Levent Bayraktar

Levent Bayraktar

YazarDerleyenEditör
7.3/10
6 Kişi
·
24
Okunma
·
3
Beğeni
·
88
Gösterim
Adı:
Levent Bayraktar
Unvan:
Prof. Dr.
Doğum:
Ankara, 1972
1972 yılında Ankara'da doğdu. İlk, orta ve lise tahsilini burada tamamladı. 1989'da Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Felsefe Bölümü'ne girdi. Buradan sırasıyla 1993'te lisans, 1997'de yüksek lisans ve 2003'te doktora derecelerini aldı. 1995 yılında mezun olduğu Fakülte ve Bölümde Araştırma Görevlisi, 2004'te Kırıkkale Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü'nde Yardımcı Doçent ve 2011'de de Yıldırım Beyazıt Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Felsefe Bölümü'nde Doçent oldu. Bölümün kuruluşunda rol alarak 2011-2014 yılları arasında Felsefe Bölümü Başkanlığı görevini yürüttü. Halen Felsefe Tarihi Anabilim Dalı Başkanlığını sürdürmektedir. İLESAM ve Türk Felsefe Derneği üyeliklerinin yanı sıra Türk Yurdu, Bizim Külliye ve Felsefe Dünyası dergilerinin de yayın kurullarında yer almaktadır. Ayrıca yayımlanmış pek çok kitap bölümü, makale ve bildirisi bulunmaktadır. İLESAM’ın “Teşvik Ödülü” sahibidir.
Görülüyor ki evren, olmuş bitmiş değil, tersine sürekli olmak üzere bulunan bir evrendir. Olmuş bitmiş olsaydı onu zekânın bilgisiyle anlamak mümkün olurdu. Ancak böyle olmadığına göre bu evreni içinden kavramak gerekir. Bu nedenle, yani evren her an değişen dinamik bir evren olduğu için, bu evrenin asıl hakikatleri zekâ ile değil, ancak sezgi ile kavranabilir.
Levent Bayraktar
Sayfa 38 - Aktif Düşünce, 1. Baskı
Gerçek anlamda ahlaklı olabilmek ve davranabilmek için samimi olmak gerektiği gibi, özgür olarak eğliyor olmak da gerekmektedir. Yine tersinden alınacak olursa, ancak benliğin derinliklerinden kopup gelen edimlerin gerçek anlamda özgür olabilecekleri söz konusudur. Kısaca, özgürlüğün de ahlakın da kaynağı derin ben'dir. Dolayısıyla özgürlük ve ahlak karşılıklı diyalektik bir ilişki içinde olanaklıdır. Herhangi bir eylemin özgürlüğü ve ahlakiliği ya birlikte söz konusudur ya da yanılsamadır. Çünkü özgür ve ahlaki dediğimiz eylem aynı zamanda diğerini de yapısında barındırıyor olmalıdır. Öyleyse ancak özgür eylemler ahlaki olabileceği gibi aynı şekilde ancak ahlaki eylemler özgür olabilir, denilebilir.
Levent Bayraktar
Sayfa 99 - Aktif Düşünce, 1. Baskı
Bergson'un varlık kuramında aslolan; zamanın ve mekânın belirli bir noktasından itibaren varolan, yaratma ve oluş yani süre'dir. Ona göre yaratma bir kerede bütün zamanlar için gerçekleştirilmiş veya projelendirilip uygulamaya koyulmuş bir olgu değildir. Yaratma, yaratıcı güç, kudret ve iradenin sürekli ve kesintisiz eylem ve etkinliğidir.
Levent Bayraktar
Sayfa 28 - Aktif Düşünce, 1. Baskı
..."bilinçli bir varlık için varolmak değişmek, değişmek olgunlaşmak, olgunlaşmak kendi kendini durmadan yaratmak" demektir. Aksi takdirde insan vücudunun durum, jest ve hareketleri bize basit bir mekaniği hatırlattığı nispette gülünçleşeceklerdir.
Levent Bayraktar
Sayfa 102 - Aktif Düşünce, 1. Baskı
Bergson felsefesi kısaca şöyle özetlenebilir; Bergson'a göre bilimsel bilgiden başka bir bilgi daha vardır; felsefi bilgi. Zekâdan ayrı bir bilgi vasıtası daha vardır; sezgi.
