·
Okunma
·
Beğeni
·
65
Gösterim
Adı:
Bergson
Baskı tarihi:
2016
Sayfa sayısı:
140
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786058327801
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Aktif Düşünce Yayıncılık
Henri Bergson, 20. Asırda Felsefe Tarihini kökten etkilemiş büyük bir filozoftur. Felsefeye yeni kavramlar, problemler ve problematikler kazandırmıştır. Elinizdeki bu kitap, bir yandan Bergson felsefesi ile yeni tanışan okuyucular için bir giriş ve başlangıç işlevi görmekte, bir yandan da ileri okumalara ve temel problematiklere doğru yönlendirmektedir. Filozofu ilkin, hayatı eserleri ve felsefesi bağlamında irdeleyen eser, daha sonra onu hem kendi çağı, hem de felsefe tarihi içerisindeki yeri itibariyle de kavramak isteyen okuyuculara rehberlik etmektedir. Bu yönüyle telif ve tercüme olmak üzere Türkçe literatürde sınırlı sayıda olan Bergson incelemeleri arasındaki yerini almaktadır.
Bergson isimli bu kitap, yazarının konu ile ilgili, yirmi yılı aşkın çalışmalarının bir neticesidir. Daha önce "Bergson'da Ruh-Beden İlişkisi", "Bergson'dan Mustafa Şekib'e Gülme" eserlerinden tanıdığımız yazar; Türkçe'de Bergson hakkında kaleme alınmış ilk kitap olan Suphi Ethem'in "Bergson ve Felsefesi" adlı eserini de neşretmiş bulunmaktadır. Ayrıca Türkçe Felsefe Ansiklopedileri ve kolektif bazı Filozoflar Antolojilerinde de Bergson maddelerini kaleme almıştır.
(Tanıtım Bülteninden)
140 syf.
·6 günde·9/10
Henri Bergson (1859-1941), felsefenin yanında matematik, biyoloji ve psikoloji yetkinliği de olan, yaşadığı çağdan, aktif olarak fikirlerini ifade etmeye başladığı andan itibaren düşünce dünyasını oldukça fazla etkilemiş, sarsıcı bir etki meydana getirmiş bir filozoftur. Hatta kitapta “felsefe tarihini kökten etkilemiş büyük bir filozof” olarak geçiyor ve “henüz hayatta iken onun kadar ilgi ve takdir gören filozof belki de yoktur” deniliyor. Gerek itiraz anlamında gerekse takdir anlamında yaşadığı dönemde oldukça fırtına koparmış birisi yani.

Bergson’un felsefeye yeni kavramlar, problemler ve problematikler kazandırdığı söyleniyor. Misal; çeşitli yerlerde adını “sezgicilik” kavramıyla yan yana görürsünüz. Yine madde, zaman, bilinç ve metafizik üzerine çığır açan fikirleri olduğunu, dünya çapında çeşitli büyük yazar, düşünür ve sanatçıların bu görüşlerden etkilendiğini duyabilirsiniz. Öyle ki Sartre, Proust, Faulkner, vd. yazar ve düşünürlerin Bergson felsefesinden önemli ölçüde etkilendiği, ülkemizde de A. Hamdi Tanpınar, Yahya Kemal, Necip Fazıl ve daha nicelerinin Bergson felsefesinden ilham aldığı biliniyor. Özellikle Tanpınar’ın Proust ve Bergson’dan çok etkilenerek zaman ve bilinç anlayışında bu etkiden izleri eserlerine yansıttığını duyunca, bir de Proust’un Bergson’un dikkatli takipçilerinden olduğunu ve hatta bazen derslerini izlediğini, bilhassa zaman ve bellek hususunda Bergson felsefesinden etkilendiğini öğrenince; Bergson ve felsefesi üzerine okumalar yapmaya, 20. Yüzyıl ve sonrasını görüşleriyle etkileyen bu adamı ve düşüncelerini tanımaya karar verdim. Böylece ilgili yazarların eserlerini okuyacağım zaman, bir altyapı olarak bunun bana faydası olacağını düşünüyorum.

Bu amaçla çıktığım yolda, yaptığım ufak araştırma neticesinde seçtiğim bu eser ‘Bergson’a giriş’ kitabım oldu. Okuduktan sonra da doğru bir tercih olduğunu gördüm. Çünkü ciddi bir felsefe arka planı olmayan biri olarak seçeceğim kitabın, yazarın hayatını ve genel felsefesini açıklayıcı bir dille ortaya koyması, anlaşılır bir dille genel çerçeveyi çizmesi gerekiyordu. Bu ileride yapacağım Bergson okumaları için de gerekli bir altyapı başlangıcı olacaktı ve öyle de oldu. Bu kitap, Bergson adına okumalar yapmaya başlamayı düşünen herkese tavsiye edeceğim bir ilk adım eseri. Bu incelemeyi yazma nedenim de budur. Çünkü kitap sitede yoktu -ki muhtemelen pek bilinmiyor da, siteye ekleyip okuduktan sonra faydalı bulduğum için, bu konuda adım atmak isteyenleri de haberdar etmek istedim.

