Hamit Geylani

Azad: Nisan Yağmuru yazarı
Yazar
7.5/10
0 Kişi
8
Okunma
0
Beğeni
726
Görüntülenme

Hakkında

Okurlar

8 okur okudu.
3 okur okuyacak.

Okur demografisi

Kadın% 0.0
Erkek% 0.0
0-12 Yaş
13-17 Yaş
18-24 Yaş
25-34 Yaş
35-44 Yaş
45-54 Yaş
55-64 Yaş
65+ Yaş
Reklam

Alıntılar

Tümünü Gör
"Irak kuzeyine hâkim olan Berzenci ailesine en büyük rakip Sadate Nehri ailesi idi. Şeyh Mahmut Berzenci'nin sık sık İngilizlere karşı isyan etmesi karşısında, Talabanilerin İngiliz yanlısı bir tutum sergilemelerinin kaynağında da bu rekabetin olduğu söylenebilir. Ancak Berzencilere asıl büyük darbe 1800'lü yılların başlarında Irak'ın kuzeyinde Nakşibendi tarikatının örgütlenmesiyle geldi. Halid-i Nakşibendi tarikatın kurucusu Süleymaniyeli Şeyh Halid'di. Kendisi de Kadiri olan Halid, 1810'da, Hindistan'da Şeyh Abdullah Dehlevi'den icaxet alarak Nakşibendi halifesi olmuştu. Bu tarikat kısa sürede ve şaşılacak bir hızla bölgeye yayılmıştı. Tarikatın etkinliği sonucu bölgede Kadiri şeyhleri, Nakşibendi tarikatına girme- ye başladılar. Öte yanda Nakşi şeyhler halifelerini çevre yörelere göndererek etki alanlarını genişlettiler. Bir zaman sonra halkın büyük bir kesimi saygı, sevgi ve bağışlarını Kadiri tarikatından Nakşibendi tarikatına, başka bir deyişle Kadiri şeyhlerinden Nakşibendi şeyhlerine aktarmaya başladı. Bu durum üzerine Berzenciler, Mevlana Halid tarafından halife yapılan Ahmed-i Serdar Berzenci'den itibaren Halid-i Nakşi üyesi oldular.
Sayfa 59 - Belge yayınları·Kitabı okudu
1880-1925 makas aralığındaki Kürt mücadelesinde, Osmanlı'nın son dönemleri ile Cumhuriyetin ilk yılları arasında önemli farklar bulunmaktadır. Başka bir deyişle, Cumhuriyet döneminde Kürt hareketine öncülük eden aktörlerin idama varan cezalandırılma biçimi, Osmanlı dönemini aratır hale gelmiştir. Osmanlı'nın Kürt liderlerinin ayaklanmalarına yönelik tavrı, daha ziyade kirli oyunlar, hadiseleri oyalama veya erteleme, sahte hoşgörü gösterme ve kıt maaşlı bir sürgünle cezalandırarak atlatmak şeklindeydi. Devletin 1925'ten günümüze kadar ortaya koyduğu tavır ise çok daha gaddarcadır. İdam, imha, mecburi iskân, yasaklar, asimilasyon, yok sayma, kök kazıma toplu imha... Bu vah- şi sistemde, kadına, çocuğa ve cenazeye saygısızlıkla, işkenceyle ve daha nice acımasızlıkla sürüp giden insanlık ve din dışı, hukuk dışı bir imha söz konusudur.
Sayfa 223 - Belge yayınları·Kitabı okudu
Reklam
Reklam