Levent Bayraktar
Sayfa 23 - Aktif Düşünce, 1. Baskı
... kavramlar, soyutlamalar ve mantıksal çıkarımlar yoluyla realiteyi tanımayı boş ve zahmetli bir yol olarak gören Bergson, onu kendi özgür görüş ve yaratış hamlelerinde yakalamaya çalışır. Böylece, başka bir deyişle bu çaba realiteyi mantıksal kalıp ve kategorilerin eline geçmeden ve oluşla, süreyle bağları koparılmadan, onun içine yerleşerek deneyimlemektir.
Levent Bayraktar
Sayfa 29 - Aktif Düşünce, 1. Baskı
İnsanın hayat hamlesinin gelişimi ve açılımı sürecinde yarı yolda kalmış, bozuk-çatlak bir ürün olmayışı ona ister istemez ahlaki bir ödev ve sorumluluk da yüklemektedir. Çünkü o, sadece sezgileri olan bir canlı değildir. Bütün bir yaratma ve oluş sürecinin tanığıdır, bilincidir, anlamıdır ve anlamlandırıcısıdır. Dolayısıyla organik hayatın yapısını korumak ve devamını sağlamak da ahlaki ödevlerinden sadece biridir.
Levent Bayraktar
Sayfa 34 - Aktif Düşünce, 1. Baskı
Bergson'un psikoloji tasarımında "derin ben" ve "yüzeysel ben" ayrımı göze çarpmaktadır. Bu iki "ben" tasarımını da, iki ayrı "hafıza" anlayışı desteklemektedir. Gündelik hayatın rutin işlerini yaparken süjeye yardım eden otomat hafıza veya alışkanlıklara dayalı hafıza, bir de derin ben'i destekleyen yaratıcı ve özgür hafıza. O, bu hafızaya saf veya salt hafıza da demekte ve neredeyse ruhla özdeş kabul etmektedir. Aslında Bergson'un psikolojisi veya zihin felsefesi de denilebilecek olan alan, onun bu özgün hafıza kuramı üzerine oturmaktadır. Zira Bergson'da benliğin ve şahsiyetin temeli, yaratıcı ve özgür olan bu saf hafızadır.
Levent Bayraktar
Sayfa 84 - Aktif Düşünce, 1. Baskı
Bergson'da madde ve hayat (temelde ruhsal bir kaynaktan doğduğu için madde ve ruh da denilebilir) iki farklı niteliğe sahiptir. Madde kendi kendini bozan, hayat kendi kendini yapan, oluşturan bir realitedir. Ayrıca madde inen, hayat ise çıkan bir harekettir. Fakat Bergson'da maddenin de hayatın da kaynağı ruh'tur. Madde; hayat hamlesinin patlamalarla açılımı sırasında geride bıraktığı atık ve artıktır.
Levent Bayraktar
Sayfa 14 - Aktif Düşünce, 1. Baskı
"Süre; geleceği kemiren ve ilerledikçe büyüyen geçmişin daimi bir ilerlemesidir." Gerçek zaman; ölçülebilen, saat kadranının çevresine indirgenen zaman ile ve mekâna dönüştürülen zaman ile aynı şey değildir. Gerçek zaman, yaşanan zamandır, bilinç hallerimizden başka bir şey değildir. Bu yaşanan zamana Bergson "süre" diyor. "Gerçek süre, bilincin algıladığı süredir."
Levent Bayraktar
Sayfa 64 - Aktif Düşünce, 1. Baskı
140 syf.
·6 günde·9/10
Henri Bergson (1859-1941), felsefenin yanında matematik, biyoloji ve psikoloji yetkinliği de olan, yaşadığı çağdan, aktif olarak fikirlerini ifade etmeye başladığı andan itibaren düşünce dünyasını oldukça fazla etkilemiş, sarsıcı bir etki meydana getirmiş bir filozoftur. Hatta kitapta “felsefe tarihini kökten etkilemiş büyük bir filozof” olarak geçiyor ve “henüz hayatta iken onun kadar ilgi ve takdir gören filozof belki de yoktur” deniliyor. Gerek itiraz anlamında gerekse takdir anlamında yaşadığı dönemde oldukça fırtına koparmış birisi yani.

