Aksiyon filmi izler gibi okunan bir kitap ki kitabın aynı isimli filmi de mevcut.
Zamanda hızlı gelgitlerle ilerliyor kurgu - bu gün anlatılırken bir anda karakterin çocukluğuna, oradan başka bir anısına ve sonra tekrar bu güne dönüyoruz örneğin - ve bu yüzden dikkat gerektiriyor okurken.
Joe, eski bir deniz piyadesi ve FBI ajanı. Neredeyse bütün aksiyon-suç kitaplarında olduğu gibi geçmişiyle barışamayan bir insan Joe. Bir politikacının kayıp kızını bulmak için çıktığı yolda hem aile travmaları tetikleniyor, hem baba figürünü tekrar tekrar düşünüyor hem de siyaset ve politikanın kara yüzünü ortaya koyuyor yazar Jonathan Ames.
Yedi Yayınları'nın seçkisini, kitap baskısı ve içeriğindeki özeni, çeviri ve editörlükteki titizliği seviyorum. Kitap kapaklarının mininal fakat vurucu olmasına (mesela bu kapaktaki çekiç gibi) hayranlık duyuyorum. Aksiyon-suç okumayı seviyorsanız Hiçbir Zaman Burada Değildin'e bakabilirsiniz.
Jonathan Ames'in Hiçbir Zaman Burada Değildin isimli kısa romanın sinematografik anlatımı oldukça zengin.Okurken adeta bir aksiyon filmi izliyor gibi hissettim kendimi.Bu yüzden olsa gerek, sinemaya da uyarlanmış Lynne Ramsay tarafından.Jonathan Ames, Raymond Chandler'ın da büyük hayranıymış.
Roman buram buram film noir kokuyor, desem yersiz olmaz.
FBI ajanı eski asker Joe, kayıp genç kızları bulmakta ustadır.New Yorklu bir politikacı kayıp kızını bulmak için Joe'yu tutar.Joe travmatik bir geçmişe sahiptir, yalnızlığı bilinçli olarak seçmiştir.
Başlamamla bitmesi bir oldu neredeyse kitabın.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
İyinin ve kötünün sınırlarının silikleştiği, merkez karakterlerin ciddi sorunlarla cebelleştiği bir alt tür olan noir kurguyu, şiddet ve cinselliğin başat unsurlar olarak kullanıldığı bir anlatı biçimi olarak tanımlamakla başlamak gerek. Jonathan Ames'in Hiçbir Zaman Burada Değildin'inin de içinde bulunduğu, bu günümüz hikâye anlatım sanatının oldukça ilgi duyulan alt türünde, okuru organize suç-çürümüş adalet sistemi-adaleti sağlayacak ama kendisi de çoktan çürümüş ve halihazırda çürümeye devam eden "kahraman" üçgeni adeta bir Ouroboros olarak beklemektedir. Ames'in türün tipik özelliklerini modern bir dokunuşla parlattığı Hiçbir Zaman Burada Değildin'de de, eski asker-yeni soğukkanlı katil "çekiçli" Joe'nun, sorunlu bir politikacının kaçırılan kızını kurtarması için tutulma anı öncesi ve sonrasında yaşadıklarını zamanda keskin sıçramalarla anlattığı bir hikâyeye şahitlik ederiz. Ames'in bizi "yok olan bir adam"ın zihin kamerasından izlettirdiği bu "koltukta bir nefeslik" novellasının en başarılı yanı kurgusal evrene ve karaktere ait ruhsal atmosfer yaratımıdır. Benliği bir totem gibi oyan, ölse bile her an geri geleceğinden şüphe edilen bir babanın istismarıyla büyüyen gölgeli zihniyle Joe, alabildiğine vahşi cinayetler işlerken, şehrin gece ışıkları altında yağan yağmurda yapayalnız ve çaresiz bir portre çizmektedir. Ezilmiş küçük solucanlara benzeyen izmaritlerle dolu konuşmalar arasında hayatına son vermeyi düşünüp durmaktan hiçbir zaman vazgeçmeyen bir karakter yaratan Ames, iki kapak arası simsiyah ve klostrofobik bir sonlu sonsuzluk sunmaktadır.
Bu fazlasıyla maskülen potansiyelli hikâyenin, Ames'in birkaç yerde Joe'yu seks tanrısı gibi anlatma çabalarını bir kenara bırakırsak, kendi derdiyle meşguliyeti içinde ilerlemekte ve "travmatize çocukluğunun yükünü
okumaya ilk başladığınız zaman , yazarın dili fazla açık gelebiliyor ama zamanla okudukça daha da yazıların içine giriyorsunuz ve aslında muhteşem bir üslubun ve anlatımın olduğunu fark ediyorsunuz. hayatımda okuduğum ve beğendiğim sayılı kitapların arasına girmeyi başardı. kesinlikle okunması, tavsiye edilmesi ve okunulan şeylerden ders çıkarılması gereken bir kitap...
“Joe, tüm insanların kendi son derece önemli filmlerinin yıldızı olduklarını biliyordu, hem kameraman hem de aktör oldukları bir filmin; bu asla gerçekleşmeyecek olsa da bir gün yaşaması gereken doğru hayatı keşfedeceğini umarak her gün uyanan, korkulu ve yalnız kahramanı oynadıkları bir filmin.” (Sayfa 42)
Joe, alıntıdaki gibi korkulu ve yalnız bir kahraman ancak o doğru hayatı keşfedeceğine inanam biri değildir. Eski FBI ajanı olan ve kayıp kızları illegal yollardan bulan biri. Hikaye, Joe’nun çalıştığı kişilere bir politikacının kayıp kızını bulması için başvurması ile başlıyor. Elinde çekiciyle Joe da bu kızı aramaya başlar.
Kitap ilerledikçe Joe’nun vefat eden babasının kendisi üzerindeki ve hayatına bir ölü gibi devam annesinin üzerindeki etkisini, ondan arta kalan travmaları görüyoruz. Öte yandan politik-organize suç örgütleri ilişkisi üzerinden hikaye ilerliyor ve işler Joe için kötü, kompleks bir hal almaya başlıyor. Yazar çözüm aşamasında da bir ters köşe yaşatıyor.
Kitaptan uyarlanan ve başrolünde Joaquin Phonex’i bulunduran filmi izlemedim. Ancak şunu söyleyebilirim ki bu kitap fazlasıyla sinematografik bir kitap. Sanki yazar bunu direkt olarak filme çevrilmesi için yazmış. Edebi anlamda zayıf bulduğum bir kitaptı. Zira yazar Joe’nun çocukluk travmalarından bahsetmiş ama bu kısmı kayıp kızı arama kısmı ile başarılı bir şekilde bir araya getirememiş. Bu anlamda bir kopukluk bulunuyor. Yazarın edebi anlamda böyle bir konunun derinine inmemesini de sinematografik olma arzusuna veriyorum. Kitabı -kısa olması ve görece başarılı bir ters köşe yaşatması nedeniyle- bir zaman kaybı olarak değerlendirmesem de şiddetli şekilde öneremiyorum. İyi okumalar.
Hiçbir Zaman Burada DeğildinJonathan Ames
Basit sadece akıcı bir aksiyon macera kitabı. Kendini bir komplonun içinde bulan eski bir FBI ajanının hayatını konu alıyor. Sıkılmadan okunan, filmi de olan bir eser.