J. C. Cooper

Taoculuk Nedir? yazarı
Yazar
10.0/10
4 Kişi
14
Okunma
3
Beğeni
1.242
Görüntülenme

Hakkında

Çin'de doğan ve çocukluğunun büyük bölümünü orada geçiren Jean Campbell Cooper, 'sonsuzluk felsefesi' üzerine çalışmalar yaptı. Karşılaştırmalı din ve sembolizm üzerine dersler verdi. Taoculuk Nedir? (1972), Yin and Yang (1981) ve Chinese Alchemy (1984) adlı kitaplarla tanındı. Ayrıca sembolizm konusu kapsamında yazdığı Fairy Tales: Allegories of the Inner Life (1983), Symbolism, the Universal Language (1986), Symbolic and Mythological Animals (1992) ve konusunda geniş kapsamlı bir klasik olan An Illustrated Encyclopedia of Traditional Symbols (1978) önemli eserleri arasındadır.
Tam adı:
Jean Campbell Cooper
Ünvan:
Yazar
Doğum:
Çin, 1905
Ölüm:
1999

Okurlar

3 okur beğendi.
14 okur okudu.
1 okur okuyor.
11 okur okuyacak.

Okur demografisi

Kadın% 0.0
Erkek% 0.0
0-12 Yaş
13-17 Yaş
18-24 Yaş
25-34 Yaş
35-44 Yaş
45-54 Yaş
55-64 Yaş
65+ Yaş
Reklam

Alıntılar

Tümünü Gör
Bambu, çam ve söğüt ağaçlarında saklı niteliklere karşın, boruçiçeklerinin geçici görünümü, kalıcı olmayışın, yaşam kısalığının, gösteriş boşluğunun, sararıp solmanın ve gününden önce ölmenin doğal simgesidir. Böyle olmakla birlikte, bu çiçeklenme ne denli kısa süre, kendi ortamlarında "günaçımın görkemi"ni yaşasa da, diril olma konusunda, bin yıl yaşayan çamdan ayrılmaz. Taocu felsefede birden iyice açıklığa kavuşmuş, dışa vurmuş bir görüş vardır; o da, her diri varlığın kendine uygun gelen işlevini evrende sürdürmesi, çam ağacının uzun yaşamına karşı, ona rüzgârla uçan güzellikten daha yüksek bir değer biçememesidir. Derler ki; mutlu bir yaşam kendi doğasına uygun olandır, akşam mutlu bir ölüm, onun ardından güneşin görkemi karşısında kıvanç duymak, güzelliğin yetkinliği, Taocu felsefede açıklığa kavuşturulmuştur. Bu öğretinin çama karşı olumsuz bir tutumu yoktur, her varlık kendi yazgısınca yaşar.
Sayfa 162
Din
"Yığınlaşmanın ortaya çıktığı yerde biçim var olur, dağılmanın bulunduğu yerde bitiş gündeme gelir. Bu, biz ölümlü olmayı başlangıç ve bitişle bir düşünüyoruz demektir. Bizim için, yığınlaşma durumunda, bu katılaşma biçimi başlangıcı, dağılmaysa bitişi gösterir. Dağılmanın odağından, başlangıcı koşullayan boşluk ve sessizlik doğmuş, katılaşmadan da bitişin biçimi anlaşılmıştır. Bu nedenle, başlangıcı ve bitişi yaratan sürekli bir değişim ortaya çıkmıştır. İşte olayın özünde bulunan gerçeklik de budur; genelde, ne bir başlangıç ne de bir son vardır."* *The Book of Lieh-tzu. Çev.: L. Giles
Sayfa 126
Din
Reklam
Reklam