Bergson’un felsefeye yeni kavramlar, problemler ve problematikler kazandırdığı söyleniyor. Misal; çeşitli yerlerde adını “sezgicilik” kavramıyla yan yana görürsünüz. Yine madde, zaman, bilinç ve metafizik üzerine çığır açan fikirleri olduğunu, dünya çapında çeşitli büyük yazar, düşünür ve sanatçıların bu görüşlerden etkilendiğini duyabilirsiniz. Öyle ki Sartre, Proust, Faulkner, vd. yazar ve düşünürlerin Bergson felsefesinden önemli ölçüde etkilendiği, ülkemizde de A. Hamdi Tanpınar, Yahya Kemal, Necip Fazıl ve daha nicelerinin Bergson felsefesinden ilham aldığı biliniyor. Özellikle Tanpınar’ın Proust ve Bergson’dan çok etkilenerek zaman ve bilinç anlayışında bu etkiden izleri eserlerine yansıttığını duyunca, bir de Proust’un Bergson’un dikkatli takipçilerinden olduğunu ve hatta bazen derslerini izlediğini, bilhassa zaman ve bellek hususunda Bergson felsefesinden etkilendiğini öğrenince; Bergson ve felsefesi üzerine okumalar yapmaya, 20. Yüzyıl ve sonrasını görüşleriyle etkileyen bu adamı ve düşüncelerini tanımaya karar verdim. Böylece ilgili yazarların eserlerini okuyacağım zaman, bir altyapı olarak bunun bana faydası olacağını düşünüyorum.

Bu amaçla çıktığım yolda, yaptığım ufak araştırma neticesinde seçtiğim bu eser ‘Bergson’a giriş’ kitabım oldu. Okuduktan sonra da doğru bir tercih olduğunu gördüm. Çünkü ciddi bir felsefe arka planı olmayan biri olarak seçeceğim kitabın, yazarın hayatını ve genel felsefesini açıklayıcı bir dille ortaya koyması, anlaşılır bir dille genel çerçeveyi çizmesi gerekiyordu. Bu ileride yapacağım Bergson okumaları için de gerekli bir altyapı başlangıcı olacaktı ve öyle de oldu. Bu kitap, Bergson adına okumalar yapmaya başlamayı düşünen herkese tavsiye edeceğim bir ilk adım eseri. Bu incelemeyi yazma nedenim de budur. Çünkü kitap sitede yoktu -ki muhtemelen pek bilinmiyor da, siteye ekleyip okuduktan sonra faydalı bulduğum için, bu konuda adım atmak isteyenleri de haberdar etmek istedim.

Eseri yazan Levent Bayraktar’a değinecek olursak; kendisi yirmi yılı aşan bir süreden beri Bergson üzerine çalışmalar yürüten, bu çerçevede Bergson üzerine çeşitli kitaplar ve makaleler kaleme alan, bunun yanı sıra da Felsefe Ansiklopedileri ve Filozoflar Antolojilerinde Bergson maddelerini yazan bir akademisyendir. Hatta araştırıyorken dikkatimi çekti; Bayraktar, yüksek lisans tezini dahi Bergson üzerine hazırlamış. Bu yetkinliği kitabı okumadan evvel güven verirken, kitabı okuma esnasında da anlatım şekliyle okurun metni sindirebileceği biçimde anlattığını görüyorsunuz. Eser boyunca kaynaklara atıf yapılması ve elliden fazla kaynağın kullanışmış olması da disiplinli, nitelikli ve muteber bir çalışmayla muhatap olduğumuzun göstergesi. Ayrıca bu kaynak kullanımı ve akademik çalışma sistematiğine rağmen dili de bir o kadar anlaşılır.

Bergson felsefesi ve kitabın muhteviyatı ile ilgili de şunları söyleyebiliriz; Bergson ikilikler üzerine felsefesini kuruyor. Onun felsefesinde varlık; madde ve hayat, ruh ve beden, zaman ve süre, zekâ ve sezgi, derin ben ve yüzeysel ben, seçme ve zorunluluk gibi ikili kavramlarla ele alınıyor. Böylece çoklu problemler ve çeşitli problematiklerle zengin bir felsefe anlayışı meydana çıkmakta. Bu konularda da öyle hemen reddedemeyip üzerine düşüneceğiniz oldukça özgün bakış açıları belirmekte.

