Kader nedir? Özgür irade ne anlama gelir, insan özgür müdür? Özgürse ne kadar özgürdür? İrade kimin elindedir? İnsan, kendi kaderini kendisi mi oluşturur, yoksa yalnızca, senaryosu önceden yazılmış, her aşaması ve sonucu belli bir oyuna figüranlık mı yapmaktadır?
Yüzyıllardır bu konu üzerinde çok şey yazılmış, çizilmiş, binlerce İslam âlimi, diğer dinlerin (tahrif edilmeden önce ve sonra) din adamları / insanları ve âlimleri, din ile doğrudan ilgisi olan ya da olmayan bilim insanları ve felsefeciler oldukça kafa patlatmış ve mesai harcamışlardır. Ortaya binlerce cilt kitap, makale, bilimsel tez, teori çıkmıştır. Ancak ve maalesef ki; büyük çoğunluğu konuyu; net, anlaşılır, kabul edilebilir, akla mantığa, müspet ilime, Allah'ın indirdiği kitaplara uygun, rasyonel bir şekilde açıklamakta yetersiz kalmışlardır.
Konuyu yeterince kavramak mümkün olmayınca da, ya üstünü kapatma ya da tamamen metafizik (sûfızm, mistizim) mecraya kayma yolunu seçmişlerdir. Çoğu; Allah'ın ezeliyet, ebediyet gibi sıfatları ile sonsuzluk, zaman, mekân, varlık, yokluk, mutlak varlık, mutlak yokluk gibi kavramların anlamlarını kaydırmayı, değiştirmeyi çıkış noktası olarak görebilmişlerdir.
Peki, öyleyse bu konuyu anlamanın yolu nedir?
Konuyu anlama ve idrak etmenin tek yolu; Kur'ân-ı Kerimi çok iyi anlamak, sünnetullah hakkında fikir sahibi olmak, akıl ve mantığı doğru kullanmak, önyargısız ve halisane bir niyet içerisinde olmaktır. Geçmişten gelen ve içerisine îsrailiyat kaynaklı bilgilerin sızdığı (her taraftan kuşattığı demek daha doğru bir ifade olur) kirlenmiş bilgi yığını ve kültürden arınmak diğer önemli şarttır.
Bazen, çözümü çok zor gibi görünen şeylerin çözümü oldukça kolaydır aslında ve hemen yanı başımızdaclır.
"Cihân-ârâ cihan içindedir arayı bilmezler
Ol mâhîler ki derya içredir