Işıl Karasay

Işıl Karasay

Çevirmen
8.5/10
1.088 Kişi
·
Okunma
·
5
Beğeni
·
379
Gösterim
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
158 syf.
·4 günde·Beğendi·10/10 puan
Romanda konuşan, “Halkın ilkelerinden kopmuş bir ondokuzuncu yüzyıl insanı”dır; bu kimse nesnel dünyaya karşı kendi egosunu çıkarmıştır ve toplumsal düzenek içinde bir dişliden başka birşey olmamaya, bir başka deyişle, “Bir piyanonun doğaya yabancı yasalarının, istedikleri her sesi çıkarabildikleri tuşları olmaya” karşı başkaldırıdır. Özgürlüğü herşeyi yapabilme serbestliği olarak görür ve mantığı ve sağduyuyu yol gösterici ilkeler olarak almanın “Yaşam değil, ölüm başlangıcı” olduğu görüşünde direnir. Tüm ahlak düzenine meydan okur.

Kitaptaki ana karakterin düşüncelerini, çok uç ve hastalıklı görseniz bile bir süre sonra empati kurup kendi yaşamınızdan da izler taşıdığını farkediyorsunuz. Fakat bu empati filmlerde yakaladığımız tatlı empatiden çok, insanı rahatsız eden bir empati. Günlük yaşamımızdaki bencilliği, ahlaksızlığı en sinir bozucu haliyle karşımıza koyuyor. Dostoyevski'nin 'çelişme düşkünü' diye tanımladığı bu karakterin düşünceleri üzerine fazla kafa yormak, insanı bunalıma itebilir.

Kesinlikle okunması gereken bir kitaptır fakat doğru zamanda ve doğru ruh hali ile..
120 syf.
Yazdığı kısa öykülerle okuyanın dünyaya farklı bir pencereden bakmasını sağlayan çok güzel bir eser. Her yaştan okuyucuya seslenmesi ile yazıldığı dönemden bugüne kadar akan edebiyat ırmağında hala kalıcılığını taşıyor. Hem olay hikayeleri ile kendine bağlayıp hem de hayata yönelik verdiği öğütlerle bir başucu kitabı olmayı hakkediyor.
120 syf.
·4 günde·Beğendi·9/10 puan
Şimdiye kadar okuduğum kendimce en güzel kitaplardan biri diyebilirim. Özellikle bana unutmuş olduğum bazı duyguları tekrar hatırlattı.. İnsan olmak çok da zor bir şey değil..

Yaşamın anlamı, yaşama amacımız vs... İnsanın içindeki düşüncelerle alakalı bütün neden ve sonuçları, insanlara nelerin yetmediği ve en önemlisi ne kadar doyuymsuz olduğu, birileri soruyor, durumu birileri anlatıyor. sözcüklere ile anlatamadığımız hislerimizi kaleme alıyor.

Ve diyorum ki İnsan kalbiyle, hisleriyle, düşünceleriyle yaşar...
120 syf.
·1 günde·10/10 puan
Kitap ilk öyküsü ve kitaba da adını veren "İnsan Ne ile Yaşar?" fakir bir ayakkabıcı olan Semyo'nun yolda meczup şeklinde olan bir adamı sokakta bulduğu adamı eve getirip ona yemek, kıyafet ve iş vermesi ama aslında onun bundan daha önemli olan "İnsan neye sahiptir, insana ne verilmemiştir, ve insan ne ile yaşar?" bu üç soruya cevabını bulmaktır. Kitap bu hikayenin yanında ders çıkaralabileceğimiz başka hikayeler de var.
158 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Dostoyevski öyle bir edebiyatı işlemiş ki kitaba insan okudukça her sayfasında evet bu diyor. Çok güzel işlemiş en ince ayrıntısına kadar.

Okurken muhakkak bir sayfasında bir cümle de hayatınıza dair bir parça bulacaksınız. İnsanı insana anlatan bir baş yapıt. Pek çok sayfasında kendimden bir parça buldum.

Okumak isteyenler için şiddetle tavsiye edeceğim bir baş yapıt daha, okuyun okutturun, keyifli okumalar kitapla kalın.
158 syf.
·4 günde·10/10 puan
Kendimi kahramanımızın yerine koymadım ve kendimi ona benzetmedim. Tanrım kızıma benzettim, ne çok hem de :) Kitabı ilk okuyan kızımdı, ne zaman okuyacak olsam, "Hayır, şimdi okuma." diyerek geciktirdi hep. Okuduktan sonra anladım neden okutmamış.

