7.5/10
3 Kişi
27
Okunma
1
Beğeni
1.690
Görüntülenme

Hakkında

İstanbul’da doğdu. Babası İsmail Hakkı Bey, annesi Fatma Necile Hanım’dır. Medrese-i Edebiyye’de ve İstanbul Lisesi’nde okudu. Dârülmuallimîn-i Âliye ile Dârülfünun Edebiyat Şubesi’ni ve Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. Dinî ilimler konusunda kendini geliştirmek için Şeyhülislâm Mûsâ Kâzım Efendi’den kelâm, Hoca Hayri Efendi’den mantık, M. Necati Lugal’in babası Hacı Hüseyin Hüsnü Efendi’den Farsça dersleri aldı. İzmirli İsmâil Hakkı’dan istifade etti. Arapça, Farsça ve Fransızca’yı iyi derecede öğrendi. Fatih Numune ve Mahmud Şevket Paşa Numune mekteplerinde öğretmenlik, Vaniköy’de Serasker Rızâ Paşa Yalısı’nda açtığı Rehber-i İttihâd-ı Osmânî ile Şark idâdîlerinin müdürlüğünü yaptı. Rehber-i İttihâd’da ders verenler arasında Mustafa Şekip Tunç ile Peyami Safa, öğrenciler arasında da Fahrettin Kerim Gökay ile Necip Fazıl Kısakürek’in bulunduğu bilinmektedir. Eğitimciliğiyle beraber elli yıldan fazla gazetecilik yapan Râif Ogan, II. Dünya Savaşı yıllarında Balkan, Avrupa ve Ortadoğu ülkelerinde inceleme gezilerinde bulundu. Türk İzciler Birliği İzci Gazetesi ile (1925-1928) İslâm Dünyası (1952-1954) dergilerini yayımladı. İslâm Dünyası’nda “Fâtih Sultan Mehmed Han Konuşuyor” başlıklı bir yazıyı iktibas yoluyla neşrinden dolayı dergi kapatıldı, kendisi de 163. maddeden suçlanarak beş ay hapse mahkûm oldu. Bu sırada eşi ve annesi üzüntüden vefat etti. Hapisten sonra bir müddet sürdürdüğü küskünlük ve sessizliğini yakın dostu Eşref Edip’in (Fergan) ısrarıyla bozarak onun çıkardığı Sebîlürreşâd dergisinde yeniden yazmaya başladı (1956). Ayrıca İslâm, Türk Yurdu, Büyük Doğu gibi mecmualarla Yeni Sabah’ta dinî ve fikrî yazılar kaleme aldı. Kibar ve heybetli bir İstanbul beyefendisi diye nitelendirilen M. Râif Ogan, İstanbul Türkçesi’ni çok iyi kullanan geniş kültürlü bir kalem sahibiydi. İsmail Hami Danişmend’in İstanbul Harbiye’deki evinde her cumartesi bir araya gelerek tarih-edebiyat-din ve memleket meselelerini tartışan milliyetçi-muhafazakâr aydınlar arasında yapılan toplantıların müdavimlerinden oldu. 19 Ekim 1976’da İstanbul’da vefat etti.
Ünvan:
Türk gazeteci yazar
Doğum:
istanbul, 1887
Ölüm:
istanbul, 19 Ekim 1976

Okurlar

1 okur beğendi.
27 okur okudu.
5 okur okuyacak.

Okur demografisi

Kadın% 39.3
Erkek% 60.7
0-12 Yaş
13-17 Yaş
18-24 Yaş
25-34 Yaş
35-44 Yaş
45-54 Yaş
55-64 Yaş
65+ Yaş
Reklam

Alıntılar

Tümünü Gör
S. Abdülhamid'den Fransız Sefiri Constans'ın karısına Fransızca ikaz
Madam Constans'in muvasalatında padişahı ziyaretle tâzimatını arzetmesi teşrifat icabından olmak itibariyle, bu muhteşem resm-i kabul münasebetiyle ifa edeceği rolün kendisine bütün teferruatiyle öğretilmiş olduğunda irad edeceği tâzimat nutkunun kelimesi kelimesine ezberletildiğinde ve huzurdan nasıl çıkacağının da uzun uzadıya talim edilmiş olduğunda hiç şüphe yoktur. Bilhassa çıkış meselesi çok nazik bir mesele idi; çünkü geri geri giderek çıkmak ve bu hareket esnasında fâsılalarla üç zarurî reverans yapmak mecburiyetinde idi. İşte bu geri hareketini yaparken bir basamaktan da inmek mecburiyetinde kalacağı kendisine söylenmemiş, sırf bir muziplik olmak üzere bu nokta ihmal edilmişti. Genç diplomatlara tabiî eğlence lâzımdı!. Abdülhamid türkçeden başka hiçbir dil konuşmamayı ve yalnız namaz sûrelerini arapça okumayı kaide ittihaz etmişti. Nihayet Madam Constans iki buçuk cümleyi irad edip geri geri giderek huzurdan çıkarken üçüncü reveransını yapacağı sırada o hain basamak tam arkasına gelip çattı. İşte o zaman Sultan Hamid bir el işaretiyle kendisini durdurup fransızca konuşarak ve bilhassa çok temiz bir fransızca ile hitap ederek: . Prenez garde, Madame! Vous allez vous flanquer par terre dedi. Dikkat edin Madam, yere yuvarlanacaksınız.
Tarih
ittihad ve terakki'nin hürriyet idaresi; dokuz sene içinde cihanın en büyük imparatorluklarından birini ameliyat masasına yatırıp kolunu budunu parçalattı ve türk hâkimiyeti altındaki ülkeler hududunu daraltmakta hiç bir fırsatı kaçırmadı!
Sayfa 80·Kitabı okudu
Reklam
Reklam