Eseri yazan Levent Bayraktar’a değinecek olursak; kendisi yirmi yılı aşan bir süreden beri Bergson üzerine çalışmalar yürüten, bu çerçevede Bergson üzerine çeşitli kitaplar ve makaleler kaleme alan, bunun yanı sıra da Felsefe Ansiklopedileri ve Filozoflar Antolojilerinde Bergson maddelerini yazan bir akademisyendir. Hatta araştırıyorken dikkatimi çekti; Bayraktar, yüksek lisans tezini dahi Bergson üzerine hazırlamış. Bu yetkinliği kitabı okumadan evvel güven verirken, kitabı okuma esnasında da anlatım şekliyle okurun metni sindirebileceği biçimde anlattığını görüyorsunuz. Eser boyunca kaynaklara atıf yapılması ve elliden fazla kaynağın kullanışmış olması da disiplinli, nitelikli ve muteber bir çalışmayla muhatap olduğumuzun göstergesi. Ayrıca bu kaynak kullanımı ve akademik çalışma sistematiğine rağmen dili de bir o kadar anlaşılır.

Bergson felsefesi ve kitabın muhteviyatı ile ilgili de şunları söyleyebiliriz; Bergson ikilikler üzerine felsefesini kuruyor. Onun felsefesinde varlık; madde ve hayat, ruh ve beden, zaman ve süre, zekâ ve sezgi, derin ben ve yüzeysel ben, seçme ve zorunluluk gibi ikili kavramlarla ele alınıyor. Böylece çoklu problemler ve çeşitli problematiklerle zengin bir felsefe anlayışı meydana çıkmakta. Bu konularda da öyle hemen reddedemeyip üzerine düşüneceğiniz oldukça özgün bakış açıları belirmekte.

Bergson’un felsefesinin dikkat çeken bir diğer özelliği ise; kendinden önceki felsefi görüşleri değerlendirerek bunları tümden yadsımadan ciddi itirazlar ve mantıklı çıkışlar ortaya koyması. Böylece önceki felsefi görüşlerle adeta hesaplaşarak, çelişkili bulduğu noktalara itirazlarıyla o görüşe farklı bir yorum getirmesi ve yeniden kurguluyor olması. Hesaplaştığı felsefe ve ekollere örnek verecek olursak da; materyalizm, pozitivizm, natüralizm, rasyonalizm, entelektüalizm, mekanizm, vd. Ancak bunlar gözünüzü korkutmasın çünkü yazar Bergson’un itiraz ettiği noktayı açıklamadan evvel ilgili kavram ve savunusu üzerine açıklamada bulunuyor. Size de bu düşünsel ziyafetin tadına varmak ve düşünmek kalıyor. Bu bakımdan kitabın hem bilgilendirici hem de doyurucu olduğunu söyleyebilirim. Okurken keyif aldığım bir kitaptı.

