Kısmet Er

Kısmet Er

Çevirmen
9.1/10
296 Kişi
·
Okunma
·
0
Beğeni
·
119
Gösterim
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
540 syf.
·83 günde·Beğendi·10/10
Ben kitap incelemesi yaparken spoiler vermek istemiyorum aslında. Sadece bana hissettirdiği şeyi aktarmak istiyorum. Bu kitap yıllardır kütüphanemde. Fakat ben o kadar önyargılı davrandım ki kitaba karşı lisede ödev verdiklerinde ödevimi arkadaşımla değiştirmiştim sırf okumamak için. :) Önyargımın nedeni ise bilinmiyor. Neyse bu zor günlerde korkumun yersiz olduğuna kanaat getirdim ve başladım. Yavaş yavaş, ağır ağır, sindire sindire. Sonunda ne oldu ? Kendime kızdım nasıl bu kadar geç okurum diye. Suç ve cezayı bir kalıba sokmak pek mümkün değil. Hem psikolojik hem gerilim hem polisiye hem de duygusal bir roman bence. Dostoyevski'nin anlatımının gücü bir kere beni çok etkiledi. Şöyle ki kitapta esen bir rüzgarı ne kadar etkileyici anlatabilir ki ? Cevabı için kitabı okumak şart. Kitabın baş karakteri Raskolnikov özverili ve idealist bir genç aslında. Ama bir yandan da bir insanı kolayca öldürebildi. Bu bize neyi anlatıyor önce onu düşünmek lazım. Suç ve cezayı okurken başka dünyaların da var olduğunu hissettim. Bu yüzden şiddetle tavsiye ediyorum.
540 syf.
·Puan vermedi
Fakir bir genç olan hukuk öğrencisi Raskolnikov okulu yarıda bırakır. Borç aldığı tefeci kadını öldürmeyi planlar. Bunu yapmakta zorlansa da kadını öldürür. Raskolnikov borçtan kurtulur; vicdan azabından kurtulamaz. Cinayeti işlediği yere döner. Komiser katilin Raskkolnikob olduğunu anlamıştır. Onun itiraf etmesini bekler. Raskolnikov, kız arkadaşına duyduğu aşkı ve işlediği suçu itiraf eder ve gidip teslim olur.
632 syf.
·Beğendi·9/10
Yeniden var'olma, kabuklardan sıyrılıp yeni bir hayatı içine itiliş. Mükemmel bir biçimde insan psikolojisinini ele alan bir eser.
Eser ilmek ilmek işlenmiş, sayfalar çevrildiğinde değişen sadece Raskolnikov'un ruh hali değil insanın kendi düşünceleri, kendine dair ne varsa...
Tartışmasız en sevdiğim karakter Sonia idi hayatın tüm kirlenmişliğine rağmen ruhunun ışığını nasıl koruduğunu tüm gerçekliğiyle bizlere gösterdi ve bu karanlığa bulanmış hayatın içinde hepimiz için bir umut meşalesi yaktı.
376 syf.
·6/10
"...dinlenip de uykusunu alamamış yorgun insanlar..."

'Ana'yı okurken Rusya'nın keskin ve acı soğuğunu; o soğuktan sonra titreyen bacaklar ile tek odalı köy evindeki semaver çayı ile ısınmayı; gri kirli havası, boğuk makine gürültüsü; tütün dumanı ve kokusuyla birlikte fabrika işçilerinin ayaklanma için verdiği mücadeleyi ve yorgunluğunu hissettim; İstanbul'da şehrin ortasında, yazın en sıcak günlerinden birinde.

'Ana'yı okurken bir ananın evladı için vazgeçebildiklerini; mücadele edebileceklerini; katlanabildiklerini; hüzün,gurur ve korkuyu aynı anda hissedebildiğini gördüm; odamda, saat bilmem kaçta, günün birinde.

'Ana'yı okurken soğuk kış gecelerinde uzun yollar yürüdüm; fabrika makinelerinin keskin düdüğü ile sonu yokmuşçasına, karın tokluğuna sömürüldüm, çamurlu meydanlarda öfkeli ve cahil toplumun kavgalarını izledim.

”Ne bite ne de pireye benzer düşünce dediğin. Sıçradığı zaman tutamaz, yürüdüğü zaman alıp ezemezsin parmaklarının arasında."