Bergson’un felsefesinin dikkat çeken bir diğer özelliği ise; kendinden önceki felsefi görüşleri değerlendirerek bunları tümden yadsımadan ciddi itirazlar ve mantıklı çıkışlar ortaya koyması. Böylece önceki felsefi görüşlerle adeta hesaplaşarak, çelişkili bulduğu noktalara itirazlarıyla o görüşe farklı bir yorum getirmesi ve yeniden kurguluyor olması. Hesaplaştığı felsefe ve ekollere örnek verecek olursak da; materyalizm, pozitivizm, natüralizm, rasyonalizm, entelektüalizm, mekanizm, vd. Ancak bunlar gözünüzü korkutmasın çünkü yazar Bergson’un itiraz ettiği noktayı açıklamadan evvel ilgili kavram ve savunusu üzerine açıklamada bulunuyor. Size de bu düşünsel ziyafetin tadına varmak ve düşünmek kalıyor. Bu bakımdan kitabın hem bilgilendirici hem de doyurucu olduğunu söyleyebilirim. Okurken keyif aldığım bir kitaptı.

Eserin ufak bir handikabının olduğunu da söylemeliyim; o da yer yer de olsa tekrara düşmesi. Bu tekrarlar arada ufak cümleler olarak karşınıza çıksa da bir okur olarak gözünüze çarpıp rahatsız edebiliyor. Ama durumu kurtaran da bunun genel felsefe anlayışını yansıtan bir düşünce eseri olması. Çünkü bu ufak tekrarlar sayesinde Bergson’un ilgili felsefesini iyice zihninize yerleştirerek konuya daha da hakim oluyorsunuz.
284 syf.
·8 günde·10/10
Kesinlikle muazzam bir kitap, dili öyle felsefe denilince herkesin hemen korkmasına sebep olan ağdalı süslü anlaşılmaz kelimelerle dolu değil. Yazarlarımızın sürekli değindiği gibi herkesin anlayabileceği bir Türkçe ile felsefeye ilişkin sorulara cevap verilmiştir. Özellikle felsefe, tarih, sosyoloji ve siyaset bilimi öğrencilerine tavsiye ederim. Her bir yazarımız alanında yetkin gerçekten dertli ve çaba sarf eden isimler iyi ki okumuşum dediğim bir eserdi. Tekrar tekrar dönüp okunmalı beni sarsıcı bir etkisi oldu. #kitap #kitapşuuru

Yazarın biyografisi

Adı:
Levent Bayraktar
Unvan:
Prof. Dr.
Doğum:
Ankara, 1972
1972 yılında Ankara'da doğdu. İlk, orta ve lise tahsilini burada tamamladı. 1989'da Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Felsefe Bölümü'ne girdi. Buradan sırasıyla 1993'te lisans, 1997'de yüksek lisans ve 2003'te doktora derecelerini aldı. 1995 yılında mezun olduğu Fakülte ve Bölümde Araştırma Görevlisi, 2004'te Kırıkkale Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü'nde Yardımcı Doçent ve 2011'de de Yıldırım Beyazıt Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Felsefe Bölümü'nde Doçent oldu. Bölümün kuruluşunda rol alarak 2011-2014 yılları arasında Felsefe Bölümü Başkanlığı görevini yürüttü. Halen Felsefe Tarihi Anabilim Dalı Başkanlığını sürdürmektedir. İLESAM ve Türk Felsefe Derneği üyeliklerinin yanı sıra Türk Yurdu, Bizim Külliye ve Felsefe Dünyası dergilerinin de yayın kurullarında yer almaktadır. Ayrıca yayımlanmış pek çok kitap bölümü, makale ve bildirisi bulunmaktadır. İLESAM’ın “Teşvik Ödülü” sahibidir.

Yazar istatistikleri

  • 3 okur beğendi.
  • 24 okur okudu.
  • 20 okur okuyacak.