Eserin ufak bir handikabının olduğunu da söylemeliyim; o da yer yer de olsa tekrara düşmesi. Bu tekrarlar arada ufak cümleler olarak karşınıza çıksa da bir okur olarak gözünüze çarpıp rahatsız edebiliyor. Ama durumu kurtaran da bunun genel felsefe anlayışını yansıtan bir düşünce eseri olması. Çünkü bu ufak tekrarlar sayesinde Bergson’un ilgili felsefesini iyice zihninize yerleştirerek konuya daha da hakim oluyorsunuz.
Görülüyor ki evren, olmuş bitmiş değil, tersine sürekli olmak üzere bulunan bir evrendir. Olmuş bitmiş olsaydı onu zekânın bilgisiyle anlamak mümkün olurdu. Ancak böyle olmadığına göre bu evreni içinden kavramak gerekir. Bu nedenle, yani evren her an değişen dinamik bir evren olduğu için, bu evrenin asıl hakikatleri zekâ ile değil, ancak sezgi ile kavranabilir.
Levent Bayraktar
Sayfa 38 - Aktif Düşünce, 1. Baskı
..."bilinçli bir varlık için varolmak değişmek, değişmek olgunlaşmak, olgunlaşmak kendi kendini durmadan yaratmak" demektir. Aksi takdirde insan vücudunun durum, jest ve hareketleri bize basit bir mekaniği hatırlattığı nispette gülünçleşeceklerdir.
Levent Bayraktar
Sayfa 102 - Aktif Düşünce, 1. Baskı
Bergson'un varlık kuramında aslolan; zamanın ve mekânın belirli bir noktasından itibaren varolan, yaratma ve oluş yani süre'dir. Ona göre yaratma bir kerede bütün zamanlar için gerçekleştirilmiş veya projelendirilip uygulamaya koyulmuş bir olgu değildir. Yaratma, yaratıcı güç, kudret ve iradenin sürekli ve kesintisiz eylem ve etkinliğidir.
Levent Bayraktar
Sayfa 28 - Aktif Düşünce, 1. Baskı
Gerçek anlamda ahlaklı olabilmek ve davranabilmek için samimi olmak gerektiği gibi, özgür olarak eğliyor olmak da gerekmektedir. Yine tersinden alınacak olursa, ancak benliğin derinliklerinden kopup gelen edimlerin gerçek anlamda özgür olabilecekleri söz konusudur. Kısaca, özgürlüğün de ahlakın da kaynağı derin ben'dir. Dolayısıyla özgürlük ve ahlak karşılıklı diyalektik bir ilişki içinde olanaklıdır. Herhangi bir eylemin özgürlüğü ve ahlakiliği ya birlikte söz konusudur ya da yanılsamadır. Çünkü özgür ve ahlaki dediğimiz eylem aynı zamanda diğerini de yapısında barındırıyor olmalıdır. Öyleyse ancak özgür eylemler ahlaki olabileceği gibi aynı şekilde ancak ahlaki eylemler özgür olabilir, denilebilir.
Levent Bayraktar
Sayfa 99 - Aktif Düşünce, 1. Baskı
Bergson'un psikoloji tasarımında "derin ben" ve "yüzeysel ben" ayrımı göze çarpmaktadır. Bu iki "ben" tasarımını da, iki ayrı "hafıza" anlayışı desteklemektedir. Gündelik hayatın rutin işlerini yaparken süjeye yardım eden otomat hafıza veya alışkanlıklara dayalı hafıza, bir de derin ben'i destekleyen yaratıcı ve özgür hafıza. O, bu hafızaya saf veya salt hafıza da demekte ve neredeyse ruhla özdeş kabul etmektedir. Aslında Bergson'un psikolojisi veya zihin felsefesi de denilebilecek olan alan, onun bu özgün hafıza kuramı üzerine oturmaktadır. Zira Bergson'da benliğin ve şahsiyetin temeli, yaratıcı ve özgür olan bu saf hafızadır.
Levent Bayraktar
Sayfa 84 - Aktif Düşünce, 1. Baskı
Bergson felsefesi kısaca şöyle özetlenebilir; Bergson'a göre bilimsel bilgiden başka bir bilgi daha vardır; felsefi bilgi. Zekâdan ayrı bir bilgi vasıtası daha vardır; sezgi.
Levent Bayraktar
Sayfa 23 - Aktif Düşünce, 1. Baskı
... kavramlar, soyutlamalar ve mantıksal çıkarımlar yoluyla realiteyi tanımayı boş ve zahmetli bir yol olarak gören Bergson, onu kendi özgür görüş ve yaratış hamlelerinde yakalamaya çalışır. Böylece, başka bir deyişle bu çaba realiteyi mantıksal kalıp ve kategorilerin eline geçmeden ve oluşla, süreyle bağları koparılmadan, onun içine yerleşerek deneyimlemektir.
Levent Bayraktar
Sayfa 29 - Aktif Düşünce, 1. Baskı

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Bergson
Baskı tarihi:
2016
Sayfa sayısı:
140
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786058327801
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Aktif Düşünce Yayıncılık
Henri Bergson, 20. Asırda Felsefe Tarihini kökten etkilemiş büyük bir filozoftur. Felsefeye yeni kavramlar, problemler ve problematikler kazandırmıştır. Elinizdeki bu kitap, bir yandan Bergson felsefesi ile yeni tanışan okuyucular için bir giriş ve başlangıç işlevi görmekte, bir yandan da ileri okumalara ve temel problematiklere doğru yönlendirmektedir. Filozofu ilkin, hayatı eserleri ve felsefesi bağlamında irdeleyen eser, daha sonra onu hem kendi çağı, hem de felsefe tarihi içerisindeki yeri itibariyle de kavramak isteyen okuyuculara rehberlik etmektedir. Bu yönüyle telif ve tercüme olmak üzere Türkçe literatürde sınırlı sayıda olan Bergson incelemeleri arasındaki yerini almaktadır.
Bergson isimli bu kitap, yazarının konu ile ilgili, yirmi yılı aşkın çalışmalarının bir neticesidir. Daha önce "Bergson'da Ruh-Beden İlişkisi", "Bergson'dan Mustafa Şekib'e Gülme" eserlerinden tanıdığımız yazar; Türkçe'de Bergson hakkında kaleme alınmış ilk kitap olan Suphi Ethem'in "Bergson ve Felsefesi" adlı eserini de neşretmiş bulunmaktadır. Ayrıca Türkçe Felsefe Ansiklopedileri ve kolektif bazı Filozoflar Antolojilerinde de Bergson maddelerini kaleme almıştır.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 3 okur

  • seni seviyorum
  • Elif Koçak
  • Emin K.

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%100 (1)
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0