Kitap öyle yoğundu ki, benim gibi her cümleyi anlamaya çalışan birisi için uzun sürdü okuması.
Dostoyevski insanların iç savaşını, kafa karışıklığını öyle güzel harmanlayıp sunmuş ki biz okurlara, bir nevi patlama yaşamış. Eteğinde ne kadar taş varsa saçmış ortalığa. Etkisinden kolay çıkamadım; kitabın her satırında kızımın hareketlerini, cümlelerini gördüm resmen :)

"Düşüncelerle her şeyi açıklayabilmek de mümkün değil! O halde uzun uzun düşünmek de anlamsız." demiş yazar, benim için de bir nevi aynı durum söz konusu. Bu kitabı cümlelere döküp bana hissettirdiklerini aktarabilmem çok zor.

Tekrar okuyacağım kitaplar arasında bu şahaser de yerini aldı.

Okumanızı, mutlaka okumanızı öneririm.

Son olarak Dostoyevski'nin sorusunu bir kez daha yineleyeyim "Kolayca elde edilmiş mutluluk mu, yoksa insanı yücelten acı mı daha iyidir?"

Bu soruya verilen ilk cevap acıdır elbet, ama tercihlerimiz her zaman kolaya kaçmaktan yana.
158 syf.
·4 günde
Merhaba arkadaşlar ;

"Bize insan olmak, etiyle kemiğiyle gerçek bir insan olmak bile ağır geliyor."
Aslında bu cümle bile kitabı özetlemeye yetiyor. Ben kitabı çok beğendim. Yazarımız kimi zaman alaycı bir uslupla, kimi zaman ise ciddi bir uslup kullanarak toplumu eleştirdiğini anlayabiliyoruz.

Kitap iki bölümden oluşuyor. Kitaptaki bazı konular gerçek olabilecek konularken bazıları ise hayal ürünüdür. Yazarın iç dünyasıyla bir hesaplaşması da diyebiliriz. Bir dostuyla samimi bir uslupla konuşarak içindekileri dökerek günah çıkarıyormuş gibi...

Ben özellikle Liza ile ilk tanışma sohbetinde bunu çok daha iyi anlamıştım. Çünkü kendi hayatındaki yanlışların, pişmanlıkların etkisiyle Liza'ya vermiş olduğu öğütler onun hayatını kurtarmak istermişcesine sergilediği tutumla çok net anlaşılıyor.

Ben sadece bir şeye özellikle takıldım o da okuyucuya "beyler" olarak hitap etmesi,kendimi dışlanmış gibi hissettim :)) neyse neticede kesinlikle okunmaya değer güzel bir eser. Keyifli okumalar. :))
158 syf.
·3 günde·7/10 puan
Dostoyevski için böyle bir ifade kullansam tam olacak sanırım.

Kitapdunyam grubumuzla okumaya başladığımız bu ayin klasik kitabi seçilen ' Yer Altından Notlar ' kitabini yanlış bir sıralamayla okuduğumu farkettim.
Dostoyevski okumaya nerden başlamalıyım diye bir araştırma içine girmeden, Kumarbaz adli eserini okuyarak başladım.Daha sonra çok çok severek okuduğum Karamazov kardeşler bunu izledi.
Ama 'Yer Altından Notlar' kitabini okuyunca yazarla tanışma kitabımı yanlış seçtiğimi anladim.Başlama kitabım bu olmalıydı. Yazarın yazım dilini ,yazma felsefesini anlayabilmem için onu yeterince tanımam gerekti kendimce.
Esere gelecek olursak ; varoluşculuk felsefi ile yazılan kitabımız iki bölümden oluşuyor.Yeraltı ve Notlar.
Yeralti kısmında yazar ; kendi kendine bir hesaplaşma yapiyor adeta ve bu hesaplaşmada şahsini ,fikirlerini tanıtıyor okurlarına. İkinci kısımda yazarımız Yer üstüne çıkıyor ve bize ordan sesleniyor artık. Yer üstünde yani Notlar kısmında ise bize bir arkadaş çevresinden, bunlara beslediği bir takim duygularından bahsediyor.

Severek okuduğum bir Dostoyevski kitabi oldu.Dostoyevski okumaya Yeraltından notlar eseriyle başlayabilirsiniz.Suç ve Ceza , Karamazov kardeşler adli kitaplarından daha çok tat almak adına.

"Herşeyi fazlasıyla anlamak bir hastalıktır."
120 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10 puan
Okurken kendinizi, kişiliğinizi, karakterinizi ve en önemlisi insanlığınızı sorgulayacağınız ve eleştireceğiniz bir kitap. Bir solukta okudum. Keşke okumakta bu kadar geç kalmasaydım dediğim eserlerden biri. Okuyun okutturun...

Yazarın biyografisi

Yazar istatistikleri

  • 5 okur beğendi.