philo Platon'u örnek alır) İS 4.yy Augustinus'ta yeni bir alegorik yorum kazanır. Augustinus önceki yorumlamaları şiddetle reddedip kadın özvarlığındaki Düşüş'ü savunmanın Tanrının amacından sapma olarak açıklar. ( Augustus da Platon'u örnek alır)

Augustus kendşnden önceki düşünürlerden ayrılsa da Tekvin'e göre düşündüğünde kadını erkekten alçaltan kimi özellikleri kabul etmek zorunda kalır.

13.yy a gelindiğinde ise Aquinas Aristoteles' e başvurarak kadına erkeğin yardımcısı gözüyle bakar. Erkek kadının başlangıcı ve sonudur.

17. ve 18. yyda Descartes, Rousseau, Hegel ve de Beauvoir ile şekillenir erkek akıl. Descartes ruhun parçalanamayacağını böylece de erkek ve kadının aynı olduğunu savunur. Kadına yasaklanan eğitime bakarak dahi eserlerinşn kadınlarca da anlaşılacapını savunur.

Rousseau, kadınları doğaya benzetir ve ehlileştirmek için de erkeğe muhtaç olarak görür. Erkek akıldır, kadın doğa.
Hegel' e geldiğimizde ise Hegel kadınları evlerinde kalmalı, öznel duygulara sahip olmayan, aile kavramına ve çocuklara bakmakla yükümlü kılarken erkeği öznel duygularında serbest kılar.

De Beauvoir ise feminist özelliklerle kadınlara hak tanınmaları üzerinde çalışır.

Bu kitap kadınlara tarihsel açıdan felsefik olarak nasıl bakıldığını inceleyen etkili ve derin bir kitaptır.

Yazarın biyografisi

Adı:
Genevieve Lloyd
Unvan:
Avustralyalı Akademisyen, Filozof, Yazar
Doğum:
Avustralya, 16 Ekim 1941
16 Ekim 1941 doğumlu, Avustralyalı bir filozof ve feministtir. 1960'ların başında ve sonrasında Oxford'daki Somerville Koleji'nde felsefe okudu. 1967'den 1987 yılına kadar Avustralya Ulusal Üniversitesi'nde ders verdi ve bu dönemde en etkili fikirlerini geliştirdi ve 1984'te yayınlanan The Reason of Man kitabını yazdı. 1987'de Yeni Güney Üniversitesi'nde felsefe başkanlığına seçildi. Galler, Avustralya'da atanan ilk kadın felsefe profesörüdür. Emeklilik üzerine Profesör Emeritus olarak atandı.

Yazar istatistikleri

  • 23 okur okudu.
  • 33 okur okuyacak.