Dikkat: Bu incelemede dönemin Rusya politikası ve sosyalizmin yükselişi değerlendirmeye alınmamış, yalnızca toplumun sosyolojik yapısı incelenmiştir. Ana Maksim Gorki
383 syf.
Suç kavramına edebiyat,psikolojik,sosyolojik,tarihsel açılardan bir bakış açısı sunuyor.
Konuları öyle ustalıkla birbirine bağlıyor ve yeni kahramanları olayların içine usta bir ressam gibi uyumlu ve ilgi çekici şekilde yerleştiriyor.
Klasikleri okurken o dönem insanları yapısı bakış açılarını yansıtması ve o günlerden bu günlere çeşitli özgün fikirleri aktarması anlamında önemsiyorum
Akıcı, merak uyandırıcı, sorgulatan, suç ve ceza anlamında evrensel değer vicdandır şeklinde konuyu bağlayan okunası bir klasik..
383 syf.
·Beğendi·10/10
Hukuk öğrencisi Raskolnikov, borç aldığı tefeci kadını ve olanları gördüğü için arkasında delil bırakmamak adına kadının masum kız kardeşini öldürür. Okurken onu cinayete iten sebepler ve iç sorgulamalarına şahit olacaksınız. Suçlu psikolojisi çok iyi işlenmiş ve olaylar üzerine oldukça başarılı tahliller yapılmış. Çok sürükleyici bir roman. Keyifli okumalar.
540 syf.
·Puan vermedi
Suç ve Ceza..Bence mutlaka okunması gereken başyapıtlardan..Raskolnikov'un içindeki o çaresizlik, çırpınış, vicdan azabı, gelip giden buhranlari o kadar güzel işlenmiş o kadar güzel anlatılmış ki.Kitaba hayran olmamak elde değil..Çoğu yerde de kendimi polisiye kitabı okuyor gibi hissettim.Ama 1800lerin polisiyesi :)
383 syf.
·29 günde·Puan vermedi
Suç ve ceza kavramlarının ne kadar göreceli olabileceği anlatılıyor.Fakirlik, kahramanlık, fedakarlık, vicdan azabı gibi değişkenler bu göreceliğin derinliğindeki etkisini ve suçun masuma dönüşebileceği gibi cezanın da mükafaat olabileceği uçlarına gidilmiş.
688 syf.
·16 günde·Puan vermedi
Suç ve Ceza

Suç ve Ceza hakkında bir inceleme yazmak, yorum yapmak çok zor bir şey bence. Okumak , sürekli okumak bitmesini asla istememek kaç kez okuduğumu hatırlayamama rağmen sonunu ilk kez okuyormuşum gibi merak etmek ben de ki etkileri o kadar çok ki nereden başlasam ne söylesem her şey bu eser için az sayılır.

Dünya Edebiyatında en önemli klasik olmasının hakkını fazlasıyla veren bir eserdir Suç ve Ceza.
Bir insanın düştüğü ikilem, işlenen bir suç ve ardından çekilen psikolojik ceza ve hesaplaşma süreci.
Kitabı okuyan herkesin bildiği üzere kahramanımız, yaşamı canlandırmaya çalışan, bu uğurda doğru olduğuna %100 emin olduğu ama toplumsal olarak kabul görülmeyen bir davranışın ne derecede doğru olabileceğini kendi hayatını ortaya koyarak deneme cesaretini gösterebilen ve bunun için cinayet işleyen , işlediği cinayetin doğruluğu konusunda şüphesi olmasada kendi deyimiyle dahi olmadığından suçluluk duygusunun toplumsal ve bedensel süreçlerini kaldıramayan ve sonunda itiraf eden raskolnikov.

Yaşadığı ekonomik sıkıntılar,kendini üstün insan olarak görmesi, üstün zekası ve geçirdiği buhran sonucu, zihnindeki doğrularını bir suç işleyerek eyleme döküyor Raskolnikov.

Son olarak , bir şey bir kişiyi ne kadar etkilerse onun için o kadar değerli ve anlamlıdır. Dostoyeski, Tolstoy, Puşkin, Kafka ve diğer tüm klasik eser yazarları da Dünya üzerindeki milyonlarca kişide bu etkiyi yaptıkları için ''klasiktir'', ''ölümsüzdürler''.
600 syf.
·30 günde·Beğendi·10/10
Sonia’nın mektuplarından bahsederken aslında kitabı özetlemiş Dostoyevski. Yüzlerinin renklerinden öyle çok bahsetti ki... Bu son öyle güzeldi ki, bütün kitabı okurken hissettiğim o bambaşka hayatın daha da içinde hissettim ve bu hikayenin sonunu görme şansı bulduğum için mutlu oldum.
Çok garip hissiyatlar bırakan, herkese bambaşka aydınlanmalar yaşatabilecek, hayata dair ve başlı başına bir hayat olan kitap. Evet, kitabı bu bir cümleyle tanımlayabilirim. Sonunu ayrıca yazmak istiyorum. Öyle güzeldi ki ve öyle anlamlı ki! Şimdi gerçekten neden bir klasik olduğunu anlıyorum. Diğer kitaplardan daha çok büyümüş hissettirdi bu kitap sonunda.
“Fakat bütün bunlar, yeni bir hikayenin başlangıcıdır. Bir adamın kendini baştan yaratıp, farklı bir dünyaya adım atışının hikayesidir. Artık onun önünde bilinmeyen bir hayat var. Bu yeni bir hikayenin konusu olabilir. Ancak anlatmakta olduğumuz hikaye sona ermiştir. SON”